İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/988 E. 2024/602 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/988
2024/602
2 Temmuz 2024
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/948 ESAS
KARAR NO: 2024/625
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13.03.2015
KARAR TARİHİ: 09.07.2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ------ nakit vermeden moil kart kullanarak yakıt alımını ve satın alınan yakıtın bedelinden KDV miktarı düşülerek ödemesinin temin ve finanse eden bir şirket olduğunu, davalı yanın, mail kart başvuru yaptığını ve KDV iade sözleşmesi imzalayarak ----bu hizmetlerden yararlandığını, ------- nakit vermeden yakıt satın almış oldukları yakıt için KDV vermekten muaf olduklarından satın alma aşamasında oluşan KDV miktarının o ülkeden çıkarken iade alma haklarının mevcut olduğunu, müvekkili şirketin --------- olduğunu, satışına aracılık etmiş olduğu yakıt satışlarının KDV'sini de ödemek zorunda olduğunu, moil müşterilerine ibraz edilen satış faturalarındaki KDV tutarını erteleyerek ödeme imkanı verdiğini, bunun karşılığında taşıma şirketleri, yakıt faturalarından kaynaklanan KDV alacağını iadesi hakkını moile kullandırmak suretiyle kapatmalarının mümkün olduğunu, davalı yanın satın almış olduğu yakıt bedeli kadar fatura ibraz ettiğini, faturayı alan davalı yanın bu faturadaki bedelden KDV miktarını düşerek ödenmiş KDV tutarındaki miktarı için moile borçlandığını, moil bu borcun davalı yana ait KDV iadesi hakkını moile devretmesi halinde faturanın kapanacağının bildirildiğini, davalı yandan alacak tutarının tahlisine yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin bazı faturalarında iade sağlayamadığını, bu faturaların dava dilekçesi ekinde olduğunu beyan ettiğini, ancak dilekçe ekinde herhangi bir fatura ibraz etmediğini, ayrıca bu faturaların hangi ülkelerden hangi tarihte, hangi istasyonlardan, hangi araçların aldığı yakıtlar için tanzim olunan faturalardan olduğunun belirtilmediğini, taraflar arasındaki anlaşmada müvekkilinin sahip olduğu araçlar için-------- yakıt ihtiyacını, davacı yanın tahsis ettiği ve tanzim ettiği kartı kullanarak, bu kartın geçerli olduğu yakıt istasyonlarından karşılanması halinde davacı yanın yakıtların KDV bedelini, dava dışı----- aracılığı ile ilgili devletten tahsil edeceğini, bunun karşılığında davacı yanın müvekkilinin --------- arasında çalışan tır araçlarına piyasa değerinin üzerinde bir bedelden yakıt satma hakkını elde ettiğini, davacı yanın, tanzim edilen KDV tutarlarını başka hizmetler karşılığında moil şirketine devrettiğini açıkladığını, davacı yanın alacaklarını 07.07.2010 tarihli sözleşme ile ------ şirketine temlik ettiğini beyan ederek; davanın reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; KDV iadelerinden kaynaklı alacak davasıdır.Mahkememizin -------- Karar sayılı kararı ile; "...Tüm dosya kapsamı itibari ile, taraflar arasında dava dışı -------- yer aldığı vekalet sözleşmesini (TBK m. 502vd.) ve alacağın devri (temliki) (TBK m. 183vd.) sözleşmesini bünyesinde barındıran isimsiz sözleşme imza edildiği, sözleşme kapsamında davacının ediminin davalının yakıt ihtiyaçlarını KDV bedeli almadan karşılamak ve KDV iade hakkını temlik almak, davalının ediminin ise araçların yakıt ihtiyacını davacını sağladığı kartı kullanarak alarak KDV iade hakkını davacıya temlik etmek olduğu, 3. Şahıs olan dava dışı ------ ise davacıya peşin ödediği KDV bedelleri üzerinden kazanç sağlayacağı ve KDV bedelini ilgili devletten almak olduğu, yargılama sırasında alınan bilirkişi son raporu ve davacının yabancı ülke şirketi olması ve ----- irtibat bürosunun bulunmaması sebebiyle muhasebe işlemlerinin tamamının ----- ülkesinde kayıt altına alındığı, ----- mevzuatı gereğince de muhasebe işlemlerinin------ de yapılmasını gerektiren bir durum olmaması ve dolayısı ile defterlerini sunamadığından davacı tarafından sunulan bağımsız denetçi raporu esas alınarak yapılan belirlemede davacının ----- yılları cari hesap dökümlerine göre davalıdan 76.284,68 Euro alacaklı göründüğü ancak --- yılı cari hesap dökümlerinin dosyaya sunulamaması sebebiyle incelenemediği, davalının incelenen -- yılları ticari defterlerinn sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu ve 31/2012/2012 tarihi itibari ile davacıya 46.832,57 TL borçlu olduğu, davalı tarafından sunulan ancak davacının 2013 yılı tcari hesap kayıtlarını sunamaması sebebiyle davacı kayıtlarına göre teyidi yapılamayan 09/01/2013 tarihli 9.717,01 Euro ödeme yapıldığı, bu tutarın davacı yan alacağından ödeme günü Türk Lirası karşılığı olan 22.605,65 TL (9.717,01 Euro*2.3264 TL=) olarak düşülmesi gerektiği, bu itibar ile davalı yan kayıtları esas alındığında davalının davacıya 24.226,92 TL borcunun bulunduğu, davalı tarafından sunulan 10/03/2010 tarihli vekaletname başlıklı sözleşmenin “tebliğ vekaleti ve temlik” başlıklı kısmında (vekil) davacı ve (vekalet veren) davalı, başta vergi makamları olmak üzere bütün layihaları teslim almak üzere davacının vekil tayin edilmesi hususunda anlaştığı, davalının savunmaları kapsamında davacının, davalı ile olan iş ilişkisinden doğan halihazırdaki ve gelecekteki alacakları güvenceye almak için davalının ------- olan alacaklarını davacıya temliki, yani BK m. 162 hükmünce alacağın devrinin kararlaştırıldığı, bu husus her ne kadar davacı tarafından kabul edilmemekteyse de taraflar arasında ivazlı devrin söz konusu olduğu, bu kapsamda davacının, davalıya yakıt kartı tahsis edecek, davalı da bu kartı kullanacak ve ivaz olarak KDV alacaklarını davacıya devredeceği, BK’nın 169. maddesine göre (TBK nın yürürlüğü ve uygulama şekli hakkında kanun 1. Maddesine istinaden somut olaya Borçlar Kanunu hükümleri uygulanmalıdır.) ivaz karşılığı yapılan alacağın devrinde (temlikinde), devreden davalı (temlik eden), yalnızca alacağın devir (temlik) anındaki varlığından sorumlu olduğu; ayrıca taahhüt etmedikçe borçlunun acizinde davalı devreden (temlik eden) sorumlu olmadığı, dolayısıyla davacı devralanın üçüncü kişiden alacağı tahsil edememesi sebebiyle alacağı devreden davalının sorumluluğuna BK m. 169 vd. hükümlerince gidilemeyeceği, davalının davacının vekil sıfatı ile dava dışı ---------- şirketine ve vekalet veren (müvekkil) davalıya ifayı engelleyen durumları ihbar etmediği, BK m. 390-391 hükümleri gereğince vekil olarak ihlalde bulunduğunu belirtmiş ise de, dosya kapsamı itibari ile davalının, davacı vekilin bu hüküm gereğince vekaleti iyi surette ifa etmediğine, kusurlu olduğuna, “ifayı engelleyen durum”un olduğunu ispat eder bir delili sunamadığı, kaldı ki davacının hangi fiili ile ifayı engelleyen durumu oluşturduğunu açıklayamadığı dolayısı ile bu savunmaya itibar edilemeyeceği; tüm bu itibar ile her ne kadar somut olaya konu isimsiz sözleşme kapsamında alacağın devrine ilişkin hükümler kapsamında her ne kadar davacı devralanın üçüncü kişiden alacağı tahsil edememesi sebebiyle alacağı devreden davalının sorumluluğuna gidemeyecek ise de davacının sunduğu cari kayıtları ile aksini ispat eder dayanakları sunamadığı davalının sahibi lehine delil vasfını haiz ticari defter ve kayıtlarına göre tespit edilen borcu olan 24.226,92 TL'yi davalıdan isteyebileceği, davacının talebinin yabancı para cinsinden olması sebebiyle bu tutarın dava açılış tarihi olan ----- tarihindeki Euro cinsinden yabancı paranın satış efektif kuru olan ----tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince, ------ yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar istinaf edilmiş; istinaf incelemesini yapan ----------Kararı ile mahkememizin kararı; "..Husumet dava şartı olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gereken bir husustur. Mahkemece, dava konusu alacağın temlik edilip edilmediği ve sonuca göre davacının aktif husumetinin olup olmadığının araştırılıp değerlendirilmeden yazılı şekilde esasa ilişkin karar verilmesi yerinde görülmemiştir..." gerekçesiyle bozulmuş, gönderilen dosya bu kez --- sırasına kaydedilmiştir. Bir davada, davacı ve davalı sıfatının kime ait olduğu tamamen maddi hukuka göre belirlenir. Dava dilekçesinde, davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler şeklen taraf ise de; hakkın sahibi veya kendisine karşı hakkın himayesi istenmesi gereken kişiler olmadıkları belirlenir ise, davanın sıfat yokluğundan (husumetten) reddi gerekir. Husumetten red kararı usule ilişkin bir karar olmayıp; davada taraf olarak gösterilenlerden birinin taraf sıfatının bulunmadığını belirleyen esasa ilişkin bir karardır. Husumetten red kararı, davada taraf olarak gösterilenler arasında kesin hüküm teşkil eder. Uygulamada sıfat yerine genel olarak "husumet", davacı bakımından "aktif husumet ehliyeti", davalı bakımından "pasif husumet ehliyeti" tabirleri kullanılmaktadır. Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinin ekinde sunulan ------ yevmiyesine kayıtlı temliknamesine göre; davacının 07/07/2010 tarihli sözleşme ile ---- tarihi itibariyle doğmuş olan-------- tarihine kadar doğacak bilcümle alacaklarını gayri kabili rücu şekilde dava dışı ------ ettiği, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen faturaların alt kısmında da ödemelerin ------ belirtilen hesabına ödenmesine ilişkin kayıtların olduğu, temlik edilen alacağın ---- tarihi itibariyle doğmuş olan----- tarihine kadar doğacak bilcümle alacakları kapsadığı, dolayısıyla temlik sözleşmesinin davaya konu--------- kaynaklı alacakları da kapsadığı, davacının davaya konu alacak için aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davacının davasının aktif husumet yokluğundan USULDEN REDDİNE,
-
Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60. TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 35,96. TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 391,64. TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan 35,96. TL peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 3.739,60. TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından vekalet harcı, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 80,10. TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin 7 (2) Maddesine göre davalı lehine takdir olunan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.09.07.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09