İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/808 E. 2024/91 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/808
2024/91
31 Ocak 2024
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/808 Esas
KARAR NO: 2024/91
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 16/10/2023
KARAR TARİHİ: 31/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin --------- Şti. ve --------- Başkanlığını hasım göstererek ------- İş Mahkemesi nezdinde ------- esas sayılı dosya ile hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti davası açtığını, ancak -------- Şti. adlı şirketin ticaret sicilinden müvekkilinin sigorta kaydı yapılmadan usulsüz terkin edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, iş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından-------- İş Mahkemesince taraflarına işbu davayı açmak için mehil verildiğini, işbu şirketin ticaret sicilinden 12.12.2012 tarihinde müvekkilinin sigorta kaydı yapılmadan usulsüz bir şekilde silindiğinden bahisle ...nün sicilinde kayıtlı -------- Şti. ünvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.-------- sayılı yetkisizlik kararı ile dosya mahkememize gelmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağından bahisle müvekkili Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Tasfiye memuru ... Uyapa davalı olarak eklenmiş, duruşma gününü bildirir dava dilekçesi tebliğ olunmuştur.Davalı tasfiye memuru ... vekili cevap dilekçesinde özetle; İlk ve öncelikli olarak davacının müvekkili şirket nezdinde çalışması bulunmadığını, bu kapsamda --------- E. sayılı dosyası üzerinden açılmış olan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu durumun hiç şüphesiz ki yargılamayı gerektirse de müvekkilinin huzurdaki davanın açılmasında bir kusuru bulunmadığını, özellikle davanın çalışıldığı iddia edilen tarihten 24 yıl sonra ve tasfiyeden 11 yıl sonra açılmış olduğu gözetildiğinde, müvekkilinin tasfiye sürecinde bir kusurunun bulunmadığının açık olduğunu, o kadar ki davacının iddialarının doğruluğu ve hakkın devam ettiği dahi şüpheli olduğunu, zira hizmet tespit davalarında 5 yıllık hak düşürücü süre uygulanmakta olup, davacının iddia ettiği gibi bir çalışma mevcut olsa dahi 5 yıllık hak düşürücü süre 2004 yılında sona erdiğinden dava açılmasına olanak bulunmadığını, tüm bu açıklamalar ışığında tasfiye görevini eksiksiz olarak yerine getiren müvekkilinin 24 yıl sonra açılabilecek bir davayı tahmin etmesi olanaksız olduğundan, müvekkilin somut davanın açılmasında herhangi bir kusuru bulunmadığını kabul etmek gerekeceğini, tüm bu nedenlerle müvekkili aleyine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmek zorunluluğu doğduğundan bahisle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise, huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.--------- Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacısının ..., davalılarının --------Şti. ve -------- Başkanlığı olduğu, davanın konusunun hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti davası olup, mahkemece şirketin ihyası davası açmak üzere davacı vekiline yetki ve süre verildiği görülmüştür. ... kayıtları incelendiğinde, dava konusu şirketin tasfiyesinin 10/12/2012 tarihinde sona erdiği ve 12/12/2012 tarihinde tescil edildiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nun 547. maddesinde; Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Dosya arasında bulunan ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 12/12/2012 tarihinde tescil edildiğinden ticaret sicili kaydının terkin edildiği, şirketin tasfiyesinden sonra -------- Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığı, dava terkinden sonra açıldığından usulüne uygun bir tasfiyeden bahsedilemeyeceğinden davanın sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararın bulunduğu anlaşılmaktadır. HMK'nın 326 (1) maddesi uyarınca; kanunda yazılı haller dışında, yargı giderleri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. Davacı taraf, -------- Esas sayılı dosyasında 05/04/2023 tarihinde dava açmıştır, şirketin tasfiyesi ise bu tarihten önce 12/12/2012 tarihinde yapılmıştır, davalı tasfiye memuru derdest dava yokken tasfiye işlemlerini tamamladığından HMK 326 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sorumlu değildir. Davalı ... yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve son tasfiye memurunun ek tasfiye için atanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,
-
... . . . . . . . . . . sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye olan . . . . . . . . Şirketi'nin . . . . . . . . . . Esas sayılı dosyasına münhasıran, yargılama ile icra ve infaz işlemleri tamamlanana kadar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesi uyarınca ŞİRKETİN EK TASFİYE İÇİN YENİDEN TESCİLİNE,
-
Son tasfiye memuru ... tasfiye memuru olarak atanmasına,
-
Kararın ... tescil ve ilanına, ilan işlemlerinin davacı tarafından yapılmasına,
-
Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafça yatırılan 269,85 TL harçtan mahsubuyla bakiye 157,75 TL'nin davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından sarf edilen başvurma harcı, peşin harç ve posta masraflarının üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
HMK'nin 333.maddesi gereğince bakiye gider ve delil avanslarının karar kesinleştiğinde re'sen yatıran tarafa iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalı tasfiye memuru ... vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.31/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29