İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/419 E. 2024/681 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/419
2024/681
18 Eylül 2024
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/419 Esas
KARAR NO: 2024/681
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 04/01/2024
KARAR TARİHİ: 18/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ, DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ---------- Şirketi ile müvekkili arasında--------- sayılı dosyasında şirketin 1.922,14 TL net ücret alacağı, 31.380,46 TL net bakiye süre ücreti alacağı ve 28.251,83 TL net haksız fesih tazminatının faizleriyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, ---------- İş Mahkemesi'ndeki yargılama devam ederken şirketin tasfiye sürecine girdiğini öğrendiklerini, bunun üzerine taraflarınca ticaret sicil müdürlüğüne başvuru yapılarak tasfiye halindeki ---------Şti.'ne karşı alacak davalarının devam ettiğini, bu nedenle şirketin kanuni tasfiye sürecinin tamamlanarak, terkin işleminin yapılmamasını, bu yöndeki tasfiye memuru taleplerinin reddedilmesi talebinde bulunduklarını, taleplerinin Ticaret Sicil Memurluğu'nun 28.04.2022 tarih ve --------- sayılı cevabi yazısı ile kabul edilmediğini, ---------- İş Mahkemesince davaları tasfiye memuru --------- ihbar edildiğini, ancak mahkeme tarafından karar verilip gerekçeli karar yazıldıktan sonra icra aşamasına geçmek için araştırma yaptıklarında ilgili şirket hakkında tasfiye kararı verildiğini ve şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini öğrendiklerini, alınan tasfiye kararının kötü niyetli olarak müvekkilinin alacağına kavuşmasını engeller mahiyette olduğunu, şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden terkin ile sona ereceğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için de tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, tasfiye işlemlerinin gerektiği gibi tamamlanmadığını ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişiliğin ticaret sicilinden silinse dahi şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğunu, somut davada şirketin tasfiye dışında kaldığını, -------- sayılı dosyası ile hükmedilen borçlarının varlığı sabit olduğundan usulsüz olarak tasfiye edildiğini, Türk Ticaret Kanunu madde 547 gerekçesinde ek tasfiyeye başvurulabilecek hallerin sayıldığını, işbu düzenleme gereğince işbu davanın açılması gereği hasıl olduğundan bahisle ---------- Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVANIN TESPİTİ, DAVA ŞARTLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ NEDENLER VE SONUÇ :Dava, tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir.
TTK'nun 547. maddesinde; Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Dosya arasında bulunan ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 30/11/2022 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Ek tasfiye başlıklı 547 nci maddesi "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmünü düzenlemiştir.
Davacı taraf, dava konusu --------- Şirketi'nin ihyasını talep etmiş ise de, hali hazırda davacı tarafça ---------- Şirketi aleyhine açılmış derdest bir dava veya icra takibi bulunmadığından dava tarihi itibariyle davacının dava konusu ----------- Şirketi'nin ek tasfiye için ihyasını istemekte hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine ilişkin mahkememizce verilen 04/01/2024 tarih ve --------- Esas ---------- Karar sayılı ilam davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine -------- sayılı ilamıyla "Dava, hukuki niteliği itibariyle, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür. Dava konusu uyuşmazlıkta, davacı tarafından ihyası istenilen --------- Şirketine karşı, -------- sayılı dosyasında işçilik alacaklarını talep ederek dava açılmıştır. Mahkemenin 07.07.2023 tarih ve ---------- Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, dava dilekçesinin ekindeki iş mahkemesi ilamından anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan ve Dairemizce ---------- temin edilen sicil kaydının incelenmesinde, ihyası istenilen şirketin, şirket ortaklar kurulunun 22.02.2022 tarihli kararı ile tasfiye sürecine girdiği, tasfiye memurunca gerekli ilanların yapıldığı ve şirketin tasfiyesinin kapatılarak 14.12.2022 tarihinde terkin işlemini tescil edildiği anlaşılmıştır. Dava dilekçesindeki açıklamalardan, işçilik alacakları için açılan davanın işlemlerinin yapılması ve burada verilen hükmün infazı için ihya talep edildiği anlaşılmaktadır. Buna rağmen mahkemece aydınlatma yükümlülüğü kapsamında bir işlem yapılmadan doğrudan davanın reddine karar verilmiştir. Dava basit usule tabi olmakla, HMK'nın 320/1. maddesi uyarınca duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün ise de bunun için hukuki dinlenilme hakkının tam olarak sağlanmış olması ve müphem noktaların açıklığa kavuşmuş olması gerekir. HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkı, açıklama ve ispat hakkını ve mahkemenin bu açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve karaların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini de kapsar. Davacıya taleplerini açıklama fırsatı verilmeden sonuca gidilmesi, hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder niteliktedir. Dava dilekçesinde, hangi nedenle ihya talep edildiği açık olmakla birlikte, bu hususun müphem olduğunun değerlendirilmesi halinde dahi duruşma açılarak hangi nedenle ihya talep edildiği hususunda davacıdan izahat istenerek, yargılama yapılması gerekmektedir. Mahkemece belirtilen şekilde bir işlem yapılmadan, dosyadaki iş mahkemesi ilamının karar tarihi ile şirketin terkin tarihleri dahi dikkate alınmadan eksik incelemeyle karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece duruşma açılarak, hangi nedenle ihya talep edildiği ile ilgili açıklama ve delillerinin sorulması, şirketin ortaklar kurulu kararı ile terkin edildiği dikkate alınarak eksik tasfiye işleminin bulunduğunun belirlenmesi hâlinde bu eksiklikle sınırlandırılarak ihya kararı verilmesi ve ek tasfiye için tasfiye memuru atanması, eksik belge ve delillerin toplanarak talebin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.4. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir." gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmış, dosya yeniden mahkememize gelmekle yeni bir esas numarası almış ve taraflara tebligat çıkartılmıştır.Davalı ---------- Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağından bahisle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tasfiye memuru ---------- duruşma gününü bildirir dava dilekçesi tebliğ olunmuş ancak cevap dilekçesi vermediği görülmüştür. Davacı vekiline HMK'nın 31. maddesi uyarınca; hangi nedenle ihya talep edildiği ile ilgili açıklama yapma ve delillerini bildirmek üzere duruşmadan 1 hafta öncesine kadar süre verilmiş, davacı vekili 01/07/2024 tarihli beyan dilekçesiyle özetle; davaya konu şirkete karşı ---------- Esas sayılı dosyası ile açılmış olan İşçilik Alacaklarına ilişkin davada yargılama sırasında gerekli olan işlemlere devam edebilmek ve bu dosyada lehlerine olacak şekilde verilen hükmü infaz edebilmek için Şirketin İhyası yoluna başvurulduğunu, mahkeme huzurunda işbu dava açıldığı (04.01.2024) tarihinden sonra, 10.01.2024 tarihinde taraflarınca ----------sayılı ilamı ---------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, ödeme emri ihyaya konu şirket vekiline 15.01.2024 tarihinde tebliğ edildiğini ve takibin 23.01.2024 tarihinde kesinleştiğini, gelinen aşamada, taraflarınca bu dosyadan herhangi bir tahsilat yapılamadığını, icra dosyasının hali hazırda derdest olduğunu, gereğinin yapılmasını talep etmiştir. Dava konusu ---------- İcra Dairesi'nin -----------Esas sayılı dosyası incelendiğinde, alacaklısının -----------, borçlusunun ---------Şirketi olduğu, --------- sayılı 07/07/2023 karar tarihli ilamına istinaden icra emri düzenlendiği görülmüştür.---------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen kayıtlar incelendiğinde, dava konusu şirketin tasfiyesinin sona erdiği 13/12/2022 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, tasfiye memurunun ---------- olduğu görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nun 547. maddesinde; Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Dosya arasında bulunan ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 13/12/2022 tarihinde tescil edildiğinden ticaret sicili kaydının terkin edildiği, tasfiyenin sona erdiği tarihten önce şirket aleyhine dava açıldığı, dava sonuçlandığı zaman şirketin tasfiye edilmiş olduğunun anlaşıldığı, şirket aleyhine sonuçlanan davanın infaz edilebilmesi için ihya talebinde hukuki yararın bulunduğu anlaşılmaktadır. HMK'nın 326 (1) maddesi uyarınca; Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. İnfazı istenen dava, dava konusu şirketin tasfiyesinden önce açıldığından tasfiye memuru yargılama giderlerinden sorumlu olup yasal hasım olan davalı ---------- Ticaret Sicili Müdürlüğü yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz.
TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve son tasfiye memurunun ek tasfiye için atanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,
-
. . . . . . . . . Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün . . . . . . . . . . . sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye olan . . . . . . . . . . Şirketi'nin . . . . . . . . . . İcra Dairesi'nin . . . . . . . . . . . Esas sayılı dosyasına münhasıran, icra ve infaz işlemleri tamamlanana kadar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesi uyarınca ŞİRKETİN EK TASFİYE İÇİN YENİDEN TESCİLİNE,
-
Son tasfiye memuru . . . . . . . . . . tasfiye memuru olarak atanmasına,
-
Kararın . . . . . . . . . . . Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde tescil ve ilanına, ilan işlemlerinin davacı tarafından yapılmasına,
-
Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin yatırıldığından bakiye harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yapılan 736,00 TL yargılama gideri ve 427,60 TL başvurma harcı ile 427,60 TL peşin harç olmak üzere genel toplam 1.591,20 TL'nin davalı . . . . . . . . . alınarak davacı tarafa verilmesine,
-
Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı . . . . . . . . alınarak davacı tarafa verilmesine,
-
Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.18/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58