İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1061 E. 2024/340 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1061
2024/340
17 Nisan 2024
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/1061 Esas
KARAR NO:2024/340
DAVA: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/12/2022
KARAR TARİHİ:17/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında geçmişten günümüze süregelen ticari ilişki sonucunda davalı taraftan ödeme alınabilmesi amacıyla 15 adet farklı tarihli senet alındığını, senetlerin hiçbiri ödenmediğini, buna ilişkin davalı taraf aldatıcı davranışları ile müvekkil firma yöneticilerini, borcun tahsilinin imkansız olduğunu, kendisinin ticari işletmesini toparlar toparlamaz söz konusu borçları ödeyeceği bahsiyle zamanaşımı süresi içerisinde oyaladığını, zamanaşımı süresi dolduktan sonra da herhangi bir ödeme gerçekleşmediğini, müvekkili firmanın ise ---------dosyası ile davalı hakkında takip yoluna başvurduğunu, olup zamanaşımı süresi geçtiği için söz konusu takip mecburen örnek no:7 olarak başlatıldığını, davalının söz konusu icra takibi sonucunda kendisine gönderilen ödeme emrine de haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini, ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuğun zorunlu olmasından dolayı tarafımızca arabulucuk süreci yürütülmüş olup arabuluculuk sonucunda taraflar anlaşamamış ve anlaşamama tutanağı tutulduğunu, davalı tarafça ayrıca tek yetkilisi olduğu ------tarafından da müvekkiline, tüzel kişilik olması ve borçlu firmanın fiilen batık halde olması sebebiyle işbu davanın ve davaya konu icra takibinin konusu yapılmadığını, ---------- numaralı çek keşide edildiğini, söz konusu çeklerin de ödenmediğini, söz konusu senetlere ticari temerrüt faizi uygulanmak suretiyle ortaya çıkan toplam rakam ise takip çıkışı miktarı ve işbu davada harca esas değeri oluşturduğunu, davalı tarafça söz konusu icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğinden İİK'da düzenlenen, takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla alt sınırı çizilmiş olan icra inkar tazminatı talebimiz bulunduğunu, borçlunun yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini, borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava dilekçesi davalıya 03.02.2023 tarihinde tebliğ olmuş ancak davalı davaya cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE;Dava, bir kısım bonolar için başlatılan takibe vaki itirazın iptali talebidir.Somut olayda; 6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunmaktadır. Burada Ticaret mahkemelerinin görevi ile ilgili bilgi vermekte fayda bulunmaktadır. Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavramdır. Her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekmektedir. Somut olayda davacının gerçek kişi olduğu görülmektedir. Bu kapsamda davanın ticari dava olup olmadığının tespiti hususunda ilgili kurumlara müzekkere yazılmıştır.Davalı tarafın tacir olup olmadığına dair yapılan incelenme sonucu; ----- gelen yazı cevabı uyarınca davalı ---- gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, ----- gelen yazı cevabı uyarınca davalının faaliyetinin terk olduğu,-------- gelen müzekkere cevabı uyarınca davalının esnaf kaydının bulunmadığı tespit edilmiş olup, bu haliyle davalının tacir olmadığı anlaşılmakla; nispi ticari davanın da söz konusu olmadığı dolayısıyla HMK'nın 4(1)/a maddesi uyarınca mahkememiz görevsiz olup, görevli mahkemenin Asliye Hukuk mahkemesi olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesinin zorunlu olduğu, görevin dava şartlarından olup HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
-
Davanın 6100 sayılı HMK 114/1 . c ve 115/2 maddeleri gereği dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
-
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
-
Görevli ve yetkili mahkemenin. . . . . . . . Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
-
6100 sayılı HMK'nın 20. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesine müteakiben iki hafta içinde talep halinde dava dosyasının yetkili ve görevli mahkeme olan . . . . . . . . . Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi halde aynı madde gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına (kararın tebliği ile ihtarat yapılmış sayılmasına)
-
HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
-
Kararın taraflara tebliğinin masrafının davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanmasına,
-
Davaya görevli mahkemece devam edilmezse ve talepte bulunulursa yargılama giderleri ile ilgili karar verileceği hususunun talep edene ihtarına (ihtar edildi)
İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39