İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/593 E. 2024/741 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/593
2024/741
17 Eylül 2024
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/593 Esas
KARAR NO: 2024/741
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/10/2022
KARAR TARİHİ: 17/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ---------- yılından beri kayıtlı,------ sermayeli, hammaddelerin, endüstriyel ekipmanların ve paslanmaz çeliğin ithalatı ve ihracatı ile ilgilenen birçok sektörde uzun süredir faaliyet gösteren köklü bir firma olduğu, müvekkilinin faaliyet alanı kapsamında, bir süre davalı borçlu-------- ticari bir ilişki içerisine girdiği, davalıdan uyuşmazlık konusu ürünü faturaya istinaden satın aldığı, dilekçe ekinde mevcut olan ------ tarihli e-mailden de görüleceği üzere; müvekkili, davalı firmadan birim fiyatı ------ etil asetat ürünü------sipariş ettiği ve davalı firma belirtilen e-mail kanalıyla ürüne ilişkin proforma fatura ile ödeme için alıcı hesap detaylarını müvekkile ilettiği, ekte sunulan ------- tarihli proformadan da müvekkilinin siparişine ilişkin detaylar mevcut olup proformada yazılı 50.040,00- Euro'luk tutar, davalının bildirdiği ve yine proformada da yer alan davalı şirket banka hesabına müvekkkili tarafından gönderdiği, müvekkilinin proformaya konu ürün bedelinin tümünü ödediği, buna karşılık, ödeme yapıldığı bilgisinin ve ürünün teslim edileceği müvekkili şirket adresinin e-mail kanalıyla davalı firmaya bildirilmesine ve ekte mevcut olan banka dekontunun davalı firmaya iletilmesine rağmen, fatura karşılığı müvekkilinin satın aldığı ve karşılığında 50.040,00- Euro ödediği etil asetat ürünü müvekkiline teslim edilmediği, ürün bedelinin ödenmesine rağmen, proforma faturaya konu ürün tüm ihtar ve taleplere rağmen müvekkiline teslim edilmediği, ürün bedelinin iadesi de sağlanmadığı, ürünlerin teslim edilmediği hususu davalı firmanın da bilgisi ve kabulü dahilinde olup ürün tutarının kasıtlı olarak davalı firma uhdesinde tutulduğu, planlı olarak müvekkil davacının mağduriyetine sebep olunduğu tahmin edildiği, bu süreç nedeniyle uğradığı maddi - manevi zararların ve katlanmış olduğu masrafların yanı sıra davalı firmadan 50.040,00- Euro tutarında alacaklı olduğu, bu sebeple, davalı aleyhine alacağın tahsili amacıyla -------sayılı dosyası kapsamında ilamsız icra takibi başlatıldığı, müvekkilinin--------- sayılı dosyası kapsamında davalı aleyhine başlattığı icra takibinin haksız ve kötü niyetli itiraz üzerine durdurulması sebebiyle,------------- sayılı dosyasındaki itirazın iptali, icra takibinin takip tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işlemiş faiz ile birlikte devamına karar verilmesi ve borçlunun haksız itirazı nedeniyle davalı borçlunun takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının teminat yatırma zorunluluğu olduğu, teminat yatırılmadan açılan davanın reddini, takibin ve ödeme emrinin iptali davası devam ederken itirazın iptali davası açılamayacağı, davanın itirazın iptali davası olduğu, davacı takip talebinde dayandığı belgelerden başka belgelere dayanamayacağı, davacı tarafın müvekkiline ödeme yapmadığı, davacının müvekkiline banka havaleleri ile borcunu ödediği, davacının ürün alımı için gönderdiği bir paranın mevcut olmadığı, davacının ürünlerin teslimini istemediği, sözleşmenin feshine ilişkin bir ihtar bulunmadığı, davacının haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğu ve müvekkilini maddi manevi zarara uğrattığı, müvekkili tarafından işbu nedenle davacıya karşı ----------sayılı dosyası ile dava açıldığı ve işbu davanın--------- sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava; İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır.Mahkememizin ------- Karar sayılı ilamıyla-----sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, birleştirilen mahkemece dosya tefrik edilerek,-----sayılı gönderme kararı ile mahkememize gönderildiği, mahkememizde ----- Esas numarasını alan dosyada yine mahkememizin ----- kararı ile HMK 167 maddesi uyarınca gönderme kararı verilerek dosyanın ----------Karar sayılı ilamı ile dosyanın mahkememize gönderildiği ve mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.-------- tarihli son gönderme kararında her iki dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunmadığı, mahkememizin atıf yaptığı HMK'nun 167.maddesinin kendi dosyaları arasında vermiş olduğu birleştirme kararları için hüküm ifade edeceği aksi durumun hatalı birleştirmeler nedeniyle tabii hakim ilkesine zarar vereceği, her iki davanın ayrı yargılama usullerine tabi olduğu ve tarafların birleştirme talebinde bulunmadığı, birleştirme kararının hatalı olduğu gerekçesiyle tefrik ettiği dosyayı ikinci kez gönderme kararı vererek mahkememize göndermiştir---- kararında HMK'nun 167.maddesinin mahkemenin kendi dosyaları arasında yapmış olduğu birleştirme kararları açısında hüküm ifade edeceği ifade edilmiş ise de, mahkemenin kendi dosyaları arasında vermiş olduğu birleştirme kararları sonrasında birleştirilen dosyanın (kendi dosyasının) tefriki halinde bir başka mahkemeye göndermesi için ortada bir sebep bulunmadığına göre bu konuda özel bir düzenlemeye de ihtiyaç yoktur. Dolayısıyla HMK'nun 167.maddesinin mahkemelerin kendi dosyaları arasındaki birleştirmeler için geçerli olduğunu ileri sürmek doğru bir değerlendirme değildir.Bunun yanında ----------- Hukuk Mahkemesinin tartışma konusu olan HMK'nun 167.maddesinin ikinci cümlesinin (HMK md.167 ikinci cümle '' Bu durumda mahkeme, ayrılmasına karar verilen davalara bakmaya devam eder.'') gönderme kararı veren mahkemenin kararında belirtmiş olduğu sebeplerle iptali için ------ yapmış olduğu başvuru neticesinde------------Sonradan birleştirilen davaların ayrılması, maddede belirtildiği üzere yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için yapılmaktadır. Yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesi olanağının kalmadığı bir durumda davaların ayrılmasına karar verilmesi de adil yargılanma ilkesinin bir gereği olarak yargılama sonucunda işin esasına yönelik adil ve hakkaniyete uygun bir karar verilmesi amacını gerçekleştirmeye yöneliktir. Tarafların, sonradan birleştirilen davaların ayrılması halinde, davasını tüm yönleriyle mahkeme önüne getirmesine engel bir durum da bulunmamaktadır. Ayrıca birleştirilmiş davaların sonradan ayrılması halinde bu davalara bakacak mahkemenin kanunla belirlenmesinin hak arama hürriyetine aykırı bir yönü de bulunmamaktadır. 20. Öte yandan, itiraz konusu kurallarla maddenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi usul ekonomisinin bir gereği olarak sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına karar verilmesi halinde mahkemenin, davaları başka bir mahkemeye göndermeyip bizzat bakmaya devam etmesi düzenlenmektedir. Kişiler arasındaki uyuşmazlıkların daha kısa süre içinde en az giderle çözümlenmesi, usul ekonomisi bakımından önemli olduğu gibi davanın taraflarını davanın uzaması nedeniyle oluşabilecek mağduriyetlere karşı korumak bakımından da önemlidir. Kanun koyucunun, itiraz konusu kurallarla, sonradan birleştirilmiş davaların ayrılması halinde mahkemenin ayrılmasına karar verdiği davalara bakmaya devam etmesini kabul etmek suretiyle davaların görülmesi ve sonuçlandırılmasının hızlandırılmasını amaçladığı anlaşılmaktadır. Zira sonradan birleştirilen davaların, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için ayrılmasına karar verilse dahi söz konusu davaların birleştirilme nedeni olan davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması şeklindeki bağlantı nedenlerinin varlığını sürdürdüğü hallerde, mahkemenin ayrılmasına karar verilen davalara bakmaya devam etmesinin davaların adil ve hakkaniyete uygun olarak hızlı bir şekilde görülmesi ve sonuçlandırılması amacını sağlamaya yönelik olduğu açıktır. Sonradan birleştirilen davaya bakan mahkemenin, dosyaya daha kısa sürede vakıf olacağı ve davanın birleştirme kararını veren mahkemeye gönderilmesi halinde söz konusu mahkeme tarafından dosya için harcanacak emek ve zaman dikkate alındığında, birleştirilen davaların ayrılması durumunda dahi mahkemenin ayrılmasına karar verilen davalara bakmaya devam etmesinin kamu yararını sağlamaya yönelik olduğu anlaşıldığından itiraz konusu kuralda Anayasa’nın 141. Maddesine aykırı bir yön bulunmamaktadır..." gerekçesiyle iptal talebinin reddine karar vermiştir. Bunun yanında mahkemece tarafların birleştirme talepleri olmadığı belirtilmiş ise de; HMK'nun 166.maddesinde davaların, ayrı yargı çevrelerinde görülüyor olması durumunda birleştirme talebi aranacağı aynı yargı çevresinde (somut olayda olduğu gibi) görülüyor olması durumunda talep üzerine veya kendiliğinden birleştirme kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Ayrıca, davalı vekili cevap dilekçesinde ve dosyada mevcut muhtelif dilekçelerinde davaların birleştirilmesini birden çok kez talep etmiştir. Dosyalar arasında fiili ve hukuki irtibat bulunmadığı ileri sürülmüş ise de, davalı vekili cevap dilekçesinde davacı yabancı şirket yetkilisi ile davalı müvekkilinin eski çalışanı arasında haksız rekabet teşkil eden nedenler ile müvekkilinin zarara uğratıldığı iddiasının dile getirildiği, bu hususta ---- dava açtığını iddia ettiğini, zımnen de olsa mahkememiz dosyasına konu alacak ile davacı şirket yetkilisi ile müvekkilinin eski çalışanı arasındaki bu ilişkinin----------- mahkememiz dosyasına konu alacak ile irtibatlandırıldığı, dolayısıyla her iki dosya arasında birbirinin sonucunu etkileyecek nitelikte fiili ve hukuki irtibat bulunduğu sabittir.Yukarıda anılan yasa maddesi ve anayasa mahkemesi kararı uyarınca ayırma kararı veren mahkemenin ayrılan davaya bakmaya devam edeceği düzenlenmiş olduğundan işbu dava dosyasına bakma görev ve yetkisi---------- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne aittir. Bu nedenle dosyanın ikinci kez -----Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Yukarıda açıklanan nedenlerle işbu dava dosyasının ikinci kez . . . . . . . . . . Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,
-
Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına,
-
Harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin. . . . . . . . . . . . . Asliye Ticaret Mahkemesi'nce değerlendirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.17/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58