SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1051

Karar No

2024/787

Karar Tarihi

26 Eylül 2024

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/1051 Esas

KARAR NO:2024/787

DAVA :Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 27/12/2022

KARAR TARİHİ: 26/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davadışı -----ithal ettiği 20 konteyner muhtevası emtianın, ----olarak taşımasını üstlendiğini, taşınan 3 konteynerde alıcıya teslim esnasında mühürlerin kırılarak konteynerin açılmasıyla taşınan emtiada hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, hasarın ihbarı üzerine davalı ----tarafından tazmin edilen zararın rücu için başlatılan takibe itiraz süresinin kaçırılarak, davalı tarafından haciz işlemi başlatıldığını, kendilerine ait banka hesaplarına ve araçlarına gelen haczi önlemek amacıyla, icra dosyasına ödeme yapıldığını, zarardan sorumlu olmayan müvekkilinin haciz baskısı altına ödemek zorunda kaldığı 198.000,00TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işeyecek avans faiziyle istirdadına, müvekkilinin ticari haciz tehdidi altında bırakılarak ödemeye zorlanması, aracının haczedilmesi esnasında ailesi ve çevresi nezdinde küçük düşürücü duruma düşürülmesi ve ticari itibarının zedelenmesi nedeniyle uğradığı manevi ızdırabın giderilmesi adına 20.000,00TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avansa faiziyle ödenmesini dava ve talep etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın görevli mahkemesinin --------olduğunu, müvekkilinin sigortalısının haklarına kanuni ve akdi halef olduğunu, davacının, menfi tespit davası açabilecek durumda iken, kendini ilgili icra müdürlüğüne dosya borcunu depo etmek zorunda kalacak pozisyona getirmiş ve huzurdaki davayı ikame ederek mağduriyetini belirttiğini, kendisi menfi tespit davasını ikame etmiş olsaydı banka hesaplarına ve araçların üzerine haciz eklenme zaruretinin doğmayacağını, haciz işlemleri başlatılana kadar borçlu davacının borcunu ödemeyeyanaşmadığını, işbu davayı açmasının iyi niyetli olmadığını, ticari itibarını önemseyen bir tacirin kanunen usulüne uygun şekilde düzenlenen haciz işlemlerinde bile borcunu ödemekten imtina etmesinin herhangi bir hukuki dayanağı bulunmadığını, ödeme emrinin ekinde dayanak belgelerinin tebliğ edildiğini, dava miktarı belli olmadığından dava şartı olan arabuluculuk

başvurusunun usulsüz yapıldığından dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davacıya hasar ihbarında bulunulmuş olup hasar tespitinin de sigortacılık kanunu uyarınca görevli eksperlerce düzenlenen ekspertiz raporu ile yapıldığını, davacının, dava konusu taşımanın kara nakliyesi kısmını gerçekleştirdiğinden meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, talep edilen manevi zararın şartlarının oluşmadığını beyanla davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında davacı sigorta şirketine ödenen bedelin rücuen tahsili ile manevi tazminat talebine ilişkindir.Davacı, dava konusu emtianın nakliyesi ve taşımasında akdi taşıyıcı olduğunu, emtianın taşınması sırasında hasarlandığı için davacı sigorta şirketi tarafından icra takibi başlatıldığını, taşıma ve emtianın hasarlanmasında kusurunun ve sorumluluğunun olmamasına rağmen icra takibine itiraz süresinin kaçırılması sebebiyle haciz baskısı altıda ödeme yapmak zorunda kaldığını, haciz baskısı sebebiyle şirketin ticari itibarının zedelendiğini beyanla haciz baskısı altında ödenen bedelin istirdadı ile manevi tazminat talebinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----- sayılı İcra Dosyası ---- üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, davalı sigorta şirketinden hasar dosyası celp edilmiş,---- davacının ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, 03.04.2024 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen 03.04.2024 tarihli raporunda özetle, "...Davalı --- sigortalısı ve emtia üzerinde hak ve menfaat sahibi

davadışı -----davadışı ----- satıcıdan satın aldığı cam tipi emtianın multimodal (çoklu taşıma araçları ile yapılan) taşınması esnasında, Davacı----- akdi

taşıyıcı olarak yurtiçinde karayolu taşımasını üstlendiği kısımda emtiada meydana geldiği iddia olunan zararın, 6102 sayılı TTK 878’inci maddesi 1.fıkrası (b) bendi hükmünce sorumlu olamayacağı ambalaj yetersizliğinden kaynaklandığı, Davacının sorumlu tutulamayacağı zarar ve şartları oluşmayan halefiyete rağmen, haciz baskısı altında davalı ---- ödemiş olduğu toplam 198.000,00TL rücuen tazminat tutarını davalı ----- istirdat yoluyla geri ödenmesini talep edebileceği, Davacının, 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2/2 maddesi gereğince, ödemiş olduğu tutara ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi

oranında faiz talep edebileceği, Yargıtay içtihatları ve TBK m. 58 ve 49 hükümleri uyarınca “manevi tazminatın şartlarının” oluşup oluşmadığı, TBK m. 49 hükmü gereğince manevi zararın-kusurun-illiyet bağının olup olmadığı, Üzüntünün “kişilik hakkının ihlali sonucunda” oluşması gerektiğinden davacının bahsi geçen olay neticesinde kişilik hakkının zedelenip zedelenmediği ve bunun ispatlanıp ispatlanmadığı hususunu takdirin, münhasıran Sayın Mahkemeye ait olduğu, Sayın Mahkemenin yukarıda izah ettiğimiz şekliyle, sigorta tazminatına konu hasarın emtianın ambalaj yetersizliğinden meydana geldiği, hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin belli olmadığı, davacı karayolu taşımacısının 6102 sayılı TTK 878’inci maddesi hükümleri gereğince zarardan sorumlu olmayacağı, bu nedenle haciz baskısı ile ödemiş olduğu tutarın iadesini talep edebileceği yönünde ulaştığımız görüş aksine, meydana gelen zarardan davacı karayolu taşımacısı ----- sorumlu olacağı yönünde bir kanaate varması durumunda; Davacı ------- akdi taşıyıcı olarak yurtiçinde karayolu taşımasını üstlendiği emtiada meydana gelen zarardan dolayı 6102 sayılı TTK 880’inci maddesi 2.fıkrası hükmünce sorumlu tutulacağı gerçek zarar

tutarının 7.147,80Euro olacağı, bu tutarın TTK 882’nci maddedebelirlenen taşıyıcının sorumluluk sınırının altında olduğu, Davacının davalıya takip sonrası yapmış olduğu ödemelerin ödeme tarihleri baz alınarak Euro cinsinden karşılığının 10.430,60Euro olarak hesaplanacağı, İcra Dosyasına ait yapılan 198.000,00TL ödemenin ferileri bilinmediğinden, davacının sorumlu olduğu gerçek zarar tutarının ne kadar üzerinde bir ödeme

yaptığının tespit edilemediği, Sayın mahkemenin bu konuda yaptıracağı bir tespit sonrası davacının ödemiş olduğu fazla tutarın iadesini talep edebileceği..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Dava konusu emtianın taşınması hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu emtianın davacının sorumluluğu olan taşıma sırasında zarar görüp görmediği, zarar görmüş ise oluşan zarardan davacının sorumlu olup olmadığı, davacının istirdat talebi ve ticari itibarının zedelenmesi sebebiyle manevi tazminat talebine ilişkin şartların oluşupoluşmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır.İstirdat talebi yönünden;Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).Davacı, dava konusu taşımada kusurunun ve sorumluluğunun olmadığını, haciz baskısı altında ödenen bedelin iadesi ile manevi tazminat talebinde bulunmuştur.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu taşımanın multimodal (çoklu taşıma) olduğu ancak davacının sorumluluğundaki taşımanın ------ sınırlarındaki taşıma olması sebebiyle taraflar arasındaki uyuşmazlıkta TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, alınan bilirkişi raporu, ekspertiz raporu ve dosyaya sunulan fotoğraflar irdelendiğinde taşıma esnasındaki mühürlerin emtianın indirilmesi sırasına kadar sağlam olduğu ve emtianın açılmadığı emtiadaki hasarın çok yüksek bir ivme veya savrulma ile olabileceği, emtianın niteliği (cam) dikkate alındığın dava dışı-satıcı-göndericinin gerekli ambalaj ve paketleme işini yerine getirmesi gerektiği, emtiadaki hasarın ambalajın kifayetsizliğinden kaynaklandığı, (dosyada mevcut olan fotoğraflar incelendiğinde ahşap sandıklar arasındaki boşluğun, uzun çoklu nakliye (multimodal taşıma) sürecinde emtianın maruz kalacağı itme ve savrulma gibi kuvvetler (konteynerin gemiye tahmili ve tahliyesi aşamasında vinç ile alındığındaki salınım, ----- yolculuğundaki olağan hava şartlarındaki deniz dalgaları, karayolu aşamasındaki virajlardaki salınım) dikkate alınarak ahşap takozlarla veya yüke uygun hava yastıklarıyla doldurulması gerekmekte olup, bu işlemin yapılmadığı, davadışı satıcının sorumluluğunda olan konteyner içi sabitlemenin yetersiz olmasından kaynaklı....) davacı akdi taşıyıcının TTK 878/1-b bendi (gönderen tarafından yapılan paketleme veya etiketleme yetersizse) gereğince kurtuluş kanıtı getirmesi halinde emtiadaki zarardan sorumlu olmayacağı, alınan bilirkişi raporu ve dosyadaki hasarlı emtiaya ilişkin fotoğraflar dikkate alındığında dava konusu emtiadaki zararın TTK 878/1-b bendi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu itibarla davacı-akdi taşıyıcının emtiada oluşan zarardan sorumlu olmadığı değerlendirilmiştir.Dava konusu emtiadaki hasar mahkememizce dava dışı-satıcı-göndericinin ambalajlamadakikifayetsizliğinden kaynaklandığı değerlendirildiğinden, davalı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı arasındaki poliçe hükümleri gereğince hasarın poliçe teminatı kapsamı dışında olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından teminat kapsamında olayan bedel yönünden ödeme yapmaması gerekirken ödemede bulunulduğu, sigorta teamülleri gereğince bu ödemenin lütuf-hatır ödemesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu itibarla davalının halefiyete dayalı olarak talepte bulunmasının mümkün olmadığı gibi temlik alınan alacak-akdi halefiyet yönünde de davalının zarardan sorumlu olmaması sebebiyle davalıdan hasarın tazmini talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, dosyanın bir kül halinde değerlendirildiğinde davacının istirdat talebinin yerinde olduğu anlaşılmış, anılan gerekçelerle davacının istirdat talebinin kabulü ile ----- yönünden---- tarihinden itibaren işleyecek (toplam 198.000,00-TL) avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya iadesine karar verilmiştir.Manevi tazminat talebi yönüden;Davacı tarafından haciz baskısı altında ödemede bulunulması sebebiyle ticari itibarının zedelendiğini ve bu itibarla manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davacının tüzel kişi şirket olması sebebiyle ticari itibarının zedelendiğinin ispat edilmesi halinde manevi tazminat talebinde bulunması mümkün ise de somut dosyada davacı şirketin ticari itibarının zedelendiğine ilişkin yeterli ve elverişli delilin bulunmadığı, davalının kötüniyetli olarak icra takibinde bulunduğuna ilişkin herhangi bir delilin bulunmadığı gibi davalı tarafından TTK'nun 1472. md dayanılarak yapılan rücuen tahsilat işleminin yerinde olup olmadığı hususunun mahkememizce yapılan yargılama sonucunda anlaşılmış olup TTK hükümlerine göre yapılan rücu işleminin davacının ticari itibarının zedeleyeceğinden bahsedilemeyeceği değerlendirilmiş, davacının sübut bulmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın KISMEN KABULÜNE,

  2. Davacının istirdat talebinin kabulü ile 100.000,00. TL yönünden 10/11/2022 tarihinden itibaren 98.000,00. TL yönünden 15/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek (toplam 198.000,00. TL) avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya iadesine,

  3. Davacının manevi tazminat talebinin REDDİNE,

  4. Alınması gerekli karar harcı 13.525,38. TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.722,90. TL harcın mahsubu ile bakiye 9.802,48‬. TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

  5. Davacı tarafça yatırılan 3.722,90. TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. Davacı tarafından yapılan 80,70. TL başvuru harcı, 11,50. TL vekalet harcı, 144,50. TL tebligat ve müzekkere gideri, 8.500,00. TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.736,7‬0. TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 7.935,17. TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,

  7. Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  8. Gerekçeli karar yazım tarihi itibariyle UYAP üzerinden yapılan kontrollerde arabuluculuk faaliyeti yönünden düzenlenmiş sarf kararı bulunmadığı anlaşılmakla arabuluculuk sarf kararının düzenlenmesi halinde TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk ücretinin (sarf kararı ile belirlenecek tutarın) haklılık oranına göre davacıdan/davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

  9. Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 31.680,00. TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

10-Manevi tazminat talebi yönünden davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 7. maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

11-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde-----Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

delillerinasliyeticaretFiilden(HaksızmahkemesideğerlerlendirilmesihükümKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim