SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/978 E. 2023/1079 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/978

Karar No

2023/1079

Karar Tarihi

26 Aralık 2023

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/978 ESAS

KARAR NO:2023/1079

DAVA:Alacak (Ticari Mümessillik Kaynaklı)

DAVA TARİHİ: 02.12.2022

KARAR TARİHİ: 26.12.2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Mümessillik Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İDDİA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilleri ----davalı ------süreli olmak üzere -----------imzalandığını, müvekkillerinin bu minvalde uzun yıllardır çalıştığını, müşteri portföylerinin oldukça geniş olduğunu, uyuşmazlığa konu sözleşme imzalandıktan sonra da sözleşme kapsamında davalı kurumun yayınlarını bölgelerinde kendi portföy müşterilerine tanıttığını, pazarlama işlemlerini gerçekleştirdiğini ve satış rakamlarını davalı kurumun bu bölgede daha önce hiçbir zaman yakalayamadığı bir satış düzeyine ulaştırdığını ve bölgedeki satışlarını katladıklarını, müvekkillerinin göstermiş olduğu bu çaba, emek ve yatırımlarına rağmen davalı tarafın sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini ve yerine getirmesi gereken edimlerini yerine getirmediğini, yılın yarısında müvekkilleri ile artık çalışmak istemediğini hiçbir gerekçe olmaksızın şifahi olarak müvekkillerine bildirdiğini ve sözleşme kapsamında müvekkillerine tahsis edilen araçların iadesini talep ettiklerini, müvekkillerince bunun üzerine araçların iade edildiğini, ayrıca satışlardan elde edilen ve davalı şirkete teslimi gereken bütün evrakların, numuneler ve bilimum davalı yana ait tüm ürünlerin davalı yana iyi niyetli bir şekilde iade edildiğini, tüm iadelerin, kıymetli evrakların teslim edilmesine rağmen müvekkillerinin sözleşme kapsamında hak ettiği ödemelerin ---------- yapılmadığını, müvekkillerince ---------Yevmiye Numaralı İhtarname ile davalı şirkete sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirilmesi için süre verildiğini, aksi durumda sözleşmenin haklı nedenlerle feshedileceğinin bildirildiğini, ihtarnamede de belirtildiği üzere sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerin ihtar edilen ve sözleşme kapsamındaki sürede yerine getirilmediğini, bunun üzerine müvekkillerince -------yevmiye numaralı ayrı bir ihtarname daha çekildiğini, sözleşmenin haklı nedenler ile fesholunduğu ve sözleşme kapsamındaki borç ve yükümlülüklerin ödenmesini aksi halde dava yoluna gidileceği ihtar olunduğunu, davalı şirketin müvekkilleri ile anlaşma yoluna gitmediğini, tüm çabaları sonuçsuz kalan müvekkillerinin 27.09.2022 tarihinde arabuluculuk yolunu da denediklerini ve Arabuluculuk sürecinin "Anlaşamama" ile sonuçlandıktan sonra müvekkilleri için huzurdaki bu davayı ikame etmek zarureti hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; haklı davanın kabulünü, müvekkillerinin fesih tarihi itibariyle hak ettiği doğmuş doğacak ücret, prim, ek sipariş primleri, satış primi, ödenti vs. ücretler olmak üzere (bilirkişi raporu ile miktar tam olarak tespit edildikten sonra artırılmak üzere) şimdilik 10.000,00-TL alacağın en yüksek faizleri ile birlikte müvekkillerine ödenmesini, müvekkillerince sözleşmenin haklı olarak feshedilmiş olması sebebiyle TTK 122. Maddesi gereği ------ Tazminatı olarak (bilirkişi raporu ile miktar tam olarak tespit edildikten sonra artırılmak üzere) şimdilik (tam olarak tespiti mümkün olmadığından belirsiz alacak davası olarak) şimdilik 10.000,00-TL'nin en yüksek faizleri ile birlikte müvekkillerine ödenmesini, sözleşmede Rekabet Yasağı öngörüldüğünden TTK 123. Maddesi gereği şimdilik 10.000,00-TL tazminatın en yüksek faizleri ile birlikte müvekkillerine ödenmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 17.01.2022 tarihinde distribütörlük sözleşmesinin imzalandığını ancak davacıların, taraflar arasında kurulan distribütörlük ilişkisini yok sayıp bu bağı acentelik kisvesine büründürmekte ve bu bağlamda sözleşmeye ve gerçeğe uygun olmayan talepler ileri sürdüklerini, taraflar arasında hiçbir zaman acentelik ilişkisi kurulmadığını, bu sebeple davacıların acentelik ilişkisine dayalı iddia ve taleplerine itiraz ettiklerini, distribütörün, üreticiden satın almış olduğu ürünleri sonrasında kendi nam ve hesabına satan kimse olduğunu, distribütörün sözleşme konusu malı yeniden satmak maksadıyla üreticiden satın alıp ve belirli bir bölgede bu malı tekrardan satışa konu ettiğini, malın mülkiyetinin el değiştirmesi söz konusu olduğunu, Acentelik ilişkisinde ise durumun farklı olduğunu, acente üreticinin nam ve hesabına hareket ederek yine mülkiyeti üreticiye ait olan ürünlerin satılması amacıyla müşterilerle yapılan anlaşmalara aracılık etmek olduğunu, bu iki kavramın tamamen birbirinden farklı olduğunu, taraflar arasında acentelik ilişkisinin olmadığını, distribütörlük ilişkisinin olduğunu ve bu durumun aradaki sözleşme nazara alındığında aksi iddia edilemeyecek kadar açık olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin distribütörlük ilişkisinden ibaret olduğunu ancak davacıların bu nam altında müvekkilinden herhangi bir ürün satın alarak sözleşme kapsamında herhangi bir faaliyet göstermediğini, müvekkilinin davacıların rekabet hakkını sınırlamadığını, davacıların müvekkilinden denkleştirme adı altında herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacağını ve ileri sürülen ihtiyati haciz talebinin yerinde olmadığını, Bu nedenlerle davacıların iddialarına itiraz ettiklerini ve huzurdaki davanın tüm talepler yönünden reddedilmesini, taraflar arasında imzalanan sözleşmede müvekkilinin defter ve kayıtlarının taraflar arasında kesin delil olarak kabul edileceğinins de düzenlendiğini, müvekkilinin usulüne uygun tutulan kayıtlarında ise davacıların müvekkilininden ürün alarak prim hak ettiklerine dair tek bir kayıt olmadığını, tüm bu nedenlerle; davanın reddini; yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;

Dava, distribütörlük sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır.Davacılar vekili; davalı ile aralarında distribütörlük ilişkisi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalı kurumun yayınlarını bölgelerinde kendi portföy müşterilerine tanıttıklarını, pazarlama işlemlerini gerçekleştirdiklerini, ancak davalı tarafın sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini ve yerine getirmesi gereken edimlerini yerine getirmediğini beyan ederek davasının kabulünü istemiş; davalı vekili ise; taraflar arasında 17.01.2022 tarihinde distribütörlük sözleşmesinin imzalandığını ancak davacıların, taraflar arasında kurulan distribütörlük ilişkisini yok sayıp bu bağı acentelik kisvesine büründürmekte ve bu bağlamda sözleşmeye ve gerçeğe uygun olmayan talepler ileri sürdüklerini beyan davanın reddini istemiştir.Davacıların gerçek kişi olması nedeniyle, haklarında esnaf-tacir araştırması yapılması için ---- müzekkereler yazılmıştır.Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı olması sebebiyle davanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Mahkememizce görev husus öncelikli olarak incelenmiştir. Burada Ticaret mahkemelerinin görevi ile ilgili bilgi vermekte fayda bulunmaktadır. Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavramdır. Her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekmektedir. Somut olayda davacının gerçek kişi olduğu görülmektedir. Bu kapsamda davanın ticari dava olup olmadığının tespiti hususunda ilgili kurumlara müzekkere yazılmıştır.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, -------- müzekkere cevapları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacıların ticari işletmesi bulunmadığı, basit usulde defter tuttukları ve tacir olmadıkları, alacak davasının TTK'nın 4.maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, bu suretle mahkememizin görevli olmadığı ve uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,

  2. Davaya konu uyuşmazlığı incelemeye görevinin . . . . . . . Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğundan MAHKEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,

  3. Karara karşı 2 hafta süresi içinde kanun yoluna başvurulmaz ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulur ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye talep edenin başvurup talepte bulunması halinde dosyanın görevli . . . . . . . Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine; süresi içerisinde talepte bulunulmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin talep edene ihtarına (ihtar edildi)

  4. Kararın taraflara tebliğinin masrafının davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanmasına,

  5. 6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu m.331/2 uyarınca yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verileceğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

  6. Davaya görevli mahkemece devam edilmezse ve talepte bulunulursa yargılama giderleri ile ilgili karar verileceği hususunun talep edene ihtarına (ihtar edildi)

  7. Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile ---------- Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

26.12.2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyeticaretmahkemesiTARİHİ02.12.2022iddiahükümsavunma

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim