SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/895 E. 2024/293 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/895

Karar No

2024/293

Karar Tarihi

20 Mart 2024

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/895 Esas

KARAR NO:2024/293

DAVA: Şirketin İhyası

DAVA TARİHİ: 12/12/2023

KARAR TARİHİ: 20/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin----- hasım göstererek -------- Sayılı dosya ile hizmet tespit davası açtığını, ancak ne var ki ------ünvanlı şirketin ----resen terkin edildiğini yapılan yargılamada öğrendiğini, iş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından----- taraflarına işbu davayı açmak için 2 hafta mehil verildiğini, bu davada ihyasını istedikleri ------ünvanlı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresinin ------- olduğunu, işbu şirketin ticaret sicilinden ----- tarihinde resen silindiğini, ihyasını istedikleri şirket ticaret sicilinde resen terkin ediliğinden ötürü bu davada husumeti, sadece---- yöneltmiş bulunduklarını, ----- dava dosyasında davalı taraf olan ------ yargılama sırasında 23/10/2014 tarihinde ------- resen terkin edildiği anlaşıldığından, sayın mahkeme taraf teşkili sağlanması açısından işbu ihya davasının açılması için süre verdiğini, dolayısı ile taraf teşkilinin sağlanması açısından açmış oldukları ihya davasının kabulü ile -----adına tasfiye memuru atanmasını talep ettiklerini, ---- sicilinde kayıtlı -------şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA: Davalı------- vekili cevap dilekçesinde; -------, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili ------- resen terkin işlemi, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi" ve 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici 7’nci Maddenin 15’nci fıkrası, “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmünü haiz olduğunu, müvekkili------, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, söz konusu şirketin ihyası istenmekte ise; “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 16’ncı maddesinin 2’nci fıkrasında yer alan “Bu Tebliğ hükümlerine göre, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü gereğince, bu işlemin madde hükmünde de belirtildiği üzere ancak bu hususta mahkemeye başvurulmak suretiyle gerçekleştirileceği açık olduğunu, dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği sırada hakkında derdest bir davası bulunsa dahi bu husus, başlı başına müvekkil Müdürlüğün kusurlu olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilmesine sebep teşkil etmediğini, gerçekten de, dava konusu şirketin sicil dosyasında yapılan incelemede, bu hususta herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, müvekkili Müdürlüğün re'sen terkin kapsamında yer alan şirketlerden hangisinin derdest davası veya icra takibi bulunduğunu saptayacak sistemle entegrasyonu bulunmaması, bu hususu tespit etmenin hukuken ve fiilen mümkün olmaması karşısında ve son olarak aşağıda yer alan içtihatlar da gözetilerek müvekkili Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka ve nesafet kurallarına aykırılık teşkil edeceğini, kaldı ki; taraf teşkilinin sağlanması istenen, yani huzurdaki davanın sebebi olan dava da, saptadıkları üzere, şirket re'sen terk edildikten sonra tarihinde açılmış olup---------; kabul edilmemekle birlikte, re'sen terkin işlemi sırasında derdest bir dava veya icra takibi bulunmadığından; müvekkili Müdürlük tarafından, derdest davası bulunan şirketlerin silinemeyeceğine ilişkin düzenlemeye aykırı bir işlem yapılmadığını, nitekim, -------, re'sen terk sonrası açılan davaların, Geçici 7. madde hükümlerine aykırılık teşkil etmediği ve müvekkil Müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine yüklenemeyeceği şeklinde olduğunu, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, re'sen terkin işleminin hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğu gibi, davacı yanca re'sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddia ileri sürülmediğini, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre ------- ihyası istemine ilişkindir.TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca , 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.559 sayılı KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları,TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler.

TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere ---------aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden resen silineceği düzenlenmiştir.Somut olayda; dosya arasında bulunan ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, dava konusu ihyası istenen şirketin aralıksız son beş yıla ait -------yapılmaması nedeniyle 23.10.2014 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesine göre sicilden terkin edildiği tespit edilmiştir. İhyası talep olunan şirket ile davacı arasında ------- sayılı dosyası ile görülmekte olan davanın derdest dosya olduğu, somut davadaki davacının o davada da davacı konumunda olduğu, derdest davanın görülmesi açısından terkin olan şirketin ihyasının zorunlu olduğu, ------- numarasında kayıtlı iken TTK'nun geçici 7 maddesine dayanılarak 23.10.2014 tarihinde sicil kaydı re'sen terkin edilen ----------ihyasına karar verilmesi halinde şirketin tasfiye haline gireceğine ilişkin yasal düzenleme bulunmamaktadır. İhyası istenen şirket 6102 sayılı yasanın TTK' nun geçici 7 maddesine dayanılarak resen terkin edilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere hakkında açılmış dava varken terkin işlemi yapılması aynı yasanın geçici 7/2. maddesine aykırı olup esasen tasfiyesi de yapılmadığından ve yapılacak tasfiye işlemi de yasaya uygun olmayacağından yalnızca taraf teşkilinin sağlanması bakımından ihya kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekip, ayrıca tasfiye memuru atanmasına gerek bulunmamaktadır.---------

Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile -------- sayılı dosyası sayılı dosyasında davanın taraf teşkili sağlanarak görülebilmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla davanın kabulü ile şirketin ihyasına, davanın -------- dosyasına yönelik olarak açılması nedeniyle ihyanın yalnız görülen dava konusu ile sınırlı tutulmasına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Açılan davanın TTK Geçici 7. Maddesi uyarınca KABULÜ İLE

-------dosyasında kayıtlıyken resen terkin edilen-------sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere İHYASINA,

  1. Şirketin sicil kaydı TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca terkin edilmiş olduğundan, tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına,

  2. Karar kesinleştiğinde . . . . . . . TESCİL VE İLANINA,

  3. Harçlar yasasına göre alınması gereken 427,60. TL karar harcının davacı tarafça peşin yatırılan 269,85 TL'den mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

  4. Yasal hasım olması ve sicilden terkin işleminde kusurunun bulunmaması nedeniyle davalı. . . . . . . . aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  5. Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca davacıya iadesine,

İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/03/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ihyasınaasliyeticarethükümmahkemesiİhyasıŞirketinsavunma

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim