SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/874 E. 2024/469 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/874

Karar No

2024/469

Karar Tarihi

15 Mayıs 2024

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/874 Esas

KARAR NO: 2024/469

DAVA: Tespit, Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)

DAVA TARİHİ: 20/12/2021

KARAR TARİHİ: 15/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tespit, Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan şirket hisse devir sözleşmesi şartları alıcı tarafından

yerine getirilmediğini, açık kimlik bilgileri yazılı müvekkilinin kara deniz ve havada her türlü yolcu personel öğrenci ve yük taşımacılığı ve nakliyeciliği işleri ile iştigal etmekte olup---- isimli kurulmuş şirkette, Şirketin kuruluş kaydı ---- tarihinde tescil edilmiş olup ---- tarihli sicil kaydında tescil edildiği ilan olunduğunu, müvekkillerinin ve şirket hissedarlarından olan ----- 5.000,00 TL payı ---- 4.725,00 TL payı ---devrederek şirket ortakları ----- olduğunu, bu husus ---- tarihli sicil kaydında tescil edildiği ilan olunduğunu, daha sonrasında müvekkil ve diğer ortaklar sermaye karşılığı bütün paylarını hisselerini davalı alıcı---- devretmiş olup davalı, şirketin tek ortağı ve yetkilisi

konumuna geldiğini, bu husus da ---- tarihli sicil kaydında tescil edildiği ilan olunduğunu, davalı ile yapılan ekte yer alan ve şartları davalı ve devredenler arasında kabul edilen

protokol gereği şirketin tüm borçları devralan --- tarafından ödeneceğini, şirket ile birlikte devredilen borca şirket adına kayıtlı 4 adet-----araçların bakım ve sair giderleri, şirket --- borçları ve protokolde yer alan diğer kalemler dahil olup toplam 7.150.000,00 TL olarak belirlenmiş ve alıcı ---- tarafından kabul edildiğini, gelinen aşama itibariyle 10 ayı aşkın süre geçmesine rağmen devralan ----- yer alan şirket borçlarını ödediğine dair herhangi bir belge müvekkillere iletmediğini, borçların ödenmesi uyarılarına da herhangi bir cevap vermediğini, müvekkili ve diğer şirket ortakları her ne kadar davalı ile ---- sayılı yevmiye numarasında düzenlenen ------ imzalamış olsa da davalı yapılan bu devir sözleşmesine rağmen ekte yer alan ---- arasında imzalanan yapılan protokolde taahhüt edilen hususlar aradan 10 aydan fazla bir süre geçmiş olmasına rağmen yerine getirilmediğini, ---- imzalanan ---- tarihli devir protokolü ihlal edildiğini, ---- sayılı yevmiye numarasında düzenlenen ---- müvekkiller pay bedeli olarak 4.275,00 TL yi elden iş olsalar da böyle bir bedel alınmadığını, Şekli şartların yerine

getirilmesi için noter huzurunda böyle bir sözleşme yapılmış bu sözleşmeyle doğabilecek harç ve masrafları asgariye indirmek için sembolik bir devir ücreti gösterildiğini, müvekkillerinden ... anılan şirketin borçları yönünden şahsi kefil olarak

sorumluluğu kabul ettiğinden şirketin hem banka kredi borçları hem şirket diğer borçları yönünden hakkında başlatılan icra takipleri ve borç baskısıyla karşılaşmakta ödeme acziyeti

içine düşürüldüğünü, şirket yetkilisi sait ayaz tarafından yönetim yetkisi kötüye kullanılmış alıcı ile müvekkillerin kabul ettiği şartlar dışında müvekkillerin bilgisi ve onayı olmaksızın 16.02.2021 tarihli devir protokolünü imzaladığını, davacılar protokol uyarınca Sahibi oldukları payları---- satmayı kabul etmişler ve bu protokolün imzalandığı bilgisinin---- tarafından kendilerine iletilmesi ile ----sayılı yevmiye numarasında düzenlenen Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesini imzaladığını, bu protokole göre ---tarafından -----protokolde yer alan tüm borçları 10 Aylık süre içerisinde ödeneceğini, bu süre sözleşmenin imzalandığı 16.02.2021 tarihinde başladığını, sözleşmede yer alan borçların 16.12.2021 tarihine kadar ödenmiş olması gerekirken hiç bir borç ödemesi yapılmadığını, bu borçların ödenmemesi veya protokol hükümlerinin herhangi birinin ihlal edilmesi halinde -----hisselerinin devrini yapan ----- devrettikleri oranda iade edeceğini, bununla birlikte protokol hükümlerinin ihlali nedeniyle cezai şart olan 100.000,00 USD yi ortaklara ödeyeceğini, devredenleri koruyan ve ----- tarafından sözlü görüşmelerde kabul edilen bu hükümlere şirket yetkili -------imzalanan 16.02.2021 tarhlidevirprotokolünde yer verilmediğini, protokol ile-------yükümlülükleri arasında önemli farklılıklar olduğunu, 7 maddelik protokole göre, ----- protokol hükümlerini 10 ay içerisinde yerine getireceğini, protokol hükümlerinin belirlenen bu 10 aylık sürede yerine getirilmemesi halinde devralınan hisseler eski sahiplerine iade edileceğini, protokol hükümlerinin yerine getirilmemesi ya da cayma halinde ----- gerçekleştiren hissedarlara 100.000,00 USD cayma bedeli ödeyeceğini, bu hükümlerin hiçbiri ----- arasında imzalanan 16.02.2021 tarihli 4 maddelik devir protokolünde yer almadığını, davacılar 7 maddelik protokole göre şirket hisselerini devrettikleri

düşüncesi ile -----yevmiye numarasında düzenlenen Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesini imzaladığını, bu nedenle şirket yetkilisi ---- tarafından iradeleri fesada uğratıldığını, bu devir olgusu yönünden davalıların hukuka uygun geçerli rızaları alınmadığını, ---- sayılı yevmiye numarasında düzenlenen Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesinde müvekkiller pay bedeli olarak 4.275,00 TL’yi eldennakden almış olduklarını belirtmiş olsalar da böyle bir bedel alınmadığını, şekli şartların yerine

getirilmesi için noter huzurunda böyle bir sözleşme yapılmış bu sözleşmeyle doğabilecek harç ve masrafları asgariye indirmek için sembolik bir devir ücreti gösterildiğini, bilindiği üzere TTK m. 490/2 gereğince, senede bağlı paylar ancak ciro edilmiş nama yazılı senedinin zilyetliğinin devralana geçirilmesiyle yapılabileceğini, ayrıca, yine TKK m.499/2 ve 3. Fıkraları gereğince payın usulüne uygun olarak devredildiği ispat edilmediği sürece, devralan pay defterine yazılamayacağını, yukarıdaki açıklamalara göre bir pay devri bulunsa bile, bu şekilde pay devri geçersiz olduğunu, zira pay devrinin adi yazılı şekilde akdedilmiş bir sözleşme ile yapılmış olduğu anlaşıldığını, dava konusu payların, ilmühaber üzerine

ciro yapılmadan ve ilmühaber de teslim edilmeden harici adi yazılı bir sözleşme ile devri mümkün olmadığı, bu suretle yapılan devir geçersiz olduğunu, 10 ayı aşkın süre geçmesine rağmen devralan ----- protokolde yer alan şirket borçlarını ödediğine dair herhangi bir belge müvekkillere iletmemiş, borçların ödenmesi uyarılarına da herhangi bir cevap vermediği, bununla birlikte şirketin var olan kredi borçları nedeniyle müvekkillere her gün yeni ihtarat yapıldığını, her ne kadar müvekkiller bilgilendirilmeden ve iradeleri sakatlanarak imzalanmış olsa da----tarihli 4 maddeden oluşan devir protokolünde taahhüt edilen hususlar da aradan 10 aydan fazla bir süre geçmiş olmasına rağmen yerine getirilmediğini, şirketin borçlu olduğu ve halihazırda ödenmeyen Banka kredisi borçları her geçen gün katlanarak büyüdüğünü, şirketin ödenmesi gereken kredi borçları ------ tarihi itibariyle güncel borç 4.383.960,00 TL----- tarihi itibariyle güncel borç 358.840,00 TL olup bu borç ödenmeyen her gün ticari faiz yüküyle katlanmakta ve şirketi daha da ekonomik bir batağa soktuğunu, anlatılan nedenlerle ---- tarafından kasten yahut büyük ihmallerle milyonlarca lirazararauğratıldığından anılan şirkete kayyım tayini yönünden zorunluluk arz ettiğini, ------karşılığı 171 adet şirket hisse payının --- adına kayıtlı iken ----- karşılığı 189 adet şirket hisse payının ---- adına kayıtlı iken yine ---- devri işlemlerinin iptali ile bu payların davacı müvekkiller adına TESCİLİNE, dava süresince davalı tarafından borçları ödenmeyen şirketin batık hale getirilmemesi ,için kayyım tayinine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan şirket hisse devri sözleşmesi noter huzurunda gerçekleştirildiğini, davacı ------- yevmiye numaralı ---- ve diğer davacı ------ yevmiye numaralı ----- imza altına alındığını,

Limited şirket pay devir sözleşmesinin şekil şartına bağlı olup aksi takdirde gerçekleşmiş olması halinde geçersiz olduğunu, bu durum Esas sermaye payının geçişi halleri başlığının altında devir şartları olarak Türk Ticaret Kanunu Madde 595 de şu şekilde kaleme alındığı,'' (1) Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzalan noterce onanır. Ayrıca devir sözleşmesinde, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri; rekabet yasağı ağırlaştırılmış veya tüm ortak/an kapsayacak biçimde genişletilmiş ise, bu husus, önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezama ilişkin koşullara da belirtilir.'' Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi'nin şekli şartı kanun lafzından da anlaşılacağı üzere açıkça belirtildiğini, taraflar arasında yapılan

sözleşme yazılı şekilde olup noter onayı da bulunduğu, bu nedenle sözleşme şekli şart açısından geçerli olduğunu, noter huzurunda yapılan hisse devir sözleşmeleri ortaklar kurul kararına bağlandıktan sonra ticaret siciline tescil ve ilan edilerek geçerlilik kazanacağını, söz konusu hususlar gerçekleştirilmiş ve ----- İlan dosyada mübrez olduğunu, Taraflar arasında imzalı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi şu hususları içerdiğini, devredenler tarafından ------Unvanlı şirket ortaklarından ----sermaye karşılığı -----adet payını 4.275,00TL bedel karşılığında ve ---- sermaye karşılığı----adet payını 4. 725,00TL bedel karşılığında şirketin aktifine pasifıne ilişkin tüm hak ve borçları ile birlikte davalı ---- devir ettiğini, Davacılar devir konusu paylarının yasal çekişmesiz ve yasal maliki olduklarını ve devir bedelini müvekkilden nakden ve tamamen aldıklarını ikrar ettiğini, Müvekkili ---- hisse Devir Sözleşmesinde bulunan şartlan kabul ettiği, Şirketi aktif ve pasifleri ile devralmış sözleşme şartlarını yerine getirdiğini ve davacılara ödenmesi gereken tutarı nakden ve tamamen ödediğini, dolayısıyla müvekkilinin bunun dışında başkacak bir taahhüdü bulunmadığın ikame edilen işbu dava tamamen kötü niyetli olduğunu, Davacı ----borca batık bir kişidir ve şirketin devir işlemlerinden sonra da defalarca kez müvekkili rahatsız ederek para istediğini, dolayısıyla hisse devrine ilişkin olarak taraflar

arasında akdedilen noter onaylı sözleşmede davalı üzerine düşen edimi ifa etmiş ve hisse devir edelini davacılara ödemiş olduğundan davacıların talepleri haksız ve mesnetsiz olduğunu, ------ hisse devri, yeni hisse şekli, eski müdür iptali, yeni müdür seçimi gündemi ile toplandığını, şirket hissedarları şirket merkezinde toplanarak gündem maddelerini karara bağladığı ve bu karar devreden tüm ortaklar ve devralan müvekkil tarafından imza altına alındığını, ayrıca bu karar----- yevmiye numarası ile onaylandığını, söz konusu kararda şirket hissedarlarının paylarını müvekkil ------ devrettikleri ve ortaklıktan

ayrıldıkları belirtildiğini, şirket müdürü ---- müdürlüğüne son verilmiş yeni müdür olarak da ---seçildiğini, ayrıca ----sayılı sirküleri gereğince Esas Mukavelede değişiklik yapılmamasına karar verildiğini, söz konusu işlemlerin tamamı tarafların imzası ve noter huzurunda gerçekleştiğini, ---- devir işlemlerinin gerçekleştiği, söz konusu şirketin davalı adına tescil edildiği ve aksi karar alınıncaya kadar müdür seçildiği ilan edildiğini, davacı vekili dava dilekçesinde devir edenlerin müvekkili ile bir protokol imzaladığını beyan ettiğini, taraflar arasında adi yazılı şekilde hazırlanan protokolün geçerliliği bulunmadığını limited şirketlerde hisse payı devir sözleşmeleri TTK m. 595 uyarınca Esas sermaye payının devri ve devri borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzalanın noterce onanacağını, davacı tarafın bahsettiği protokol geçerli olmayacağını, Protokolde bahsi geçen taahhütlerin kanunen bir bağlayıcılığının olmadığını, çünkü şekli şart yerine getirilmediğini, bu nedenle taraflar arasında imzalanan protokolün geçerli olmadığını, dolayısıyla kanunun aradığı şekil şartına uygun olmayan taraflar arasındaki adi yazılı şekle tabi olan sözleşme geçersiz olduğundan bu sözleşmeye dayalı hak ve talep ileri sürülemeyeceğini, yukarıda da izah ettikleri gibi asıl olan ve geçerli olan resmi yazılı şekle tabi hisse devir sözleşmesi olup bu sözleşmede yazılı olan yükümlülükleri de müvekkilim bedel ödemek suretiyle yerine getirdiğini, Bir an için söz konusu adi yazılı şekilde düzenlenmiş ve taraflarca imza altına alınmış protokolün geçerli olduğu düşünülse dahi, davalının protokoldeki yükümlülüğü; taraflarca belirlenmiş olan 7.172.600,00-TL toplam borcun 7.150.000,00-TL'lik tutarının müvekkil tarafından ödeneceği kabul edilmiş olup geri kalan tutar 22.600,00-TL'nin hissedarlar tarafından ödeneceği hususu yazıldığını, işbu protokolde 32 kalem borç tespit edilmiş olup bu borçlar şirketin icra, kredi, vergi, sgk ve diğer borçlarından oluştuğunu, ayrıca söz konusu belirlenen bu borcun dışında sonradan ortaya çıkan faiz borçlan, otobüslerin bağlı olduğu derneğe ---- olan 129.000,00-TL borç ve şirketin devrinden sonra davalıya devredilen banka hesabının da -28.000,00-TL bakiyede olduğu borçlarda tespit edildiğini, davacı yan her ne kadar müvekkilin sorumluluklarını yerine getirmediğini iddia etmiş ise de hissedarlar tarafından belirtilen borçlar eksik bildirildiğinden dolayı müvekkil zarara uğratıldığını, söz konusu protokolde belirlenen borçların kredi ve vergi borçlan müvekkili

tarafından hisse devri sonrasında yapılandırılmış olup taksitleri günü gününe ödenmiş ve ödenmeye devam edildiğini, ödeme dekontları dosyaya ibraz edildiğini, diğer borçlar da müvekkilin borcunu kapsayacak şekilde tamamı ödendiğini, bunlara dair tüm dekont ve makbuzlar dosyaya sunulduğunu, ödemelerin de yapılmış olduğundan tüm bunlara rağmen işbu davanın açılması haksız ve yersiz olduğunu, yani davalının adi yazılı şekle tabi olarak düzenlenmiş olan protokolün geçerli olduğu kabul edildiğinde dahi, hisse devri öncesinde doğmuş olan ve vadesi geçmiş olan borçlardan sözleşmede kararlaştırılan 7.150.000-TL bedelin çok daha üzerinde miktarda borç ödemesi yaptığını, bütün bu hususlar dosyada mevcut ödeme dekontları ile sabit olduğunu, Kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile, biran için ödemelerin yapılmamış olduğu ve protokolün de geçerli olduğu varsayımında dahi: adi yazılı şekilde düzenlenmiş olan protokolde; ödemelerin belirli sürede yapılacağına dair bir hüküm bulunmadığını, protokolde açıkça şirkete ait borçların belirli bir süre içinde ödenmesi hususunda hüküm olmadığını, yani belirsiz vade söz konusu olduğunu, böyle bir hüküm ortada dahi yokken böyle bir davanın temerrüt olmadan ikame edilmesi yersiz olduğunu, yani, bu zamana kadar davalıya bu hususta biç bir ihtar çekilmeden, davalıyı bu anlamda temerrüde düşürecek nitelikte bir ihtar dahi çekilmeden doğrudan davanın açılması haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalıya ihtar dahi çekilmeden açılan bu dava kötü niyetli olduğunu, Ayrıca ifade etmek gerekir ki, Dava dilekçesinde iddia edildiği şekilde müvekkil ile davacılar arasında 7 maddelik bir protokol kesinlikle kaleme alınmadığını, beyan ettikleri gibi davalı ile davacılar arasındaki tek protokol 4 maddeden oluşan protokol olduğunu, bu protokolde de şarta bağlı olarak yapılan sözleşme dışında bir yan edim belirtilmediğini, kaldı ki adi yazı olarak taraflar arasında düzenlenen bu protokol de geçersiz olduğunu, Davacılar tarafından şekli şartların yerine getirilmesi üzerine elden nakit aldıkları miktarı reddetmiş olsalar dahi bu iddialar asılsız olduğunu, taraflar ücreti elden aldıklarını noter huzurunda kabul ve beyan ettiğini, şu aşamada mahkemeyi yanıltmak için bu şekilde beyanda bulunduğunu, kaldı ki bu iddiayı ispat etmekle yükümlüdürler, ispat külfeti davacı tarafta Olduğunu, Kayyım tayini talebinin haksız ve yersiz olduğunu, Davacı taraf her ne kadar davalı tarafından şirketin ekonomik bir batağa sürüklendiğini ve batık hale gelmemesi açısından kayyım atanmasını talep etmişse de bu husus olması gerektiği gibi mahkemeniz tarafından Reddedildiğini, davalının şirketi devir almasıyla şirket adeta yeniden doğmuş ve faaliyetlerine yeniden başladığını, şöyle ki, davalı tarafından şirket devralınmadan yapılan taksitlendirmelerin günleri ---- gün geçtiğini, bu süre boyunca ödenmesi gereken hiçbir taksit ödenmediğini, taksitlerin ödenmediği gibi üst üste 3-4 defa yapılandırıldığını ve faizleri ile borç Giderek arttığını, bahsi geçen firma yolcu taşımacılığı konusunda faaliyet gösterdiğini, Bu firma

davacılar tarafından işletilmekte iken 2018 yılında araçlar hacizli olduğundan dolayı çalışmamış, 2019 yılının son ayları ve 2020 yılında şirket askıya alınıp hiçbir faaliyet göstermiş ve boş beyanname verdiğini, ayrıca davalı tarafından firma devralınmadan önce son 3 yıl boyunca borçlarından dolayı araçlar çalışmadığı, bu husus -----müzekkere yazılarak öğrenilebileceğini, hisse devri sonrasında neredeyse tüm borçları davalı ödemiş olup şirket aktif ve tam faaliyete geçtiği ve çalışmaları karşılığında uzun yıllar sonra belediyeden hakediş ücreti almaya hak kazandığını, tüm bunlar resmi belge ile belgelenmiş olup bu hususların tamamı ---- yazılacak olan müzekkere ile celp edilebileceğini, tüm bu hususlar incelendiğinde ve davacı tarafın beyanlarına bakıldığında

şirketi batık hale sürüklemek ve borç halinde bırakmak durumu yalnızca ve yalnızca davacı tarafa özgü bir durum olduğunu, Davacılar tarafından şirketin hisse devri sırasında davalıya bildirilmemiş olan, davalıya hisse devri sonrasında karşılaştığı şirkete ait bir çok borç ortaya çıktığını, şirkete bağlı araçlar çift katlı halk otobüsleri olduğunu, duraklarında bulunan ---- tarafından kurulan bir demek----olduğunu, bu demekte bulunan araç sahiplerinden firmanın bulunduğu zor zamanlarda davacılar yardım istemişlerdir ve 47 adet araç tarafından 1.000-TL'şer para toplanmış ve yardım edildiğini, ancak bu borç da davalıya kaldığını, derneğe bağlı bulunan diğer araç sahipleri bu husus hakkında davalıdan yardım edilen para miktarının iadesini istediğini, ayrıca şirket yine davacı tarafın yönetiminde iken söz konusu çift katlı otobüslerin derneğine biriken aidat ve borç miktarı da 129.000,00-TL olduğunu, davalı firmayı satın alırken bu hususlardan hiç bahsedilmemiş adeta sonradan sürpriz şeklinde karşısına çıktığını, Tarafların arasında hiçbir husumet olmayıp davacılardan ----birlikte davalının ofisine gelerek diğer hisse sahipleri de orada iken yapılan görüşmeler sırasında davalıdan zor durumda olduğundan ötürü bir miktar para istediğini ve vermediği taktirde işbu davayı ikame edeceğini beyan ettiğini, bu duruma diğer hissedarlar da şahit

olduğunu, bu hususta tanıkları olduğu, kaldı ki, diğer davacı ------ eşi davalı yanında söz konusu şirkette çalışmaya devam ettiğini, yukarıda tüm anlatılanlar ve izah edilenler

neticesinde ikame edilen işbu dava tamamen haksız, yersiz ve mesnetsiz olduğunu, tüm bu nedenlerden ötürü açılan bu haksız davanın reddi gerektiğini, davalı hakkında ikame edilmiş olan işbu davanın; davacının talepte bulunduğu ihtiyati tedbir niteliğindeki kayyım talebinin reddedilmesini, usul ve yasaya aykın, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin ve davanın kötü niyetli olarak açılmış olması sebebi ile HMK m.329/1 kapsamında davalı ile aralarındaki akdi vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE;Dava, Pay Devir Protokolü uyarınca devri yapılan hisse devir işlemlerinin iptali ile davacılar adına tescili talebidir.Davacıların dava dışı ----- hisselerin tamamını davalı alıcı ----- devrettikleri ve davalının, dava dışı şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğu, bu durumun----- tarihinde sicil kaydına tescil ve ilan edildiği, taraflar arasında ----- imzalandığı, ancak davalı tarafın imzalanan protokole uymaması nedeniyle ---- Sözleşmesinin imzalanan protokolün yerine getirilmemesi nedeniyle devir işleminin iptali ve hisselerin yeniden davacı adına tescili talebidir.Uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilen 16.02.2021 tarihli Devir Protokolü uyarınca davalının üzerine düşen şirket borçlarını ödeyip ödemediği, protokol gereği diğer edimleri yerine getirip getirmediği, eğer üzerine düşen edimleri yerine getirmediyse hisse devir işleminin iptali ile yeniden davacılar adına tescili şartlarının olup olmadığı hususudur. Dosya içerisine hükme esas alınan ----- tarihli ek rapor alınmıştır. Yapılan yargılama sonucu; dava dışı ------ ilişkin ticari defter ve kayıtları incelenmiş, açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olduğu tespit edilmiş, uyuşmazlık ile ilgili yapılan incelemeler sonucu taraflar arasında akdedilen Protokol ve ödemelerin şirket kayıtlarında yer almadığı tespit edilmiştir. ---- tarihli düzenlenen ---- Sözleşmesi uyarınca dava dışı şirketin ----şirket hissedarlarından davacı ---- değerindeki hisse bedeli ile diğer davacı ---- bedelindeki hisse bedeli ve bunun yanında dava dışı diğer ortakların hisse bedelleri de olmak üzere hisselerin tamamının davalı ------ devredilip ortaklıktan ayrıldıkları ve şirket müdürünün de tek hissedar olan davalı ----- olarak seçildiği tespit edilmiştir.6102 sayılı TTK'nun 595(1) "Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır----(2) Şirket Sözleşmesinde aksi öngörülmemiş ise, esas sermaye payının devri için ortaklar Genel Kurulun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur." Somut olayda; dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak ------- davacılar ve dava dışı ortaklar kendi hisselerinin tamamını davalıya devrettikleri, bu devir işleminin ----- onaylandığı sabittir. Bu haliyle davacılara ait hisselerin usulüne uygun olarak davalıya devredildiği ve akabinde devir işleminin ---- tescil ve ilan edildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, hisse devir işleminin içeriğine değil, aksine taraflar arasında adi olarak akdedilen 16.02.2021 tarihli protokoller uyarınca davalının üzerine düşen edimleri yerine getirip getirmediği ve eğer getirmediyse bu durumun Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesinin iptali ile hisselerin yeniden davacı adına tescilini sağlayıp sağlamayacağı noktasında toplanmaktadır. Dosya içerisine sunulan ----- adet protokolün olduğu, hepsinin de aynı tarihte akdedildiği ancak bunlardan bir tanesinde sadece davalının imzasının bulunduğu, diğerinin tamamen imzasız olduğu, yine aynı tarihli 16.02.2021 tarihli protokollerde ise yine sadece davalının ve dava dışı devredenlerin ve şahitlerinin imzasının olduğu tespit edilmiştir.Noter marifetiyle yapılan Hisse Devir Sözleşmesi ile her iki davacıda kendilerine ait hisseleri 4.725,00 TL bedelle davalıya devrettiklerini, bedelini aldıklarını kabul etmişlerdir. Bir taraf kendisine ait hisseyi devretmeyi, diğer tarafta edim olarak bir bedel ödemeyi kabul etmiş olup, resmi şekilde yapılan Hisse Devir Sözleşmesi ile de tarafların karşılıklı olarak edimlerini yerine getirdikleri anlaşılmıştır. Ancak davacı taraf kendi aralarında akdedilen adi yazılı şekilde yapılan 16.02.2021 olarak aynı tarihli fakat farklı içerikli sözleşmeler uyarınca davalı tarafın yan edim hükümlülüğü olarak kendisine ait olan bir takım ilave ödemeleri yapmadığı gerekçesiyle hisse devir sözleşmesinin iptalini talep etmektedirler. Ancak 16.02.2021 tarihli adi yazılı protokollerin her üçününde usulüne uygun olarak taraflarca imzalanmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanında eğer protokollerin içeriği incelenmesi sonucu usulüne uygun olarak her iki tarafça imzalanmış olsaydı dahi davalı tarafa ait olan ilave edimlerin yani ödeme yükümlülüklerinin hangi tarihte yapılacağı net bir şekilde belirtilmediğinden bu haliyle dahi davalının temerrüte düşmediği tespit edilmiştir. Kaldı ki noter marifetiyle yapılan ------ Sözleşmesinin iptali için yine aynı şekilde resmi şekilde yapılmış bir belge ile ödemenin yapılmadığının ispatlanması gerekirdi ancak noter ---- ile bedelin tamamen alındığı belirtilmiş olup bu haliyle Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesinin iptali şartları mevcut olmadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Açılan davanın REDDİNE,

  2. Alınması gerekli karar harcı 427,60TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

  3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  4. Davalı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  5. Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00. TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  6. Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyeŞirketincelemeKaydınaticarettescilinemahkemesiTicariDefteriİlişkin)Tespit,hüküm(Pay

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim