İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/921 E. 2024/496 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/921
2024/496
23 Mayıs 2024
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/921 Esas
KARAR NO:2024/496
DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/10/2017
KARAR TARİHİ: 23/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
müvekkili şirketin uzun yıllardır gıda üretimi işi ile iştigal ettiği, ticari faaliyetleri nedeniyle, -----
finansal kiralama sözleşmesi ilesatıcı/üreticisinin davalı ---olduğu 2 adet peynir dilimleme makinası besleme konveyörü, -----Makinası Besleme Konveyörü, 1 adet -------- makinası çıkış konveyörü, 2 adet ------------ paketleme makinası besleme konveyörü, 1 adet modüler-----bant kiraladığı, ekipmanların müvekkili şirkete ait fabrikaya teslim edildiği, ve yetkili servis tarafından montajının yapıldığı, makinelerin teslim edildiği esnada eksik teslim edilmiş oldukları gibi, kullanmaya başlandığında karşılaşılan ve davalı şirketin teklifinde geçenin aksine birçok sorunla karşılaşıldığı,-----konveyörlerinde uygun malzeme kullanılmadığı, ve eksik kullanıldığı için sorunlarla karşılaşıldığı, motor muhafaza kapakları, konveyör alt kapaklarının takılamamış olduğu, bant
bitişlerindeki kapakların eksik gönderilmiş olduğu, bağlantı cıvatalarının birçoğunun takılmamış olduğu, kapak mandallarının bir çok noktada eksik takıldığı, bant iç sıyırıcı sacların ve bant altlarında bulunan kapakların tam oturmamış olduğu, makinelerin ayıplı ve eksikli durumda oldukları, davalı şirkete ayıplı ürün ihtarnamesi gönderildiği, ancak davalı şirketin meydana gelen ayıplardan herhangi bir sorumluluk kabul etmediğini beyan ettiği, makineleri müvekkilifirmanın kullanamadığını, kullanılmayan makine ve donanımlar nedeniyle kazanç ve kar mahrumiyeti, maddi zararların oluştuğu, müvekkil şirketin, sözleşme tarafı olan ---- dava açma amacıyla muvafakat almış olduğu, tüm bu nedenlerle satıcı şirkete ödenen bedelin müvekkil şirkete iadesini, makine ve donanımların ayıplı olmasından dolayı uğranılan maddi kayıplardan kazanç kayıplarından ve kar mahrumiyetinden şimdilik 10.000 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ve davalı müvekkil firma arasında, 24.01.2017 tarihinde karşılıklı mutabakat ile akdedilen sözleşme gereğince, davalı tarafın istek ve arzusuna uygun olarak sözleşmede ve daha sonrasında faturalarda belirtilen malların üretimin yapıldığı,
gerek üretim ve gerekse montaj aşamalarında davacı tarafın bilgisi v gözetiminde üretim
yapıldığı, montaj işinin davacı tarafın Salihli’deki iş yerinde 10 gün sürdüğü, montajın
17.03.2017 tarihinde tamamlanıp, makinelerin çalışır vaziyette alıcıya teslim edildiği, bu sebeple ödemelerini de aldıkları, müvekkilin kendi üzerine düşen edimleri sözleşmeye uygun ifa ettiğini, davacı ile davalı firmanın halen irtibat halinde oldukları, üretimi yapan müvekkilin üretim, teslim ve montajdan sonra teknik yardıma devam etmesi gerektiğinin aşikar olduğu, bu bağlamda, davacı şirket tarafında söz konusu makinelerle ilgili, iş bu dava ikame edildikten sonra bile 21.10.2017 tarihinde yedek parça talebinde bulundukları, söz konusu talebin yerine getirildiği, faturasının kesildiği, ücretinin de ödendiği, üretim, teslim, montaj ve çalışır vaziyette makineler bırakıldıktan ve nasıl çalıştırılmaları gerektiği ile ilgili eğitim verildikten sonra makinelerde arıza vuku bulmuş ise de bunun üretimden değil, hatalı kullanımdan kaynaklandığı, bu sebeple haksız davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, sözleşmeye aykırılık sebebiyle uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir.Davacı, davalı tarafından satıcısı/üreticisi olduğu makinaların finansal kiralama yöntemiyle kiralandığını, anılan mikinaların ayıplı ve parçalarının eksik olduğunu, makinalar ile üretim yapılamadığını, sözleşmede kira bedelleri olarak kararlaştırılarak davalıya yapılan ödemenin, sözleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi birlikte müvekkil şirkete ödenmesini, kiralanan makina ve donanımların ayıplı çıkmasından dolayı müvekkil şirketin uğradığı maddi zararlar ile kazanç ve kar kayıplarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dosyanın safahatı incelendiğinde, mahkememizin -------- tarihli kararı ile "...1-Davanın REDDİNE..." karar verildiği, davacı vekili tarafından mahkememiz kararının istinaf edilmesi üzerinde dosya ----gönderilmiş ve yapılan istinaf incelemesi sonucunda -------- tarihli ilamı ile; "...Açıklanan nedenlerle ;eldeki davada bir kısım talep bakımından dava değeri gösterilip harçlandırılmadan esasa ilişkin karar verilmesi doğru görülmemiş, eksiklik giderilmek üzere ileri sürülen esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin, kararın kaldırılarak dava dosyasının kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; -------Tarihli kararın HMK'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA..." şeklinde kaldırılmıştır. Kaldırma kararı sonrasında mahkememizin ------ esas sayılı dosyasına kaydı yapılmıştır.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural, alacak davaları için de geçerlidir. Yani, alacak davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Eldeki dava da , davacı davalının satıcısı/üreticisi olduğu makinaların eksik ve ayıplı olduğunu iddia ettiğinden, dava konusu makinaların davalı tarafından eksik olarak teslim edildiğini ve ve ayıplı olduğunu ispat etmesi gerekmekte olup ispat yükü davacı taraftadır.
Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; alınan talimat bilirkişi raporları ile kök ve ek bilirkişi raporu dikkate alındığında dava konusu makinaların davalı tarafından eksik olarak teslim edildiği ve ayıplı olduğu hususunun davacı tarafça yöntemince ispat edilmediği anlaşılmış, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davacı tarafça-----kaldırma ilamı sonrasında ayıp tespiti yönünden yeniden rapor alınmasını talep etmiş ise de mahkememizce ayıp iddiasının tespiti yönünden hem talimatla hem de bilirkişi heyeti oluşturularak tespit yapılmaya çalışılmıştır. Ancak alınan talimat bilirkişi raporları, mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporları dikkate alındığında dava konusu makina üzerinde ayıp tespitinin mümkün olmadığı açıkça beyan edilmiş ve bu husus alınan birden fazla rapor ile tespit edildiğinden davacı vekilinin ayıp yönünden yeniden rapor alınmasına ilişkin talebinin esas ve sonuca etkisi bulunmadığına kanaat getirilmiştir. Anılan gerekçelerle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Alınması gerekli karar harcı 427,60. TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 170,78. TL harç ile tamamlama harcı olarak yatırılan 2.390,85. TL harç olmak üzere toplam 2.561,63. TL harcın mahsubu ile artan 2.134,03. TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2. 3 maddesindeki esaslara göre belirlenen 24.000,00. TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------ Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27