İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/596 E. 2023/1003 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/596
2023/1003
12 Aralık 2023
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE CARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/596 Esas
KARAR NO:2023/1003
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:04.08.2022
KARAR TARİHİ:12.12.2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı firma arasında süregelen ticari ilişki sebebiyle takibe dayanak faturaya konu hizmetlerin sunulduğunu, buna karşın davalı borçlu yancaödemegerçekleştirilmediğini, faturayı tebliğ alarak borçtan haberdar olan davalı borçlu yanın vadesinde ödeme gerçekleştirmediği gibi fatura ve içeriğine de herhangi bir itirazda bulunmadığını, faturaları tebliğ alan davalının vadenin sonunda temerrüte düştüğü sabit olduğundan faize ilişkin itirazlarının da iptali gerektiğini, davacının alacağı likit ve davalılarca takibe haksız olarak itiraz edilmiş olduğundan davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra - inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle; ------sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı/borçlunun %20'den az olmamak üzere icra - inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında yapılan görüşmelerde; davalı şirketin davacı şirket tarafından kesilen faturalar noktasında kesilme tarihleri göz önüne alındığında nakliyeye konu herhangi bir taşımanın gerçekleşmediğini, söz konusu tarihlerde hangi şirketlere bu taşımaların yapıldığı, neye dayanarak bu faturaların tarafflarına kesildiğine dair bilgiler ve belgeler talep edilmiş olmasına karşılık davacı şirketin davalı şirkete herhangi bir bilgi vermediği gibi belge sunumunu da gerçekleştirmediğini, dava dilekçesi ve eklerinde faturalara konu taşımaya ait taşıma irsaliyesi belgesinin dahi sunulmadığını, davalı şirketin muhasebe departmanının hatalı işlemi nedeniyle faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük süreyi geçirmiş bulunduğunu, tek başına bu husus fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturanın kesinleşmesini de sağlamadığını, davalı şirketin temerrüde düşürülmesi ve fatura tarihi itibariyle faiz işlemesi de kabul edilemeyeceğini, açıklanan nedenlerle; davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, cari hesaba dayalı alacak sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir. İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; ilamsız takip yapılmış olması, borçlunun bu takibe itiraz etmesi, itirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara ----- sayılı kararında da değinilmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----- üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş,------ taraf şirketlerin----kayıtları celp edimiş, ---- tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.
İtirazın iptali istemine konu, ------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; ---- tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalı olduğu; takibin ---- cari hesap ilişkisine dayalı ödenmemiş fatura alacağı ve 1.258,03-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.349,57-TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 13.05.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 18.05.2022 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçeleri sundukları, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 04.08.2022 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 25.349,57-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 10.07.2023 tarihli raporunda özetle, "Davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibarıyla faturalara dayalı açık -------- kaynaklanan 24.091,54-TL asıl alacak bakiyesinin mevcut bulunduğu tespit edilmekle, davacı şirketin iş bu davanın dayandığı takipte, takibe devam edebileceği asıl alacağının 24.091,54-TL asıl alacak alabileceği, davacı şirkertin işlemiş faiz taleplerinin ise mahkeme takdirinde olduğu, " yönünde görüşlerini bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Tarafların tacir oldukları ve aralarında yazılı bir sözleşmeye dayalı olmaksızın sürdürülen yurt içi dağıtım ve taşımacılık hizmet alım/satımlarına yönelik bir ticari ilişki bulunduğu hususu ihtilafsız olup, davaya konu ihtilafın, davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibarıyla faturalara dayalı açık--- bakiye alacağının varlığı ve varsa miktarı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.Dosya kapsamı ve davacı şirketin usul ve yasaya uygun tutulduğu tespit olunan ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; Davacı şirketle davalı şirket arasında 2020 yılı öncesinde başlayarak 2021 sonlarına kadar sürdürüldüğü görülen ticari ilişki kapsamında davacı şirketçe davalı şirket adına muhtelif tarih ve tutarlarda olmak üzere hizmet faturalarının düzenlenerek davacı şirketin usul ve yasaya uygun tutulmuş ticari defterlerinde davalı şirket adına borç kaydedilmiş oldukları, alacağın dayanağı teşkil eden faturalara ilişkin olarak düzenlenmiş teslim şerhine havi taşıma irsaliyelerinin dosyaya sunulduğu, davacı şirketin ticari defter kayıtlarından da görüleceği üzere, davacı şirket tarafından adlarına düzenlenmiş faturalardan kaynaklanan Açık ------- Borçlarına ilişkin olarak, muhtelif tarih ve tutarlarda banka havale/çek keşideleri suretiyle ödemeler gerçekleştirdiği, gerek davalı şirket tarafından davacı şirkete gerçekleştirilen banka ödemeleri gerekse davacı şirkete keşide edilen çeklerin, davacı şirketin ticari defterlerinde davalı şirketin fatura borçlarından mahsup edilmek suretiyle kayıt altına alındıkları, hatta 15.06.2021 tarihinde davalı şirketçe davacı şirkete gerçekleştirilen 30.000.-tl çek girişi neticesinde davalı şirketin davacı şirket nezdinde 4.120,95 TL avans alacaklısı durumuna geçtiği, akabinde 30.06.2021-31.12.2021 Tarihleri arasında düzenlenen E-Faturalar ve 08.10.2021 Tarihli 15.000,-TL çek tahsilatı neticesinde, davacı şirketin usul ve yasaya uygun tutulmuş ticari defterlerinde yapılan incelemeler sonucunda, davacı şirketin davalı şirketten 24.091,54 TL asıl alacaklı duruma geçtiği ve bu alacağın herhangi bir değişikliğe uğramadan, bir diğer ifadeyle mevcudiyetini koruyarak takip eden yıla devir edilerek -------davanın dayandığı takipte talep konusu yapıldığı tespit edilmiştir.Davalı Şirketin; mahkememizce belkirlenen gün ve saatte taraflarına usulüne uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine sunmayarak davacı şirket ticari defter kayıtlarında yer alan faturalar ve bu faturalardan kaynaklanan 24.091,54 TL borç bakiye mevcudiyetinin aksini kanıtlayamadıkları ve davacı kayıtlarından çıkan sonuçlara katlanmak zorunda oldukları ayrıca tarafların mutabakat içeren ----formları da nazara alınarak davacının davalıdan takip miktarı olan 24.091,54-TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır.Taraflar arasında temerrüt halini düzenleyen yazılı bir sözleşme veya Takip ve dava konusu yapılan alacağa ilişkin olarak davalı şirkete keşide edilmiş hukuki nitelikli bir temerrüt ihtarına dosya kapsamında rastlanılmadığı gibi, davanın dayandığı takibin de ---- ilişkisinden kaynaklanan fatura alacaklarına reeskont avans faizi talebiyle ikame edilmiş olduğu görülmekle, takip öncesi temerrüt oluşmadığı bu nedenle davacının işlemiş faiz talebinde bulunamayacağı kanaatine varılmıştır.İcra inkar tazminatı yönünden; İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.
Eldeki davada alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatının kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kısmen kabulü ile;
-
Davalı tarafın . . . . . . . . . . . dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacak olan 24.091,54. TL üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına, faize yönelik itirazın iptali talebinin reddine,
-
Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 24.091,54. TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Alınması gerekli karar harcı 1.645,69. TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 306,16. TL harcın mahsubu ile bakiye 1.339,53. TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafça yatırılan 306,16. TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 80,70. TL başvuru harcı, 81,75. TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.000,00. TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.162,45. TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 2.055,13. TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.560,00. TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.482,58. TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 77,42. TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00. TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 1.258,03. TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -----------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 12/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03