İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/802 E. 2024/96 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2017/802
2024/96
6 Şubat 2024
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/802 Esas
KARAR NO: 2024/96
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/07/2017
KARAR TARİHİ: 06/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin "---------" markası ile et ve et ürünleri imalatını yaptığını, yurt içi ve yurt dışı satışını yaptıklarını, davalı borçlu şirketin müvekkiline 10/04/2017 tarihi itibariyle 9.188,40 TL bakiye cari hesap borcu ve taraflar arasındaki sözleşmenin 17.maddesi gereği bağırsak stok bedeli olan 10.370,00 Tl borcunun bulunduğunu, müvekkilinin borcun ödenmesini talep ettiğini, davalının borcunu ödemediğini, --------Noterliğinin 27/03/2017 tarihli -------- yevmiye nolu ihtarnamenin keşide edildiğini, davalının --------Noterliğinin 31/03/2017 tarih ve -------- yevmiye nolu cevabi ihtarnamesinin düzenlendiğini, söz konusu ihtarnamede davalının müvekkiline 4.037,98 TL bakiye cari hesap borcunun bulunduğunu, bunun dışında herhangi bir borcunun bulunmadığını iddia ettiklerini, borcun ödenmemesi nedeniyle-------- esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, icra takibi başlatıldıktan sonra davalının borcun 4.040,00 TL kısmını ve bu tutara ilişkin olan 485,00 TL tutarındaki vekalet ücretini ödediğini, davalının bu tutar dışındaki borca itiraz ettiklerini, itirazın kendilerine tebliğ edilmediğini, yapılan itirazın haksız olduğunu, davalı şirket cari hesap ilişkisine konu olan ve davalı şirkete tebliğ edilen faturalara karşı yasal süresi içinde itiraz etmediğini, fatura bedellerinin kesinleştiğini, talep edilen faiz oranının usul ve yasaya uygun olduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile-------- Esas sayılı dosyasına yapılan kısmi itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların somut ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacı ile müvekkili arasında fason üretim sözleşmesinin imzalandığını, müvekkilinin ödemelerini sözleşmede belirtilen şartlara uygun olarak yerine getirdiğini, davacının üstlenmiş olduğu ürünlerde ürünlerde gramaj hatası, ürünlerde yabancı madde çıkması, kolilerde eksiklik, ürünler içerisinde boşluk, yumuşaklık, ürünlerin ambalajları üzerinde kalıntı, ürünlerde rahatsız edici derecede koku, ürün ambalajları üzerinde bulunması zaruri olan son tüketim tarihinin okunmaması, gönderilen ürünlerin bulunduğu kolilerde ciddi hasar şeklinde sıkıntıların yaşandığını, durumun resimlerle muhataba bildirildiğini, müvekkilin bu duruma rağmen sözleşmeyi feshetmediğini, müvekkilinin davacı şirketi müteaddit defalar uyarmasına rağmen sıkıntıların devam ettiğini, sözleşmenin 4.Maddesi uyarınca sözleşmesi tek taraflı olarak feshetme yetkisi bulunmakta olduğunu ancak buna rağmen sözleşmesi iyi niyetli olarak feshetmediğini, müvekkilinin itibarinin davacının üretim hataları nedeniyle kaybetmeye başladığını, bu sebeplerden dolayı müvekkilinin davacıdan siparişlerini azaltmak zorunda kaldığını, taraflar arasında yapılan 28/02/2017 tarihli mutabakat ile cari hesabın 9.188,00 TL olduğunun belirlendiğini, müvekkili tarafından gönderilen --------Noterliği 23/03/20177 tarih ve -------- yevmiye nolu ihtarname ile davacı tarafça müvekkil şirkete gönderilen 5.149,92 Tl tutarındaki faturanın iadesi ile iade edilen fatura miktarı borcun kabul edilmediğinin ihtar edildiğini, davacı tarafından --------Noterliği 27/03/2017 tarih ve -------- yevmiye nolu ihtarname ile müvekkili şirketin kendilerine 14.338,31 TL borçlu olduğu ayrıca 10.370,00 TL tutarındaki stok bedelinin ödenmesinin ihtar edildiğini, bu borcun kaynağının belirtilmediğini, 14.388,38 TL bedelli bakiyenin kabul edilmediğini ayrıca sözleşmenin feshedilmediği ve bu nedenle de stok bedelinin ödenmesinin mümkün olmadığının belirtildiğini, müvekkilinin cari hesap bakiyesinin 4.037,98 TL olduğunun bildirdiğini, bu borcun ve buna tekabül eden vekalet ücretinin ödendiğini, fazlaya ilişkin talebe itiraz ettiklerini savunarak; davanın reddini, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME: --------- İcra Dairesine müzekkere yazıldığı görüldü. Mahkememizce alınan 06/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Açıklanan nedenlerle davacının, takip tarihi itibariyle davalı şirketten 4.038.48 TL ana para, 9.84 TL faiz olmak üzere toplam 4.048.32 TL alacağın olduğu,Davacı bu alacağını yıllık %0.975 ve değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği" hususları tespit edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki et alım satım sözleşmesinden kaynaklı olarak 9.188,40 TL cari hesap, 14,73 TL faizi ve 10.370,00 TL sözleşmenin 17. maddesi gereği alacak ve 16,62 TL faizi olmak üzere toplam 19.589,75 TL'nin tahsiline ilişkin başlatılan -------- Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali davasıdır. Takip dosyası incelendiğinde davalı tarafından cari hesap alacağına ilişkin borcun 4.037,98 TL'si kabul edilmiş, geri kalan kısım yönünden takibe kısmi itirazda bulunulduğu görülmüştür.Davacı tarafça dava 15.064,75 TL alacak yönünden açılmıştır. Davacının iflas etmesi nedeniyle dava 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 194. maddesi uyarınca durmuş, davacı şirketin tasfiyesinin ------- İflas sayılı dosyasında gerçekleştiği görülmüştür. Anılan dosya incelendiğinde ikinci alacaklılar toplantısının 15/01/2024 gününde yapılmış olduğu görülmüş, davanın 26/01/2024 günü itibariyle devam ettiği anlaşılmıştır. 06/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda aşağıdaki tespitler yapılmıştır:Davacı şirket defter kayıtlarına göre;Davacı şirketin, 2016-2017 takip tarihine kadar davalı şirkete toplam 616.810.36 TL tutarlı fatura kestiğiDavacı şirketin, davalıdan toplam 607.621.96 TL tahsil ettiği,Davacının takip tarihi itibariyle davalıdan, (616.810.36 — 607.621.96) - 9.188.40 TL alacağın bulunduğu Davalı şirket defter kayıtlarına göre;Davalı şirket, 2016-2017 yılında toplam 596.660.45 TL tutarlı fatura almıştır.Davalı şirket, davacıya 592.622.49 TL ödeme yapmıştır.Davalı şirketin, takip tarihi itibariyle davacı şirkete, (596.660.45 — 592.622.49) - 4.037.96 TL bakiye borcunun bulunduğu tespit edilmiştir.Bu durumda taraf defterleri birbiriyle uyumlu olmayıp, (9.188.40 TL davacı defterindeki alacak — 4.037.96 TL davalı defterindeki borç) 5.150.44 TL'lik fark bulunmaktadır.Bu farkın, davalının ticari defterinde bulunan 21.03.2017 tarih 5.149,92 TL lik (1) adet faturanın, davacı defterinde kayıtlı bulunmamasından ileri geldiği anlaşılmaktadır.Davalının, davacıya keşide ettiği dosyada mübrez ---------------- yevmiye sayılı ihtarnamesinde, — müvekkiline — e-posta — ile — gönderilen 21.03.2017 — tarih -------- e-faturadaki KDV dahil 5.149.92 TL tutarlı borcu ve e-faturayı kabul etmediklerini, fatura muhteviyatındaki malı almadıklarını - bildirdiği görülmektedir.Davacının incelenen defterinde 21.03.2017 tarihli 5.149.92 TL fatura, davalı adına borç kaydedilmiş olup, davalının, fatura içeriği malların gönderilmediğinden bahisle bu faturaya, yasal süresi içerisinde itiraz ettiği anlaşılmaktadır.Bu durumda davacı, 5.149.92 TL tutarlı fatura içeriği olan malları, davalı şirkete sevk irsaliyesi ile teslim edildiğini ispatlamak zorunda bulunmaktadır. Gerek fatura ve gerekse sevk irsaliyesi sunulmadığından, 5.149,92 TL bedelli fatura davacı lehine değerlendirilemeyecektir.Bu durumda davacının, takip tarihi itibariyle davalıdan, (9.188.40 — 5.149.92) - 4.038.48 TL bakiye alacağın bulunduğunun kabulü gerektiği, sonuç ve kanısına varılmaktadır.Davacı, henüz faturaya bağlamadığı 10.370.00 TL bağırsak stok bedelini talep etmektedir. Davacının, bu alacağa dayanak gösterdiği sözleşmenin 17.maddesinde, “sözleşme fesh edildiği takdirde üreticinin stok'unda bulunan — --------- markalı bağırsak, etiket, koli stok miktarı kadar sipariş vermekle yükümlüdür” denilmektedir.Davacının, ----------noterliğinden davalı şirkete keşide ettiği 27.03.2017 tarihli ihtarnamede, beyan ettiği stok; --------- markalı 250h gr salam, 500 gr salam, 1000 gr salam ve 250 gr sucuk olmak üzere toplam değeri 10.370 TL olan bağırsak stok'u olduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda davacı, sözleşmenin, davalı tarafından takip öncesinde feshedildiğinin anlaşılması halinde, davacının talebi değerlendirilebilecektir. Dosyaya sunulan ihtarnameler ve mailler incelendiğinde; davalı şirketin, taraflar arasında imzalanan sözleşmeyi spesifik olarak feshettiğine ilişkin bir mail veya ihtarnameye rastlanılmamıştır. Nitekim davalı şirketin, --------noterliğinden davacı şirkete keşide ettiği -------/--------yevmiye sayılı ihtarnamede ve diğer maillerde, sözleşmenin kesinlikle feshedilmediği, sadece üretimden kaynaklanan eksiklikler ve buna dayalı olarak alınan şikayetler yüzünden müşteri kaybına uğranıldığı hususunun ifade edildiği görülmektedir.
Bu durumda yanlar arasında kurulan akdi ilişkinin (sözleşmenin) halen geçerli olması ve davalının da bunu açıkça kabul etmesi sebebiyle davacı stokunda bulunan bağırsak stokunun, bozulmamış akdi ilişki içerisinde, davalıya fatura edilmesi ve malın gönderilmesi halinde, bedelini, davalı şirketten istemeye hakkı bulunmaktadır.08/11/2019 tarihli bilirkişi ek raporunda aynı tespitlerin yapıldığı görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi ftaraflar arasındaki et alım satım sözleşmesinden kaynaklı olarak 9.188,40 TL cari hesap, 14,73 TL faizi ve 10.370,00 TL sözleşmenin 17. maddesi gereği alacak ve 16,62 TL faizi olmak üzere toplam 19.589,75 TL'nin tahsiline ilişkin başlatılan --------- Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere ve sözleşmeye dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde her iki tarafın da ticari defterlerini ibraz ettiği, her iki tarafın ticari defterlerinin taraflar arasındaki alım satım ilişkisi yönünden birbiri ile uyumlu olduğu, davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi ispatladığı, kaldı ki bu hususun taraflar arasında çekişmeli olmadığı, davalının borca itiraz dilekçesinde borcun 4.037,98 TL'lik kısmını kabul ettiği, yukarıda da ortaya konulduğu üzere davalının ticari defterlerine göre davalı borcunun 4.037,98 TL olduğu, davacının ticari defterlerine göre ise davalı borcunun 9.188.40 TL olduğu, bu yönde tarafların defterlerinin birbiri ile uyumlu olmadığı, bilirkişi raporlarında yapılan tespite göre farkın 21.03.2017 tarih ---------- e-faturadaki KDV dahil 5.149.92 TL tutarlı borcu ve e-faturadan kaynaklandığı, davalının faturaya konu hizmetin teslim edilmediğini savunduğu ve faturaya süresi içerisinde itiraz ettiği, bu nedenle faturaya konu hizmetin/malın teslim edildiğini ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu, davacının bunu ispatlar nitelikte bir delil ileri sürmediği, yine davacının sözleşmenin 17. maddesine dayalı alacağının sözleşmenin feshine bağlı olduğu, takip tarihi itibariyle sözleşmenin feshedildiğine ilişkin bir delil bulunmadığı, bu sebeple davacının bu yönden de alacağının bulunmadığı, dolayısıyla davacının davalıdan itiraza uğramayan alacak dışında bir alacağının bulunmadığı, davacının takip yapmakta kötüniyetli olduğunu gösterir bir delil de bulunmadığı kanaatine varılmış, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
-
Davanın REDDİNE,
-
Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 159,32 TL harcın mahsubu ile bakiye 268,28 TL’nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan 4,60 TL vekalet harcı ve 197,50 TL posta masrafından ibaret toplam 202,10 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
-
Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (15.064,75 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 15.064,75 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 06/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12