SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/231

Karar No

2024/820

Karar Tarihi

3 Ekim 2024

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/231 Esas

KARAR NO:2024/820

DAVA:Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:04/04/2022

KARAR TARİHİ:03/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalılarda----imzalanmıştır. Bu sözleşme ile müvekkile ait------hissesi, bedeli davalı -----Tarafından sözleşmenin 5.7 maddesinde tasrih edilmiş olan tablodaki vade ve miktarlarda ödenecek şekilde devredildiği, davalı ------sözleşme gereklerine uymaması sonucunda davalıya karşı birtakım davalar açılmış ve icra (iflas) takiplerinde bulunulmuş ve iflas davası ikame edildiği, davacının hisse devir bedelinin alamamasına bağlı olarak ekonomik sıkıntıya dücar olmasına bağlı olarak mecburen davalı taraf ile ----imzaladığı, taraflar arasında yapılmış olan işbu sözleşmede davalı taraf müvekkile ait olup da ---- tarihli hisse devir sözleşmesi kapsamında davalıya devretmiş olduğu bir kısım taşınmazlar müvekkilin alacağına karşılık olarak ve sulh sözleşmesi kapsamında kendisine iade edildiği, sulh sözleşmesinin----- hükmünde bu husus açıkça tasrih edilmiş ve hangi gayrimenkullerin hangi senetler karşılığında verildiği belirtilmesine rağmen gayrimenkullerin o tarihteki rayiç değerlerine ilişkin bir belirleme yapılmadığı, ekonomik olarak zor durumda olan davacının bu durumunu davalı taraf tamamen kötüye kullanmış ve Borçlar Kanununda düzenlenmiş olan------------ kurumuyla birebir örtüşen bir durum oluştuğu, ayrıca, davalılardan ------tarihli sözleşme hükümlerine olması gereken şekliyle riayet etmiş de değildiği, davalı ------- Müvekkilin tüm ekonomik varlık ve işletmesi ile gayrimenkullerini elinden aldıktan sonra yine davacıya ait gayrimenkulleri ona geri verirken bunları müvekkil alacağını ortadan kaldırmak için fahiş bir fiyatla geri verdiği, öncesinde davacıya ait olan ve sulh protokolü ile davacıya alacaklı olduğu senetlere karşılık geri iade edilen gayrimenkullerden hangisinin hangi senede karşılık olarak devredildiği açıklanmadığı, Sulh protokolü çerçevesinde müvekkile devredilmiş olan taşınmazların devir tarihi itibariyle rayiç bedelleri belirlendiğinde, davacının -----bedelli bonodan dolayı davalıda ---- alacaklı olduğu ortaya çıkmadığı, davacı davalıdan olan ---------bedelli bonodan kaynaklı -------- tahsil etmek amacıyla arabulucuya başvurmuş ancak ekli tutanaktan da görüleceği üzere taraflar arasındaki arabuluculuk süreci anlaşamama ile sonuçlandığı, alacağını tahsil noktasında arabuluculuk sürecinden olumlu sonuç alamayan müvekkil işbu davayı açmak zorunda kaldığı, davacı tarafından açık kaynaklardan edinilen bilgilere göre davalılar hisselerini ve malvarlığını devir ve elden çıkarma sürecine girmiştir. İşbu davamız sonuçlandığında dava konusu talebimizin konusuz kalması kuvvetle muhtemel olduğu, bu sebeple davalı şirkete ait taşınmazların ve hisselerin dava süresince 3. Kişilere devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talep ettiği, açıklanan nedenlerle davacının ------ bedelli bonodan dolayı davalıdan olan -----alacağının şimdilik 10.000,00-TL'sini ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ticari alacak konulu davalardan önce, arabuluculuk yoluna başvurulması zorunlu olup bu husus dava şartı niteliğinde olduğu, somut olayda, davacı sadece ----- arabuluculuk yoluna başvurmuş,----- ise arabuluculuk başvurusu gerçekleşmediği, tamamlanamayan nitelikteki dava şartlarından olan arabuluculuk başvurusunun yokluğu nedeniyle-----açısından davanın, davacıya eksiklik tamamlama adına herhangi bir süre verilmeden reddedilmesini talep ettiği, Türk Borçlar Kanunu madde 28'de düzenlenen gabin, taraflarca bir yıl içerisinde öne sürülmelidir. Bununla beraber, davacı kanunda açıkça belirtilen bu hak düşürücü süre içerisinde gabin iddiasını öne sürmediği, bu nedenle sayın mahkeme tarafından süresi içerisinde öne sürülmeyen bu iddianın dikkate alınmamasını, ve HMK madde 142 uyarınca tahkikat aşamasına geçilmeden önce konu hakkında karar verilerek davanın usulden reddedilmesini ve dilekçede belirtilen tüm hususlarla davanın esastan reddini talep ettiği görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, taraflarca düzenlenmiş olan 24.01.2015 tarihli hisse devri sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla akdedilmiş olan 13.04.2017 tarihli sulh sözleşmesinin gabin nedeniyle geçersizliği iddiasına dayalı olarak, daha önce hisse devri sözleşmesi kapsamında davalı ----- tarafından davacıya verilmiş olan bono bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı, öncelikle taraflar arasında hisse devi sözleşmesi imzalandığını, davalının edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle zor duruma düştüğünü, davalının bu durumundan faydalanarak 2017 tarihinde sulh protokolü imzaladığını, ancak davalının işlemlerin hepsinin kendi kötü ticari durumundan yararlanmak suretiyle gerçekleştiğini, yapılan işlemlerin gabin nedeniyle sakat olduğunu,----- bedelli teminat bonosundan bakiye 590.000,00-USD'nin alacağının olduğunu, alacağının davalı-----tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dosyanın safahatı incelendiğinde, mahkememizin ------ tarihli kararı ile "...1-Davanın davalılardan---- yönünden arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine,

-Davalı------ yönünden davanın hak düşürücü sürede açılmadığı anlaşıldığından reddine,..." karar verildiği, davacı vekili tarafından mahkememiz kararının istinaf edilmesi üzerinde dosya -----gönderilmiş ve yapılan istinaf incelemesi sonucunda ----sayılı 18.01.2024 tarihli ilamı ile; "...Somut olayda dava beş yıllık süre içerisinde açılmış ise de, bir yıllık hak düşürücü sürenin tespiti bakımından mahkemece TBK'nın 28/2 maddesi kapsamında herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Bu kapsamda taraflarca imzalanan sulh sözleşmesi gereği davacının kabulünde olduğu üzere davacıya davalı tarafça tapu devirleri yapıldığı, yine sözleşme gereği davacıya ödenmesi gereken -------- tutarlı ödemelerin yapıldığının davalı vekilince cevap dilekçesiyle beyan edildiği anlaşılmaktadır. Ancak dosya kapsamında başkaca bir inceleme yapılmadığından, bu ödemelerin yerine getirilip getirilmediği, ödeme yapılmışsa tarihi, tapu devirlerinin ne zaman gerçekleştirildiği belirlenememektedir. Davacıya sulh sözleşmesi gereğince söz konusu ödemeler yapılmış ise ekonomik zorluğun ortadan kalktığının kabulü ile hak düşürücü sürenin ödeme tarihlerinden başlatılması gerekmektedir. Bu nedenle mahkemece eksik inceleme sonucunda davalı ------aleyhine açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsizdir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne;-------- tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)a-4-6 gereği KALDIRILMASINA..." şeklinde kaldırılmıştır. Kaldırma kararı sonrasında mahkememizin ----- sayılı dosyasına kaydı yapılmıştır.

Mahkememizce yeniden yapılan yargılama ile ----- dava konusu tapu kayıt örnekleri celp edilmiş,-----ödemelere ilişkin dekont örnekleri celp edilmiş ve dava sonuçlandırılmıştır.

TBK'nın 28. maddesinde; bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlığın, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirilmesi halinde, zarar görenin, durumun özelliğine sözleşme ile bağlı olmadığını bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebileceği, zarar görenin bu hakkını düşüncesizlik veya deneyimsizliği öğrendiği, zor durumda kalmada ise bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her halde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabileceği hüküm altına alınmıştır.

Somut olayda, 13/04/2017 tarihli sulh sözleşmesi imzalandığının tarafların kabulünde olduğu, gelen tapu kayıtları gereğince davacıya davalı tarafça tapu devirleri yapıldığı, yine sözleşme gereği davacıya ödenmesi gereken 2.500.000-TL ve 845.000-TL tutarlı ödemelerin yapıldığı, anılan hususların 20/05/2024 tarihli ---- müzekkere cevabı ile ------- müzekkere cevabı ile sabit olduğu, davacıya sulh sözleşmesi gereğince yapılan ödemeler sebebiyle TBK 28/2 maddesi kapsamındaki ekonomik zorluğun ortadan kalktığının kabulü ile hak düşürücü sürenin ödeme tarihlerinden başlatılması gerektiği, gelen dekont örneklerinde ödeme tarihinin 2017 yılına ilişkin olup eldeki davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olduğu anlaşılmış, davalı ------yönünden davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmaması sebebiyle reddine karar verilmiştir.

Eldeki dava da davacı taraf, sulh sözleşmesi kapsamında davacı ve davalı davalı ---- arasında düzenlenen -----bedelli teminat bonosundan kaynaklı bakiye ---- alacağının olduğunu beyan etmekte ise de; davalı -------- anılan bonoda cirosu bulunmadığı gibi taraflar arasındaki uyuşmazlıktan yasal hasım noktasında da bir taraf sıfatı bulunmadığı, dava konusu senetten kaynaklı davalı ------ taraf sıfatı bulunmadığından davanın davalı-----yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın davalılardan . . . . . . . yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle REDDİNE,

  2. Davalı . . . . . . . yönünden davanın hak düşürücü sürede açılmadığı anlaşıldığından REDDİNE,

  3. Alınması gerekli karar harcı 427,60. TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 170,78. TL harcın mahsubu ile bakiye 256,82‬. TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

  4. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  5. Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  6. TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.560,00. TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

  7. Davalı. . . . . ve davalı . . . . . . kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 7/2 ve 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00. TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

  8. Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------------ Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.03/10/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

TARİHİ04/04/2022delillerinasliyeticaretmahkemesideğerlerlendirilmesihükümkaldırılmasına"

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim