SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/620 E. 2024/632 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/620

Karar No

2024/632

Karar Tarihi

5 Eylül 2024

T.C.

İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/620 Esas

KARAR NO: 2024/632

DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ: 29/08/2024

KARAR TARİHİ: 05/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,

Davalı konumundaki muteriz borçlu --------- Yönetimi'nin, --------- Mah. --------- Sokak -------- ---------, adresinde kain, müvekkili şirket nezdinde ---------- no'lu --------- Ticari Paket ile sigortalı bulunan iş yerinde,sigortalı işyerinin depo bölümüne suların dolduğunu görmeleri üzerine ilk yapılan incelemede, bitişikte yer alan --------- firmasının giderinden aktığı bilgisini aldıklarını, ancak daha sonra yapılan kontrollerde, bina ortak atık su hattından akan suların işyerinin depo olarak kullandığı ve içerisinde makinelerin yer aldığı bölüme dolduğunun tespit edildiğini, içeri giren sular nedeniyle MDF zemin kaplamalarının hasar gördüğünün öğrenildiğini, söz konusu hasardan bina yönetiminin sorumlu olup, hasar bedelinin bina yönetimine rücu edilmesi adına işbu davayı açma zaruriyetinin hasıl olduğunu, şöyle ki; sigortalı taşınmazın da içinde yer aldığı, davalı Site Yönetiminin sorumluluğu altındaki binada bulunan, restoran olarak faaliyet gösteren sigortalı işyerinin Mart 2021'de kurulduğu ve birkaç aydır faaliyette olduğunu, binaya ait ortak atık su hattındaki tıkanmaya bağlı geri tepen suların işyerine ait makinelerin yer aldığını ve depo olarak kullanılan demir iskelet üzerine MDF-ahşaptan mamul zemin kaplamalarının ıslanarak şiştiğini, bombe yapmış olduğunun tespit edildiğini, nitekim olay sonrası, bağımsız ve uzman eksper tarafından, meydana gelen hasarın niteliği ve miktarı yönünden tespit yapıldığını ve söz konusu eksper raporunda; "Yapmış olduğumuz incelemeler neticesinde, sigortalı işyerinin yer aldığı bina ortak atık su hattında meydana gelen bir tıkanma nedeniyle tahliye edilemeyen suların geri teperken işyerinin depo olarak kullandığı ve içerisinde makinelerin yer aldığı bölüme dolması sonucunda söz konusu hasarın meydana geldiği kanaatine varılmıştır.

Söz konusu hasar Dâhili Su teminatı kapsamında değerlendirilmiştir.

Depo içerisinde işyerine ait makinelerin sökümü sonrasında, zemindeki MDF-ahşaplar sökülerek yenilenecek olup, sonrasında makineler tekrar montaj edilecektir.Tarafımıza iletilen tekliflerin incelendiğinde, hasar gören zemin MDF-ahşap kaplamalarının yenilenmesi için -------- firması KDV hariç 15.250,00 TL, -------- firması KDV hariç 13.850,00 TL teklif verdiği anlaşılmıştır.İşin niteliği ve maliyet açısından ---------- firmasının KDV hariç 13.850,00 TL tutarındaki teklifi uygun bulunmuş, hesaplamada değerlendirmeye alınmıştır.Sigortalı işyeri, Mart 2021'de kurulmuş olup, birkaç aydır faaliyette olduğu öğrenilmiştir. Bu nedenle hesaplamadan eskime tenzili yapılmamıştır.- Hasar ile ilgili olarak talep ve tespit detayları aşağıdaki gibidir... " şeklinde olduğunu, söz konusu eksper raporunda da belirtilmiş olduğu üzere sigortalı işyerinin yer aldığı binanın ortak atık su hattında meydana gelen bir tıkanma nedeniyle tahliye edilemeyen suların geri teperken işyerinin depo olarak kullandığını ve içerisinde makinelerin yer aldığı bölüme dolması sonucu hasar oluşturduğunun sabit olduğunu, olay sonrası yapılan fiyat araştırması neticesinde teminat kapsamındaki hasarın 13.850,00 TL olduğunun tespit edildiğini, yapılan incelemeler sonucunda sigortalı taşınmazda oluşan ve poliçe kapsamında yer alan hasarın; ortaklaşa kullanma, korunma veya faydalanma için zaruri olan şeylerden kaynaklanmasından ötürü davalı site yönetimine rücu edilebileceği kanaatine varıldığını, haksız fiilden dolayı sorumluluğu bulunan davalı site yönetiminin, bloklardaki ve sitedeki ortak yer ve tesislerin ve kat malikleri adına kayıtlı bağımsız bölümlerin amacına uygun olarak kullanılması, korunması, bakımı ve onarımı için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olup, sigortalı taşınmazda meydana gelen hasarlardan sorumlu olduğunu, davalı site yönetiminin alınan kararları uygulama ve idari, mali ve hukuki yönden blokları temsil etmekle yükümlü olduğunu, sigortalı taşınmazda oluşan söz konusu hasarın da binanın ortak atık su hattında meydana gelen bir tıkanma kaynaklı olup, bakım, koruma ve onarımdan sorumlu bulunan davalı site yönetiminin işbu zararları gidermekle yükümlü bulunduğunu, Yargıtay kararlarında da site yönetiminin sorumluluklarından bahsedilmiş olup, davalı site yönetiminin oluşan zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunun sabit olduğunu, "634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 34.maddesinin 1.fıkrasında “Kat malikleri, ana gayrimenkulün yönetimini kendi aralarından veya dışarıdan seçecekleri bir kimseye veya üç kişilik bir kurula verebilirler; bu kimseye (Yönetici), Kurula da (Yönetim Kurulu) denir.” Hükmü yer almakta, aynı Kanunun 35.maddesinde de yöneticinin görevleri sayıldığını, yine aynı Kanunun 38. maddesinde yöneticinin sorumluluğuna ilişkin genel kuralın; “Yönetici, kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumludur.” şeklinde ortaya konularak 39.maddesinde ise Yöneticinin Hesap verme yükümlülüğü düzenlenmekte; 40.maddenin 1.fıkrasında ise Yöneticinin Hakları “Yönetici kaide olarak vekilin haklarına sahiptir.” şeklinde ifade edilmekte olduğunu, ana gayrimenkulün yönetimi için atanan yönetici veya Yönetim Kurulu'nun, vekil statüsünde olduğunu, dolayısıyla, gerek iç ilişkide gerek dış ilişkide vekil gibi sorumlu ve vekilin haklarına sahip olduğunu, davalı yönetimin, hasarın gerçekleştiği tarihte sigortalı dairenin bulunduğu sitenin yöneticisi olduğunu, davalı ile kat malikleri arasındaki sözleşme niteliğindeki yönetim planı ile bağımsız bölüm maliklerine burada belirtilen hizmetlerin en iyi bir şekilde götürülmesi, site ile ilgili iş ve işlemlerin bir elden yürütülmesi, hizmetlerin ifasının sağlanması, ortak yaşam amaçlarının gerçekleşmesi için birbirlerine karşı çeşitli edimler üstlendiklerini, Kat Mülkiyeti Yasası'nın 35. maddesi hükmünde, ana gayrimenkulün gayesine uygun olarak kullanılması, korunması, bakımı ve onarımı için kat maliklerinin yararına gereken tedbirlerin alınmasının yöneticinin görevleri arasında olduğunu, yapılan incelemeler neticesinde, sigortalı taşınmazda meydana gelen hasarın derecesi, fotoğraflarla ve raporla da belgelenmiş olmakla birlikte; oluşan hasarın nedeninin davalı site yönetiminin sorumluluğunda bulunan ortak atık su hattında meydana gelen bir tıkanma olduğunun sabit olduğunu, meydana gelen hasarın niteliği ve miktarı yönünden tespit edilmiş olan 13.850,00 TL hasar tazminatının, 7.04.2022 tarihinde sigortalıya ödenerek, TTK m.1472 hükümleri gereğince sigortalının haklarına halef olunduğunu, yasal hükümlere ve Yargıtay kararına göre davalı Site Yönetiminin, ortak su borusunun patlaması sonucu sigortalı iş yerine akan sular sebebi ile oluşan zararlardan sorumlu olup, işbu zararı gidermekle yükümlü olduğu sabit olmakla birlikte, müvekkili şirket tarafından, yukarıda belirtilen bu miktarın ödenmesi için, -------- İcra Dairesi --------- Esas no'lu icra takip dosyası aracılığı ile bir ilamsız takip başlatılmış ise de, davalı konumdaki muteriz borçlunun takibe haksız şekilde itiraz etmesi üzerine, anılan muteriz borçlu bakımından takip durmuş olduğundan, yapılmış olan haksız itirazın iptali ile, takibin devamına ve davalı borçlunun, haksız itirazı nedeniyle de İİK md. 67/f.2 hükmü gereğince, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini isteme zorunluluğunun hasıl olduğunu, somut olayda, usule uygun şekilde icra takibi yapılmış olup davalının haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini, değinilen rapor ve olayın oluş şekline dair tutanaklar/raporlar birlikte değerlendirildiğinde davalının haksız olduğunun sabit olduğunu, aynı zamanda takip konusu alacağın likit olduğunu, İİK madde 67. hükmü gereğince, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20 'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini beyanla işbu davayı açmıştır.

İNCELEME ve GEREKÇE :

Dava, İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) istemine dayalıdır

.6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Somut olayda; Davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına -------- Ticari Paket ile sigortalı bulunan iş yerinde meydana gelen zarardan kaynaklı ödeme yapıldığı ödemenin rücuen tahsili talepli icra takibine girişildiği ve davalının itirazı neticesinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Dava dışı sigortalı şirket tacir olsa da davalı tacir değildir. Dava konusu TTK 4.maddesinde düzenlenmiş mutlak ticari davalardan da olmadığından taraflar arasında nispi ticari dava niteliğinde de bir uyuşmazlık bulunmadığından davanın genel hükümler uyarınca HMK 2.maddesi gereği Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmış, HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

  1. HMK'nun 114/1. c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden REDDİNE,

Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna,

  1. Karar kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize başvuru halinde dava dosyasının görevli . . . . . . . . . Asliye Hukuk Mahkemelerine tevzii edilmesi için Tevzii Bürosuna gönderilmesine,

  2. Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden, bu konuda HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,

Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyeincelemeticaretİtirazınİptalimahkemesi(HaksızEylemdenZararKaynaklananNedeniyle)görevsizliğinegerekçe

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim