SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/199 E. 2024/559 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/199

Karar No

2024/559

Karar Tarihi

10 Temmuz 2024

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/199 Esas

KARAR NO: 2024/559

DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

DAVA TARİHİ: 15/03/2024

KARAR TARİHİ: 10/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

İDDİA: Davacı vekili 15/03/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ..., davalı ------- Şti.'nin % 50 oranında hissedarı iken mezkur hissesinin tamamını aralarındaki inanç anlaşması uyarınca şirketin diğer hissedarı olan ... eşi olan davalı ... 10 Eylül 2012 tarihinde devrettiğini, şirketin diğer hissedarı ise % 50 oranında pay sahibi olan davalı ... olduğunu, inanç anlaşması uyarınca müvekkili hisselerinin devrinden sonra dahi, tarafların müvekkili davacının şirketin gerçekte yarı hissedarı olduğu bilinciyle hareket ettiğini, mezkur hisse devri hiç dikkate alınmaksızın şirketin mal varlıklarından elde edilen gelir ve giderler bu oran üzerinden yapıldığını, gerçekten inanç anlaşması uyarınca yapılan hisse devrinden sonra dahi müvekkili davacının, şirketin faaliyetleri, kira gelirleri ve bunun paylaşımı, ödenmesi gereken vergiler, yapılması gereken masraf ve harcamalar gibi şirket hissedarlığından kaynaklı konularda yazılı ve sözlü olarak bilgiler verildiğini, müvekkilinin şirketin gider ve harcamalarının tamamına da hissesine karşılık gelen % 50 nisbetinde katıldığını, bu meyanda inanç anlaşması uyarınca yapılan bu devirden sonra, davalı şirket 15.05.2014 tarihinde sermaye artışına gitmiş olup, bu artış sonucu ... adına artırılan paylar da esasen müvekkili davacıya ait olduğunu, öyle ki yapılan sermaye artışında arttırılan sermayenin 10.000 TL'sinin (tamamı) dağıtılmamış geçmiş yıl kârlarından karşılandığını, kısaca ... mezkur şirkette gerçekte hiçbir pay sahipliği olmayıp elinde bulundurduğu tüm payların müvekkili davacıya ait olduğunu, ne var ki inanç anlaşmasının inanılanı davalı ..., müvekkili davacı ile arasındaki inanç anlaşması hilafına yeddinde bulundurduğu müvekkiline ait hisseleri, birçok kez talep edilmesine rağmen iade etmediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalılar aleyhine "taraflar arasındaki inançlı işlem gereğince davalı ... bilabedel devredilen şirket hisselerinin müvekkile ait olduğunun tespiti ve müvekkile aynen iadesi" vs talebi ile dava açıldığını, yapılan yargılama sonunda --------- sayılı kararı ile özetle DAVANIN KABULÜ ile 10.09.2012 tarihli Limited Şirket hisse devri sözleşmesi ile davacı tarafından davalı ... devredilen şirket hisselerinin müvekkili davacıya ait olduğunun tespiti ile müvekkil davacıya iadesine karar verdiğini, mezkur karar istinaf incelemesi ve ---------- sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğini, (Ek-2: Yargı Kararları, Kesinleşme Şerhi), anılan karar sonrasında müvekkili davacı tarafından davalılar aleyhine keşide edilen ---------- Noterliği'nin 27 Ocak 2023 tarihli ve ---------- yevmiye sayılı ihtarnamesi ile özetle "kesinleşen yargı kararı uyarınca ... elinde bulundurduğu payların tamamının her türlü takyidattan ari olarak derhal müvekkil ... adına devri ve Şirket Pay Defterine işlenmesi" hususu ve sair hususlar ihtar edildiğini (Ek-3: İhtarname) ancak kesinleşmiş yargı kararına muhalif bir şekilde müvekkile ait payların tamamının müvekkiline devredilmediğini aksine aşağıda belirtecekleri hileli ve esasında kanunen yok hükmündeki işlemler ile müvekkiline ait hisselerin çoğunun davalı ... devredildiğini, keza müvekkiline ait olmakla birlikte davalı ... hileli işlemlerle devredilen bu paylar kullanılarak davalı ... şirketin tek yetkili müdürü olması sağlanarak şirketin yönetim organı hukuka aykırı şekilde ele geçirildiğini, davalıların işbu hukuka aykırı eylemleri uzun süredir --------- yaşayan müvekkili tarafından tesadüfen öğrenilmiş olup, ayrıca davalıların hukuka aykırı şekilde ele geçirilen yönetim yetkisi ile şirketin malvarlığı üzerinde müvekkil zararına işlemler yapma girişiminde olduğu öğrenildiğini, davalıların hileli ve hukuka aykırı işlemlerinin önlenmesi amacıyla huzurdaki davayı açma zorunluluğu doğduğunu, şöyle ki; davalılar arasında yapılan hisse devri yoklukla malul olup, ilgili hisselerin müvekkiline ait olduğunun tespiti ve müvekkili adına tescili gerektiğini, açıkladıkları davalı şirketin %50 oranında hissedarı olan müvekkilinin davacının hisselerinin tamamını inanç anlaşması kapsamında 10.09.2012 tarihli Limited Şirket hisse devri sözleşmesi ile davalı ... devredilmiş olup, müvekkilinin sermaye artışına da katılmak sureti ile şirketteki %50 hissenin ihtilafsız sahibi olduğunu, yapılan hisse devrinin inanç anlaşması kapsamında devredildiği, devredilen hisselerin tamamının müvekkili davacıya ait olduğu ve müvekkiline iadesi ile sair hususların --------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen ve Yargıtay denetiminden de geçen kesinleşmiş yargı kararı ile sabit olduğunu, karı-koca olan davalıların şirkette müvekkiline ait payların çoğunluğunu üzerlerine geçirmek üzere bir kısım hileli işlemler yaptıklarını, gerçekten müvekkilden tamamen habersiz olacak şekilde yapılan bu işlemlerle müvekkiline ait olan şirketin %50 hissesine karşılık gelen 300 adet payı elinde bulunduran davalı ..., bu payların 100 adetinin müvekkili adına tescilini sağladığını, geri kalan 200 adet payı ise davalı olan eşi ---------- devrettiğini, davalıların esasında "müvekkiline ait olduğu kesinleşmiş yargı kararı ile sabit ve ihtilafsız olan" payları kendi aralarında devredebilmesi mümkün olmayıp, yapılan pay devrinin kanunen yok hükmünde olduğunun sabit olduğunu, belirtilen nedenle Mahkeme'den davalı ... tarafından davalı ... yapılan dava konusu ---------- Şti.'nin 200 adet payının devrine ilişkin işlemin terditli olarak öncelikle yoklukla malul olduğunun tespitine, bunun kabul edilmemesi halinde butlanla batıl olduğunun tespitine veya iptaline, belirtilen payların müvekkiline iadesi ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ettiklerini, şirketin %50 hissedarı olan davacı müvekkilinin yokluğunda, müvekkilinin iradesi hilafına ve usule aykırı şekilde yapılan genel kurul toplantısı ile alınan kararların hukuka aykırı olup, ilgili genel kurul kararlarının da yoklukla malul olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesi gerektiğini, davalılar yukarıda açıklandığı üzere esasında müvekkiline ait olan hisseleri müvekkiline devretmek yerine bunlar üzerinde hukuka aykırı tasarruflarda bulunmuş, bu da yetmez gibi esasında müvekkili adına tescili gereken bu hisseleri kullanarak toplantı usul ve esaslarına aykırı şekilde şekilde Genel Kurul Toplantısı yaparak şirket adına hukuka aykırı kararlar aldığını, davalı ... şirkete Müdür olarak atanmasını dahi sağladığını, Gerçekten de davalılar; Müvekkil davacıya hiçbir haber vermeksizin dava konusu şirketi genel kurul için toplantıya çağırmış, 28.02.2024 tarihinde yaptıkları Genel Kurul Toplantısı'nda müvekkile ait olan ve müvekkile devredilmesi gereken ve fakat davalı ... yeddinde bulunan 200 adet şirket payı, davalı ... devredildiğini, yine aynı tarihli Genel Kurul'da şirketin adresinin değiştirilmesine kararı verildiği, dahası davalı ... şirketi Münferiden Temsile Yetkili Müdür olarak seçilmesi sağlandığını, bu hususları gösterir 1 Mart 2024 tarihli --------- görüntüsü dilekçe ekinde olduğunu (Ek-4), oysa belirtildiği üzere davalı ... şirketin %50 hissedarı olup, geri kalan %50 hisse ise davacı müvekkiline ait olduğunu, somut olayda şirketin %50 hissedarı olan müvekkilinin katılımı olmaksızın ve müvekkilinden habersiz Genel Kurul kararı alınabilmesinin olanağı olmadığını, o bakımdan davalıların müvekkiline ait hisseleri haksız şekilde kullanarak ve sair şekiller ile, toplantı ve karar nisabı sağlanmaksızın alınan kararlar yoklukla malul olduğunu, kaldı ki 28.2.2024 tarihli Genel Kurul Toplantısına ilişkin olarak uzun yıllardır --------- yaşayan müvekkiline yapılmış usulüne uygun bir çağrı dahi olmaması ve müvekkilinin toplantıda hazır bulunmaması nedeniyle alınan kararlar ve yapılan işlemler bu yönüyle de hukuka aykırı olup yok hükmünde olduğunu, Yargıtay'ın bu konuda müstakar hale gelmiş sayısız kararı olup, örnek olarak; "Herhangi bir pay sahibinin veya temsilcisinin toplantıda hazır bulunmaması ya da toplantıya itiraz etmesi hâlinde çağrısız genel kurul mevcut olmadığı için alınan kararlar yoklukla malûldür. Yok hükmünde bir genel kurul kararı karşısında bunun yokluğunun tespit edilmesinin istenmesi hiçbir şekilde hakkın kötüye kullanılması kapsamında değerlendirilemez." Belirtilen nedenle Mahkeme'den dava konusu ---------- Şti.'ne ait 28.02.2024 tarihli Genel Kurul Toplantısı'nda yapılan işlemler ve alınan tüm kararların terditli olarak öncelikle yoklukla malul olduğunun tespitine, bunun kabul edilmemesi halinde butlanla batıl olduğunun tespitine veya iptaline karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili davacı zararına ve yargı kararı hilafına yapılan hileli işlemlerle müvekkilin zarara uğratılmasını önlemek maksadıyla, davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması, şirketin malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunulmasının önlenmesi ve müvekkiline ait şirket paylarının devrinin önlenmesi şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talepleri bulunduğunu, yukarıda da ifade ettikleri üzere davalıların kesinleşmiş yargı kararına ve hukuka aykırı, kötü niyetli ve ve kanunen yok hükmünde/batıl/iptale tabi işlemleri ile şirketin tek yetkili müdürü olarak davalı ... seçildiğini, kendisi hukuka aykırı olarak elde ettiği bu yetki ile şirket adına sınırsız işlem yapma yetkisine haiz olup, müvekkilinin şirketin faaliyetlerine ve yönetimine müdahale etme imkanı olmadığını, şirketin önemli bir malvarlığı olan ---------, ---------- caddesi üzerinde bulunan son derece değerli mülkü daha önceden davalı ... tarafından satıldığını, müvekkilinin bu satıştan hissesine isabet eden payı kendisine ödenmediğini ve müvekkilinin zarara uğratıldığını, müvekkili tarafından açılmış ve karara bağlanmış olan ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen davada da davalıların kötü niyetli bu davranışlarını önlemek amacıyla yargılama süresince kayyım atanmasına karar verildiğini, öteden beri kötü niyetli tutum içinde oldukları sabit olan davalıların, işbu kere kesinleşmiş yargı kararına da aykırı olarak yaptığı işlemleri ile kötü niyetli bu tutumlarını devam ettirerek kar payı dağıtmak ya da çeşitli yollar ile şirketin mevcut bütün menkul ve gayrimenkul mal varlıklarını elden çıkartmak veya şirketin fiktif olarak borçlanmasını sağlayarak kendileri lehine ve müvekkil aleyhine işlemler yapmak, bu şekilde müvekkili haklarından mahrum bırakmak imkanına sahip olup, bu durum müvekkil açısından kuvvetli ve riskli bir olasılık olduğunu, nitekim taraflarınca davalıların bu konuda çeşitli girişimlerde bulunulduğunun öğrenildiğini, belirtilen nedenle ve yukarıda belirttikleri --------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşmiş kararı da dikkate alınarak; öncelikle teminatsız olacak şekilde ve dava sonuçlanıncaya kadar geçecek süre zarfında olmak üzere Mahkeme'den; 1. Hukuka aykırı şekilde davalı şirket müdürü olarak seçilen (2) no.lu davalının müdürlük görevlerinin tedbiren kaldırılarak, bu süre zarfında şirketin organsız kalmaması amacıyla tedbiren yönetim kayyımı atanmasına, aksi halde denetim kayyımı atanmasına, 2. Davalılar uhdesindeki müvekkile ait şirket paylarının 3. kişilere devrinin önlenmesi amacıyla, Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak (2) no.lu davalı uhdesinde bulunan ve esasında müvekkilin %50 hissesine dahil olan hisselerin 3. kişilere devrinin önlenmesine, 3. Davalıların, şirketin malvarlığına ilişkin müvekkil zararına tasarrufta bulunmasının önlenmesi amacıyla, - Davalı şirketin --------- sorgusu yapılarak ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yapılarak tespit edilecek taşınmazların 3. Kişilere devrinin önlenmesine, şayet davalı adına kayıtlı taşınmaz bulunmaz ise yapılacak pasif taşınmaz sorgusu neticesinde tespit edilecek taşınmazlar üzerine davalıdır şerhi konulmasına, - ----------Ş ve ----------Ş.'ye müzekkere yazılarak davalı şirkete ait banka hesapları üzerinde tasarrufta bulunulmasının önlenmesine, yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etme zorunluluğumuz doğduğunu, yeri gelmişken, davalılar tarafından inanç anlaşmasına aykırı hareket edilmeye başlandıktan sonra, müvekkilin şirketten olan kar payı alacağı kendisine ödenmediği gibi, şirketin malvarlığı da davalılar tarafından hukuka aykırı ve müvekkilin zararına olacak şekilde kullanılmış olup, davalıların sorumluluğu, uğranılan zararın tazmini, ecrimisil ve sair konularda da yasal yollara başvurulacağından bahisle kesinleşmiş yargı kararı da dikkate alınarak öncelikle teminatsız, aksi halde mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ve dava sonuçlanıncaya kadar geçecek süre zarfında olmak üzere; i. Haksız ve hukuka aykırı işlemlerle ve kesinleşmiş yargı kararına aykırı şekilde davalı şirketin tek yetkili müdürü olarak seçilen (2) no.lu davalının müvekkilin rızası hilafına ve zararına olacak şekilde iş ve işlemlerde bulunması nedeniyle, davalının müdürlük görevlerinin (tedbiren) kaldırılarak HMK'nun 389. Maddesi uyarınca davalı şirkete tedbiren ve tensiple birlikte yönetim kayyımı atanmasına, aksi halde denetim kayyımı atanmasına, ii. Davalılar uhdesindeki müvekkile ait şirket paylarının 3. kişilere devrinin önlenmesi amacıyla, Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı ... uhdesinde bulunan ve esasında müvekkilin %50 hissesine dahil olan hisselerin / diğer ifadeyle davalı ... uhdesindeki ve davalı ... şirketteki %50'lik hissesinden arta kalan hisselerin 3. kişilere devrinin önlenmesi, iii. Davalıların, şirketin malvarlığına ilişkin davacı müvekkilin zararına olacak tasarruflarda bulunmasının önlenmesi amacıyla, Davalı şirketin ----------- sorgusu yapılarak ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yapılarak tespit edilecek taşınmazların 3. Kişilere devrinin önlenmesine, şayet davalı adına kayıtlı taşınmaz bulunmaz ise yapılacak pasif taşınmaz sorgusu neticesinde tespit edilecek taşınmazlar üzerine davalıdır şerhi konulmasına, ---------Ş ve ---------Ş.'ye müzekkere yazılarak davalı şirkete ait banka hesapları üzerinde tasarrufta bulunulmasının önlenmesine, yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, haklı davalarını kabulü ile müvekkili tarafından davalı ... inançlı işlem gereğince devredildiği ve esasında müvekkile ait olduğu kesinleşmiş yargı kararı ile sabit olan hisselere ilişkin olarak; davalı ... tarafından davalı ... yapılan dava konusu şirket paylarının devri işleminin terditli olarak öncelikle yoklukla malul olduğunun tespitine, hükümsüzlüğüne, bunun kabul edilmemesi halinde butlanla batıl olduğunun tespitine veya iptaline, belirtilen payların müvekkiline iadesi ile müvekkili adına ticaret sicilinde tesciline, 28.02.2024 tarihli genel kurulun usulüne uygun davet edilmemesi, müvekkilin yokluğunda yapılması, toplantı usul ve nisabına, keza kanuna ve kesinleşmiş yargı kararı hilafına yapılması nedeniyle --------- Şti.'ne ait 28.02.2024 tarihli Genel Kurul'unda yapılan işlemler ve alınan tüm kararların terditli olarak öncelikle yoklukla malul olduğunun tespitine, hükümsüzlüğüne, bunun kabul edilmemesi halinde butlanla batıl olduğunun tespitine veya iptaline, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA: Davalılar vekili 19/04/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; öncelikle, mahkemenin 18.03.2024 tarihli tensip tutanağının 8. maddesiyle davacı tarafa HMK 31. maddesi uyarınca vermiş olduğu, talep konusunun açıklanması kararının gereği davacı tarafça yerine getirildikten sonra cevap verme hakkımızı saklı tuttuklarını, mahkemenin, yukarıda Esas numarası belirtilen dosyası ile müvekkilleri aleyhinde ikame edilmiş olan huzurdaki dava, kanılarınca haklı ve yerinde olmayıp, aşağıda sunacakları nedenlerle kabul edilebilirliği bulunmadığını, şöyle ki; davacı tarafın, müvekkillerinden ---------- Şti.'ndeki 100 paydan oluşan hisselerini, --------- Noterliğinden düzenlenen 10.09.2012 tarih ve ---------- yevmiye numaralı "Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmesi" ile, bir diğer müvekkili ... devrettiğini, davacının daha sonra, sözkonusu işlemin bir inanç sözleşmesi kapsamında yapıldığını iddia ederek, bahse konu hisselerin iadesi talebiyle,--------- E. numaralı dosyada görülen davayı açtığını, işbu davaya esas dava dilekçesinin "Sonuç ve İstem" bölümünün 2.paragrafında "...taraflar arasında inançlı işlem gereğince (2) No.lu davalıya bilabedel devredilen şirket hisselerinin aynen iadesine bunun mümkün olmaması halinde dava tarihi itibarı ile davalı şirket değerlemesi yapılarak müvekkile isabet eden hisse değerinin ne olduğunun tespitine..." talebinde bulunduğunu, söz konusu dosyada yapılan yargılama neticesinde, 12.12.2018 tarihinde verilen --------- K. numaralı karar ile, "Davanın KABULÜ İLE, 10/09/2012 tarihli Limited Şirket hisse devri sözleşmesi ile davacı tarafından davalı ... devredilen davalı şirkete ait 100 payın davacıya ait olduğunun tespiti ile davacıya iadesine" karar verildiğini, işbu karara karşı müvekkillerince yapılmış olan istinaf başvurusu,-------- sayılı dosyası ile reddolunduğunu, bu karara karşı müvekkillerince yapılan temyiz başvurusu ise, ---------- sayılı kararı ile reddolunarak kararın onandığını, davacı taraf, bahse konu karara karşı herhangi bir yasa yoluna başvurmadığı gibi, müvekkillerince yapılan istinaf başvurusuna verdikleri 03.04.2019 tarihli cevap dilekçesinde "hukuka uygun Yerel Mahkeme kararının onanmasını" talep ettiklerini, kesinleşen kararın infazına ilişkin olarak, müvekkillerinden ---------- ile davacı asil kardeşi arasında, ayrıca zaman zaman davacı asilin vekillerinin de dahil olduğu e-posta (EK.1) ve --------- (EK.2) yazışmaları yapıldığını, ayrıca taraflarınca keşide edilen -----------Noterliğinin 05.05.2023 tarih ve ---------- yevmiye numaralı ihtarnamesi (EK.3) ile, karşı taraftan ---------Ticaret Mahkemesinin kesinleşmiş olan kararının gereğinin bir an önce yerine getirilmesi için gerekli olan yasal prosedürleri yerine getirmeleri, yani hisselerini almaları istendiğini, hatta şirketin sözkonusu işlemlerin yapılmaması nedeniyle ---------- Ticaret Sicili Müdürlüğünün 04.04.2023 tarih ve ----------- sayılı ve ekte sunulan ihtar yazısıyla (EK.4) uyarıldığı, ayrıca sözkonusu yasal işlemlerin yerine getirilmemesi nedeniyle, müvekkili şirketin defter tasdiki yaptırmak, beyanname vermek gibi gündelik konularda bile ciddi sıkıntılar yaşamakta olduğu açıklanmış, ancak karşı taraftan konuya ilişkin müspet herhangi bir dönüş olmadığı gibi, karşı taraf asil, yazışmalarda görülebileceği gibi, müvekkili tarafla alacak - verecek pazarlığına giriştiğini, davacı tarafın, bu şekilde müvekkili şirketi adeta kıpırdayamaz hale getirerek, en basit, gündelik işlemlerini bile yapmasına engel olmak suretiyle, müvekkillerini istedikleri şekilde anlaşmaya zorlamak amacıyla yapmış oldukları engellemelerine rağmen, sonuçta ---------- sayılı kararı, davacı yanın tamamen asılsız iddialarının aksine, eksiksiz şekilde yerine getirilmiş ve davacı tarafın açmış olduğu davada verilen karar uyarınca, müvekkillerinden ----------- adına tescilli olan 100 hisse, davacı asil --------- adına tescil edilerek, 18.01.2024 tarih ve --------- sayılı ------------ ilan edildiğini, kesinleşmiş olan mahkeme kararının infaz edilmesinden sonra, şirketin yasal yükümlülüklerini yerine getirilebilmesi için gerekli diğer işlemlere geçilmiş, öncelikle 10.10.2018 tarih ve --------- sayılı ----------- yapılmış ilanla şirket müdürü olan ... tarafından genel kurul yapılması kararı alınmış, bu karar 12.02.2024 tarih ve --------- sayılı ---------, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.414'e uygun şekilde ilan olunduğunu (EK.7), ayrıca davacı asilin yasal belgelerde görünen yurtdışı adresine, iadeli taaahütlü mektupla genel kurul tarihi, toplantı gündemi ve diğer belge ve bildirimler gönderildiğini, (EK.8) dolayısıyla davacı tarafın kendilerinin genel kuruldan habersiz oldukları yönündeki iddiaları da yasal ve fiili dayanaktan yoksun olduğunu, mahkemenin takdir ve değerlendirmesine önemle sunmak durumundayız ki, davacının, ---------- E. sayılı dosyasında ikame ettiği davada verilen ve derecattan geçerek kesinleşen kararda, davacıya iadesine karar verilen hisse miktarı açıkça ve net olarak 100 adet olarak belirlendiğini, davacının, sayın mahkemede ikame ettiği ve kesin hükme aykırı nitelikteki diğer 200 hissenin de kendi adına tescili talebinin, ---------- E. sayılı Kararı karşısında kabul edilebilirliği bulunmadığını, mahkemece, davacının hisselerin kendi adına tesciline ilişkin talebinin, kesin hükümden kaynaklı dava şartı eksikliği nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, iddiayı kabul anlamına gelmemek ihtirazi kaydıyla, 2014 yılında yapılan ve 05.06.2014 tarih ve --------- sayılı --------- ilan edilen sermaye artışından haberdar olan davacı, 2017 yılında açtığı davada devretmiş olduğu hisselerin aynen kendisine iadesini talep etmek suretiyle, talebini net şekilde ortaya koyduğunu, davacının talebine uygun olarak verilen yargı kararının, farklı şekilde infaz edilmesinin mümkün olmadığı hususunu, mahkemenin takdir ve değerlendirmesine sunduklarını, açıklanan nedenle, davacının, hisselerin kendi adına tescili talebi ile mahkemede açmış olduğu işbu dava, zamanaşımı süresi içerinde de olmayıp, mahkemece zamanaşımı itirazlarının da takdir buyurulup değerlendirilmesini talep ettiklerini, davacının, genel kurul toplantısı çağrısının usulüne uygun şekilde yapılmamış olduğu iddiası ile, 28.02.2024 tarihli genel kurul toplantısına ilişkin taleplerinin de hukuken kabul edilebilirliği bulunmadığını, yukarıda da açıkladıkları üzere, davacıya genel kurul çağrısı usulüne uygun şekilde gönderildiği gibi, gerekli ilanların süresinde ---------- yapıldığını, davacının, ihtiyati tedbire yönelik tüm talepleri, davacı tarafın asıl ve tek amacının müvekkili şirketi işleyemez hale getirmek suretiyle menfaat temin etmeye yönelik olduğunu ortaya koyduğunu, dava açmak suretiyle şirket hisselerinin adına tescili talep eden, bu talebi kabul edilmesine rağmen kararın infazına yönelik hiçbir işlem yapmayan, şirket iş ve işlemlerinin aksamasına yönelik özel bir çaba gösteren davacı, bu kez de sayın mahkemeden şirkete kayyım atanmasını, banka hesapları vs üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmek suretiyle, müvekkil şirketin adeta son bulmasını amaçladığını, kaldı ki, --------- mesajlarında da görüldüğü ve farklı defalar ifade ettiği üzere, davacı asil müvekkillerden 1 milyon dolar talep etmiş, aksi takdirde şirketi adeta kilitleyip, tasfiyeye sürükleyeceğini ifade ettiğini, bunun üzerine, müvekkillerince davacıya, şirket ortaklarının şirket varlıkları üzerinde istedikleri gibi tasarruf etmelerinin hukuken mümkün olmadığı açıklanmaya çalışıldığını, nitekim, bu hususların dava konusu olmadığı ve ihtiyati tedbire konu edilemeyeceği, mahkeme tarafından da tespit edilmiş ve tensip kararı ile davacının taleplerinin reddine karar verildiğini, mahkemece tensip kararı ile, davalı ... tarafından diğer davalı ... devredilen 200 adet payın üçüncü kişilere devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verildiğini, mahkemece, takdiren teminat alınmaksızın bu karar verilmiş ise de, davacının kesin hükme aykırı nitelikteki taleplerinin, davalı müvekkillerine zarar verebileceği ortada olduğundan, öncelikle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, bu talepleri kabul edilmediği takdirde, uygun nitelikte bir teminat alınmasına karar verilmesini talep ettiklerini, mahkemenin takdir ve değerlendirmesine sunmak istedikleri bir diğer husus ise, huzurdaki davanın açıldığı tarih itibariyle, davalı müvekkillerden ..., müvekkili şirkette herhangi bir ortaklığı bulunmadığından, davada taraf sıfatının da olmadığı hususu olduğunu, açıklanan nedenle, davalı müvekkili ... hakkında açılan davanın, husumet nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerinden bahisle mahkemenin, 18.03.2024 tarihli tensip tutanağının 8.maddesiyle davacı tarafa HMK. 31.maddesi uyarınca vermiş olduğu, talep konusunun açıklanması kararının gereği davacı tarafça yerine getirildikten sonra cevap verme hakkımızın saklı tutulmasına, hukuki ve fiili dayanaktan yoksun davanın reddiyle yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafa tensip zabtı 8 inci maddesi uyarınca; Şirket paylarının devri işlemi talebi yönünden; Dava dilekçesinin Sonuç ve İstem kısmının 2. Bölümünde "Haklı davamızın kabulü ile müvekkil tarafından (3) no.lu davalıya inançlı işlem gereğince devredildiği ve esasında müvekkile ait olduğu kesinleşmiş yargı kararı ile sabit olan hisselere ilişkin olarak; (3) no.lu davalı ... tarafından (2) no.lu davalı ... yapılan dava konusu şirket paylarının devri işleminin terditli olarak öncelikle yoklukla malul olduğunun tespitine, hükümsüzlüğüne, bunun kabul edilmemesi halinde butlanla batıl olduğunun tespitine veya iptaline, belirtilen payların müvekkile iadesi ile müvekkil adına ticaret sicilinde tesciline," karar verilmesinin talep edildiği, HMK 31 maddesi uyarınca davacı tarafça talep konusunun açıklanmasına, devir işleminin yokluğunun talebi halinde, devre ilişkin noter tasdikli pay devir ve temlik sözleşmesinin noter bilgilerinin bildirilmesi ve devir bedelinin dava değeri olarak kabulüyle noksan harcın duruşma gününe kadar tamamlanmasına, kesinleşmiş mahkeme kararının infazı talebi halinde, mahkememizce aynı dava, daha önceden kesin hükme bağlanmış olduğundan dava şartının değerlendirileceğine yönelik ihtar verilmiş, davacı vekilince verilen 09/07/2024 tarihli dilekçeyle; huzurdaki davadaki taleplerinin daha önceden görülüp karara bağlanmış olan kesinleşmiş mahkeme kararının infazı değil, ilgili taleplerinin, anılan kararın kesinleşmesinden daha sonraki bir tarihte gerçekleşen davalıların yukarıda bahsedilen 24.01.2024 tarihli Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile devrettiği -esasen şirketin iç kaynaklardan yaptığı sermaye artışı sonucunda (3) no.lu davalı tarafça elde edilen- 200 adet payın da müvekkili davacıya ait olduğunun tespiti ile bu paylara ilişkin devir işleminin de terditli olarak öncelikle yoklukla malul olduğunun tespitine, hükümsüzlüğüne, aksi halde butlanla batıl olduğunun tespitine veya iptaline, belirtilen payların müvekkiline iadesi/devri ile müvekkili adına ticaret sicilinde tesciline karar verilmesi talebi olduğunu beyan etmiştir. Mahkememizce genel kurul iptaline yönelik davanın ayrılarak yeni bir esasına kaydının yapılmasına karar verilmiş olup ilgili dosyanın mahkememizin --------Esas sayısını aldığı görülmüştür.

DELİLLER, DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ NEDENLER VE SONUÇ :Dava, inanç sözleşmesine dayalı hisse devir sözleşmesi ile devredilen şirket payının iadesi istemine ilişkindir.Davacı tarafça inanç sözleşmesine dayalı hisse devir sözleşmesi ile devredilen şirket payının iadesi istemli dava açıldığı, -------- sayılı kararıyla "Davanın Kabulü İle, 10/09/2012 tarihli Limited Şirket hisse devri sözleşmesi ile davacı tarafından davalı ... devredilen davalı şirkete ilişkin 100 payın davacıya ait olduğunun tespiti ile davacıya iadesine," karar verildiği, kararın İstinaf ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği görülmüştür.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Zamanaşımı A. Süreler I. On yıllık zamanaşımı başlıklı 146 ncı maddesi "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir." hükmünü düzenlemiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesiyle süresinde zaman aşımı definde bulunmuştur. Dava konusu inanç sözleşmesi 10 Eylül 2012 tarihinde yapılmış olup eldeki davanın ise 15/03/2024 tarihinde açıldığı görülmüştür. İnanç sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146 ncı maddesi hükmü gereğince inanç sözleşmesinden kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresi on yıl olarak kabul edilmektedir. Davanın dayanağının 10 Eylül 2012 tarihli inanç sözleşmesi olup sözleşme tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresi bulunduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekir. Somut olayda inanç sözleşmesi 10/09/2012 olup on yıllık zamanaşımı süresi 10/09/2022 tarihinde dolmaktadır. Davacı tarafça zaman aşımı süresi dolduktan sonra 15/03/2024 tarihinde dava açıldığından dava konusu talep zaman aşımına uğramış olmakla davanın zamanaşımından reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın zamanaşımından REDDİNE,

  2. Davalılar vekilinin tensip zaptı 14. Bendi uyarınca verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin KABULÜNE,

  3. Davacı vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin değişen bir koşul ve durum bulunmadığından REDDİNE,

  4. Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafça peşin yatırılan 437,60 TL harç ve 85,39 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 512,99 TL harçtan mahsubuyla fazla alınan 85,39‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

  5. Davacı tarafından sarf edilen masrafların üzerinde bırakılmasına,

  6. Davalı ... tarafından yapılan 71,00 TL masrafın davacı taraftan alınarak davalı ... verilmesine,

  7. Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,

  8. Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,

Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 10/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

delillerin(GenelticarettartışılmasıKararınıniddiasonuçhukukiKurulŞirketkabulünedenlersavunmadeğerlendirilmesidelillerasliyedavanınİptaliTicarimahkemesiİstemli)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim