İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/602 E. 2023/1018 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/602
2023/1018
13 Aralık 2023
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/602 Esas
KARAR NO:2023/1018
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/08/2022
KARAR TARİHİ: 13/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ----- ile davalı ----, müvekkil ----- ait aracın davalıya devri hususunda anlaşma sağlamış olduğunu, işbu anlaşmaya bağlı olarak müvekkiline davalı adına ----- tarafından banka yolu ile 200.000,00-TL gönderildiğini, işbu bedelin ödenmesinden sonra devri yapılacak olan araçtan alıcı ------- tarafından vazgeçilmesi, ancak başka bir aracın devrinin gündeme gelecek olması sonucunda ödenen bedelin iade de istenmemesi nedeniyle aradan bir süre geçtiğini ve araç satım bedeli olan 200.000,00-TL müvekkilinin üzerinde kaldığını, davalı -------- tarafından müvekkiline 200.000,00-TL'nin gönderilmesinin üzerinden bir zaman geçtikten sonra taraflar, davalı ---- müvekkiline göndermiş olduğu 200.000,00-TL bedel mukabilinde müvekkil ------kızı olan müvekkili ---- ait 333.362,00-TL değerindeki aracın davalı ----- devri hususunda anlaştığını ve 06.07.2022 tarihinde aracın devrinin yapılacağı kararlaştırıldığını, ancak davalı ------- aynı gün aracın noterden devrinin yapılmasından önce, gerek bayram öncesi olması nedeniyle noterlerin kalabalık olması ve gerekse de devrin 200.000,00 TL'nin ödendiği müvekkili -----tarafından değil, araç sahibi müvekkil ------ tarafından yapılacak olması nedeniyle, müvekkillerinden kendisine teminat senedi verilmesini istediğini, müvekkillerinin aynı gün içerisinde aracın devrinin yapılacak olması nedeniyle herhangi bir teminat senedi verilmesine gerek olmadığını belirtmiş ise de, davalı ------, aracın kendisine devredilmesi sonrasında senedi müvekkillere iade edeceğini, kendisine senet verilmez ise mutabık kalınan aracı da devralmayacağını ve önceden göndermiş olduğu 200.000,00-TL meblağı uzun süredir üzerinde tutması ve kendisine iade etmemesi nedenleriyle müvekkil hakkında suç duyurusunda bulunacağını söylediğini, müvekkilinin de hem hakkında suç duyurusunda bulunulur korkusu ve bu korkunun vermiş olduğu baskı ile hem de uzun süredir iletişimde olduğu davalı ------- senedi teminat amacıyla aldığı, araç devri sonrasında kendisine senedi iade edeceği inancıyla, davalı tarafından talep edilen teminat senedini, üzerinde ne yazdığını okuması için fırsat dahi verilmeden imzalamak zorunda kaldığını aracını devretmek üzere hazır olan müvekkilinin ------de senede kefil olarak imza atması talep edildiğinden, babasının zor durumda kalmaması için o da söz konusu senede imzasını attığını, neticeten davalı ------- müvekkillerinin onlar hakkında suç duyurusunda bulunacağı yönündeki beyanlarıyla korkuttuğunu, müvekkilleri üzerinde baskı kurduğunu, aracın devredilmesi sonrasında senedi iade edeceğini taahhüt ederek ve müvekkillerin senedi incelemesine izin dahi vermeyerek müvekkillerine 700.000,00-TL bedelli bonoyu hızlıca imzalattığını ve senedi aldığını, öyle ki söz konusu senedin üzerinde lehdar olarak davalı-----yerine unvanını dahi ilk kez duydukları -------adlı bir şirketin olduğunu, müvekkilleri tarafından huzurdaki davanın açılması öncesinde delillerin incelenmesi neticesinde fark edildiğini ve tek başına bu durum dahi davalı ------ tarafından müvekkillerinden zorla, korku ve baskı altında hızlıca imzalatılmak suretiyle senet alındığını gösterdiğini, davalı------- tarafından senedin müvekkillerine hızlıca imzalatılması ve müvekkillerin senedi incelemesine müsaade dahi edilmemesi akabinde ise müvekkili ---- ile davalı ---- notere gittiğini ve müvekkili ------- değerindeki araç, davalı ------ devredildiğini, müvekkilinin ---- değerindeki aracın davalı ----------- devredilmesi akabinde müvekkiller davalıdan vermiş oldukları senedin iadesini talep ettiğini, ancak davalı iadeye yanaşmayarak ve senedi daha sonra iade edeceğini belirterek yanlarından ayrıldığını, bu tarihten sonra müvekkillerinin tüm taleplerine rağmen söz konusu senet müvekkillere iade edilmediğini, bir süre sonra müvekkiller tarafından davalıya ulaşılmaya çalışılmışsa da davalı müvekkillerin aramalarına dahi cevap vermediğini, müvekkillerinin senedin tahsil edilmek amacıyla davalı ------ tarafından bankaya verilerek işleme konulduğunu ise, "Aşağıdaki tabloda belirtilen senet/senetleri Tahsil Şubesinden ödeyebilirsiniz." şeklindeki ifadeleri içeren ----tarihli yazının, ----- tarafından senet üzerinde kefil olarak görünen müvekkil ----- tarihinde tebliğ edilmesi ile öğrendiğini, davalı ------ adına araç satım bedeli olarak 12.10.2021 tarihinde müvekkil -----banka hesabına gönderilen 200.000,00-TL değerindeki bedel karşılığında, müvekkil ----değerindeki aracın devri davalı ------ yapıldığını, müvekkillerinin tarafından yapılan işbu araç devri sonrasında müvekkillerin davalı ---- herhangi bir borcu kalmadığını, ancak buna rağmen davalı ------ tarafından aracın devrinin teminatı amacıyla müvekkillerden korku, baskı ve müvekkillerin okumasına müsaade dahi edilmeden alınan 700.000,00-TL bedelli bono müvekkillere iade edilmediğini ve söz konusu senet tamamen kötüniyetle ve haksız çıkar elde etmek amacıyla davalı tarafından bankaya ibraz edildiğini, müvekkilleri aleyhine kullanıldığını, yine müvekkillerinin söz konusu senette lehtar olarak yer alan diğer davalı ---------- bugüne kadar hiçbir alacak - borç ilişkisi söz konusu olmadığını müvekkiller işbu şirketin unvanını dahi ilk kez duyduğunu, dolayısıyla da müvekkillerinin davalılara hiçbir borcu olmamasına ve teminat amacıyla verilen senedin iade edilmesi gerekmesine rağmen, davalılar tarafından haksız ve hukuka aykırı olacak şekilde senedin tahsili ile ilgili işlemlere başlanması asla kabul edilemeyeceğini, huzurdaki davada söz konusu senedin, aracın devrinin teminatı amacıyla verilmiş olmasına ve araç devri de yapılmış olmasına rağmen, araç devrinin yapılması akabinde senet müvekkillere iade edilmeden bankaya ibraz edilerek tahsil edilmeye çalışıldığından davalının tamamen kötüniyetle hareket ettiği ve müvekkillerin davalılara herhangi bir borcunun olmadığı tartışmasız olduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkillerin davaya konu senet ile ilgili borçlu olmadıklarının tespit edilmesi ve senedin iptaline karar verilmesi gerektiğinin açık olduğunu, müvekkillerinin davalılara karşı herhangi bir borcu bulunmadığını buna rağmen davalılar tarafından müvekkiller aleyhine herhangi bir icra takibi başlatılması halinde müvekkillerinin telafisi güç ve imkansız zararları doğacağını, bu nedenle Sayın Mahkemeden İİK m.72 uyarınca öncelikle teminatsız olarak, Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde uygun bir teminat mukabilinde söz konusu senet ile ilgili müvekkillerin aleyhine herhangi bir icra işleminin başlatılmaması yönünde tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, tedbir kararı verilinceye kadar davalılar tarafından müvekkiller aleyhine herhangi bir icra işlemi başlatılmış olması halinde ise, Sayın Mahkemeden İİK m.72 uyarınca öncelikle teminatsız olarak, Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde uygun bir teminat mukabilinde takibin durdurulmasını, icra dosyasından işlem yapılamamasını ve yapılan işlemlerin kaldırılması yönünde tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, ayrıca, yine huzurdaki dosyadan tedbir kararı verilinceye kadar davalıların müvekkillerine karşı bir icra takibi başlatmış olması halinde, davalarının takip sonrası menfi tespit davasına dönüşeceğinden, bu durumda müvekkilleri lehine takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini, ----düzenleme ve ----- ödeme tarihli ------- bedelli bono nedeniyle müvekkilleri aleyhine herhangi bir icra işleminin yapılmaması için İİK m.72 uyarınca öncelikle teminatsız olarak, menfi tespit davalarının kabulü ile ---- düzenleme ve-------- bedelli bono nedeniyle müvekkillerinin davalılara borcunun bulunmadığının tespitine ve senedin iptaline, tedbir kararı verilinceye kadar davalılar tarafından herhangi bir icra işlemi başlatılmış olması halinde ise, davalıların müvekkil aleyhine kötüniyetle takip başlatması nedeniyle, müvekkiller lehine takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı --------cevap dilekçesinde özetle; hukukta senet, bir vakanın delilini teşkil etmek üzere bir kişi (veya kurum) tarafından imzalanan (veya inkar edilmez şekilde onaylanan) ve imzalayanın aleyhine delil teşkil eden yazılı belge olduğunu, ancak, dava konusu senedin kim tarafından düzenlendiğinin belli olmadığını, senedin kime ait oldunun belli olmadığını, müvekkilinin, dava konusu senedin üzerinde kaşesi ve imzasının bulunmadığını, senet üzerinde borçlunun el yazısı ile atılmış imzasının bulunması senedin geçerlilik şartı olduğunu, ------ dolayısıyla iş bu senedin müvekkili aleyhine senet hükmünde olmadığını, dava dilekçesinde, senet iptali, senedin iadesi veya borçlu olmadığının tespiti şeklindeki ifadeler, menfi tespit istemine işaret eder.-------- dava konusu senedin borçlusunun, imzasısının kaşesisinin ve de cirosu olmayan müvekkili şirketi olmadığını, senedin borçlusunun ve diğer cirantaları hakkında ---- suç duyurunda bulunacaklarını, haksız, mesnetsiz ve de yersiz açılan iş bu davanın öncelikle husumet yönünden reddine, davanın reddine, avukatlık ücreti ve dava masraflarının davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE;
Dava, bono nedeniyle menfi tespit talebidir.
Davaya konu edilen davacı ---- tarafından keşide edilen, diğer davacı ----- kefil olduğu, davalılardan ---- lehtarı olduğu,----- bedelli bono nedeniyle hamil olarak görülen diğer davalı --- hakkında davaya konu edilen bononun korku, baskı ve zor kullanılarak kendilerinden alındığı, davaya konu bononun teminat için verildiği gerekçesi ile menfi tespit talebinde bulunulmuştur.Uyuşmazlık; davaya konu edilen bononun davalılardan ----- baskı ve tehdidi altında zor kullanmak suretiyle alınıp alınmadığı, bononun araç devrinin teminatı olarak verilip verilmediği, bonoda şeklen lehtar olarak görülen davalılardan ------ taraflar arasında kendisi ile herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığını beyan etmesi karşısında ve bunun yanında geçerli bir cirosunun da bulunmaması nedeniyle bononun usulüne uygun ciro silsilesi yoluyla diğer davalı ------ devredilip devredilmediği ve bu haliyle menfi tespit talebinin yerinde olup olmadığı hususlarıdır.Davalılardan ---vekili davacının kendi şirketlerinin yakınında bulunan halı yıkamacısı olduğu, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, davacının kendilerine herhangi bir borçlarının olmadığı gibi alacaklarının da olmadığı, davaya konu edilen bononun şirketlerine ait maktu bir bono olduğu ve davacının eline nasıl geçtiğinin bilinmediği, diğer davalı ----- tanınmadığı, bunun yanında diğer davalı ile de herhangi bir ticari ilişkilerinin de olmadığı ve bonoda cirolarının da olmadığı şeklinde beyanda bulunulmuştur.
Bono 6102 sayılı TTK 'nın 778/1-a bendi uyarınca bononun niteliğine aykırı düşmedikçe poliçe cirosuna ilişkin 681 ve 690 belirtilmiştir. TTK 618 maddesinde poliçenin devri düzenlenmiş olup 'Her poliçe açıkça emre yazılı olmasa da ciro ve zilyetliğin geçirilmesi yoluyla devredilebilir. 'TTK 682(1) Cironun kayıtsız ve şartsız olması gerekir. Cironun bağlı tutulduğu her şart yazılmamış sayılır. TTK 683(2) Lehine ciro yapılan kişinin ciroda gösterilmesine gerek olmadığı gibi ,ciro, cirantanın sadece imzasından ibaret olabilir. Bu şekildeki cirolara 'beyaz ciro ' denir. Beyaz cironun poliçenin arkasına veya alonj üzerine yazılması gerekir. TTK 684(1) Ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile poliçeden doğan bütün haklar devrolunur.TTK 684(2) Ciro beyaz ciro ise hamil
a)Ciro kendi adına veya diğer kişi adına doldurulabilir,
b)Poliçeyi yeniden beyaz olarak veya diğer belirli bir kişiye tekrar ciro edebilir,
c)Beyaz ciroyu doldurmaksızın ve poliçeyi tekrar ciro etmeksizin poliçeyi başka bir kişiye verebilir.
Bonoda hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 684. maddesine göre, cirosu kabil bir bonoyu elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere bir bonoyu elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani bononun üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu bono üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir. Bono üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda bonodaki hak, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan bonoyu elinde bulunduran hamil yetkili hamil sayılamaz. Yetkili hamil olmadığı için de ciro zincirinin koptuğu kişiden itibaren ciranta ve keşideciden talepte bulunamaz. 6102 sayılı TTK’nın 684 maddesine göre yetkili hamil olduğunu birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edemediği, bir başka anlatımla lehtar cirosunun sahteliği ile ciro zincirinde kopukluk olması nedeniyle yetkili hamil olduğunu kanıtlayamadığından ciro zincirindeki kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye başvurma hakkı bulunmamaktadır.Somut olayda, lehtarın hiç cirosunun olmaması nedeniyle birbirini takip eden geçerli ciro zinciri olmadığı için davalı ------6102 sayılı TTK’nın 684. maddesine göre yetkili hamil olduğunu yani kendisine bono üzerinde bulunan hakkın geçtiğini ispat edememiştir. Davalılardan şeklen lehtar olarak -----bono üzerinde herhangi bir cirosu olmadan bononun zilyetliğinin diğer davalı-----geçtiği yani lehtar imzası olmadan bononun zilyetliğinin diğer davalıya geçtiği, bu hali ile ciro silsilesinde kopukluk oluştuğu anlaşılmakla cirantanın yani yetkili hamil görünen davalı ---- silsilesindeki kopukluk nedeniyle, diğer davalı ----- taraflar arasında bir ticari ilişki olmadığını ve kendilerinin herhangi bir alacaklarının olmadığını beyan etmeleri nedeniyle keşideciye başvurma hakkının olmadığı tespit edilmekle açılan menfi tespit talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Açılan davanın KABULÜ ile
Keşidecisi ---------ödeme tarihli bono nedeniyle davacıların davalılara BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
Davaya konu edilen senedin İPTALİNE,
-
Alınması gerekli karar harcı 47.817,00 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 11.954,25 TL harçtan mahsubu ile 35.862,75 TL'nin davalılardan alınarak hazineye irad kaydına,
-
Davacı taraflarca yatırılan 11.954,25 TL peşin harcın davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 537,00 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 617,70 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine,
-
Davalılar tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 104.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı . . . . . . . alınarak davacılara verilmesine,
-
Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde---------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49