İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1260 E. 2024/215 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2018/1260
2024/215
5 Mart 2024
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/1260 Esas
KARAR NO:2024/215
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:01.11.2018
KARAR TARİHİ:05.03.2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilisinin ------- numaralı telefonla sözde bankanın elemanı ve memuru olarak kendisini tanıtarak, yanlış şifreden ötürü şifrenin bloke edildiğini, kendisine yardımcı olacağını ve --------- aradığını söyleyerek müvekkilinin telefonuna gelen şifreyi elde ettiğini, daha sonra da davacı müvekkilinin telefonuna, davalı ------- şahıs hesabına 100.000,00 TL para gönderildiği bilgisinin geldiğini, aynı şekilde davacı müvekkilinin karşısındaki şahısla görüşürken yine müvekkilin hesabından 10.000,00 TL'nin de diğer Davalı ---------- gönderildiğini, Davalı ----- diğer Davalı -------- ustaca tertiplenmiş bir mizansen ile Davacı şirkete ait hesaptan 110.000,00 TL'yi kaçırdıklarını, davacı hesabının bulunduğu davalı bankanın ise bu olayda yasaların kendine yüklediği gerekli güvenlik tedbirlerini almayarak kendisinden beklenen gerekli özen ve dikkati göstermediği ve davalı bankanın bu kusurlu hareketi ile davacı müvekkilin büyük bir zarar ve mağduriyete uğramış olduğunu bu hususta savcılığa da suç duyurusunda bulunduklarını belirterek davacı şirketin hesabından çekilen ve kaçırılan 110.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen reeskont ticari faizi ile birlikte tahsiline masraf ve vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesine, sair her türlü talep ve dava haklarının saklı kalmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı-------- dilekçesinde özetle; Başkası tarafından hesabına para beklediğini, ancak davacı tarafından hesabına 10.000 TL para geldiğini, kendi parası olduğunu sanarak 4.000,00-TL'yi çektiğini, geri kalan tutar üzerinde bloke olduğunu, diğer davalı ------- tanımadığını, gereğinin yapılmasını talep etmiştir.Davalı -------------cevap dilekçesinde özetle; Davacının vekaletinin sahih olmadığını, aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davanın usul yönünden reddi gerektiğini, müvekkili bankanın davaya konu olayla ilgili tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğunu, yapılan işlemlerde herhangi bir dikkatsizliği, özensizliği veya kusuru bulunmadığını, davacı şirketin yeni müdürü ve -------------------tarafından, aynı zamanda müvekkili banka şubesiz bankacılık işlemlerini gerçekleştirebilmesi için başvuru formunda beyan edilen numara olan -------- arandığını, ------ başka bir şirkete davacı şirket hesabından para göndermek istediğini belirttiğini, bu sebeple de babası ---- gelecek olan şifreyi istediğini, kısa zaman sonra ----- müvekkili bankanın müşteri hizmetleri, danışma hattı, ----başka herhangi bir bölümüne ait olmayan ----- telefonla arandığını, sözde müvekkili banka eleman ve memuru olduğunu bildiren bir şahsın yanlış şifre girişinden ötürü şifrenin bloke edildiğini belirttiğini, ---- kendi numarasına gönderildiğini, ------ yine savcılık huzurunda verdiği ifadesinde de beyan ettiği üzere söz konusu şifreyi verdiğini, bu sırada müvekkil bankadan ---- telefonuna davacı şirketin hesabından ----- tanımadığı bir kişi hesabına 100.000,00-TL aktarıldığına dair sms gönderildiğini, buna rağmen ----- kez karşısındaki kişiye şifre ilettiğini, davacı şirket hesabından, yine ------ tanımadığı bir kişi kredi kartına 10.000,00-TL aktarıldığına dair müvekkili bankadan sms gönderildiğini, müvekkili bankanın internet üzerinden sınırlı sayıda bankacılık işleminin yapılabilmesi için mümkün olabilecek her nevi önlemi aldığını,------- kendisi tarafından bildirilen telefon numarasına, eft işleminin onayı için gereken onay şifrelerini gönderdiğini, bu şifrelerin doğru şifreler olması karşısında da işlemlerin gerçekleştirildiğini, onay alınmakla kalınmamış, eft işlemin gerçekleştirildiğine ilişkin yine aynı telefon numarasına bilgilendirme ------- gönderildiğini, ------ savcılık ifadesinde de belirtildiği üzere, ------- dolandırıcılığına maruz kaldığını neden sonra, birinci banka sms'i değil, ikinci banka sms'inden sonra anladığını, davacının şubesiz bankacılıkta kullandığı telefon numarasının ve müvekkili banka tarafından onay amacı ile gönderilmiş şifrelerin ele geçirilmesinde bankanın kusuru bulunmadığından davacıya ait telefondan yapılan işlemler nedeniyle müvekkili bankanın sorumluluğuna başvurulmasının mümkün olmadığını, aslen doğan zarar ile müvekkili bankanın hiçbir hareketi ilişkilendirilememekte ve illiyet bağı kurulamadığını, davacı tarafından ---------- soruşturma nolu dosyası ile yaptığı suç duyurusunun beklenmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle; her türlü talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla; davanın sahih vekaletname ile açılmamış olması sebebi ile usul açısından reddine, mahkeme aksi kanaatteyse -------- numaralı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, dava konusu zararın doğumunda müvekkili bankaya kusur atfedilemeyeceği sebebi ile davanın müvekkili banka yönünden esastan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ------ usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, davacının hesabından bilgisi dışında alındığı iddia edilen paranın iadesi istemine ilişkindir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ------- sayılı dosyası celp edilmiş,---- tarihli bilirkişi raporu, --- bilirkişi heyet raporu, --- bilirkişi heyet ek raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ---- tarihli raporunda özetle, "Davacı ---------internet bankacılığına açık ticari mevduat hesabından Bilgisi ve rızası dışında --- tarihinde saat 15:36 da Davalı -------- diğer davalı---------- kredi kartı hesabına -------yapılmak suretiyle transfer edilmesinden kaynaklanan 110.000, TL tutarında zararının oluştuğu, davacı şirket yetkililerinin internet bankacılığı şifresini gerekli şekilde muhafaza etmeyerek üçüncü kişilerin eline geçmesine neden olduğu anlaşılmakla birlikte ---------- sayılı ilamı ile ------ önceki bölümlerde özetlenen emsal nitelikteki kararları gereği bankanın parayı davacıya iade etmekle sorumlu olduğu, şifre bilgilerinin üçüncü kişilerce ele geçirilmesini önleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturması gerektiği, sistem güvenliğinin sağlanamamasından kaynaklanan zararların sorumluluğunun yasa gereği bankaya ait olduğu düşünüldüğünde davalı banka bünyesinde, davalı bankanın kurduğu sistem üzerinde çalışan internet bankacılığında sorumluluk bankaya ait olup, davacının kötü niyeti 3. kişilerle el ve işbirliği ve suç teşkil edebilecek bir eyleminin de varlığı somut olayda davalı bankaca iddia edildiğinin ve kanıtlandığının söylenemeyeceği, davalı banka mudinin kendisine tevdi ettiği mevduatı aynen iade etmekle yükümlü olduğundan, davacının rızası hilafına elinden çıkan 110.000,00- TL zararından diğer davalılarla birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, davacının 15.08.2018 ödeme tarihinden itibaren 110.000,00- TL üzerinden avans faizi talep edebileceği, davalı bankanın sözleşmeye aykırılık diğer davalıların ise haksız fiif nedeniyle oluşan davacı zararından müteselsilen sorumlu olduğu" yönünde görüşünü bildirmiştir.Bilirkişi heyetinin ------ tarihli ek raporunda özetle, ---- tarihinde, davacı şirketin yetkilisi ---------- cep telefonunun, ------- numaralı telefondan arandığı, telefondaki kişinin ----- aradığını, yanlış şifreden ötürü internet bankacılığı şifresinin bloke edildiğini belirterek, kendisine yardımcı olacağını söylediği, sonrasında telefondaki kötü niyetli kişi/kişilerin, ---- davalı banka sisteminde kayıtlı olan---- telefonuna gönderilmiş olan şifreleri istediği, -----da cep telefonu gelen işlem onay şifrelerini telefondaki kişi/kişilere verdiği, telefondaki kötü niyetli kişi/kişiler tarafından, davacının ------- numaralı ticari mevduat hesabından, ----tarihinde, davalı ----- nezdindeki ---- numaralı hesabına 100.000 TL ve davalı ----- numaralı kredi kartına -----yapılmak suretiyle transfer edildiği, böylece davacının, 15.08.2018 tarihi itibariyle, 110.000 TL zararının meydana geldiği, 15.08.2018 tarihi itibariyle, Davalı ------- bu zararın 100.000 TL'sinden ve davalı --------- bu zararının 10.000 TL'sinden sorumlu olduğu, davacı şirket yetkilisinin, işinde tecrübeli bir tacir olduğu, bu nedenle dava konusu olayda kendisinden daha dikkatli ve özenli olmasının beklenmesinin gerektiği, davacının, davalı bankanın internet şubesine giriş yapılarak, internet şubesi üzerinden işlem yapabilmesi için kullanılan, kimsenin bilmemesi gereken ve korumakla yükümlü olduğu kişisel bilgilerinin üçüncü kişi ya da kişilerin eline geçmesinde gerekli, özeni gösteremeyip, önlem ve tedbirleri almadığından, davaya konu olayda müterafik kusurunun bulunduğu, eğer davacı, kimsenin bilmemesi gereken ve korumakla yükümlü olduğu internet bankacılığı kişisel bilgilerini yeterince koruyabilseydi ve işlem onay şifrelerini üçüncü kişi ya da kişilerle paylaşmasaydı; dava konusu zararın meydana gelmeyeceğini, davalı bankanın, giderek artış gösteren internet bankacılığı dolandırıcılık olaylarını göz önüne alarak, müşterilerinin kişisel bilgilerinin ele geçirilmesi ihtimaline karşın etkin ek güvenlik önlemlerinden bir ya da birkaçını, müşterisinin kullanımını zorunlu hale getirmeyerek, müşterinin tercihine bağlı olarak sunmak suretiyle objektif özen yükümlülüğünün gereğini yerine getirmediğinden; davaya konu olayda müterafik (birlikte) kusurunun bulunduğu, eğer davalı banka, başka iletişim araçlarıyla davacının onayına başvurmuş olsaydı, davacının onayını alana kadar -----gerçekleştirmeseydi ve/veya raporumuzun ilgili bölümlerinde örnekleri verilen etkin ek güvenlik önlemlerinin bir veya birkaçının kullanımını zorunlu hale getirmiş olsaydı; dava konusu zarar meydana gelmeyeceğini, davalı bankanın, alabileceği her türlü güvenlik tedbirini aldığı, belirtilenden fazla şekilde alınacak güvenlik önleminin müşterilerin korunmasına değil, internet bankacılığının ortadan kalkmasına yol açacağı görüşünün kabulünün mümkün olmadığı, ülkemizde elektronik imza yasal alt yapısının oluşturulduğu, dinamik şifre üreten anahtarların da hem güvenli hem maliyeti düşük ve hem de kullanımının kolay olduğu, raporumuzun ilgili bölümlerinde davacı şirket ile davalı bankanın, kusurunun bulunmadığı yönleri ile kusurlu bulunduğu yönlerinin ayrı ayrı değerlendirildiği ve raporumuzda tüm detayları ile açıkladığımız sebeplerle, dava konusu zararın meydana gelmesinde; davacı şirket ile davalı bankanın müterafik (birlikte) kusurunun olduğu sonucuna ulaşıldığı, her davanın kendine özgü münferit hususlarını içerdiği, ancak buna benzer davalarda çok sayıda ------------ kararında; davacı müşteriye kusur izafe edilmeyeceğinin belirtildiği ve gerekçelerinin açıklandığı, davacının dava dilekçesindeki beyan, iddia ve talepleri ile davalının savunmalarının hukuken değerlendirilmesinin ve takdirinin mahkeme'nin uhdesinde olduğu, mahkemece davanın tamamen kabulüne ya da kısmen kabulüne karar verilmesi ve işbu bilirkişi raporunun mahkemece denetlenerek kısmen veya tamamen kabul görmesi halinde, mahkemece yukarıda örnekleri verilen, çok sayıda ------ değerlendirilerek; davanın tamamen kabulüne ya da kısmen kabulüne karar verilebileceği, mahkemece, meydana gelen zararda tarafların müterafik kusurunun bulunduğuna hükmedilmesi halinde, (Bilirkişilik ------Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar” başlıklı duyurusunun 27. maddesinde yazılı olduğu üzere) kusur oranlarının takdir yetkisinin mahkemenin uhdesinde olduğu, davacının asıl alacağına, 15.08.2018 tarihinden itibaren, 3095 Sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca avans faizi talep edilebileceği," yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin davalı bankada bulunan hesabından diğer davalılarca bilgisi dışında toplamda 110.000,00 TL alındığı, bu hususun ------------ sayılı dosyasında yapılan yargılamada da sabit olduğu, davalıların bu dosyada nitelikli dolandırıcılık suçundan ceza aldıkları ve kararın istinaf ilamı ile kesinleştiği, davalıların davacı şirket yetkilisini telefonla arayarak telefona gelen şifreyi hileli davranışlarla ile kendisinden aldıkları bu nedenle bahse konu bedeli davacıya iade ile yükümlü oldukları ancak her ne kadar bilirkişi raporunda davalı bankanın da bu bedelden müşterek müteselsil sorumlu olduğu belirtilmiş ise de, bankanın üzerine düşen güvenlik önlemlerini aldığı, davacı şirket hattına ----- şifre gönderdiği, bu şifreyi davacı şirket yetkilisi 3. Kişiler ile paylaşmasaydı davacı şirket hesabından para aktarımının söz konusu olmayacağı, bu nedenlerle davalı bankanın üzerine düşen özen yükümlülüğünü ihlal ettiğinin ve sonuç olarak bu bedelden sorumlu olduğunun kabul edilemeyeceği kanaatine varılarak davanın davalılara ----- yönünden kabulüne, davalı banka yönünden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-
Davalı banka . . . . . yönelik açılan davanın reddine,
-
Davalılar . . . . . . davaların kabulü ile; 110.000,00. TL'nin 18.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
-
Alınması gerekli karar harcı 7.514,10. TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.878,53. TL harcın mahsubu ile bakiye 5.635,57. TL harcın davalılar . . . . . . müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafça yatırılan 1.878,53. TL peşin harcın davalılar . . . . . . müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 35,90. TL başvuru harcı, 385,55. TL tebligat ve müzekkere gideri, 1.700,00. TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.121,45. TL yargılama giderinin davalılar . . . . . müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
-
Davalı . . . . . tarafından yapılan 2.050,00. TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,
-
Davalılar . . . . tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00. TL nispi vekalet ücretinin davalılar . . . . . . . müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı . . . . . kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00. TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekili ve davalı banka vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalıların yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 04/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57