SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/474 E. 2023/1083 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2017/474

Karar No

2023/1083

Karar Tarihi

26 Aralık 2023

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2017/474 ESAS

KARAR NO:2023/1083

DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 25.04.2017

KARAR TARİHİ: 26.12.2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil firma ile davalıların ortak olduğu ----- ortaklığı arasında imzalanan -------- malzeme ve işçilik olarak yapılması işine itişkin sözleşme ile yine aynı inşaat işi projesinin ------ tarihli sözleşmenin davalılarca feshinin haksız ve usulsüz olduğunun tespiti ile davalılarca yapılan haksız fesih nedeniyle el konulan müvekkile ait malzemeler bedeli olan ---------- fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkile ödenmesi, bu mümkün olmadığı takdirde malzemelerin aynen iadesi, müvekkilin en son imzalanan ve onaylanan hakkedişten sonra hakkedişi yapılamamış, faturası kesilmeyen ve ayrıca sözleşmelerin teminat başlıklı 9 maddesi gereği müvekkilin yapmış olduğu faturalandırılmış işin toplamının %5'lik teminat olarak faturalandırılmayan kısmı bedelinden fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 181.403,25-TL'nin fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkile ödenmesine, alacağın sonuçsuz kalmaması bakımından davalıların----nulması talepli olduğu, müvekkil firma sözleşmelerinde belirtilen işleri peyderpey yaptığını, ödeme alamadığını, faturalı alacakları toplamı 228.148.30-TL için------- esas sayılı dosyası ile icra işlemi başlattığını, bunun üzerine fesih bildirimini müvekkil firmaya öncelikle posta yoluyla --------- tarihli fesih yazısını içeren ihtarı, akabinde-------------- nolu yevmiye ile ihtar ettiklerini, yapılan fesihin açıkça haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkil sözleşmeleri gereği imalatlarını yapabilmesi için, malum olduğu üzere davalılarca müvekkilin işini yapabileceği aşamaya getirmeleri gerekir ancak davalılar hiçbir zaman zamanında yer teslimi yapmadıklarını, söz konusu işi 30.11.2016 tarihli süre uzatımı ve iş durdurma yazısı ile tek taraflı olarak işi durdurduklarını, işe başlamayı beklerken fesihle karşı karşıya kaldıklarını, fesih nedeni olarak da işi süresinde bitirilmediği öne sürülmekte, halbuki fesih in tek nedeni alacağın talep edilmesi olduğu, haksız fesih nedeniyle ivedilikle 01.02.2017 tarihinde yerel mahkeme kanalıyla tespit yaptırılmış bu durum bilirkişi raporunda görüldüğü üzere haksız fesih tarihinden sonra bile halihazırda şantiye müvekkilinin işlerini yapması için hazır olmadığı, bu durum hakkediş raporları ile de ortaya konulabileceği, söz konusu ihtarnamenin 3. Bendinde " ...gecikilen her gün için 5.000-TL gecikme cezasının varsa hak edişinizden kesileceğini, işin saptanan süre içerisinde bitirilmemesi nedeni ile sözleşmelerin müvekkil şirket tarafından tek taraflı olarak fesih edildiğini, tarafınızın hak ediş, kesin teminat ve malzemelerine müvekkil şirket tarafından el konulduğunu, geriye kalan işlerin üçüncü bir kişiye yaptırılmak sureti ile tarafınıza rücu edileceğini..." beyan ettiklerini ancak kendi kusurları nedeniyle haksız olarak fesih yapılması nedeniyle gecikme cezası kesme, hak ediş, kesin teminat ve malzemelerimize de el koyma hakları olmadığını,-------- tarihli tutanakla el konulan malzemelerin listesi yapıldığı, karsı tarafında tutanak da imzası bulunduğu, yapılan işler toplamı 21.02.2017 tarihinde bilirkişi raporundan görüleceği üzere “Alçıpan ve Alçıpan Asma tavan işleri' 889.201,60-TL faturası kesilen 780.602.50-TL fark 108.613,50-TL ödenmediği, ------------ kesilen fatura tutarı 332.272.98-TL fark 72.789.75-TL'lik işler ödenmediği, toplam 181.403.25-TL KDV' si dahil müvekkile ödenmesi taleplerinin olduğu, el konulan mallarla toplam 252.081.17-TL olmak üzere yapılan fesih işleminin haksız ve usulsüz olduğunun tespiti ile, hak edişleri üzerine tedbir konulmasını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine vekâleten talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı -------cevap dilekçesinde özetle;------- tarihinde -------- inşaat işi projesinde yer alan sıva - boya - şap imalat işlerinin malzeme ve işçilik olarak yapılması ve yine 19.04.2016 tarihinde aynı yerin alçıpan ve alçıpan asma tavan işlerinin malzeme ve işçilik olarak yapılması hususu ile ilgili olarak yapım sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeler kapsamında sözleşme süresi işlerin bitim süreleri açıkça tayin edildiği, davacı yana verilen ek süreler içerisinde belirtilen iş ve işlerin bitirilmediği gibi eksik ve ayıplı imalatlar gerçekleştirdiklerini, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin sözleşmenin feshi ve tasfiyesini düzemleyen 20 maddesi içeriğinde şu şekilde bir düzenleme yer aldığını; yapımcı İş bu sözleşme hükümlerine oykırı davrandığı ve işi saptanan süre içinde bitiremediği takdirde işveren, herhangi bir ihbarda bulunmaksızın sözleşmeyi tek taraflı feshederek yapımcının hak ediş, kesin teminat ve malzemelerine el koyarak gelir kaydeder, geriye kalan işleri yapımcı nam ve hesabına yapabilir veya bir başkasına yaptırabilir. Bu durumda, yapımcının bu tarihe kadar yaptığı imalatlardaki eksik ve kusurlu işler de dahil olmak üzere kalan işlerin de tamamlanması sonunda sözleşme tutarında işveren aleyhine bir fark doğarsa gecikme ve diğer cezalar haricinde bu farklarda yapımcı tarafından işverene %25 ilavesi ile ödemekle yükümlüdür. Gelir olarak kaydedilen teminatlar Yapımcının borcuna mahsup edilemez. Bloke edilemez, haciz edilemez. Yine aynı sözleşmenin Genel Gecikme Cezası ve Gecikme süresini düzenleyen 22. Maddesi içeriğinde ise; “İşverence kabul edilen, kanunen belirlenmiş mücbir sebepler veya olağanüstü haller dışında sözleşme konusu işlerin bu sözleşme ile tespit olunan tarihte bitirilememesi halinde her gecikme günü için 5.000,00-TL gecikme cezası, yapımcı hak edişinden veya kesin teminatından kesilir. Bu gecikme 3 (üç) günü geçerse işveren her gün için bu cezayı olarak 7 (yedi) gün daha beklemek ve bu süre sonunda da iş bitmediği takdirde sözleşmeyi tek taraflı fesih edip teminatı gelir kaydetmek yetkisine sahiptir. İş, İşveren tarafından verilen ek süre dahil süre sonunda bitirilemez ise Yapımcı, İşverennin uğrayacağı her türlü maddi ve manevi tazminat ve zararları ayrıca karşılar." Hükmü yer almaktadır. Bu maddeler uyarınca, ------ yevmiye nolu ihtarı ile iş bu sözleşmeler tek taraflı olarak fesih edilmiş, yine tarafımızca --------- sayılı tespit dosyası ikame edilerek davacı yanca fiilen eksik, ayıplı ve hiç imal edilmeyen işlerin tespiti keşfen inceleme yapılmış olup, bilirkişi tarafından rapor hazırlandığı, işin süresinin 120 gün olduğu, süre uzatım tutanağı proje müdürü olduğu iddia edilen ----------------- tarafından imza edildiği, müvekkilin bundan haberi olmadığı, bu kişi hakkında suç duyurusunda bulunulacağı, ilişiği kesildikten sonra davacı firmada çalışmaya başladığı, diğer işin süresinin 80 gün olduğu, müvekkili şirket ile davacı arasında tanzim edilen süre uzatım tutanağı ile 31.12.2016 tarihine uzatıldığı, proje müdürü ile davacı arasında 30.11.2016 tarihinde süre uzatımının ortada bir süre uzatımı olduğu halde yapılmasının hayatın olağan akışına ters olduğu, 11.07.2016 tarihli süre uzatim tutanağı uyarınca davacı yan taahhüt edilen süre içerisinde sözleşme konusu işi bitirmediği, fiilen eksik, hiç imal edilmeyen işler olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 9.maddesi içeriğinde kesilen imalat bedellerinin kesin hesapta ödeneceği ve sözleşmelerin 27. Maddesi içeriğinde kesin kabul ve kesin hesapların ne şekilde yapılacağı düzenlendiği, eksik ve ayıplı işler mevcutken mahkemeniz aracılığı ile faturalandanmış işin %5'lik teminat olarak faturalandırılmayan kısmının talep edilmesi söz konusu olmadığı, el konulan malzeme bedeli olarak 70.677,92-TL talebin afaki olduğu, buna ek olarak kabul anlamına gelmemek şartı ile biran için alacağı olduğu düşünülse dahi geciken her gün için 5.000.00-TL gecikme cezasının alacağından mahsubunu talep ederek davanın reddini yargılama gideri ve ücret-i vekâletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı---------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile İş ortaklığı arasında akdedilen sözleşmenin şartları eksiksiz olarak ve zamanında davacı tarafça yerine getirilmediği için davacının talep edebileceği bir miktar olmadığı, sözleşme gereği kararlaştırılan ceza-i şart ve sözleşmenin diğer davalı aleyhindeki yükümlülük içeren maddeleri davacının kusurlu ve hatta sorumlu olduğunu göstereceğini, davacının dava dilekçesi içeriğini kabul etmediklerini, davanın reddi ile yargılama masraf ve ücreti vekâletlerin de davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;

Dava; eser sözleşmesine dayalı eksik ödendiği iddia edilen hak ediş bedellerinin tahsili ile sözleşmenin iş sahibi tarafından haksız şekilde feshinden sonra el konulduğu iddia edilen malzeme bedellerinin tahsili talepli alacak davasıdır.Davacı vekili; davacı ile davalıların iş ortaklığı arasında 15/06/2016 tarihli eser sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme ile kendilerinin -------- projesinde yer alan 'alçıpan ve asma tavan işlerinin malzeme+işçilik' olarak yapılması ve '---------işini üstlendiklerini, davalı tarafça şantiye sağlandıkça peyderpey işleri yaptıklarını, davalı tarafların kendi imalatlarını yetiştirmedikleri için kendilerine başkaca yer teslimi yapmadığını, ödenmemiş hak edişleri nedeniyle davalılar aleyhine icra takibi başlatılınca davalıların haksız şekilde sözleşmeyi feshederek malzemelerine el koyduklarını beyan ederek, ödenmemiş hak edişlerinin ve el konulan malzeme bedellerinin tahsilini dava ve talep etmiş; davalılar vekilleri ise, davacının üstlendiği işler için işe başlama ve bitiş tarihleri net olmasına rağmen davacının gecikmiş, eksik ve kusurlu ifada bulunduğunu, verilen ek süreye rağmen durumun değişmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının alacaklı çıkması halinde, gecikilen her gün için 5.000.00-TL gecikme cezasının alacağından mahsubu gerektiğini beyan ederek davanın reddini istemişlerdir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, yasa değişikliği nedeniyle basit yargılama usulüne geçilmiş, bilirkişi heyetinden rapor alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı firma ile davalıların ortak olduğu iş ortaklığı arasında imzalanan ------ projesinde yer alan --------------içeren sözleşmenin davalılarca haksız feshedildiği, bu haksız fesih nedeniyle davacıya ait el konulan malzeme bedeli ile en son imzalanan ve onaylanan hakedişten sonra faturası kesilmeyen ve hakediş yapılmayan davacının yapmış olduğu faturalanmış işin toplamının %5'lik teminat olarak faturalandırılmayan kısmi bedelinden fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere talep edilen miktarın davalılardan tahsili şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.Dosya Mali Müşavir, İnşaat Mühendisi ve Borçlar Hukuku alanında nitelikli hesap uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 06/09/2021 tarihli raporunda özetle; "...Raporumuzun mali kısmındaki tespitlere göre; davacı/yüklenicinin sözleşme konusu işleri süresi içinde tamamlayamaması, şantiye sahasının davacının imalatlarını yapabilmesi için süresi içinde davalı/işveren tarafından hazır hale getirilmemiş olmasından kaynaklanmıştır. Dolayısıyla gecikme (İve buna bağlı temerrüt) davacının kusurundan kaynaklanmamıştır. Bu nedenle, davalı/işverenin sözleşmeleri haksız olarak feshettiği kanaatine varılmıştır. Davalı/işveren sözleşmeleri haksız olarak feshettiğinden, davacı/yüklenicinin, sözleşme kapsamında yapmış olduğu ve fakat faturaya bağlanmamış olan işlerden kaynaklanan bakiye hakkediş alacağının ödenmesini davalı/işverenden talebe hak kazanmış olduğu kanaatine varılmıştır. İmzasız hakkedişlerin de kabul edilmesi halinde; davacının 19.04.2016 tarihli Alçıpan ve -------- kapsamındaki toplam hakediş bedeli 682.345,04 TL * KDV - 805.167,15 TL; 15.06.2016 tarihli-------- kapsamındaki toplam hakkediş bedeli ise 283.269,50 TL * KDV - 334.258,01 TL'dir. Davalı cevap dilekçesinde, davacının sunmuş olduğu imzasız hakkedişlere ilişkin itirazda bulunmamıştır. Davalının itirazı, davacının sözleşmelerle üstlendiği işleri gecikmeli, eksik ve ayıplı yapmış olduğu için sözleşmenin davalı tarafından, işler tamamlanmadan önce haklı olarak feshedildiği ve bu nedenle davacının davalıdan iddia ve talep ettiği gibi bakiye hakkediş bedeli alacağı bulunmadığı noktasında olmuştur. Bu nedenle, davacının bakiye hakkediş alacağının tespitinde, imzasız hakkedişlerinde kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Takdiri Mahkemeye aittir. ------- dosyasına sunulmuş olan detaylı bilirkişi raporunda tespit edilen bedellerin esas alınması halinde (ki kanaatimize göre esas alınmalıdır, zira esas alınmasına engel teşkil edecek bir durum bulunmamaktadır) davacı tarafından yapılan fakat hakkedişlere yansımayan işlerin toplam bedelinin; ------- olduğu kanaatine varılmıştır. Bu bedelden ayıplı imalat bedelleri düşülmeyecektir. Çünkü zaten ayıplı imalat bedelleri ---------- dosyasına sunulmuş olan bilirkişi raporunda hesaplamaya dahil edilmemiştir. Raporumun Teknik Kısmında belirtildiği üzere; hakkedişlerden yapılan kesintiler arasında %5 teminat kesintisi başlığına rastlanılamamıştır. Dolayısıyla da, davalının davacının hakkedişlerinden %5'lik teminat kesintisi yapmadığı anlaşılmaktadır. Davacı böyle bir kesintinin yapıldığını ispat edememiştir. Bu sebeple, davacının hakkedişlerden kesinti yapıldığını iddia ederek talep ettiği %5'lik teminat kesintisinin iadesi talep etme kaşullarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Zira davalının, davacının hakkedişlerinden teminat kesintisi yapmış olduğu anlaşılmadığından, davacı da herhangi bir teminat kesintisinin iadesini talebe hak kazanamayacaktır. Davatı 27.01.2017 tarihli Fesih İhtarnamesinde, davacıya ait malzemelere el konulduğunu açıkça beyan etmiştir. Ayrıca, davalının cevap dilekçesi ekinde sunmuş olduğu deliller arasında, 23.01.2017 tarihli, TUTANAK sunulmuş olup, bu tutanağın başında, “İskan Mimarlık'ın (davacının) şantiyede kalan malzemesi” ibaresine yer verilmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere, taraflar arasındaki sözleşmelerin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla davacı davalıdan, davalıda bulanan malzemelerin iadesini talep edebilecektir. Bu durumlar nedeniyle, işbu Tutanak'da yazılı olan malzemelerin bedeli olan KDV dahil 70.677,92 TL'nin ödenmesini davacının davalıdan talebe hak kazanmış olduğu kanaatine varılmıştır. Raporumuzun teknik kısmındaki tespitlere göre; davacı/yüklenicinin sözleşme konuüsu işleri süresi içinde tamamlayamaması (ve temerrüde düşmesi), şantiye sahasının davacının imalatlarını yapabilmesi için süresi içinde davalı tarafından hazır hale getirilmemiş olmasından kaynaklanmıştır. — Dolayısıyla da işlerdeki gecikme — davacı/yüklenicinin - kusurundan kaynaklanmamıştır. Bu nedenle davalının davacıdan gecikme cezası talep etmeye ve davacıya olan borçlarından düşmeye (mahsuba) hak kazanamadığı kanaatine varılmıştır. Raporumuzun teknik kısmındaki tespitlere göre; her ne kadar davalı, davacının ayıplı olarak yapmış olduğu imalatların giderilmesi için gerekli olan masrafların tutarının ödenmesini ve bu alacağının davacıya olan borcundan düşme (mahsup) hakkına sahipse de; işbu masrafların tutarı zaten, ---------- dosyasına sunulmuş olan bilirkişi raporunda davacının davalıdan talebe hak kazanmış olduğu bakiye hakkediş bedeli alacağından düşülmüştür. Bu nedenle tekrar düşülmesine (mahsuba) gerek olmadığı kanaatine varılmıştır..." yönünde görüşlerini bildirmişler, 07/07/2022 tarihli ek raporda da aynı kanaati bildirdikleri görülmüştür.Bilirkişilerin 31/01/2023 tarihli son ek raporlarında özetle, kök rapordaki görüşlerini aynen tekrar ettikleri, davacı tarafın alacağı olan 1.345.694,18-TL’dan davacı tarafa yapılmış olan 1.101.218,74-TL ödeme mahsup edildikten sonra davacı tarafın alacağı bu bedelden, mali değerlendirme kısmında hesaplanmış olan 1.101.218,74-TL davalı tarafından yapılan ödemelerin mahsup edilmesi sonucu davacı şirketin alacağının 244.475,44-TL olarak hesaplandığını belirtmiş ve aşağıdaki tablodaki şekilde alacakları kalem kalem gösterdikleri anlaşılmıştır. Borç doğuran sözleşmelerden birisi olan “Eser sözleşmesi”, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde, “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” biçiminde tanımlanmıştır. Eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesidir. Yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle yükümlüdür. Eser sözleşmelerinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici istenen özellikte eseri meydana getirmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlü olup, HMK’nın 190. maddesinin 1. fıkrasına göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğundan; yüklenici, sözleşmeye uygun olarak eseri meydana getirip teslim ettiğini, iş sahibi de sözleşmede kararlaştırılan ve teslimle muaccel hâle gelen iş bedelini ödediğini kanıtlamak zorundadır. -----------Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıptan sorumluluğu TBK'nın 474 ile 478. maddeleri arasında düzenlenmiştir.TBK'nın 474/1.maddesi gereğince açık ayıplar bakımından iş sahibi işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve uygun bir süre içerisinde tespit ettiği ayıpların yükleniciye bildirmekle yükümlüdür. Bu külfetlerin yerine getirilmemesi iş sahibinin yükleniciye karşı sorumluluğunu gerektirmemekte, sadece ayıplı eser teslimi dolayısıyla sahip olduğu haklardan yararlanamaması sonucunu doğurmaktadır. TBK'nın 477/1. maddesi gereğince gizli ayıplar açısından ise, ayıbın varlığı zaman aşımı süresi içerisinde vakit geçirilmeksizin yükleniciye bildirilmelidir. Bu açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; taraflar arasında ----- kapsamında, 15/06/2016 tarihinde sıva-boya-şap imalat işi için; 19/06/2016 tarihinde 'alçıpan ve asma tavan işlerinin malzeme+işçilik' işi için sözleşme yapıldığı, sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olup, davalının iş sahibi, davacının yüklenici olduğu; hem davacı tarafından tespit talebinde bulunarak alınmış olan ------ dosyasına sunulmuş olan bilirkişi raporunda hem de davalı tarafından tespit talebinde bulunarak alınmış olan -------- dosyasına sunulmuş olan bilirkişi raporunda alçıpan asma tavan imalatlarının ve asma tavan imalatının yapılamamasının sebebi olarak, davalı tarafından mahallerin imalata hazır olarak teslim edilememiş olması belirtildiğinden, eksik bırakılmış olan imalatlarda davacı tarafın kusurunun bulunmadığı; bilirkişilerin kök ve ek raporlarında ayrıntılı olarak açıkladıkları üzere davacı tarafın alacağı olan 1.345.694,18-TL’dan davacı tarafa yapılmış olan 1.101.218,74-TL ödeme mahsup edildikten sonra davacı tarafın alacağının 244.475,44-TL olarak tespit edildiği anlaşılmakla, bu bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, alacağa haksız fesih tarihi olan 23/01/2017'den itibaren avans faizi işletilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;

-244.475,44-TL alacağın haksız fesih tarihi olan ------------- itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,

  1. Fazlaya ilişkin talebin reddine,

  2. Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 16.700,12. TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 4.304,92. TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 12.395,20. TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

  3. Davacı tarafından yatırılan 4.304,92. TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

  4. Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 8.093,08. TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 7.848,90. TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 244,18. TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,

  5. Davalı . . . . . . . . . tarafından vekalet harcı, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 160,17. TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 4,83. TL'nin davacıdan alınarak davalı . . . . . . verilmesine, 155,34. TL'nin davalı . . . . . . . . . . üzerinde bırakılmasına,

  6. Davalı . . . . . tarafından vekalet harcı olarak sarf edilen 5,20. TL yargılama giderinin takdiren davalı . . . . . . . . . . . üzerinde bırakılmasına,

  7. Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 38.671,32. TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

  8. Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı . . . . . . takdir olunan 7.605,73. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı . . . . . . . . . . verilmesine,

10-Karar tarihinde davalı ------ kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden davalı ----------------lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

11-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, davacı vekilinin e duruşma ile yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde -----------Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.26.12.2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyeticaret(TicariSatımdanmahkemesitutanakKaynaklanan)Alacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim