İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1060 E. 2024/68 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1060
2024/68
6 Şubat 2024
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/1060 Esas
KARAR NO:2024/68
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 28.12.2022
KARAR TARİHİ: 06.02.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin -----sayılı sigorta poliçesi ile ----- yurtdışına yapacağı ihracat işlemlerine bağlı olarak yapacağı sevkiyatları taşıma rizikolarına karşı azami 300.000 Euro limitle ---- altına aldığını, ---- tarihli fatura kapsamında ---- yerleşik ----şirketine brüt 21.589 kg film emtiasını ---- teslim koşullu ve mal mukabili ödeme koşullu olarak sattığını, söz konusu emtianın ----taşımasını davalı --- şirketinin üstlendiğini, dava konusu taşımaya ilişkin davalı ---- tarafından --- belgesinin düzenlendiğini, emtianın varma yerine ulaştığında hasarlandığının tespit edildiğini, CMR belgesine şerh düşüldüğünü, davaya konu emtianın brüt 2.835,20 kg kısmı karayolu taşıma sırasında ezilme, ağır deformasyona uğrama suretiyle hasarlandığını, yapılan sovtaj araştırması netice vermediğini ve dava dışı sigortalı---- şirketinin hasarının 8.732,42 Euro olarak tespit edildiğini, müvekkili şirketin poliçe kapsamında tespit edilen 9.732,42 Euro hasarı ödediğini, sigortalısı tarafından ibra edildiğini ve üçüncü kişiler üzerindeki haklarının müvekkili şirket tarafından devir alındığını, böylece TTK m.1472 ve TBK m.183 vd. Hükümlerine göre sigortalısına halef olduğunu, bir ve iki nolu davalının taşıyıcı sıfatları ile üç nolu davalı sigorta şirketinin ise iki nolu davalı ------. şirketinin sorumluluk sigortacısı olarak dava konusu talepten müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müvekkili şirketin------- sayı ile başlattığı takibe davalılar tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, davanın kabulü ile davalılar tarafından ---- takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte davalı şirketlere yüklenmesine karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMA:Davalı ------cevap dilekçesinde özetle; ----- teslim şeklinin geçerli olduğu davaya konu taşımada davacı tarafın sigortalısı/satıcı firmanın yük üzerinde korunabilir bir menfaati bulunmadığından, haksız yere davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödeme yapmasından bahisle halefiyet hakkı gereğince davalıya rücu edebilecek yasal hakkı bulunmadığını, davacı tarafın işbu taşımada iddia edilen hasardan zarar görenin sigortalısı olduğunu ve sigortalısının zarara uğradığı hususlarını yazılı delille kanıtlayamadığı için aktif husumet ehliyetini haiz olmadığını, dolayısıyla, işbu davanın aktif husumet ehliyeti eksikliği nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyada mübrez ekspertiz raporunda hasar tarihinin 16.06.2021 olduğu iddia edildiğini, davanın 28.12.2022 tarihinde açıldığını, bu sebeple davanın zaman aşımı yönünden usulden reddini talep ettiklerini, hasardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, yükün araç içine yüklenmesi ve istiflenmesinin tamamen gönderici firma sorumluluğunda olduğunu, davacı gönderici tarafından ambalajlama ve paketleme sonucu ve sonrasında da araca yüklenen emtiada hasar meydana gelmişse bundan ancak gönderici firmanın sorumlu olacağı, sürücü beyanından açıkça anlaşılacağı üzere nakliye esnasında hiçbir olumsuzluk yaşanmadığını, tam askine istifleme ve sabitlemedeki hatadan dolayı iddia olunan hasar meydana geldiği, ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere ürünün yanlarının boş olmasından dolayı hareket esnasında suntaların kırıldığını, ayrıca ---------- kadar yapılan taşımada ufak tefek sarsıntıların olabileceğinin de tahmin edilebilen bir durum olduğunu, yükün kötü ambalajlanması ve paketlemesi, yanlış yüklenmesi sonucu oluşan hasar nedeniyle davalı şirkete kusur atfedilemeyeceğini, davacı tarafın talebinin fahiş olduğunu, ekspertiz raporunda sovtaj araştırmasının yürütüldüğü ancak olumlu sonuç alınamadığını, bu halde davacının kendi takdirinde sovtaj bedelini düşmediğini, sovtaj bedelinin hesaplanarak talep edilen tutardan düşülmesinin gerektiğini, hiçbir şekilde müvekkili şirketin sorumluluğunu ve davacının rücu edebileceği herhangi bir tazminat bulunduğunu kabul ettikleri anlamına gelmemek kaydıyla, taşıyıcının taşıma sırasında taşınan emtiada meydana gelen hasardan sorumluluğu CMR Konvansiyonu madde 23 ve devamı maddelerinde sınırlandırıldığını, işbu sebeple davacının CMR Konvansiyonu madde 23 ve devamı maddelerinde yer alan sınırlı sorumluluk miktarının üzerindeki fazlaya ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini, somut durum ile davacının sigortalısına ödediği fahiş bedel göz önünde bulundurulduğunda, sigortacının müşterisi ile ticari ilişkisini bozmamak için bir takım alacak kalemleri adı altında gerçek zarar harici fazla ödeme yapmış olduğu izlenimini uyandırdığını, hasar bildirimi CMR Konvansiyonu uyarınca yasal süresi içerisinde gerçekleştirilmemiş olmakla usulüne uygun olarak yapılmadığını, meydana geldiği iddia edilen hasara ilişkin taşıma senedinde hiçbir surette hasar şerhi düşülmediğini, faizin CMR Konvansiyonuna uygun olarak talep edilebileceğini, işbu taşımada taşıyan CMR’de düzenlenen taşıyanın sınırlı sorumluluğuna tabi olduğunu, netice olarak, ---- teslim şekli belirlenen işbu taşımada, emtia boşaltma yerine vardığında satıcının zarara katlanma yükümlülüğü ortadan kalkmış olduğundan dava dışı sigortalının zarara katlanma yükümlülüğünün bulunmadığı ve dolayısıyla davacı sigorta şirketinin taşıyana rücu edebilecek hukuk nezdinde korunabilir bir halefiyet hakkının bulunmadığı işbu davada, davacı tarafın ziya/hasar/zarar iddiasının dosya kapsamında bulunan yazılı deliller nezdinde gerçeklikle örtüşmediğini ve bu kapsamda davacının iddialarının reddinin gerektiğini, açıklanan nedenlerle; davanın aktif husumet itirazlarımız nedeniyle usulden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın herhalde esastan reddine, davacı aleyhine %20 oranından az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; ------ şeklinin geçerli olduğu davaya konu taşımada davacı tarafın sigortalısı/satıcı firmanın yük üzerinde korunabilir bir menfaati bulunmadığından, haksız yere davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödeme yapmasından bahisle halefiyet hakkı gereğince davalıya rücu edebilecek yasal hakkı bulunmadığını, davacı tarafın işbu taşımada iddia edilen hasardan zarar görenin sigortalısı olduğunu ve sigortalısının zarara uğradığı hususlarını yazılı delille kanıtlayamadığı için aktif husumet ehliyetini haiz olmadığını, dolayısıyla, işbu davanın aktif husumet ehliyeti eksikliği nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyada mübrez ekspertiz raporunda hasar tarihinin 16.06.2021 olduğu iddia edildiğini, davanın 28.12.2022 tarihinde açıldığını, bu sebeple davanın zaman aşımı yönünden usulden reddini talep ettiklerini, hasardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, yükün araç içine yüklenmesi ve istiflenmesinin tamamen gönderici firma sorumluluğunda olduğunu, davacı gönderici tarafından ambalajlama ve paketleme sonucu ve sonrasında da araca yüklenen emtiada hasar meydana gelmişse bundan ancak gönderici firmanın sorumlu olacağı, sürücü beyanından açıkça anlaşılacağı üzere nakliye esnasında hiçbir olumsuzluk yaşanmadığını, tam askine istifleme ve sabitlemedeki hatadan dolayı iddia olunan hasar meydana geldiği, ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere ürünün yanlarının boş olmasından dolayı hareket esnasında suntaların kırıldığını, ayrıca --------- kadar yapılan taşımada ufak tefek sarsıntıların olabileceğinin de tahmin edilebilen bir durum olduğunu, yükün kötü ambalajlanması ve paketlemesi, yanlış yüklenmesi sonucu oluşan hasar nedeniyle davalı şirkete kusur atfedilemeyeceğini, davacı tarafın talebinin fahiş olduğunu, ekspertiz raporunda sovtaj araştırmasının yürütüldüğü ancak olumlu sonuç alınamadığını, bu halde davacının kendi takdirinde sovtaj bedelini düşmediğini, sovtaj bedelinin hesaplanarak talep edilen tutardan düşülmesinin gerektiğini, hiçbir şekilde müvekkili şirketin sorumluluğunu ve davacının rücu edebileceği herhangi bir tazminat bulunduğunu kabul ettikleri anlamına gelmemek kaydıyla, taşıyıcının taşıma sırasında taşınan emtiada meydana gelen hasardan sorumluluğu CMR Konvansiyonu madde 23 ve devamı maddelerinde sınırlandırıldığını, işbu sebeple davacının CMR Konvansiyonu madde 23 ve devamı maddelerinde yer alan sınırlı sorumluluk miktarının üzerindeki fazlaya ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini, somut durum ile davacının sigortalısına ödediği fahiş bedel göz önünde bulundurulduğunda, sigortacının müşterisi ile ticari ilişkisini bozmamak için bir takım alacak kalemleri adı altında gerçek zarar harici fazla ödeme yapmış olduğu izlenimini uyandırdığını, hasar bildirimi CMR Konvansiyonu uyarınca yasal süresi içerisinde gerçekleştirilmemiş olmakla usulüne uygun olarak yapılmadığını, meydana geldiği iddia edilen hasara ilişkin taşıma senedinde hiçbir surette hasar şerhi düşülmediğini, faizin CMR Konvansiyonuna uygun olarak talep edilebileceğini, işbu taşımada taşıyan CMR’de düzenlenen taşıyanın sınırlı sorumluluğuna tabi olduğunu, netice olarak, -------- teslim şekli belirlenen işbu taşımada, emtia boşaltma yerine vardığında satıcının zarara katlanma yükümlülüğü ortadan kalkmış olduğundan dava dışı sigortalının zarara katlanma yükümlülüğünün bulunmadığı ve dolayısıyla davacı sigorta şirketinin taşıyana rücu edebilecek hukuk nezdinde korunabilir bir halefiyet hakkının bulunmadığı işbu davada, davacı tarafın ziya/hasar/zarar iddiasının dosya kapsamında bulunan yazılı deliller nezdinde gerçeklikle örtüşmediğini ve bu kapsamda davacının iddialarının reddinin gerektiğini, açıklanan nedenlerle; davanın aktif husumet itirazlarımız nedeniyle usulden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın herhalde esastan reddine, davacı aleyhine %20 oranından az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın işbu taşımada iddia edilen hasardan zarar görenin sigortalısı olduğunu ve sigortalısının zarara uğradığı hususlarını yazılı delille kanıtlayamadığı için aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davanın aktif husumet ehliyeti eksikliği nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyada bulunan ekspertiz raporunda hasar tarihinin 16.06.2021 olduğunun iddia edildiğini, davanın ise 28.12.2022 tarihinde açıldığını, bu sebeple davanın zamanaşımı def’inin nazara alınarak usulden reddini talep ettiklerini, hasardan müvekkilinin sigortalısının sorumlu olmadığını, yükün araç içine yüklenmesi ve istiflenmesinin tamamen gönderici firma sorumluluğunda gerçekleştiğini, sürücü beyanından da açıkça anlaşılacağı üzere nakliye esnasında hiçbir olumsuzluk yaşanmadığını, tam askine istifleme ve sabitlemedeki hatadan dolayı iddia olunan hasar meydana geldiğini, ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere ürünün yanlarının boş olmasından dolayı hareket esnasında suntaların kırıldığını,---------- kadar yapılan taşımada ufak tefek sarsıntıların olabileceği de tahmin edilebilen bir durum olduğunu, göndericinin bu tarz olağan durumları dikkate alarak yükleme ve istifleme yapması beklendiğini, yükün kötü ambalajlanmasının ve paketlemesinin yanlış yüklenmesi sonucu oluşan hasar nedeniyle müvekkili şirkete veya sigortalısı taşıyana kusur atfedilemeyeceğini, malın ambalajlanması da, yükün yüklenmesi de tamamen gönderici firma tarafından yapılmış olduğundan müvekkil şirkete veya sigortalısına hiçbir şekilde sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacı tarafın talebinin fahiş tutarda olduğunu, ekspertiz raporunda sovtaj araştırmasının yürütüldüğü ancak olumlu sonuç alınamadığının belirtildiğini, bu halde davacının kendi takdirinde sovtaj bedelini düşmediğinin açık olduğu, sovtaj bedelinin hesaplanarak talep edilen tutardan düşülmesi zaruri olduğunu, hiçbir şekilde müvekkili şirketin sorumluluğunu ve davacının rücu edebileceği herhangi bir tazminat bulunduğunu kabul ettikleri anlamına gelmemek kaydıyla, taşıyıcının taşıma sırasında taşınan emtiada meydana gelen hasardan sorumluluğunun CMR Konvansiyonu madde 23 ve devamı maddelerinde sınırlandırıldığını, işbu sebeple davacının CMR Konvansiyonu madde 23 ve devamı maddelerinde yer alan sınırlı sorumluluk miktarının üzerindeki fazlaya ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini, somut durum ile davacının sigortalısına ödediği fahiş bedel göz önünde bulundurulduğunda, sigortacının müşterisi ile ticari ilişkisini bozmamak için bir takım alacak kalemleri adı altında gerçek zarar harici fazla ödeme yapmış olduğu izlenimini uyandırdığını, hasar bildirimi CMR Konvansiyonu uyarınca yasal süresi içerisinde gerçekleştirilmemiş olmakla usulüne uygun olarak yapılmadığını, meydana geldiği iddia edilen hasara ilişkin taşıma senedinde hasar şerhi düşülmediğini, faizin CMR Konvansiyonuna uygun olarak talep edilebileceğini, işbu taşımada taşıyanın veya sigortacısının CMR’de düzenlenen taşıyanın sınırlı sorumluluğuna tabi olduğunu, açıklanan nedenlerle; davanın aktif husumet itirazlarımız nedeniyle usulden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın herhalde esastan reddine, davacı aleyhine %20 oranından az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettikleri görüldü.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davacının sigortalısı dava dışı şirketin ihraç ettiği malların taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına ödediği bedelin davalı taşıyıcılar ve sigorta şirketinden rücusu için başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; ilamsız takip yapılmış olması, borçlunun bu takibe itiraz etmesi, itirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara ---- sayılı kararında da değinilmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış----- sayılı İcra Dosyası -----üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, dava konusu poliçe celp edilmiş, ---- davalı şirketlerin sicil bilgileri dosya içerisine alınmış, --- tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.İtirazın iptali istemine konu, ----takip dosyasının incelenmesinde; 30.11.2021 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlularının davalılar olduğu; takibin 8.732,42 EURO asıl alacak, 5,14 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.737,56 EURO alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçlulara 05.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlular ---- ve borçlu ------ tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçeleri sundukları, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 28.12.2022 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 30.503,18-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi heyeti 02.10.2023 tarihli raporunda özetle, "Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun, davacı şirketin emtia nakliyat sigorta poliçesi ile güvence altına aldığı ve sevkiyat sürecinde hasar gören emtiadan dolayı dava dışı gönderen ------- şirketine ödediğini ileri sürdüğü 8.732,42 Euroyu davalı şirketlerden rücuen tazmin talebinin yerinde olup olmadığı ve ne kadarını talep edebileceği noktası üzerinde toplandığının değerlendirildiği, Bir nolu davalı şirketin CMR belgesinde taşıyıcı olarak yer alması, taşıma aracının maliki olması ve navlun faturasını düzenlemesi sebebiyle akdi ve fiili taşıyıcı olarak iki nolu davalı şirket adına davaya cevap dilekçesinin verilmesi ve taşıma sözleşmesinin tarafı olduğunun beyanın dolayı taşıyıcı olarak üç nolu davalının da bir nolu davalının sorumluluk sigortacısı olarak poliçe hükümleri kapsamında olmak üzere tüm davalıların işbu davaya muhatap olabileceklerinin değerlendirildiği; CMR belgesi üzerine 17 palet emtianın ezilme ve deformasyon şeklinde hasarlı olduğuna dair iki adet şerh bulunması ve bunlardan birinin CMR belgesinde acente olarak yer alan ------şirketi olması ve davalıların gümrükten sonra çekici değiştiğini ifade etmesine göre hasarın taşıma süreci içinde ve ---------gümrüğünden çıkmadan önce meydana geldiğini meydana geldiğini gösterdiğinin değerlendirildiği (CMRm.17); Dava doyasındaki iki eksper raporu ve fotoğrafların incelenmesine göre hasarın tek sıra yüklemeye elverişli olarak ambalajlanan emtianın üst üste çift sıra olarak yüklenmesinden kaynaklandığı kanaati oluştuğu, yüklemenin dava dışı gönderen ----- tarafından yapılmasına göre asli kusurun -------- şirketi ile onu halefi davacıya ait olduğu; taşıyıcının yükün ambalajın görünüşe göre durumunu (CMR m.8/1) ve işletme güvenliği açısından (TTK m.863/1) yüklemeyi kontrol etmek zorunda olduğu, dava konusu yüklemenin imalattan yapılmasına göre davalı taşıyıcıların yüklemenin yapılmasından sonra aracın kendilerine teslimi esnasında yükün ve ambalajın görünüşüne göre durumunu kontrol edebilecekleri ve bu nedenle ambalajın üst üste iki sıraya uygun olmadığını (suntaların mukavemeti ve ahşap desteklerin kısalığı v.s.) anlamalarının mümkün olmadığı, ancak yükün havalesi ile -------- duvarı ile paletler arasındaki boşluğun doldurulması gerektiğini anlamaları gerektiği ve dolayısıyla taşıyıcıya % 25-30 oranında kusur takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğunun değerlendirildiği; Dava dosyasındaki iki ek eksper raporunun yöntem ve hesaplama kalemleri arasında bir fark olmadığı, sovtaj imkanının ------- şartlarında bulunmadığının tespit edildiği, iki rapor arasındaki tek farkın sorumluluk sigortacısının yetkilendirmesi sonucu hazırlanan eksperin navlun zararını hesaplamaya dahil etmemesi olduğu, ancak CMR m.23/4 gereği navlun zararlarının sorumluluk sınırına tabi olmaksızın talep edilmesine imkan verdiği ve bu nedenle emtia poliçesi bağlamında hazırlanan poliçeden zarar miktarını esas alarak, örnekleme nevinden davalı taşıyıcılara %25 kusur atfı ile davalıların sorumluluk miktarının (8.732,42x25)/100- 2.183,11 Euro olarak hesaplandığı, davalıların bu miktardan müşterek ve müteselsil olarak sorulu olduklarının değerlendirildiği; Davacının 3095 sayılı Kanunun 4-a maddesi uyarınca faiz talebini talebini yıllık %5 oranını aşmamak (CMR m.27) üzere 3095 sayılı Kanunun 4-a maddesine göre faiz ödenmesi talebi şeklide kabul edilebilir olduğunun değerlendirildiği; davacı Sigorta şirketinin sigortalısına ödeme tarihi ile takip tarihi arasında işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmadığının takdirinin Mahkemede olduğu, Mahkeme tarafından uygun bulunması koşuluna bağlı olarak yukarıda yapılan hesaplamaya göre davacının faiz alacağının 5,53 Euro olduğu ancak talebine uygun olarak 5,14 Euro olabileceğinin değerlendirildiği" yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı sigorta şirketinin emtia nakliyat sigorta poliçesi ile güvence altına aldığı sigortalısı dava dışı ------- taşıması ile taşınması sırasında hasara uğramalarında davalı taşıyıcıların kusurlarının bulunup bulunmadığı, varsa kusur oranlarının ne kadar olduğu, sorumluluk miktarlarının ne kadar olduğu, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı ve bu kapsamda sigortalısına yaptığı ödemeyi davalılardan rücu edip edemeyeceği edebilecek ise miktarı noktasında toplandığı anlaşılmış olup, taşıma uluslararası olduğundan CMR hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.Davalıların zaman aşımı defini ileri sürdükleri görüldüğünden öncelikle bu hususta yapılan değerlendirmede; CMR'nin 32. Maddesi gereğince teslimde hasar nedeniyle açılacak davalarda 1 yıllık zaman aşımı süresi öngörülmüştür. Bu sürenin ise teslim tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Eldeki davada teslim tarihinin ------ olduğu göz önünde bulundurulduğunda takip ile zaman aşımı kesilmiş olduğundan 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır.Davacının aktif husumet ehliyeti yönünden yapılan değerlendirmede; Somut olayda davacı emtia sigorta poliçesi kapsamında ödeme yaptığını ileri sürmektedir. Poliçe hükümlerinin incelemesine göre yürürlük tarihleri ve konusu itibariyle dava konusu taşıma risklerini teminat altına aldığı, istisnalarında bu taşımayı veya bu taşımadaki hasarı kapsam dışında bırakan bir hükme rastlanmadığı görüldüğünden dolayı davacı sigorta şirketinin ödemesinin yürürlükte ve geçerli bir poliçeye dayandığı, dava dosyasındaki 18.10.2021 işlem tarihli dekonta göre davacı --- şirket dava dışı sigortalısı----- para transferi yaparak eksper raporu ile belirlenen poliçe tazminatının ödendiği, diğer taraftan dava dışı sigortalısından ibraname ve temlikname alarak dava dışı ----şirketinin dava konusu hasara ilişkin üçüncü kişiler üzerindeki tüm dava ve talep haklarını devir ve temlik aldığı, davacının sigortalısı ------- teslim şartlı olarak emtianın satışını gerçekleştirdiği, nitekim bir nolu davalı taşıma şirketinin navlun faturası içinde yurtdışı gümrük ücreti açıklaması ile 60,00 Euro tahsil ettiği, ---- teslim koşulunda belirtilen -------kadar tüm taşıma risklerinin davacının dava dışı sigortalısı ----- üzerinde olduğu, bu durumun varış yeri gümrük işlemlerinin tamamlanmasına kadar devam etmekte olduğu, dava dışı sigortalı aynı zamanda satışı vadeli gerçekleştirmiş 04.06.2021 yükleme tarihi ve 16.06.2021 teslim tarihi olan emtianın ödemesinin 01.12.2021 tarihinde olduğu ticari faturadan anlaşıldığı, ayrıca ekper raporunda dava dışı sigortalının hasar bedeli olan 8.732,41 Euro tutarında alıcı lehine credite note düzenlediği ifade edilmekte olduğu, dolayısıyla bu şartlar altında davacının dava dışı sigortalısının dava konusu hasar nedeniyle zarara uğradığı değerlendirildiğinden, sonuç olarak davacı ----- yürürlükte ve geçerli olan bir poliçe kapsamında sigortalısının uğradığı zararı ödemesinden dolayı TTK m.1472 hükmüne göre kanuni halef olarak ve sigortalısının hasar nedeniyle üçüncü kişiler üzerindeki dava ve talep haklarını devralmasından dolayı TBK m.183 hükmüne göre akdi halef olarak işbu davayı açmaya hak kazandığı değerlendirilmiştir.Davalıların pasif husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı yönünden yapılan değerlendirmede;Dava dosyasındaki CMR Belgesi, navlun faturası, araç ruhsatı vb. belgeler bir nolu davalı ---------- şirketinin akdi ve fili taşıyıcı olduğunu ve varma yerine kadar eşyanın teslimi ve yurt dışı gümrüklemesini üstlendiği anlaşılmaktadır. İki nolu davalı ----- şirketinin davayla ilgisi tespit edilememekle birlikte cevap dilekçesinin bu şirket adına verilmesi ve dava konusu taşıma ilişkisinin kabullenilmesi karşısında bu şirketin de taşıyıcı sıfatı bulunduğu kanaati hasıl olmaktadır.Üç nolu davalı ---- bir nolu davalı --- şirketinin sorumluluk sigortacısı olarak kendi poliçesi kapsamında işbu davanın kendisine yöneltilmesini mümkün olduğu değerlendirilmektedir.Sonuç olarak bir ve iki nolu davalı şirketlerin taşıyıcı olarak üç nolu davalının da sorumluluk sigortacısı olarak poliçe hükümleri kapsamında hasardan sorumlu olabilecekleri anlaşılmıştır.Hasar, kusur ve sorumluluk miktarı yönünden yapılan değerlendirmede; denetime açık ve dosya muhteviyatı ile uyumlu olduğundan hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere;CMR belgesi üzerine 17 palet emtianın ezilme ve deformasyon şeklinde hasarlı olduğuna dair iki adet şerh bulunması hasarın taşıma süreci içinde meydana geldiğini göstermektedir. Öte yandan CMR belgesi üzerindeki şerhler incelendiğinde bunların; gümrükten sonra dorsenin çekicisi değişerek alıcının adresine gittiğinin davalılar tarafından ifade edilmesi ve şerh sahiplerinden biri olan -----şirketinin CMR belgesi üzerinde acente olarak yer alması, hasarın varış yeri gümrüğünden ve çekici değiminden önce meydana geldiğini göstermektedir. Zira davalı taşıyıcıların acentesi olan --------- kendisine bir sorumluluk gelmemesi için çekici değişimi sırasında bu şerhi düşmüş görünmektedir.Dava dosyasındaki iki eksper raporunun incelemesi ve irdelemesi ile fotoğrafların bilirkişi tarafından değerlendirilmesi sonucu hasarın tek sıra yüklemeye mukavemet edebilecek ambalajın üst üste iki sıra olarak yüklenmesinden ve paletler ile --------duvarı arasındaki boşlukların doldurulmamasından kaynaklandığı sonucuna varılmış, ahşap desteklerin kısa ve suntaların incelenmesi yan faktör olduğu belirtilmiştir. Ek sıra olarak yüklenmiş olması halinde bu zararın meydana gelemeyeceği varsayımında, paketlemenin tek sıra yüklenmek üzere hazırlandığı ancak araç üzerine üst üste iki sıra olarak yüklendiği anlaşılmış, öte yandan tek sıra yüklemede yükün havalesi düşük olacağı için sadece palet üzerine sabitlemenin yeterli olacağı ve ---- duvar ile paletler arasındaki boşlukların doldurulması da gerekmediği bildirilmiştir.Yüklemenin sigortalı gönderen tarafından yapıldığı her iki eksper raporunda da ifade edilmesine göre asli yönden kusurun sigortalı gönderen ------ şirketi ve onun halefi olan davacıya ait olduğu, taşıyıcının ise yükün ve ambalajının görünüşüne göre durumunu (CMR m.8/1) ve işletme güvenliği açısından denetlemekle yükümlü olduğu, dava konusu olayda imalat yerinden yükleme yapıldığı ve muhtemelen araç şoförünün yüklemeden sonra aracı teslim alırken denetleme yaptığı/yapabileceği de nazara alındığında yükün ve ambalajının durumunu ancak görünüşüne göre kontrol edebileceği/edebildiği kanaati bildirilmiş, görünüşe göre kontrolde suntaların mukavemeti ve ahşap desteklerin kısalığı anlaşılamayacağından ancak paletlerin üst üste havaleli olduğu ve paletler ile --------duvarı arasındaki boşluklar fark edilebileceğinden bu nedenle tali yönden kusurlu olan taşıyıcıya % 25-30 oranına kusur verilmesin mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiş, bilirkişi tarafından bildirilen kusurlar nedeniyle davalıların kusur oranının %25 olduğu kanaatine varılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından talep edilen tazminat miktarının doğru olduğu davalıların sorumluluk miktarı nazara alınarak talep edilebilecek tazminatın 2183,11 EURO olduğu anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İcra inkar tazminatı yönünden; İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.Kötüniyet tazminatı yönünden; İ.İ.K’nin 67/2. maddesinde itirazın iptali davasında alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceği hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca borçlu davalı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davacı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması şarttır.
Eldeki davada, alacak likit olmadığından icra inkar ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kısmen kabulü ile;
-
Davalıların . . . . . . . . sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın kısmen iptali ile takibe 2.183,11 Euro asıl alacak ve 5,14 Euro işlemiş faizi üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına,
-
İcra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı taleplerinin şartları oluşmadığından ayrı ayrı reddine,
-
Alınması gerekli karar harcı 2.983,65. TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.354,62. TL harcın mahsubu ile bakiye 629,03. TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafça yatırılan 2.354,62. TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 80,70. TL başvuru harcı, 155. TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.000,00. TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.235,70. TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1.561,68. TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.600,00. TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 400,71. TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, kalan 1.199,29. TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00. TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Davanın reddedilen kısmı için davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 20.916,19. TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 01/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12