SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/253 E. 2024/603 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2017/253

Karar No

2024/603

Karar Tarihi

2 Temmuz 2024

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2017/253 ESAS

KARAR NO:2024/603

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:02.03.2017

KARAR TARİHİ:02.07.2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında ----- sayılı dosyası ile ---- asıl alacak ve 892,92-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 579.912,82-TL alacak için ilamsız takip başlatıldığını, icra dosyasından çıkarılan ödeme emrinin 12.01.2016 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı vekilinin 18.01.2016 tarihli itiraz dilekçesiyle icra müdürlüğünün yetkisine, borcun tamamına, işlemiş faize ve ferilerine itiraz ettiğini, davalının icra dairesinin yetkisine yaptığı itirazının yersiz olduğunu, taraflar arasında 23.10.2014 tarihinde imzalanan sözleşmenin 24. maddesinde açıkça “işbu sözleşmeden kaynaklanan ihtilaflarda ---------- Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olacağının kabul edildiğini ayrıca davalının borcunun götürülecek borçlardan olduğunu, TBK 89/1 bendinde “ para borçlarının, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde” ifa edileceğinin düzenlendiğini, yerleşik Yargıtay kararlarında da para alacağı söz konusu ise, alacaklının ikametgahındaki mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olacağının kabul edilmekte olduğunu, teslim alan imzasının davalıya ait olması halinde taraflar arasında satış ilişkisinin bulunduğunun kabulünün gerekeceğini, taraflar arasında 23.10.2014 tarihinde 2015 yılına ilişkin olarak sözleşme imzalandığını, davacının sözleşme gereğince davalıya muhtelif tarih ve bedelli çeklerle 3.000.000-TL ön ödeme yaptığını ve davalı ile sözleşmeyi ihlal etmiş olsa da zorunlu olarak 2015 yaz sezonunda çalışıldığını, davacı tarafından yapılan ön ödemeye istinaden davalıya verilen çeklerden Ekim ayındaki 500.000,00-TL bedelli çekin sözleşmenin 7.b maddesi gereğince davalı tarafından davacıya iade edildiğini ancak davacı tarafından yapılan 3.000.000-TL ön ödemenin davalının sözleşmeyi ihlal etmesinin de etkisi ile davalının otelinde konaklattırılan müşterilerin fiili konaklama bedelleri ile eritilemediğini ve sezon sonunda (31.10.2015 tarihinde) davacının, davalıdan 579.079,90-TL alacağı kaldığını, davalı ile yapılan görüşmelerde davalı tarafından da iade edileceği kabul edilmesine rağmen davalının, davacıya alacağını ödemediğini, davacının sözleşme gereğince davalıya yaptığı ön ödemeden sözleşme süresi boyunca davalıya ait tesiste fiilen konaklayan müşterilerin konaklama bedelleri ile eritilemeyen ve eritilemediği için de davalının uhdesinde kalan 579.079,90-TL'nin sözleşmenin sona ermesinin üzerinden iki ay gibi bir süre geçmesine rağmen davacıya iade edilememesi üzerine ---- tarihinde davalıya ihtarnamenin gönderildiğini ve işbu ihtarnamenin ---- tarihinde davalıya tebliğ edildiğini fakat davalının ödeme yapmadığını, bunun üzerine -----sayılı dosyası ile ---- tarihinde, ----- asıl alacak ve davalının temerrüde düştüğü ------tarihinden -------- takip tarihine kadar işlemiş 892,92-TL faiz olmak üzere toplam 579.9312,82-TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, davalı hakkında başlatılan takipten sonra ve ödeme emrinin tebliği üzerine --- tarihinde davacının hesabına haricen 500.000,00-TL yatırdığını, davalının hakkında başlatılan takipten sonra ve ödeme emrinin tebliği üzerine 500.000,00-TL. kısmi ödeme yapmış olmasına rağmen 18.01.2016 tarihli itiraz dilekçesiyle icra müdürlüğünün yetkisine, borcun tamamına, işlemiş faize ve borcun fer'ilerine itiraz ettiğini, davalının bir taraftan takipten ve ödeme emrinin tebliğinden sonra davacıya haricen ödeme yaparken diğer taraftan icra takibine konu borcun tamamına itiraz etmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, ödeme yaptığı miktara ilişkin olarak dahi icra masraflarından ve vekalet ücretinden kaçmaya çalıştığının açık bir göstergesi olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince karşılıklı düzenlenen faturalara, e-mail yazışmalarına ve muhasebe kayıtlarına göre davacının davalıdan alacaklı olduğunun sabit olmasına ve hatta davalı da kısmen de olsa, borcunu kabul ederek, takipten sonra haricen ve kısmen 500.000,00-TL ödeme yapmış olmasına rağmen takipteki alacağın tamamına itiraz ettiğini belirtmiş ve davanın kabulü ile icra takibinden sonra ödeme emrinin tebliği üzerine davalının kendisine göre belirleyip ödenen miktar yönünden asıl alacaktan kalanı bakiye 60.106,51-TL'nin davalının takipteki asıl alacaktan, kendisine göre belirleyip haricen ödediği 500.000,00-TL''sinin mahsubundan sonra kalan ve davalı tarafından itiraz edilen bakiye 79.079,90-TL asıl alacak ve işbu asıl alacağın ferileri toplamı 5.301,96-TL olmak üzere dosya kapak hesabından kalan toplam bakiye 144.488,37-TL. için takibin devamını, davalının itirazı haksız ve kötü niyetli olduğu için, itiraz edilen takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafından icra takibine 18.01.2016 tarihinde itiraz edildiğini, davacının işbu davayı 02.03.2017 tarihinde açtığını, somut olayda İİK Madde 67'deki hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın reddinin gerektiğini, davalının borcu kısmen kabul etmediğini ya da haricen icra borcunu ödemediğini, davalı tarafından yapılan ödemenin taraflar arasındaki sulh görüşmelerine binaen ve icra takibi henüz kendilerine tebliğ edilmeden önce yapıldığını, işbu takibin hakkın suistimal edilmesi olduğunu, kötü niyetli olduklarmı, davacının 29.12.2015 tarihli ihtarından sonra davacıya ---------tarihinde ihtarname gönderildiğini, bu ihtarda davacıya tüm iade ödemelerinin yapıldığı ancak son talep edilen miktarın kendilerinde karşılığı olmadığı, bu nedenle gerekli mutabakat ve sulhun yapılabilmesi için davacı yetkilileri ile iyiniyet esasına göre görüşmek istediklerini, bu ihtar üzerine davacı yetkilileri ile sulh görüşmeleri yapıldığını ve sulh iradesi ile 500.000,00-TL'lik ön ödemenin iadesi konusunda mutabık kaldıklarını, davalının bu mutabakata istinaden 500.000,00-TL'yi ödedikten sonra huzurdaki icra takibinin açıldığını öğrendiklerini, bu ödemenin henüz icra takibini öğrenmeden önce mutabakat görüşmelerine istinaden sulh saiki ile yapıldığını, harici icra ödemesi olmadığını, sözleşmeye göre davacının sözleşme süresi için rezerve ettiği odalar için davalıya 3.000.000,00-TL'lik vadeli çek verdiğini, bu çeklerden------- bedelli olanın “dolmadığı takdirde" acenteye iade edileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin 7/c maddesine göre davacının yaptığı ön ödemenin 2.000.000,00-TL'lik kısmı için davalıya ciro garantisi verdiğini, işbu sözleşme ile davalıya ödenecek iadesiz para miktarının en az 2.000.000,00-TL olacağını, davacının her koşulda ve her halükarda müvekkiline ödediği 2.000.000,00-TL'nin iadeye tabi olmayan garanti bir kazanç olduğu kabul ettiğini, bu garanti ödeme miktarının davacının sözleşme uyarınca talep edebileceği iade miktarının da sınırını oluşturduğunu, davalının 3.000.000,00-TL'lik ön ödemenin 500.000,00-TL'lik kısmını çekin iadesi ile ayrıca 500.000,00-TL'lik kısmını da nakden davacıya ödediğini, davalının davacıya toplamda 1.000.000,00-TL ödeme iadesi yaptığını, davalıya ödenen toplam 3.000.000,00-TL'den davalı tarafça geri ödenen 1.000.000,00-TL çıktığında geriye davacının garanti ettiği 2.000.000,00-TL'nin kaldığını, davacının verdiği garanti nedeniyle bu miktarı geri isteyemeyeceğini, takip talebindeki asıl alacağın 80.000,00-TL'lik kısmının haksız olduğunu, bu kısmın davacının garanti ettiği 2.000.000,00-TL'lik kazançtan azalma yaratan haksız bir talep olduğunu belirtmiş ve davanın reddi ile haksız takibin iptalini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; ------- esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili; taraflar arasında 23.10.2014 tarihinde 2015 yılına ilişkin olarak sözleşme imzalandığını, davacının sözleşme gereğince davalıya muhtelif tarih ve bedelli çeklerle 3.000.000-TL ön ödeme yaptığını, davalı sözleşmeyi ihlal etmesine rağmen mecburen 2015 yaz sezonunda davalı ile çalıştıklarını, davacı tarafından yapılan ön ödemeye istinaden davalıya verilen çeklerden Ekim ayındaki 500.000,00-TL bedelli çekin sözleşmenin 7.b maddesi gereğince davalı tarafından davacıya iade edildiğini, ancak davalıya ait tesiste fiilen konaklayan müşterilerin konaklama bedellerine rağmen davacı tarafından yapılan 3.000.000-TL ön ödemenin eritilemediğini ve sezon sonunda (31.10.2015 tarihinde) davalıdan 579.079,90-TL alacaklarının kaldığını, takipten sonra haricen davalının 500.000,00-TL ödemede bulunduğunu, ancak bu ödeme mahsup edildiğinde yine de alacaklı olduklarını beyan ederek takibe yapılan itirazın iptalini istemiştir.Davalı vekili ise; davalı tarafından yapılan ödemenin taraflar arasındaki sulh görüşmelerine binaen ve icra takibi henüz kendilerine tebliğ edilmeden önce yapıldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 7/c maddesine göre davacının yaptığı ön ödemenin 2.000.000,00-TL'lik kısmı için davalıya ciro garantisi verdiğini, işbu sözleşme ile davalıya ödenecek iadesiz para miktarının en az 2.000.000,00-TL olacağını, bu nedenle iade edilen 500.000,00-TL'lik çek ve takip kesinleşmeden haricen yapılan ödeme ile borçlarının sona erdiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, taraf şirketlerin cari hesaba konu yıllara ilişkin ----- bağlı oldukları vergi dairelerinden getirtilmiş, icra dosyası celp edilerek incelenmiş, bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlanmıştır.Dava konusu uyuşmazlığın; taraflar arasında imza edilen --------- davalı tarafından ihlal edilip edilmediği, davalının satışları durdurmuş olması ve gösterim yükümlülüklerine aykırı davranmasının bulunup bulunmadığı bu kasamda sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığı, davacının sözleşme ile ödeme garantisi verip vermediği, davalının, davacının tek satıcı iddiası sebebiyle uğradığını iddia ettiği zarardan müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, davalının düzenlemiş olduğu faturaların davacıyla yapılan sözleşmeye istinaden davacıdan talep edip edemeyeceği ve borcundan mahsup edip edemeyeceği, davacının taraflar arasında sulh görüşmesi yapılırken takip başlatmasının Borçlar Kanunu 90.maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, dürüstlük kuralına aykırı davranışın bulunup bulunmadığı, davalının haricen yaptığı ödeme dolayısıyla toplam 60.106,51-TL feri alacak ile bakiye 79.079,90-TL yönünden itirazın iptali ile icra inkar ve kötü niyet tazminatı hüküm koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı görülmüştür.------- sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde; dosyanın alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, davacı alacaklının, 01/01/2016 tarihli cari hesap ekstresine dayalı olarak, 579.079,90-TL asıl alacak ve 832,92-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 579.912,82-TL üzerinden takip başlattığı görülmüştür.Mali Müşavir, Sektör Uzmanı ve Hukukçu bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinin 03/07/2019 tarihli raporunda özetle; "...Davacı şirketin incelenen ticari defterlerine göre 07.01.2016 takip tarihi itibariyle davalıdan 500.659,43-TL tutarınca alacağının raporlandığı, 14.01.2016 tarihi itibariyle 78.994,86-TL tutarınca alacağının raporlandığı ve bu tutarın 31.12.2016 tarihinde verilen sipariş avansları hesabına aktarıldığı görülmüştür. Davacı tarafın takipteki asıl alacak talebi ise 579,079,90 TL'dir... Satışlar davalı tarafından sözleşmeye uygun biçimde kesildiğinden davalının sözleşmeyi ihlal etmediği, davalının satışları sözleşmenin kendisine verdiği yetki çerçevesinde durdurduğu görüldüğünden davalının sözleşmeye aykırı davranmadığı, davacının sözleşmenin 7-c maddesine göre ciro garantisi verdiği, ancak davalının davacıya "hiçbir şekilde ve herhangi bir nedenle konaklamayan misafirlere fatura kesemeyeceği, davacının yaptığı ön ödemenin sadece fiili konaklayan müşteriler için olup sair alacaklara mahsup edilemeyeceğinin kararlaştırıldığı, dolayısıyla davacının sadece konaklayan müşteriler için garanti verdiği, tek satıcılık iddiası ile ilgili bir zarar olmadığı, eğer davacının alacağının varlığı kabul edilirse, davacının sulh görüşmeleri devam ederken TBK m. 90 hükmünce takip başlatmasının kanuna uygun olacağı, TMK m. 2/Il hükmü anlamında dürüstlük kuralı kapsamında çelişkili davranış yasağının ihlali olarak değerlendirilemeyeceği, diğer hususların mahkemenin takdirinde olduğu..." şeklinde kanaat belirttikleri görülmüştür.Mali raporun sadece davacı defterlerinin incelenmesi ile hazırlanması sebebiyle davalının defter ve belgelerinin incelenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdii amacıyla, davalının adres mahkemesine talimat yazılmış; bilirkişinin sadece cari hesap dökümünü yaptığı ve raporun bu şekilde gönderildiği anlaşılmakla; hem talimattan gelen rapor hem de kök rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek nihai bir ek raporun hazırlanması için dosyanın 03/07/2019 tarihli raporu hazırlayan bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir.Bilirkişi heyetinin 22/05/2023 tarihli raporunda özetle; "...davalıya hitaben düzenlediği hepsi 14.01.2016 tarihli olan ---------- tutarındaki faturaların davacı şirketin ticari defterlerinde kayıt altına alındığı görülmesine rağmen, talimatla alınan bilirkişi raporuna göre davalı şirketi ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı belirtilmiştir. Yukarıda detayı verilen faturalar davalı şirkete tebliğ edilmiş olup; davalı şirketin ---------- tarihli ihtarnamesi ekinde yukarıda detayı verilen 4 adet faturayı iade ettiği görülmüştür. Yukarıda detayı verilen faturaların davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesine -------- hizmet alışı olarak ---- bildirilmediği görülmüştür. Bu durumda; davacı tarafın yukarıda detayı verilen 4 adet iade faturasını düzenleme gerekçelerini yazılı deliller ile ispat etmesi gerektiği kanaati edinilmekle birlikte, bu konuda takdir, yorum ve nihai karar Sayın Mahkemenindir. Bu durumda; davacının yukarıda detayı verilen 4 adet iade fatura bedelini isteyebileceği görüşünün Sayın Mahkemece benimsenmesi durumunda; davacının davalıdan 07.01.2016 takip tarihinde tarafların da birbirini teyit eden ticari defterlerine göre 500.000,00 TL tutarınca alacağının bulunduğu, ancak davalı taraf 12.01.2016 tarihinde davacıya 500.000,00 TL ödeme yaptığından, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacağının bulunmadığının söylenebileceği, Sayın Mahkemece davacı tarafın 14.01.2016 tarihli 4 adet fatura bedelini isteyebileceği görüşünün benimsenmesi durumunda; davacı tarafın bu faturaları takipten sonra düzenlediği anlaşıldığından, davacının bu takipte 78.335,43 TL alacağı isteyip isteyemeyeceği ve/veya bu alacağın başka bir takibin konusu olup olmayacağı konusunda takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğunun söylenebileceği kanaati edinilmiştir..." şeklinde kanaat belirttikleri görülmüştür.Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında --------- tarihleri arasında geçerli olmak üzere sözleşme imzalandığı, sözleşmeye göre davalının davacı için -------- odalık kontenjan ayırmayı taahhüt ettiği, davacının da bunun karşılığında toplam 3.000.000,00-TL ödemeyi taahhüt ettiği, sözleşmenin 7/b maddesinde ödeme planının düzenlendiği, buna göre davacının 1.000.000,00-TL'lik 1 adet çek, 375.000,00-'er TL'lik 4 adet çek ve 500.000,00-TL'lik ---------çek ile ödeme yapacağı, ön ödemenin Ekim tarihli 500.000,00-TL'lik çekle yapılacak kısmı için kontenjanın dolmaması halinde çekin iade edileceğinin kararlaştırıldığı; davacının sözleşmede yazıldığı gibi 5 adet çek ile toplamda 3.000.000,00-TL ödeme yaptığı, yine davalının sözleşmede kararlaştırıldığı üzere kontenjanın dolmaması nedeniyle Ekim tarihli 500.000,00-TL'lik çeki iade ettiği, bunun dışında davaya konu icra takibinin başlatılmasından sonra 12/01/2016 tarihinde davacı hesabına haricen 500.000,00-TL ödemede bulunduğu, bu konularda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı; esasen uyuşmazlığın sözleşmenin maddesi gereğince davacının 2.000.000,00-TL'lik çekler yönünden ciro garanti verip vermediği, vermiş ise davalının kendi eylemleriyle bu ciro garantisini bertaraf edip etmediği noktasında toplandığı; davcı tarafından dosyaya sunulan stop-sale yazılarına göre, sözleşmenin yürürlükte olduğu Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim aylarında, davalının otelde boş oda kalmadığını gerekçe göstererek, satışları durdurduğu, tesise rezervasyon yaptıran müşteriler için, davacının gönderdiği rezervasyon taleplerini reddettiği, bu şekilde davacının yaptığı ön ödemenin, yaptırılacak rezervasyonlarla/konaklamalarla eritilmesini engellediği; Mali Müşavir bilirkişinin raporundan anlaşıldığı üzere tarafların birbirini teyit eden defter ve belgelerine göre takip tarihi itibariyle davalının davacıya 500.000,00-TL borçlu olduğu, takipten sonra davacı tarafından düzenlenen 4 adet faturanın takip miktarındaki hesaba esas teşkil edemeyeceği, davalının haricen yaptığı ödemenin TBK'nın 100.maddesi gereğince öncelikle icra masrafları, vekalet ücreti ve faizden düşülmesi gerektiği, davacının davalıya gönderdiği ihtarnamedeki miktarın asıl alacaktan fazla olması nedeniyle davalının ihtarname tarihinde değil takip tarihinde temerrüde düşmüş sayılacağı; icra masrafı 2.933,06-TL+ 500.000,00-TL asıl alacak için vekalet ücreti 76.000,00-TL ve takip tarihi ile ödeme tarihi arasındaki ------- beş günlük işlemiş faiz 719,18-TL olmak üzere toplam 79.652,24-TL ile birlikte alacak miktarının 579.652,24-TL olduğu, 500.000,00-TL'lik harici ödemenin mahsubu ile kalan alacak miktarının 79.652,24-TL olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne ve asıl alacağa kısmi ödeme tarihi olan 12.01.2016'dan itibaren tahsil tarihine kadar ticari faiz işletilmesine karar verilmiş, alacak miktarının yargılama sonucu belirlenmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE,

-Davalının ----------- esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takipten sonra ve davadan önce yapılan 500.000,00-TL'lik ödeme TBK'nın 100.maddesi gereğince öncelikle icra masrafı, vekalet ücreti ve işlemiş faize mahsup edilerek, takibin bakiye asıl alacak olan 79.652,24-TL üzerinden devamına, asıl alacağa kısmi ödeme tarihi olan 12.01.2016'dan itibaren tahsil tarihine kadar ticari faiz işletilmesine,

  1. Fazlaya ilişkin talebin reddine,

  2. Alacak miktarının yargılama sonucu belirlenmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine,

  3. Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 5.441,04. TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 31,40. TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 2.889,56. TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 2.510,08. TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  4. Davacı tarafından yatırılan 2.930,96. TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 12.540,90. TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 6.913,43. TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5.627,47. TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,

  6. Davalı tarafından vekalet harcı, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 135,70. TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 60,89. TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 74,81. TL'nin davalı üzerinde bırakılmasına,

  7. Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  8. Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

10-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde -------------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.02.07.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

delillerinasliyeTARİHİ02.03.2017ticaretmahkemesisavunmaiddiahükümincelenmesi

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim