İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1195 E. 2024/761 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2018/1195
2024/761
19 Eylül 2024
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/1195 Esas
KARAR NO:2024/761
DAVA:3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:18/10/2018
KARAR TARİHİ:19/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- sayılı dosyasında borçlu olmamasına rağmen müvekkili şirkete ait -----plaka numaralı araçlara haciz konulmuş olup, -------- plaka numaralı araca yakalama işlemi uygulandığını, müvekkili şirket icra dosyasından, yakalama işlemi neticesinde haberdar olduğunu, dosya incelendiğinde; maaş haciz müzekkeresine cevap verilmemesi neticesinde müvekkili şirketin dosyaya borçlu olarak eklendiği anlaşılmakta olduğunu, ancak müvekkili şirkete gönderilen usulüne uygun bir maaş haciz müzekkeresi bulunmamakta olduğunu beyanla öncelikle müvekkili şirket araçlarına uygulanan hukuka aykırı haciz ve yakalama şerhlerinin kaldırılabilmesi için; depo edilecek olan tutarın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkili şirkete yapılan usulüne uygun bir tebligat bulunmaması ve yapılan uygulamaların hukuka aykırı olması sebebiyle -------- Sayılı dosyası sebebiyle müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve ücret-i vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyada davacı -----olup icra müdürlüğü dosyası borçlusu da------- olduğunu, görüldüğü üzere icra dosyası borçlusunun soyadı davacı şirketin unvanı olup bu şirket borçlu ------------ ve kardeşi tarafından yönetilmekte, taraflarından şirkete ve dosya borçlusu ------- haciz ve yakalama işlemi uygulandığı bildirilmesine rağmen davacı şirket kötü niyetli olarak ödeme yapmadığı gibi araçlarının yakalanmasından sonra hem icra hukuk mahkemesinde şikayet yoluna gitmiş ve ayrıca mahkemenizdeki derdest davayı ikame etmiş olduğunu, davacının iddialarının icra dosyasından gönderilen usulsüz tebligata ilişkin olduğu göz önüne alındığında cebri icra işlemlerinin usulune ilişkin hususlarda icra hukuk mahkemelerinin görevli olduğu, bu tür uyuşmazlıkları bu mercinin çözeceği ve verilecek kararın o icra dosyası kapsamındaki tüm tarafları bağlayacağı çok açık olduğunu, davacının usulsüz tebligata ilişkin iddiaları dışında korunacak başka bir menfaati veya uğrayacabileceği bir başka borç tehdidi bulunmadığından derdest davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, davacının davaya konu taleplerinin tebligatın usulsüzlüğüne dair usuli işleme ilişkin olduğu ve davacı tarafından açılan -------- esas sayılı dosyası ile bu konuda tüm tarafları bağlayıcı şekilde usuli işleme yönelik karar verileceğinden aynı konuya (cebri icra işlemindeki tebligat gönderimine dair usuli işleme) ilişkin derdest davanın açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine, aksi takdirde kötü niyetli olarak açılan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, İİK 89/3 maddesi kapsamında üçüncü şahıs tarafından açılan menfi tespit talebine ilişkindir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----- sayılı icra dosyası ve -----esas sayılı dosyası --- üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, ---- davacının vergi kayıt bilgileri celp edilmiş ve dava sonuçlandırılmıştır.Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı olması sebebiyle davanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir.Burada Ticaret mahkemelerinin görevi ile ilgili bilgi vermekte fayda bulunmaktadır. Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavramdır. Her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekmektedir. Somut dosya bakımından; dava İİK 89 maddesi kapsamında üçüncü şahıs tarafından açılan menfi tespit talebine ilişkin davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığı, eldeki davanın mutlak ya da nispi ticari dava olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı,mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı ve uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.----------
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,
-
Davaya konu uyşmazlığı incelemeye görevinin . . . . . . Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğundan MAHKEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
-
Karara karşı 2 hafta süresi içinde kanun yoluna başvurulmaz ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulur ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye talep edenin başvurup talepte bulunması halinde dosyanın görevli. . . . . . . . . . Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine; süresi içerisinde talepte bulunulmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin talep edene ihtarına (ihtar edildi)
-
Kararın taraflara tebliğinin masrafının davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanmasına,
-
6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu m.331/2 uyarınca yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verileceğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davaya görevli mahkemece devam edilmezse ve talepte bulunulursa yargılama giderleri ile ilgili karar verileceği hususunun talep edene ihtarına (ihtar edildi)
-
Yargılama giderlerinin ve arabuluculuk ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile ----------- Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58