İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1277 E. 2024/24 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2017/1277
2024/24
17 Ocak 2024
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/1277 Esas
KARAR NO: 2024/24 Karar
DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ: 24/11/2017
KARAR TARİHİ: 17/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kuruluşundan beri davalı şirket ---------%15'ine tekabül eden hisselerine malik olduğunu, müvekkilinin ilk başlarda daha fazla hisseye sahipken süreç içerisinde bu payların bir kısmını şirketin diğer ortalarına devrettiğini, ancak şirketin kuruluşundan bu yana tüm faaliyetlerine aktif olarak katıldığını, bir işçi olarak şirket üretim sürecinde, ürün pazarlamasında gibi bir çok süreçte rol alarak ortak olduğu şirketi bugün itibari ile hatırı sayılır bir ekonomik güce getirmesinde büyük katkı sağladığından, müvekkili şirket faaliyetlerine bu katılımı, şirketin bir aile şirketi olması ve müvekkilinin de ortak bulunması nedeniyle karşılık beklenmeksizin yaptığını, tüm bu süreçte sadece kendisi bir çalışan olarak şirket bünyesinden asgari ücret üzerinden ücreti ödendiğini, fakat gelinen süreçte ortak olan müvekkilinin ağabeyi konumundaki ----- müvekkiline birçok haksızlık ettiğini, netice itibariyle de müvekkilinin ortak olduğunu dahi nazara almadan müvekkilini şirketten kovarak, kendi çocuklarını şirket yönetimine aldığından, müvekkilinin bu surette şirket çalışanı ve şirket ortağı olarak sahip olduğu tüm haklarını kullanımından alıkonulduğunu, müvekkilinin uzun yıllardan beri şirket ortağı ve çalışanı olmasına rağmen bu güne kadar şirketin kazancından kendisine kar payı namına hiçbir ödeme yapılmadığı gibi, bu güne kadar kendisine şirketin mali durumu, karlılık oranları ve kar payı dağıtımına ilişkin hiçbir bilgi de verilmediğini, müvekkilinin birçok kez talepte bulunmuş olmasına rağmen bu talepler şirket yönetimi tarafından karşılanmadığını, diğer yandan müvekkilinin, şirketin kuruluşundan bu yana şirkette adeta bir kimyager olarak da çalıştığını, mesleği kapsamındaki şirket faaliyetlerinde kullanılan bir çok formül üreterek yeni ürünler geliştirdiğini, bu formül ve ürünlerin üretim/pazarlamasından şirket çokça kar elde ettiğini, müvekkilinin şahsen çalıştığı bu süreçte de kendisine-aile akrabalık bağları kullanarak-çeşitli vaatlerde bulunulmuş olmakla birlikte bu vaatlerin hiç birini yerine getirmediğini, ayrıca bu çalışmalarına ilişkin de kendisine iş hukukunda doğan ödemeler hukuka ve hakka uygun olarak yapılmadığını, diğer ortakların şirket kasasından şahsi ihtiyaçları için kullandıkları nakdi harcamalardan hiçbir surette müvekkilinin gereği gibi faydalandırılmadığını, tüm bu hakların müvekkiline ödenmesi için taraflarınca ------- Yevmiye numaralı ihtarı ile evrakı ile ihtarda bulunduğunu, davalı şirket yetkili ve yöneticilerince hiçbir girişimde bulunulmayarak müvekkilinin yok sayıldığını, ihtarname sonrasında müvekkilinin şirket ortağı abisi tehdit ettiğini dile getirdiğini, davasının neticelenmesine kadar müvekkilinin uğrayabileceği maddi zararların engellenmesi, şirket aktif mal varlığında bulunan mali hakların muhafazası ve şirket pasif mal varlığının suni borçlar yolu ile artırılmasının engellenmesi amacıyla, şirketin sahibi bulunduğu tüm taşınmazların tespiti ile kayden üçüncü kişiler lehine temlik ve sınırlayıcı haklarının kurulmasını engelleyici ihtiyati tedbir konmasına şirketin sahibi bulunduğu tüm banka hesaplarına tasarruf engelleyici ihtiyati tedbir konmasına, şirketin artırım-sermaye azaltım işlemlerinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, şirketin usulsüz borçlanmasının engellenmesi için çek, senet ve sair ticari borçlanmalarının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, şirketin zarar etmesinin engelleyecek şekilde işlerliğin sağlamak amaçlı ihtiyati tedbir yolu ile yönetim kayyumu atanmasına, alınan tüm tedbirlerin üçüncü kişilerin zarar görmesini engellemek amacıyla ticaret sicil gazetesinde ve ulusal gazete de yayınlanmasına,-------feshedilerek tüzel kişiliğinin TTK gereğince sonlandırılmasına, müvekkilinin hissesine denk gelen maddi değerin müvekkiline ödenmesine, fesih süreci ile birlikte şirket malvarlığının paraya çevrilerek maddi malvarlığının müvekkilinin payına denk gelen kısmının müvekkiline ödenmesine bunun için şimdilik davalı şirket aleyhine olmak üzere 10.000,00-TL'lik bir miktarının müvekkiline ödenmesine, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının herhangi bir ayni veya nakdi karşılık koymaksızın müvekkil şirkete ortak olduğunu, davacı müvekkilinin şirkete karşı asli görevlerini yerine getirmediğinden dava açma hakkı bulunmadığını, davacının da bilgisi dahilinde olduğu üzere müvekkil şirketin kar payı dağıtamamasının nedeni müvekkil şirketin geçmişe yönelik borçlarının olması olduğunu, haklı sebep olarak nitelendirilebilecek vakalar objektif ve somut olması gerektiğini, şirketin ve diğer pay sahiplerinin menfaatinin de korunması gerektiğini, fikir ayrılıkları veya şahsi ihtilaflar haklı sebep olarak nitelendirilemeyeceklerini, davacının müvekkili şirkette alınan bütün kararlardan bilgi sahibi olduğunu, davacının istediği bilgi ve belgeyi her zaman temin ettiğini, müvekkili şirketin şirket ana sözleşmedinde yer alan iş ve amaçlarını gerçekleştirmeye yönelik mal varlıklarına sahip olduğunu, davacının amacının müvekkili şirketteki ortaklık ilişkini sürdürmek istememesi olduğunu, davacının haklarını kullanmakta kötü niyetli davrandığını, dava konusu olayda fesih için haklı sebep olabilecek somut bir delil sunulmadığı gibi bulunmadığını, davacının ortalık payı dikkate alındığında verilecek ihtiyati tedbir kararının diğer ortakların haklarını ihlal edeceğini, müvekkili şirketin ticareti faaliyetini önlemeye yönelik tedbir taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından fesih için haklı sebep olabilecek somut bir delil sunulmadığından ve bulunmadığından, müvekkil şirketin, şirket ana sözleşmesinde yer alan iş ve amaçlarını gerçekleştirmeye yönelik mal varlıklarına sahip olduğundan, haklı sebep olarak nitelendirilebilecek vakalar objektif ve somut olması gerektiğinden müvekkil şirketin, şirket çalışanlarının ve şirketin diğer ortaklarının menfaatlerinin korunması gerektiğinden haksız ve kötü niyetli tedbir taleplerinin reddine, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 24/10/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; ---------feshedilerek tüzelkişiliğinin ttk m.636 gereğince sonlandırılmasına, fesih ile birlikte şirket payı üzerinde gerekli değerlemenin yapılarak (şirket varlığının hesaplanarak ciro, sahip olduğu taşınır taşınmaz malvarlığı vs değerleri ile- şirket piyasa değerinin belirlenmesi ve önceki yıllarda ödenmeyen kar payları da nazara alınarak tespit edilecek toplam değer üzerinden) müvekkilimin hissesine denk gelen maddi değerin müvekkilime ödenmesine, fesih süreci ile birlikte şirket malvarlığının paraya çevrilerek maddi malvarlığının müvekkilimin payına denk gelen kısmının müvekkilime ödenmesine, şirketin feshi talebimizin mümkün görülmemesi halinde, TTK madde 638/2 kapsamında müvekkilin cihan kimya sanayi ve ticaret limited şirketinden çıkmasına karar verilmesine, şirket payı üzerinde gerekli değerlemenin yapılarak (şirket varlığının hesaplanarak ciro, sahip olduğu taşınır taşınmaz malvarlığı, hak ve alacak vs değerleri ile- şirket piyasa değerinin belirlenmesi ve önceki yıllarda ödenmeyen kar payları da nazara alınarak yapılacak toplam değer üzerinden) müvekkilinin hissesine denk gelen maddi değerin müvekkilime ödenmesine, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davalı yan üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, TTK 636/3. maddesi uyarınca davalı Limited Şirketinin haklı nedenle fesih talebidir.
Davacının, davalı şirkette hisse sahibi olduğu ve davalı şirketin aile şirketi olduğu, ortaklar arasında husumet bulunduğu, davacı şirket ortağına, davalı şirketle ilgili bilgi verilmediği, kar payı ödenmediği, şirketin mali durumu, işleyişine dair hiçbir bilgi verilmediği, şirkete alınmadığı gerekçesiyle şirketin haklı nedenlerle feshi ile birlikte dosyaya sunulan 24.10.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle aksi halde fesih yerine davacının karar tarihine en yakın tarihteki hisse bedelinin ödenmesi talep edilmiştir.TTK'nun 636/3.maddesi uyarınca "Haklı nedenlerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkartılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." Dosya içerisine hükme esas alınan ---- tarihli rapor ile davalı şirketin --- yıllarına ilişkin ----- incelenmiş olup, -------- elde ettiği, ancak ortaklar arasında herhangi bir kar dağıtımı yapılmadığı, şirketin kar dağıtımı yapsa dahi borca batık duruma düşmeyeceği, davacı şirketin mal varlığının ---- arasında borçlarını karşılayacak durumda olduğu, bunun yanında vergi ve sigorta borçlarının da düzenli olarak ödendiği tespit edilmiştir. TTK'nun 638/2.maddesi uyarınca "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir."
Teknik bilirkişi heyeti tarafından davalı şirketin --------yıllarına ait kaydi bilanço hesapları üzerinde yapılan incelemeler sonucu, şirketin düzenli olarak kar elde ettiği, borca batık durumda olmadığı ancak bunun yanında ortaklara kar dağıtımı yapılmadığı, düzenli olarak vergi ve sigorta borçlarının da ödendiği tespit edilmiştir. Davacı, dava dilekçesi ile şirketin feshini istemesindeki haklı sebepler arasında kendisinin şirkete alınmaması, kar dağıtımı yapılmaması, kendisine şirket işleyişi ile ilgili bilgi verilmemesi ve ortaklar arasında husumet bulunmasını gerekçe göstermiş olup, teknik bilirkişi heyeti raporu ile de kar dağıtımı yapılmadığı tespit edilmiştir bunun yanında mahkememiz tarafından dinlenen tanıklar------- ortak ve uyumlu beyanları ile şirket ortaklarının anlaşamadıkları, davalı şirketin bir aile şirketi olduğu, kardeşler arasında eşit pay verilmesi gerekirken davacı ortağa daha düşük pay verildiği şeklinde beyanda bulunmaları sonucu aile şirketi olan davalı şirkette kardeşler arasında husumet bulunduğu ve anlaşamadıkları tanık beyanları ile ispat edilmiştir.Yapılan teknik incelemeler sonucu, davalı şirketin kaydi bilanço hesapları ile edinilen bilgiler uyarınca düzenli olarak kar elde ettiği, borca batık durumda olmadığı ve bu haliyle TTK 636/3 maddesi uyarınca her ne kadar haklı nedenler mevcut ise de, işleyen bir şirketin feshine karar verilmesi şirket aleyhine olacağından, bu alternatif mahkememiz tarafından düşünülmemiştir. Ancak davalı şirketin hissedarları arasında geçmişe dönük bir husumet olduğu, anlaşamadıkları, bu haliyle de davacıya daha düşük pay verildiği tanık beyanlarıyla tespit edilmiş olup davacı ortağın kendisine karar tarihi itibariyle güncel payının ödenmesi suretiyle ortaklıktan çıkartılması yolu mahkememiz tarafından daha adaletli bir çözüm olarak düşünülmüştür.TTK'nun 641/1.maddesi uyarınca "Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkına haizdir." maddesi uyarınca bilirkişi teknik heyetine davalı şirketin duran varlıkları ile bütün menkul ve gayrimenkullerinin öz kaynaklarının tespit edilmesi için ilave bilirkişiler seçilerek dosya içerisine 06.03.2023 tarihli hükme esas alınan rapor dosyaya alınmıştır. Yapılan inceleme sonucu; kardeş olan davalı şirket ortakları arasında husumet bulunduğu, tanık anlatımlarıyla anlaşamadıkları tespit edilmiş olup, bunun yanında uzun yıllardır kar dağıtımı yapılmadığı, bu haliyle TTK'nun 636/3 maddesi uyarınca davacı ortağın şirketin feshini istemekte haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Ancak davalı şirket üzerinde yapılan incelemeler sonucu, davalı şirketin uzun yıllardır düzenli olarak kar elde ettiği, borca batık olmadığı ve düzenli olarak vergi ve sigorta borçlarını ödediği, bu durumda davalı şirketin feshine karar verilmesinin adaletli olmayacağı anlaşıldığından diğer alternatif çözüm olan davacı ortağın kendisine ait hisse payının karar tarihine en yakın tarihteki güncel pay bedelinin kendisine ödenmesi yoluyla ortaklıktan çıkartılmasının hem davalı şirket için, hemde ülke ekonomisi için daha adaletli bir çözüm olduğu kanaatine varılmıştır. Buna yönelik olarak dosya içerisine ilave olarak alınan teknik bilirkişi heyeti raporları ile davacı ortağın, davalı şirketteki mahalinde yapılan incelemeler sonucu, 30.09.2022 tarihli şirketin mali verileri dikkate alınarak şirketin dönen varlıkları, menkulleri, stokları, maddi olmayan duran varlıkları, kısa ve uzun vadeli yabancı kaynak varlıkları, öz kaynakları ile diğer taşınmazları göz önüne alınarak davacının %15'e takabül eden hisse payının -----tarihli alınan ek rapor uyarınca ----- olduğu anlaşılmakla, belirlenen davacının hisse payının kendisine ödenmesi suretiyle ortaklıktan çıkartılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Açılan davanın KABULÜ İLE
TTK 531 maddesi uyarınca Şirketin Feshi Yerine davacının payının karar tarihine en yakın bedeli olan 9.577.496,95 TL 'nin davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine, bunun karşılığında davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına, karar tarihinden infaz tarihine kadar belirlenen bedele avans faizi uygulanmasına,
-
Alınması gerekli 654.238,82. TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından dava açılırken yatırılan 31,40. TL peşin harç ve yargılama sırasında yatırılan 163.560,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 163.591,40. TL'den mahsubu ile bakiye 490.647,42. TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan; 5.900,00. TL bilirkişi gideri ve 400,80. TL posta gideri olmak üzere toplam 6.300,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 31,40. TL peşin harç, 31,40. TL başvurma harcı ve yargılama sırasında yatırılan 163.560,00. TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 163.622,80. TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı yararına A.A.Ü.T. uyarınca takdir edilen 399.774,97. TL nispi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde -------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
17/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29