İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/945 E. 2024/226 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/945
2024/226
6 Mart 2024
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/945 Esas
KARAR NO:2024/226
DAVA:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:17/08/2017
KARAR TARİHİ:06/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili bankanın ------ şubesinin -----kredili hesap müşterisi -----aralarında bulunduğu -------- gemileri satın aldıklarını, bu satın alma işlemi ve genel işlemler için müvekkili bankadan kredi kullandıklarını ancak bu krediyi kullandırım aşamasında ve sonrasında bir takım usulsüzlükler yapılmak suretiyle müvekkilin bankanın zarara uğratılmış olduğunun ------ raporuyla tespit edildiğini, bunun üzerine -----tarihli dilekçe ile ilgililer hakkında --------suç duyurusunda bulunulduğunu ve söz konusu davanın halen derdest olup ------ görülmekte olduğunu, müvekkili bankanın davalı sigortacı -------------poliçesi yaptırdığını ve primlerini ödediğini, bu poliçenin ---poliçenin yenilenmesi olarak tanzim edildiğini, başka bir ifadeyle davalı sigorta şirketinin işbu poliçeyi-------- poliçesinin ekonomik sonuçlar doğuran rizikoların olumsuz sonuçlarının, bir bedel karşılığında sigortacı tarafından üstlenilmesini amaçlayan bir sözleşme olduğunu, kapsamlı suç sigortasının "sigorta klozları" başlıklı bölümünde teminat kapsamında olan durumlar olarak "çalışanların sadakatsizliği" nin düzenlendiğini, bu düzenlemede belirtilen fiillerin teminat kapsamında olduğu konusunda tarafların mutabık kalındığını, banka çalışanı---------- firmalara kredi verilmesine ve sonrasında sigorta poliçesinin teminatı kapsamında sayılan eylemleriyle müvekkili bankanın zarara uğratıldığını, bu zarar ve hasarın davalı sigorta şirketince hasar ihbarına rağmen bugüne kadar karşılanmadığını, müvekkilinin zararının poliçe limitlerinin çok çok üstünde olduğunu beyanla, fazlaya dair tüm hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne ve davalı sigorta şirketince -------- tarihinde yapılan hasar ihbarına rağmen ödenmeyen müvekkili şirket zararının ------ tarihinden itibaren işletilecek/işleyecek 3095 Sayılı Kanunun 4/A maddesine göre kamu bankalarınca bir yıl vadeli -------hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığının hüküm altına alınarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı ---------- huzurdaki dava kapsamında müvekkili ile arasındaki -----kapsamında ileri sürdüğü sigorta tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının davaya konu talebini dayandırdığı poliçe tahtında teminat kapsamında olduğunu ispatlayamadığını, ilgililer hakkında --------- sayılı dosyasındaki yargılamanın halen devam ettiğini, henüz ortada hükme varılmış bir aldatıcı, hileli veya kasıtlı cezai davranış olmadığı gibi ilgili banka Çalışanın kendisi veya kendisi ile aldatıcı, hileli ya da cezai olarak danışıklılık halinde olan başka bir kişi veya kuruluş için “yolsuz kişisel mali kazanç” sağlayıp sağlamadığının da belirsiz olduğunu, bu durum karşısında, poliçenin “Çalışanların Sadakatsizliği” başlıklı hükmünün 2. paragrafı kapsamında teminat için aranan şartların gerçekleşmediğini, teminat dahilinde olduğu ispatlanamayan talebin reddi gerektiğini, diğer yandan, ilgili Poliçe hükmü kapsamında aranan şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin ancak ceza yargılaması sonucunda varılacak kesin bir hükmün varlığı ile belirlenebilir olduğunu, dolayısıyla yukarıdaki açıklamalar tahtında, ilgili poliçede teminat için aranan koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi açısından ceza yargılamasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacı tarafın talebinin ------- hükmünün kapsamında olduğunu, bu bağlamda davacının talebinin, talebini ileri sürdüğü ---- teminat kapsamında olmadığını,--------- sağlanan tüm kredilerde usulsüzlük olma ihtimalinin olduğunu ortaya koyduğunu, Poliçe’de tanımlandığı haliyle “Keşif” için aranan “zarara sebebiyet vereceği makul bir şekilde öngörülebilen olgular” şartının gerçekleştiğini, davacının somut olaydaki talebinin teminat harici olduğunu, davacı tarafın varlığını iddia ettiği alacakların tahsil kabiliyeti varken müvekkilinden talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın talep ettiği ------- tutarındaki zararın varlığını ve bu miktarın gerçek zarar tutarını yansıttığını ispatlayamadığını, yanı sıra, davacı tarafın talebini dayandırdığı Poliçe tahtında, ---- muafiyet bedeli öngörüldüğünü, söz konusu ------ tutarındaki muafiyet bedelinin müvekkilinden talep edilemeyeceğini, belirterek HMK md.142 hükmüne istinaden öncelikle davanın zamanaşımı sebebiyle reddine, davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine, talebin sigorta teminatı dışında kalması nedeniyle davanın reddine, her halukarda davacının haksız taleplerinin tenziline, karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE;Dava, davacı bankanın müşterisi olan dava dışı----- --------- işlemi nedeniyle------ kredi kullandığı, kredi işlemleri sırasında 09/10/2003 tarihli teftiş kurulu raporu ile usulsüzlüklerin olduğu ve bankanın zarara uğratıldığı gerekçesiyle ----- kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsili talebidir. Davacı banka ile davalı sigorta şirketi arasında ---- tarihleri arasında ------- bedelli sigorta poliçesi mevcut olup bahse konu poliçe uyarınca uğradığı zararı sigorta şirketinden talep etmektedir. TTK'nun 1420. maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan bütün işlemlerin alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 2 yıl, TTK'nun 1482. maddesi uyarıncada her halükarda rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıl içinde zaman aşımına uğrayacağı belirtilmiştir. TTK'nun 1420. maddesi uyarınca 2 yıllık zaman aşımı hem mal sigortaları hem de sorumluluk sigortaları için geçerlidir, yine aynı kanun uyarınca mal sigortaları için rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren 6 yıllık bir çatı zaman aşımı belirlenmiştir, TTK'nun 1482. madde belirtilen 10 yıllık zaman aşımı ise mal sigortalarında uygulanması gereken bir zaman aşımı süresidir. Zaman aşımı süreleri belirlenirken taraflar arasındaki sigorta poliçesinin mal sigortası mı sorumluluk sigortasının olduğunun tespiti gerekmektedir. Ancak öncelikle zaman aşımının başlangıç tarihinin tespit edilmesi önem arz etmektedir. Hem mal sigortalarında hem de zorunluluk sigortalarında TTK'nun 1427/2 maddesi uyarınca sigorta tazminatının veya bedeli rizikonun gerçekleşmesine müteakip ve riziko ile ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sora sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve halde 1446. Maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı hüküm altına alınmıştır.Mahkememiz tarafından ------Somut olayda, davacı banka çalışanı ---- davacı bankayı zarara uğrattığı iddia edile işlemlerin tarihi------tarihinde de davacı çalışanı ----- görevinden istifa etmiş ve hakkında----- tarihinde davacı banka tarafından suç duyurusunda bulunulmuştur. Davacı banka ile davalı sigorta şirketi arasındaki poliçe tarihi ise ---- tarihleri arasındadır. Teftiş raporu ile zararın doğduğu yıllar ----olmasına rağmen poliçe tarihi ---------- tarihleri aralığında olup yapılan poliçenin geçmişe etkili olacağına dair herhangi bir madde yer almamaktadır. Hasar bildirimi 05/11/2013 tarihinde mail yolu ile davalı şirkete bildirilmiş olup TTK'nun 1427/2 maddesi uyarınca 45 günlük sürenin bitim tarihi ----- tarihi olduğundan bu tarih itibariyle hasar muaccel hale geldiğinden 2 yıllık zaman aşımı süresi ------ tarihinde dolmuştur. Taraflar arasındaki TTK'nun 1420. Maddesinde yer alan 2 yıllık zaman aşımı süresi tüm zarar sigorta türleri bakımından geçerli kabul edilmektedir. Dava tarihi -------tarihinden itibaren 2 yıllık temel zaman aşımı süresinin her halükarda dolduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki sigorta türü ise yapılan teknik incelemeler ve alınan bilirkişi raporu ile sonucu Mal Sigortası olarak tespit edilmiş olup uygulanacak zaman aşımı da ----madde yer alan çatı zaman aşımıdır. Zaman aşımının başlangıç tarihi de rizikonun gerçekleştiği ----baz alındığından dava tarihi olan --------- tarihi itibariyle her halükarda 6 yıllık çatı zaman aşımının dolduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki sigorta türü Sorumluluk Sigortası kabul edilse dahi TTK'nun 1482. Maddesi uyarınca 10 yıllık zaman aşımı mevcut olup yine rizikonun ilk gerçekleştiği tarih 2007 tarihinden itibaren dava tarihi olan 17/08/2017 tarihi itibariyle her halükarda 10 yıllık zaman aşımı süreside dolmuştur. Ancak mahkememiz tarafından TTK'nun 1420. Maddesinde yer alan 6 yıllık çatı zaman aşımı süresi esas alınarak rizikonun ilk gerçekleştiği tarih olan------------ tarihine kadar her halükarda 6 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu tespit edilmiştir. Davacı banka beyanlarında, dava sigorta şirketinin inceleme işlemlerinin uzun yıllar sürmesi nedeniyle bahse konu davanın geç açıldığı beyan etmiş ise de TTK'nun 1427. Madde emredici nitelikte olup rizikonun gerçekleşmesinden sonra rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının araştırmaları bitince ve herhalde yapılacak ihbardan sonra 45 günün sonunda muaccel olacağı belirtilmiş olup sigorta şirketinin araştırmalarının uzun sürüp sürmemesi veya bitip bitmemesi, hasar ihbarını takip eden 45 günün sonunda muaccel olmasını engellemez, bu hali ile somut olayda TTK'nun 1420 de belirtilen temel zaman aşımı olan 2 yıllık zaman aşımı ile çatı zaman aşımı olan 6 yıllık zaman aşımı sürelerinin her halükarda dolduğu tespit edildiğinden açılan davanın zaman aşımı nedeniyle reddine" dair 09.03.2022 tarihinde karar verilmiştir--------- sayılı ilamı ile; "Buna göre, Mahkemece davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesi ile ileri sürdüğü TMK'nın 2. maddesine aykırılık iddiası yönünden sunulan yazışmalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; davacıda sigorta tazminatının ödeneceğine dair bir inancın yaratılıp yaratılmadığı, davalının ödeme konusunda alacağı zamanaşımına uğratma gayesiyle davacıyı oyalama kastı olup olmadığı ve talebi sürüncemede bırakarak ödeme yapmaktan kaçınıp kaçınmadığı konusunda inceleme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile davanın zamanaşımına uğradığından bahisle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. " gerekçesiyle mahkememiz tarafından verilen ilam kaldırılarak dosya yeniden gönderilmiştir.Yapılan yargılama sonucu; davacı eski banka çalışanı ------ tarihli teftiş kurulu raporu doğrultusunda, bankanın dava dışı müşterisi ------- ortakları ve çalışanları ile karşılıklı menfaat içerisinde olduğu, bunun sebebinin ise çeşitli tutarlarda ve sebebi belgelenemeyen çelişkili açıklamalara konu olan para alışverişleri nedeniyle menfaat ilişkisinin bulunduğu, bu sebeple hesap ekstrelerinde değişiklik yaparak Müfettişliği yanıltmaya çalıştığı, dava dışı şirketin işlemleri ile yakından ilgilenmesi, kullandırılan ilk gemi kredisinin bir bölümünün fiktif müteritte olduğu, ve dava dışı şirkete fiktif kredi kullandırması ve yüksek tutarda teminat eksikliği ile çalışmasına imkan sağlamasından kaynaklı olarak görevini kötüye kullandığının tespit edildiği, dava dışı ---- kullandırmış olduğu kredilerin teminatını teşkil etmek üzere---- edilen dava dışı----------isim değişikliği ile -------- bulunan tersanelerde sökümü yapılarak satışının gerçekleştiği, bu olaylardan davacı bankanın bilgisinin olmadığı ve rızasının bulunmadığı, dava dışı ---- lehine verilen kredilerin teminatsız bırakılmak suretiyle davacı bankanın dava dışı çalışan ----- tarafından zarara uğratılmasından kaynaklı davalı ----- tazminat talep edilmektedir. Davaya konu edilen zararların tespit edildiği işlemlerin gerçekleşme tarihlerinin; dava dışı ----- kredi kullandırıldığı, bunun yanında yine dava dışı grup şirketi olan ------ tarihinde --------- yönelik olarak ---- kredi kullandırılmıştır. Dava dışı ---- grubunun almış olduğu kredileri zamanında ödememesi nedeniyle kendilerine -----Hesap Kat İhtarnamesi tebliğ edildiği, ödenmemesi üzerine de---------takip dosyası ile dava dışı ----- birlikte toplam 6 kişi hakkında 06.03.2013 tarihli İpoteğin Paraya Çevrilmesi yolu ile toplam 23.000.000 USD bedelli asıl alacak ile ferileri hakkında icra takibi başlatılmıştır. Başlatılan icra takibi sonucu, dava dışı ----------- teminatında bulunan ipotekli gayrimenkuller için 09.04.2013 tarihli toplam 17.859.000,00 TL kıymet takdiri yapıldığı, bunun dışında borçlulara ait paraya çevrilebilir nitelikte başkaca mal varlığına rastlanmadığı, kıymet takdiri yapılan taşınmazın bedelinin 17.850.000,00 TL'nin %50'sinin 8.950.000,00 TL'ye ihale edileceği ve tahsil edilecek kredi alacağından sonra davacı bankanın yaklaşık zararının 85.000.000,00 TL zarara dönüşmesi muhtemel olacağı kanaati şeklindeki müfettiş raporu sonucu dava dışı çalışanın eylemlerinden kaynaklı sigorta şirketinden tazminat talebinde bulunulmuştur. Davacı banka ile davalı sigorta şirketi arasında 31.12.2012 - 30.12.2013 tarihleri için 15.000.000 USD bedelli poliçe dönemini kapsayan-------- akdedilmiştir. Davacı banka eski çalışanı dava dışı ------- tarihinde istifa etmesinin akabinde 31.05.2012 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğu ve dava dışı banka çalışanı --------kendisine menfaat sağlayan eylemlerinden dolayı 31.12.2012 - 30.12.2013 tarihli poliçeye dayanılarak davalı sigorta şirketinden tazminat talep edilmektedir. Hasarın tespit edilmesine ilişkin teftiş kurulu rapor tarihi 09.10.2013 olduğu, hasar ihbar tarihinin ise 05.11.2013 olduğu tespit edilmiştir.Davacı eski çalışanı ---- dava dışı ------müfettiş raporuyla tespit edilen ve davacı bankanın zararına olan işlemlerin meydana geldiği tarihlerin ----- yıllarına ilişkin olduğu, ancak davaya konu edilen poliçenin ise ---------poliçe kapsamında "Poliçe dönemi öncesi keşfedilen hasarların" poliçe kapsamında olmayacağı imza altına alınmıştır. Yani, sadece ------ tarihleri arasındaki ------- uyarınca meydana gelen zararların davalı sigorta şirketinden istenebileceği tespit edilmiş olup, davaya konu edilen zararların meydana geliş tarihi ise 2007 ve 2008 yıllarına ilişin olup poliçenin geçmişte meydana gelen zararları kapsayacağına ilişkin herhangi bir ibare yoktur.
6102 TTK'nun 1420.maddesinde "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün işlemler, alacağı muaccel olduğu tarihten itibaren başlayarak 2 yıl ve 1482 madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler herhalde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren 6 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar"TTK'nun 1427/2.maddesinde "Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesine müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve herhalde 1446.maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olur"Davalı Sigorta Şirketine Hasar İhbar Tarihi 05.11.2013 olup, TTK'nun 1427/2 maddesi uyarınca 45 günlük sürenin eklenmesi sonucu 20.12.2013 tarihinde hasarın muaccel olduğu ve yine TTK'nun 1420.maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresinin 20.12.2015 tarihinde dolduğu, dava tarihinin ise -----olup, bu tarihte hasarın zamanaşımına uğradığı tespit edilmiştir.Davaya konu edilen poliçenin tarihlerinin------- olduğu ve zarara konu hasar işlemlerinin meydana geliş tarihlerinin ----- yıllarını kapsadığını ve akdedilen poliçe ile "Poliçe dönemi öncesi keşfedilen hasarların" poliçede yer almadığı yani poliçenin geçmişe etkili olmadığı ve bu haliyle daha önce meydana gelen hasardan kaynaklı daha sonra yapılan poliçeye dayanılarak tazminat talebinde bulunulamaz. Bunun dışında, bulunulacağı bir an için kabul edilse dahi bu durumda da TTK'nun 1420 ve 1427/2. Maddelerin uyarınca da 2 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi olan 17.08.2017 tarihi itibariyle de her halükarda dolduğu kabul edilmekle açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Açılan davanın REDDİNE,
-
Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden dava tarihinde yürürlülükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 833.410,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avanslarının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde--------- Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57