İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/245 E. 2024/775 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/245
2024/775
24 Eylül 2024
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/245 Esas
KARAR NO:2024/775
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:12/10/2022
KARAR TARİHİ :24/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket mülkiyetinde, diğer davalının sevk ve idaresindeki ----- plakalı araç ile müvekkili şirkete ait ----- plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı aracının %100 kusurlu olduğunu, müvekkili şirketin aracının kaza nedeniyle onarımının 7 gün sürdüğünü, müvekkili tarafından toplam 5.250,00 TL ikame araç bedeli talepli icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini, davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davalı yanın her ne kadar dava dışı yaptırılan ekspertiz raporunun davaya konu edilemeyeceğini bildirmişse de söz konusu eksper raporu hasar sonrasında sigorta şirketi tarafından yaptırılmış olup taraflarınca haricen yaptırılmadığını, söz konusu eksper raporu doğrultusunda da dosya açılarak ödemelerin yapıldığını, müvekkili tarafından talep edilen tutar davalının da belirttiği üzere ikame araç bedeli olup ikame araç bedeli talep edilebilmesi için araç kiralanması, ikame araç kullanılması ve sair hususlarda yazılı belge sunma zorunluluğu bulunmadığını, taraflarınca icra takibinde müvekkiline ait aracın günlük ikame araç bedeli olarak 750,00 TL üzerinden 7 günlük miktarı = 5.250,00 TL talep edildiğini, ancak yargılama aşamasında alınacak bilirkişi raporunda aracın kullanımından mahrum kalınan gün hesabının bilirkişilerce daha düşük olarak tespitinin yapılabildiği ve bu surette açılan davada kısmi ret kararının çıkması ihtimal dahilinde olduğunu, dosyada alınacak bilirkişi raporu sonrasında davaya konu etmiş oldukları 1.000,00 TL' lik kısmının iptaliyle birlikte fazlaya ilişkin olarak bir hesaplama yapılması halinde ıslah ile fazlaya ilişkin miktar için tahsil hükmü kurulması talepleri olacağını, davalı yanın her ne kadar araçlarının sigortalı olduğunu belirtmişse de ikame araç bedeli veya kazanç kaybı bedelleri --------kapsamında olmadığından sigorta şirketlerinin karşıladığı bir tutar olmadığını, davalı yan her ne kadar görev itirazında bulunmuşsa da müvekkili şirkete ait aracın hususi araç olup ticari amaçla kullanılmayan bir araç olduğunu, bu kapsamda asliye hukuk mahkemeleri görevli olup yargılamaya Asliye Hukuk Mahkemelerinde devam edilmesini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle; davalının haksız, kötü niyetli ve usule aykırı itirazının iptaline ve takibin -------sayılı dosyası üzerinden fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla (HMK 109 gereği) yazılı yargılamada sunduğu cevaba cevap dilekçesinde davanın değiştirilmesi ve genişletilmesi haklarının da hatırlatmak suretiyle icra takibinin 1.000,00 TL tutarından devamına, asıl alacağa ve ıslah edilmesi ihtimal dahilinde olan tutara 23.04.2022 tarihinden itibaren reeskont avans faizi işletilmesine, itirazın, haksız olması ve alacağın tahsilini geciktirme amacı taşıması sebebiyle likit ve muayyen alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere müvekkili şirket lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından sunulan ve dava dışı yaptırılan ekspertiz raporunun hükme esas alınmaması gerektiğini, kaza nedeniyle meydana gelen hasar, giderilmesi 1-2 gün sürebilecek bir hasar olup aracın 7 günde tamir edildiği iddiası hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkillerine yükletilemeyecek sebepler nedeniyle sürecin uzamış olmasının sorumlusunun müvekkilleri olmadığını, davacı tarafından araç ikame edildiğine dair bir delil sunulmadığından, müvekkillerinden talep edilen araç ikame bedelinin haksız olduğunu, itirazın iptali davalarında ıslah kurumu ile bedelin yükseltilmesi mümkün olmadığından davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete ait tüm araçlar sigorta ile hukuki koruma altına alındığını, bu nedenle, davanın sigorta şirketlerine ihbar edilmesini talep ettiklerini, alacağın likit olmadığı ve kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının talep ettiği ikame araç bedeli bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacağından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının sigorta şirketine başvurmak yerine doğrudan müvekkillerine başvurarak kötü niyetli olarak hareket ettiğini, dosyanın görevli asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, reeskont avans faizi talep edilemeyeceğini, açıklanan nedenlerle; görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli asliye ticaret mahkemelerine gönderilmesine, davanın reddine, davanın -------ihbarına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından, ekspertiz raporunun hasar dosyasında sigorta şirketi tarafından yaptırıldığı belirtildiğini, bu raporun davada hükme esas alınabilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından aracın onarımının 7 gün sürdüğü iddia edilmiş ise de bu süre fahiş bir süre olduğunu, kaza nedeniyle meydana gelen hasarın giderilmesinin 1-2 gün sürebilecek bir hasar olduğunu, aracın 7 günde tamir edildiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkillerine yükletilemeyecek sebepler nedeniyle sürecin uzamış olmasının sorumlusunun müvekkilleri olmadığını, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyaya ikame araç temin edilerek bir masraf yapıldığına dair hiçbir delil sunulmadığını, davacı tarafından araç ikame edildiğine dair bir delil sunulmadığından müvekkillerinden talep edilen araç ikame bedelinin haksız olduğunun, davacı tarafından icra takibi 5.250,00-TL bedel üzerinden açıldığını, dava değerinin 3.000,00-TL olarak belirtildiğini, itirazın iptali davalarında ıslah kurumu ile bedelin yükseltilmesi mümkün olmadığından davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın sigorta şirketlerine ihbar edilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından inkar tazminatı talep edilmişse de alacak likit olmadığı ve kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının talep ettiği ikame araç bedeli bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacağından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının sigorta şirketine başvurmak yerine doğrudan müvekkillerine başvurarak kötü niyetli olarak hareket ettiğini, davanın ticaret mahkemelerinde ikame edilmesi gerekirken asliye hukuk mahkemelerinde ikame edilmesi görevsizlik kararı verilmesini gerektiği, bu nedenle dosyanın görevli asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının talep ettiği faiz cinsinin hatalı olduğunu, davacı beyanlarına göre dava konusu aracın şirket işlerinde değil şahsi olarak kullanıldığını, bu nedenle reeskont avans faizinin talep edilemeyeceğini belirterek açıklanan nedenlerle; öncelikle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli asliye ticaret mahkemelerine gönderilmesine, davanın reddine, davanın------- ihbarına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazasında davacıya ait aracın hasara uğraması nedeniyle aracın kullanılamamasından kaynaklı ikame araç bedelinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosyanın safahatı incelendiğinde; davanın ------- açıldığı, mahkemenin ---- karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın -------- Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderildiği ve mahkememizin işbu esasa kaydının yapıldığı görülmüştür.Davanın görevsizlik kararından önce Asliye Hukuk Mahkemelerinde açıldığı, yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları incelenmiş, görevsizlik kararı verilerek mahkememiz gönderilmiş,mahkememiz 06.05.2024 tarihli tensip zaptı ile ticaret mahkemeleri bakımından 28/02/2018 tarihinde kabul edilen 7101 sayılı kanunun 61. maddesi ile 6102 sayılı T.T.K.'nın 4. maddesinin 2. fıkrasının değiştirilmesi sebebiyle basit yargılama usulüne geçilmiş, dava sonuçlandırılmıştır. İtirazın iptali istemine konu, ------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 01.09.2022 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlularının davalılar olduğu; takibin 5.250,00-TL toplam alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçlu ------ tarihinde, borçlu ------- tarihinde tebliğ edildiği, borçluların ayrı ayrı ------ tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçeleri sundukları, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 12.10.2022 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 3.000,00-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır. --------- tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun dönüş kurallardan Madde 53/a-4 “Sağa dönüşlerde sürücüler; Dar bir kavisle dönmeye zorunludurlar.'' ve trafik kazalarında; Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma hallerinde asli kusurlu sayılırlar.'' kuralını ihlal etmesi sebebiyle----- olaka sayılı araç sürücüsü ----- meydana gelen kazanın oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, kendi şeridinde seyir halinde olan ----plaka sayılı araç sürücüsü ----- meydana gelen kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı, dava konusu ----- model aracın onarımı sırasında 7 gün kullanılamamasından dolayı kaza tarihi itibariyle araç mahrumiyet bedelinin 5.250,00 TL olacağı,'' yönünde görüşünü bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ---- plaka sayılı araç sürücüsü ------- sayılı aracın şeridini ihlal ederek, araca sol ön kısımlarından çarpması sebebiyle dava konusu kazanın meydana geldiği anlaşılmış olup; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Dönüş kurallardan Madde 53/a-4 “Sağa dönüşlerde sürücüler; Dar bir kavisle dönmeye zorunludurlar.” ve Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller kurallarından Madde 84/f “Araç sürücüleri trafik kazalarında; Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma hatlerinde asli kusurlu sayılırlar.” kurallarını ihlal etmesi sebebiyle ------ plaka sayılı araç sürücüsü ------ meydana gelen kazanın oluşumunda 94100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, kendi şeridinde seyir halinde olan ---- plaka sayılı araç sürücüsü ---- meydana gelen kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı,Dava konusu ---- plaka sayılı, ----- model aracın onarımı sırasında 7 gün kullanılamamasından dolayı kaza tarihi itibariyle araç mahrumiyet bedelinin 5.250,00 TL olacağı,Davacının davayı ilk olarak 3.000,00 TL üzerinden harçlandırarak açtığı, daha sonra cevaba cevap dilekçesi ile dava değerini 1.000,00 TL ye düşürdüğü, davacı vekilinin ------tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini ---- artırdığı bunun ------ yönünden itirazın iptali kararı verilmesini bakiye kısım yönünden ise davaya alacak davası olarak devam olunmasını talep ettiğianlaşılmakla,Davanın kısmen kabulü ile; Davalının---------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibe 1.000,00-TL üzerinden takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faizi işletilmek suretiyle devamına, bakiye 2.000,00 TL yönünden davacı vekilinin talebi kısmi feragat niteliğinde olduğundan feragat nedeniyle reddine, eda davası itirazın iptali davasıyla birlikte görülemeyecek olup ayrı harca tabi bir dava olduğundan davacının bakiye kısım yönünden talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.İcra inkar tazminatı yönünden; İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.Eldeki davada dava haksız fiilden kaynaklanmakta olup alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kısmen kabulü ile;
-
Davalının . . . . . . . . sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibe 1.000,00. TL üzerinden takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faizi işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-
Eda davası itirazın iptali davasıyla birlikte görülemeyecek olup ayrı harca tabi bir dava olduğundan davacının bakiye kısım yönünden talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
-
Dava haksız fiilden kaynaklandığından alacak likit olmayıp davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
-
Alınması gerekli karar harcı 427,60. TL'nin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70. TL harç ve 354,59. TL ıslah harcı olmak üzere toplam 435,29. TL harçtan mahsubu ile artan 7,69. TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine,
-
Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70. TL harcın ve 354,59. TL ıslah harcı olmak üzere toplam 435,29. TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 80,70. TL başvuru harcı, 513,75. TL tebligat ve müzekkere gideri, 1.500,00. TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.094,45. TL yargılama giderinin 8. TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11 fıkrası uyarınca davalı
ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11 fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.200,00. TL arabuluculuk ücretinin davalı. . . . . . . . . . tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 1.000,00. TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-Davanın reddedilen kısmı için davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 2.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda miktar itibariyle kesin olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 17/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59