İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/953 E. 2024/666 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/953
2024/666
18 Temmuz 2024
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/953 Esas
KARAR NO:2024/666
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/11/2022
KARAR TARİHİ: 18/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili şirket arasında yapılan anlaşma gereğince, davalı şirket müvekkili şirketin ihtiyaç duyduğu işçiyi temin etmiş ve temin etmiş olduğu işçilerle müvekkili şirkete hizmet verdiğini, yapılan anlaşmaya göre davalı şirket vermiş olduğu bu hizmetin karşılığında o ay ki çalıştırdığı işçilerin ücret, fazla mesai, ---- primi ve vergisinin toplamı üzerine %7 hizmet bedeli ilave ederek müvekkili şirkete fatura edeceğini, Davalı şirkete ait işçilerin yemek, yol giderleri ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin alacaklarının ise davalı şirkete ait olduğunu, davalı şirketin bu kalemleri, düzenleyeceğifaturadan dışlayacağını, ancak davalı şirket, çalışılmış olan süre boyunca, faturadan dışlaması gereken, yemek, yol bedelleri ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin bedellerini de,
düzenlediği aylık faturalara ekleyerek hatalı bir şekilde fatura düzenlediği, müvekkili şirketin muhasebe birimi de hatalı düzenlenmiş olan bu faturaları sehven ödediğini, davalı taraf müvekkili şirkete düzenlemiş olduğu iş bu hatalı faturalarda hak edilmemiş olmasına rağmen bir aylık çalışması olan bir işçi için dahi, aylık kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacağı hesabı yaparak müvekkili şirkete fatura ettiğini,
bir süre sonra hayatın olağan akışına da aykırı olan bu durumun farkına varılması üzerine, davalı şirketle görüşüldüğü ve davalı şirketin de bu durumu kabul ederek 2021 yılı Haziran ayı ve sonraki aylarda faturalarda düzeltmeye gittiği ve bu kalemleri faturalardan dışladığını, bu hususa ilişkin bazı mail yazışmalarının ekte sunulduğunu, tüm bu hususların, taraflar arasındaki mail, whatsapp yazışmalarından ve dinletilecek olan tanık anlatımlarınca da açıkça görüleceğini, yine durumun fark edilmesine kadarki dönemde, davalı şirketin hak edilmeyen, yemek, yol bedeli ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin alacaklarını faturaya dahil edip, bu toplam üzerinden %7 hizmet bedeli farkı alarak fatura ettiği içinde müvekkili şirketten haksız kazanç elde ettiğini, şöyle ki faturaya eklenmemesi gereken bu kalemler faturaya dahil edilince toplam bedelin de haksız olarak arttığı ve haksız olarak artan toplam bu bedel üzerinden de %7 hizmet bedeli uygulanarakfaturadüzenlendiği içinde müvekkili şirketin, aynı faturada ikinci kez zarara uğratıldığını, davalı yapılan görüşmelerde süreç içerisinde elde ettiği bu haksız kazancı iade edeceğini söylese de bu iadeyi de yapmadığını, dolayısıyla, yukarıda belirtilen ve iade edileceği hususunda mutabık kalınan kısımlarla ilgili olarak müvekkili şirket tarafından takibe konu ---- bedelli fatura düzenlenerek, davalıya gönderildiği, ancak davalı tarafın bu faturayı ödemediğini, bunun üzerine ---- dosyası ile takibin başlatıldığını, ancak davalı tarafça bu icra takibine haksız olarak itiraz edildiğinden takibin durdurulduğunu, davalı tarafın söz konusu takibe itiraz ederek sebepsiz yere ve kötü niyetli olarak takibin durmasına sebep olduğunu, davalı şirketin ---- dosyasındaki icra takibine haksız itirazı neticesinde itirazın iptali davası açılmadan edilmeden önce, dava şartı zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığı ve yapılan dava şartı arabuluculuk toplantısının da anlaşmamaolaraksonuçlandığını, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı borçlunun icra dosyasına haksız itirazının iptali ile takibin 28.566,45 TL üzerinden fatura tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile devamına ve %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin insan kaynakları işi yaptığı, firmalara personel tedarik ve gemi temizlik işleri hizmeti verdiğini, bu doğrultuda müvekkili davacı şirkete aralarında imzalanan hizmet sözleşmesi uyarınca personel tedarik ettiği, tedarik edilen personellere ilişkin faturalar düzenlediği, bu faturaların da davacı şirkete elektronik ortamda ve mail ortamında gönderildiğini, buna paralel olarak müvekkilinin davacı borçluya personel tedarik hizmetine ilişkin olarak; ---- fatura numaralı 26.767,95 TL, faturaya istinaden ---- fatura numaralı 26.767,95 TL.lık faturaya istinaden 06.09.2021 tarihinde 14.048,66 TL, 07.09.2021 tarihinde 1.797,68 TL ödeme yapılarak geriye 10.921,61 TL bakiye alacak kaldığını) ---- fatura numaralı faturaya istinaden 3.670,25 TL, ----- fatura numaralı faturaya istinaden 3.879,22 TL, ---- fatura numaralı faturaya istinaden 8.024,45 TL olmak üzere toplam 36.495,53 TL alacağı olup, 4 farklı fatura düzenlendiğini,
Söz konusu faturalardan önce de 2020 yılından itibaren davacının hizmet alımlarına ilişkin faturalar düzenlenmiş olup, davacı şirket tarafından dava konusu haricindeki diğer faturaların ödemesinin yapıldığını, Davacı şirket tarafından alınan hizmetlerinin fatura karşılığının süresinde
ödenmediği, bunun üzerine davacıyla ödeme yapılması hususunda iletişime geçildiği fakat tüm iyi niyetli çabaları sonuçsuz kalmış olmakla müvekkilinin alacağının tahsili için davacı hakkında----dosyasından icra takibine girişildiğini, bu hizmet alımından kaynaklı olarak yapılan icra takibi sonucunda toplam Kdvdahil 36.495,53 TL müvekkilinin alacağının doğduğunu, Söz konusu takibe davacı vekili süresinde borca itiraz ederek sebepsiz yere ve kötü niyetli olarak takibin durmasına sebep olduğunu, müvekkilinin ticari defterleri de incelendiğinde görüleceğini ki müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, işbu nedenle davalının icra takibine yapmış olduğu haksız itirazının iptali ile takibin 36.495,53 TL üzerinden devamına ayrıca %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi için---sayılı dosyasıyla dava açıldığını, Dava dilekçesinde belirtilen hususların hiçbirini kabul etmediklerini, davacı tarafa imzalanan hizmet sözleşmesi uyarınca fatura tanzim edildiğini, işbu faturaların davacı şirket tarafından onaylandığını, müvekkili şirket tarafından düzenlenen faturaların hizmet sözleşmesine uygun olarak düzenlendiğini, davacının söz konusu bedelleri ödememek için haksız olarak itirazda bulunduğunu, davacı tarafından müvekkiline neredeyse aylar sonra iade edilen faturaların ise kötü niyetli olduğunu, Taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin 3.maddesinin 1 nolu kararı aşağıdaki gibi olup, müvekkili tarafından sözleşmeye uygun şekilde fatura tanzim edilidğini, davacı tarafından aradan geçen uzun zaman diliminde onaylanan kabul edilen faturaların, davacı tarafından firmanın iç değişiklik yaşaması sebebiyle sanki onaylanmamış gibi gösterilmeye çalışıldığını, Tüm bu nedenlerle; müvekkili şirket aleyhinde açılan davanın reddine, dava değerinin yüzde 20’den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir. Davacı, davalı ile aralarında personel temini hususunda ticari ilişki bulunduğunu, davalının personel temini kapsamında gerekli hizmeti sağladığı ancak sözleşmeye göre fazla faturalandırma yaptığını, davacı tarafça bu durumun sonradan fark edilmesi sebebiyle sehven fazla ödemelerde bulunulduğunu, davalıya iade faturası kesildiğini, sözleşmeye aykırı olarak fazla ödenen bedelin iadesine yönelik fatura alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,----- sayılı İcra Dosyası --- üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş,----kayıtları celp edilmiş, ----tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, 24.04.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyetinin 24.04.2024 tarihli raporu nda özetle, "...Davacı ve davalı şirketler tarafından ibraz edilen 2021 yılı ticari defterlerinin açılış-kapanış tasdiklerinin,Yevmiye ve Defter-i Kebir E-Beratlarının oluşturma tarihlerinin süresi içerisinde olduğu, kayıtlarının düzenli ve muhasebe ilkelerine uygun bulunması nedeniyle tarafların ticari defter kayıtlarının lehine kesin delil vasfının bulunduğunun Sayın Mahkemenizin takdirlerinde olduğu, Davalı--- davacı----imzalandığı, Davanın konusunun davacı tarafından davalı adına tanzim edilmiş ---- faturadan kaynaklı alacakla ilgili olduğu, Taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden ve davacının talebi ile bağlı kalınarak Haziran 2021 dönemine kadar olan faturalara konu personel maliyetleri incelendiğinde kıdem/ihbar/yıllık izin yönünden personel maliyeti 16.632,46-TL, davalının yüzdesi 1.164,27-TL, toplam birim bedel 17.796,73-TL olarak hesaplandığı, sözleşme uyarınca kıdem/ihbar/yıllık izin paylarının ayrıca tahsil edileceğine dair hüküm bulunduğu, ancak bu tutarlara %7 eklenipeklenmeyeceğinin sözleşmeden somut olarak anlaşılamadığı, bu alacakların feshe bağlı olduğu, işçiyönünden doğması için iş ilişkisinin sona ermesi gerektiği, bu husus hukuki nitelendirme gerektirdiğinden son takdir ve değerlendirmenin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, Davacı şirketin icra takip tarihi öncesinde işlemiş faiz talebinde bulunmadığı, Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Taraflar arasında işçi teminine ilişkin sözleşme yapıldığı ve dava konusu faturalara konu hizmetin verildiği hususu yanlar arasında çekişmesiz olup anılan hususlar tarafların kabulündedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık faturalandırma işleminin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olup olmadığı, davalının fazladan faturalandırma yapıp yapmadığı, davacının iade faturası kapsamında talebinin yerinde olup olmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır. Bu sebeple dosya kapsamında SMM tarafından faturaların varlığı veya yokluğuna ilişkin tespitlere itibar edilmemiştir.Taraflar arasındaki---- hizmet sözleşmesinin 3. maddesinde fiyatlandırmaya ilişkin hususlar kararlaştırılmış olup ;
-Fiyatlandırmanın hizmet alınan her ay için ayrı ayrı yapılacağı,
-Çalışma yapılan ve bu çalışmaların puantajlar ile kayıt altına alındığı günler dışında hizmet bedeli tahakkuku yapılmayacağı,
-
Hizmet bedelinin toplam işçilik maliyetinin %7'si olarak belirlendiği,
-
İstihdam edilen personelin yasal hakları olan kıdem, ihbar, yıllık izin tutarlarının da ayrıca tahsil edileceği, personelin bu haklara hak kazanamaması halinde söz konusu tutarların yüklenicide kalacağı, şirkete herhangi bir iadenin söz konusu olamayacağı, personelin bu haklara hak kazanması halinde personele yüklenici tarafından ödeme yapılacağı
-Personelin yemeğinin şirket tarafından karşılanacağı,
------- eğitimlerinin yüklenici tarafından karşılanacağı, işyerinde alınacak iş güvenliğitedbirlerinin şirket tarafından karşılanacağı,
-Personelin ulaşım/servis ihtiyaçlarının şirket sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.Taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin 3. maddesi incelendiğinde hizmet bedelinin, toplam işçilik maliyetinin %7’si olarak kararlaştırıldığı; işçilerin kıdem, ihbar ve yıllık izin ücretlerinin ayrıca tahsil edileceği ve işçilerin kıdem, ihbar ve yıllık izin ücreti vb. yasal haklara hak kazanamaması halinde davalı yüklenicinin bu bedellere ilişkin davacıdan herhangi bir talepte bulunamayacağı; işçilerin -------eğitimlerinin ise, davalı yüklenici tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığı görülmüştür. Mahkememizce sözleşmenin yorumlanmasında işçilere ödenen kıdem, ihbar ve yıllık izin ücretlerinin de %7’si oranında davalı yüklenicinin hizmet bedeline hak kazanacağı kanaatine varılmıştır. Zira sözleşmede, bu bedellerin ayrıca tahsil edileceği ve işçilerin yasal haklara hak kazanamaması halinde bu bedeller yönünden talepte bulunulamayacağı kararlaştırılmış olup aksi yöndeki davacı itirazlarına itibar edilmemiştir. Mahkememizce dava konusu faturaların taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak faturalandırılıp faturalandırılmadığının tespiti için dosya alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, mahkememizce sözleşmenin 3. maddesinin yorumlanmasında işçilerin kıdem, ihbar ve yıllık izin ücretleri ile bu ücretlerin %7’si oranındaki meblağa davalının hak kazanacağına kanaat getirildiğinden davacının iade faturası taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmış, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
İtirazın iptali davalarında davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için davacı/alacaklının takip yapmakta haksız ve alacaklının kötüniyetli olması şarttır. ------Eldeki dava yönünden davalı/borçlu tarafından davacı/alacaklının kötüniyetli olduğu ispat edilemediği (uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşmenin yorumlanmasından kaynaklandığı) anlaşıldığından, davalı/borçlunun şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıdağ açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine,
-
Alınması gerekli karar harcı 427,60. TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 487,85. TL harcın mahsubu ile artan 60,25. TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.560,00. TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00. TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde----------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01