İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/916 E. 2024/546 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/916
2024/546
9 Temmuz 2024
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/916 Esas
KARAR NO: 2024/546
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 18/12/2023
KARAR TARİHİ: 09/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:------- --------- İlçesi ----------- Kavşağında sabit yol emniyet ve kontrol noktası olarak belirlenen noktada il giriş ve çıkışı olarak -------- Emniyet ekipleriyle koordineli olarak 14.04.2020 günü saat 07.00 sıralarında yapılan uygulama sonunda ,--------- plakalı ---------- marka araç, ---------- istikametinden --------- istikametine seyir halinde olan --------- plakalı aracın karayolu üzerinde kavşağa girmekte olan ---------- plakalı araca sol orta kapısından çarpmasının etkisiyle araç sürücüsü direksiyon hakimiyetini kaybederek öndeki kavşaktan geçmekte olan -------- plakalı ----------- marka resmi araca arkadan çarpması sonucu araçta hasar meydana geldiğini,--------- plakalı araç sürücüsü --------- ve --------- plakalı araç sürücüsü ------------ yeşil ışıkta geçtiklerini beyan etmeleri üzerine kusur oranları belirlenemediğini, olayda iki araç sürücüsünün de kusurlu olduğunu, kaza sonucu resmi araçta 17.616,83 TL kamu zararı oluştuğunu, kamu zararının 8.808,00 TL'lik kısmı ---------- plakalı aracın sigorta şirketi olan --------- şirketinden tazmin edildiğini, Ancak kamu zararının geri kalan kısmı olan 8.808,83 TL'nin ----------- plakalı aracın sigorta şirketi olan davalı şirketten 24.06.2021 tarihli ---------- sayılı yazı ile istenildiğini, yazılan bu yazıya rağmen ödeme yapılmadığını, bu kapsamda alacağın tahsili için ---------- İcra Dairesi ---------- esasa sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını be davalı tarafça bu takibe, borca ve ferilerine itiraz edilerek takibin durdurulduğunu belirterek, ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icranın devamına ve haksız itiraz nedeniyle takip miktarının *620'ından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, Davalı Sigorta Şirketi vekilinin davaya cevap dilekçesinde, özetle; zamar zlarının bulunduğunu, Müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan --------- plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limiti ise kaza tarihi itibariyle araç başına 41.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, huzurdaki uyuşmazlıkta hasar dosyası müvekkil şirket tarafından incelendiğini, sigortalı aracın en fazla yüzde 50 kusurlu olabileceğinin tespit edildiğini, öncelikle somut olay için kusur durumunun tespitinin gerektiğini, Ayrıca, mükerrer ödeme ve sebepsiz zenginleşmenin engellenmesi için konu kaza nedeniyle sigortalı veya kasko sigortacısı tarafından zarar görene ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun tespitinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla araç hasarı talebine ilişkin karşı yanın yokluğumuzda aldırmış olduğu tespit raporu veya faturalar varsa bunun kabulü mümkün olmadığını, fahiş hesaplamanın yer aldığı, herhangi bir amortismanın mahsup edilmediği ve ıskonto uygulanmadan hesaplamanın yapıldığı raporun/faturanın hükme esas alınmaması gerektiğini, bu konuda Mahkemece yeni bir rapor alınması gerektiğini, ayrıca omut uyuşmazlıkta, dosyaya bakiye ödeme ve onarıma ilişkin de herhangi bir fatura sunulmadığını, Türk Medeni Kanunu'nun 6. Maddesine göre; 'Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Bu noktada karşı yandan aracın onarılıp onarılmadığı konusunda bilgi sorulmasını, aracın onarılması halinde onarıma ilişkin fatura ve diğer belgelerin dosyaya sunulmasının istenmesini talep ettiklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davacının mülkiyetindeki ---------- plakalı araç ile davalının zmms sigortacısı olduğu ---------- plakalı aracın karıştığı 14/04/2020 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen zararın 8.808,83 TL'lik kısmının tahsiline ilişkin başlatılan --------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır. ---------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı takibinde ödeme emrinin ilgili kısmı aşağıdaki şekildedir:
8.808,33
TL Araç Hasar Bedeli (İstenen: Yıllık Adi Kanuni Faiz)
1.397,39
TL İşlemiş Faiz (İstenen: Yıllık Adi Kanuni Faiz)
10.205,72
TL Toplam Alacak
Alacağın tahsili tarihine kadar %9 faizi masraf ve vekalet ücreti ile tahsili,kısmi ödemelerde BK.100 e göre yapılmasını talep ederim.
--------- sayılı yazı,-----------sayılı yazı,trafik kazası tespit tutanağı-4 sayfa,25.06.2020 tarihli dekont,alkol-promil testi,---------- sayılı yazı,ehliyet belgesi,ruhsat-2 adet,Mali sorumluluk sigorta zeylnamesi,soruşturma raporu 8.808,33 TL"Davacının beyanına göre davacı tarafça dava konusu kazaya karışan dava dışı ---------- plakalı aracın zmms sigortacısı ---------Ş'den zararın 8.808,00 TL'lik kısmının tazmin edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça davalıya 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 14/4/2016-6704/5 md. ile değişik 97. maddesi uyarınca başvurunun 08/03/2021 tarihli müzekkere ile yapıldığı, müzekkerenin davalıya 10/03/2021 tarihinde ulaştığı anlaşılmıştır.Dava konusu alacağın 14/04/2020 tarihli trafik kazası nedeniyle kaynaklandığı, alacağın KTK 109 maddesi uyarınca zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, Covid-19 salgını nedeniyle kanunlaştırılan 7226 sayılı Kanun geçici madde 1 ve 30/04/2020 tarihli --------- kararı tahtında 13/03/2020 ilâ 15/06/2020 tarihleri arasında zamanaşımı süresinin dikkate alınmayacağı, bu sebeple zamanaşımı süresinin 15/06/2020 tarihi itibariyle başlayacağı, zamanaşımının TBK 154/1-b.2 uyarınca 31/03/2022 tarihinde--------- İcra Dairesi'nin---------Esas sayıbı takibinin yapılması ile kesildiği ve yeniden işlemeye başladığı, yine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 16/2 maddesi uyarınca zamanaşımının 09/11/2023 ilâ 12/12/2023 tarihleri arasındaki arabuluculuk sürecinde durduğu, 18/12/2023 tarihinde davanın açılmasıyla TBK 154/1-b.2 uyarınca zamanaşımının yeniden kesildiği, bu sebeplerle dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediği kanaatine varıldığından davalı ---------Ş'nin zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir.01/06/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473/1 maddesi uyarınca "Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder."6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1478 maddesi uyarınca "(1) Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi uyarınca "(1)Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabidir. (...) Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacının mülkiyetindeki --------- plakalı araç ile davalının zmms sigortacısı olduğu --------- plakalı aracın karıştığı 14/04/2020 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen zararın 8.808,83 TL'lik kısmının tahsiline ilişkin başlatılan --------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, davalı sigorta şirketinin hasarın sigorta poliçesi kapsamında kalması durumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumluluğunun olacağı, bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, 01/06/2024 tarihli -------- raporunda davalının sigortalısının olayın gerçekleşmesinde %50 kusurlu olduğu ve davacının aracında meydana gelen zararın 17.616,57 TL olduğunun tespit edildiği, bu sebeple davalının takibe konu 8.808,33 TL asıl alacaktan sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketi yönünden temerrütün KTK 99 maddesi uyarınca başvuru tarihinden (10/03/2021 günü) itibaren sekiz iş gününün geçmesiyle 23/03/2021 tarihinde gerçekleştiği, bu sebeple takipte talep edilen faiz başlangıç tarihinin ve faiz miktarının hukuka uygun olmadığı, takipte talep edilebilecek faiz miktarının 810,13 TL olması gerektiği (23.03.2021 temerrüt tarihi ve 31.03.2022 takip tarihi arasındaki 373 gün için yıllık %9 faiz uygulanmıştır --> 8.808,33 x 9/100 x 373/365 = 810,13 TL), alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
-
Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı borçlunun. . . . . . . . . İcra Dairesi'nin . . . . . . . . . . . Esas sayılı takibine yaptığı itirazın 8.808,33 TL asıl alacak ve 810,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.618,46 TL yönünden İPTALİNE, takibin takip tarihi itibariyle8.808,33 TL asıl alacak ve 810,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.618,46 TL üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
-
Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (9.618,46 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 657,03 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafça yapılan 9.471,50 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (9.618,46/10.205,72) göre 8.926,48 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafça yapılan vekalet harcına ilişkin 60,80 TL yargılama giderinin ret/dava değeri oranına (587,26/10.205,72) göre 3,50 TL’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
-
Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (9.618,46 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 9.618,46 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (587,26 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 587,26 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına (9.618,46/10.205,72) göre 2.940,46 TL’sinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 179,54 TL’sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 09/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01