İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/410 E. 2024/678 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/410
2024/678
18 Eylül 2024
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/410 Esas
KARAR NO: 2024/678
DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ: 09/06/2024
KARAR TARİHİ: 18/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ----------, 50.000 TL sermayeli ---------Şti. 14.100 hissesine isabet edecek şekilde %28,2 oranda hissedarı olduğunu, müvekkilin, aynı zamanda ---------- Şirketi ve ---------Ş. firmalarının da ortağı olup --------- ve -----------, ----------- çatısı altında faaliyet göstermekte olan grup şirketleri olduğunu, ---------, -------- faaliyet gösteren ve üretici firma olup, --------- ve ---------- ise ihracatçı firmaları olduğunu, firmaların tamamen aynı kişilerin ortak olduğu ve aynı kişilerin, tek bir merkezden yönettiği firmalar olduğunu, bu sebeple -------, --------- ve --------- arasında tam bir özdeşlik, ticari ve iktisadi bağlılık ve bütünlük bulunduğunu, dava dilekçesinde bahsedilen ortaklar ve müdürler arasındaki uyuşmazlıkların ve ihtilafların davalı firma haricinde belirtilen bu şirketler grubundan başka bir firmada meydana gelmiş olduğunu, bahsedilen özdeşlik, bağlılık ve bütünlük nedeniyle doğrudan davalı şirketi ve davalı şirket ortaklarını ve müdürlerini ilgilendirmediğini, müvekkil --------, 40 yıldır itibarı, emeği ve müşteri portföyüyle, 2015 yılında ---------- ve ---------, 2019 yılında da --------- diğer ortakları ile kurduğunu, kuruluşundan bu yana öz veri ile ve hassasiyetle çalışmış ve bu şirketleri halı sektöründe itibarlı hale getirdiğini, kuruluştan bugüne kadar hem davalı şirketin hem de grup şirketlerin yönetim kurulu üyeliği ve müdürlüğünü yaptığını, şirketlerin büyüyebilmesi için elinden gelen maddi ve manevi tüm desteği verdiğini, bu sayede, ---------- raporlarına göre, davalı şirket kurulduğu günden bu yana birçok ödül aldığını, ayrıntılı ve gerekçeli olarak izah edildiği üzere, ---------- TTK m. 636/3 hükmü uyarınca feshedilmesi için haklı sebepler mevcut olduğunu, gerekli şartların oluştuğunu, diğer pay sahiplerinin ve müdürlerin fiil ve eylemleri ile şirketin içerisinde bulunduğu hal, ortaklık ilişkisinin yürütülmesini imkansız hale getirdiğini, ---------, --------- ve ---------- çoğunluk hisselerine sahip olan ---------- ve ----------, müvekkilin paylarından doğan haklarını kullanmasına engel olmakta, şirket zararına ve üçüncü şirketler lehine usulsüz işlemler gerçekleştirdiğini, bu konuda, davaların açıldığını, ihtarnameler gönderildiğini, yolsuzluk ve usulsüzlük konusunun iş ve işlemlerden durdurulmasının talep edildiğini ancak ihtarlar ve taleplerin cevapsız kaldığını, öncelikle TTK m. 636/3 hükmünde belirtilen şartların ve Yargıtay içtihatlarınca somutlaştırılan haklı sebeplerin oluştuğunun izahı için ortaklar ve müdürler arasındaki uyuşmazlıkların ifade etmek gerektiğini, müvekkilin kurucusu, pay sahibi ve son genel kurula kadar müdürü olduğu ---------, ---------- ve ---------- birtakım fiil ve eylemleri ile zarara uğratılmış ve uğratılmaya devam ettiğini, bununla bağlantılı olarak müvekkilin, davalı şirketteki paylarından doğan haklarının da ihlal edildiğini, şirket ortağı ve eski müdürü olan müvekkilin, rencide edici, hakaret ve tehdit içerikli birçok e-posta ve yazışma ile uzun zamandır süren psikolojik bir mobbinge maruz kaldığını, şirketin ilk zamanlarından bu yanan yaşanan tüm tartışmaların kaynağı ----------, birtakım amaçlarla müvekkilin yönetimden uzaklaştırma gayreti içerisine girdiğini, -------- da desteğini alarak, --------- en büyük halı firmalarından biri olan ---------- ve ihracatçılarının --------- ve davalı --------- tek sahibi ve yöneticisi olma amacıyla her türlü ikili ilişkiye girerek, son genel kurul ile dengeleyici rolü üstlenen müvekkili şirket yönetiminden uzaklaştırdığını, netice olarak, işbu genel kurul toplantısında alınan hukuka aykırı kararlar ile, davalı şirket nezdindeki usulsüzlük, hileli işlemler ve çürümenin, müvekkil tarafından gündeme getirilmesinin, müvekkilin ısrarlı takip ve sorguları sonucu rahatsız olan diğer ortakların müşterek hareket etmesiyle müvekkilin davalı şirket yönetiminden çıkarıldığını, davalı şirkete ilişkin bilgi alabileceği tüm yollar kapatıldığını, davalı şirketin ttk m. 636/3 hükmüne göre feshine ve tasfiyesini, bu talebin kabul görmemesi halinde davalı şirketin diğer ortakları --------- ve ---------- davalı şirketten çıkarılmasını, bu talebin kabul görmemesi halinde davalı şirketin bölünmesine ya da sayın mahkemece duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verilmesini, bu talebin kabul görmemesi halinde müvvekkilin davalı şirketten çıkarılmasını, davalı şirkete yönetim ve temsil kayyımı, mümkün değilse denetim kayyımı atanmasını, davalı şirketin taşınır ve taşınmazları ile hak ve alacakları dahil tüm malvarlığı üzerine üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketlerin, ---------- halı sektörü ihracatı yerinde sayarken, 2023’te USD bazında % 12 büyüdüğünü, 2024 yılı Mayıs ayı ve sonrasında üretilmek üzere 180 milyon TL üzerinde onaylı ihracat siparişleri aldığını ve 4 aylık üretim doluluğuna sahip, bankalar tarafından tahsis edilen genel kredi limitlerinin sadece % 20’sini kullanma durumunda olduğunu ve şirketlerin 2024 yılı ilk çeyreğinde USD bazında büyüme oranı % 53 seviyesinde olduğunu, yönetim kurulu üyeliğinin genel kurul kararıyla sona erdirilmesiyle ilgili olarak davacı tarafından yapılan "taraflar arasındaki sözlü anlaşmaya, ticari teamüle aykırı olarak ve --------- ve --------- birlikte hareket ederek, müvekkilimizi devreden çıkarma, yönetimden uzaklaştırma amacına dayalı işbu karar" tanımlamasının ticaret hukukunda, basiretli tacir nitelikleri ve mantık nezdinde hiçbir karşılığı olmadığını, bir şirketin meşru ve hukuki genel kurul kararının, "sözlü anlaşmaya ve teamüle aykırı" şeklinde nitelenmesi yargının ve dolayısıyla mahkememizin de ilgi ve görev alanı dışında, temelsiz ve avam bir tartışma olduğunu, aynı durum dava dilekçesindeki şirket ortaklık yapısının açıklanmasında da söz konusu olduğunu, şirketin ortağı ---------- ve bu durum tüm ticaret sicil kayıtlarında sabitken "---------- - 141 pay" yazılmasını gayriciddi bulduğunu, dolayısıyla, davacının bu davada mükerrer olarak ileri sürmüş olduğu müvekkil şirkete kayyum atanması talebinine yönelik olarak derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının şirkete giremediği iddiası da gerçek dışıdır. Davacı, 29 Mart 2024'te, ---------Ş.'nin --------- Şubesi adresine gelerek kendine ve eşine ait olan ----------Ş. firmasına ait belgelerini müvekkil şirketin finans sorumlusu ve idari işler sorumlusu personelden şahsen teslim aldığını, dava dilekçesinde "ancak" denilmekteyse de; davacının eşyalarını teslim alırken tutanak tutulmasında hiçbir sakınca olmayıp tam tersine iki taraflı tutulan tutanakla bir güven oluşturulduğunu, davacının iddia ettiğinin aksine şirketin --------- adresinde herhangi bir güvenlik görevlisinin de çalışmadığını, davacının, 17 Nisan 2024 tarihinde de saat 9.55'te şirket merkezine geldiğini, kapı şifresini şahsen girip binaya giriş yapıtığını ve iddia ettiği şekilde herhangi bir engelleme olmadığını, ancak doğaldır ki, genel kuruldan sonra şirkette bir görevi kalmayan davacının, kendisine tahsis edilmesi gereken bir odası bulunmadığını ve şirket adresinin davacının işyeri olmadığını, ama bu elbette şirkete gelip gidişine engel bir durum teşkil etmediğini, açıklanan nedenler ve re'sen gözetilecek gerekçelerle; kayyum atanma talebinin derdestlik gerekçesiyle reddini, davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin 11/09/2024 davanın geri alınması talepli dilekçesinde özetle; ---------- Esas sayılı dosyada ikame etmiş oldukları davayı, HMK’nın 123. maddesi uyarınca davalı tarafın muvafakat etmesi şartıyla, yargılama giderleri ve vekalet ücreti talepleri olmaksızın geri aldıklarından bahisle davalı tarafın muvafakat etmesi şartıyla davayı geri aldıklarına dair beyanlarının kabulü ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin 11/09/2024 tarihli feragat dilekçesinde özetle; --------- Esas sayılı dosyada davacı tarafından 11.09.2024 tarihinde HMK’nın 123. maddesi uyarınca davanın geri alınması talepli dilekçe sunulduğunu, bu geri alma talebine muvafakat ettiklerini, ayrıca yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığından bahisle davacı tarafın davanın geri alınması talebine muvafakatlerinin kabulü ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, haklı sebeplerle davalı şirketin feshi istemine ilişkindir.Davacı taraf davayı geri almış, davalı taraf da geri almaya açıkça rıza göstermiştir. 6100 sayılı Hukuk muhakemeleri Kanunu'nun Davanın geri alınması başlıklı 123 üncü maddesi "(1) Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/10 md.) Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir." hükmünü düzenlemiştir.Davacı vekili tarafından mahkememize verilen dilekçe ile davanın geri alındığı, davalı vekilinin de mahkememize verdiği dilekçe ile davanın geri alınmasına muvafakat ettiğini bildirdiğinden davanın geri alınması sebebiyle açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL harç peşin alındığından bakiye harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Talep olmadığından taraf vekilleri lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yokluğunda oy birliğiyle karar verildi. 18/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58