İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/342 E. 2024/519 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2017/342
2024/519
27 Haziran 2024
T.C.
İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/342 Esas
KARAR NO: 2024/519
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)
DAVA TARİHİ: 26/04/2013
KARAR TARİHİ: 27/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davacılar -------- İcra Müd. -------- E. Sayılı icra takip dosyasının borçluları olduğunu, davacılardan ... inşaatlara doğalgaz tesisatı döşeme işleri yaptığını, ---------- adı altında şahsi işletmesi bulunduğunu, ---------- erkek kardeşi olduğunu ve zaman zaman tesisat işlerinde kardeşine yardım ettiğini, ... ise babaları olduğunu, davalı ... dava konusu bonoların lehdarı, davalı ... ise eşi olduğunu, doğalgaz tesisatı sözleşmesi ile 2008 yılı başlarında, davalının eşi ... ile davacılardan ... arasında o tarihte inşaat halinde bulunan 95 dairelik --------- Bloklarına doğalgaz tesisatı döşenmesi konusunda sözleşme yapıldığını, sözleşmeye göre davacı ... doğalgaz tesisat döşeme işinin montaj işçiliğini yapacağını karşılığında da ---------, --------- Sok. --------- pafta, ---------- parsel de kayıtlı --------- Kat ve --------- numaralı apartman dairesini alacağını, davacılardan ... sözleşme konusu işleri yaptığını karşılığında bahsi geçen apartman dairesini vekaleten satarak bedelinin işçiliğinin kısmı karşılığı olarak aldığını, bakiye yönünden alacak hakkı sürdüğünü, davalı ... işin teminat altına alınması bakımından 150.000 TL bedelli kefilli bono verildiği, taraflar arasındaki ilişki bittiğinde davalının bonoları iade etmediği, takibe koyduklarını, davacılardan ... ---------- yaşadığını, ... inşaat işçisi olarak yurtdışında bulunması ve ... ise --------- bulunmasından dolayı icra takibine karşı dava açamadığını, takibin kesinleştiğini, --------- İcra Müd. --------- Tal. Dosyasından ... adına ---------- - --------- mevki ---------- pafta, -------- parselde kayıtlı taşınmaz alacağına mahsuben ... ihale edildiğini, bu ihaleye karşı --------- E. Sayılı ihalenin feshi davası açıldığını, icra takibinde takip alacaklısı ... olarak görünmekte ise de esasında yapılan cirolar gerçek muhatabının -------- olduğunu, ev hanımı olan -------- mezkur bono bedellerini ödeyecek ekonomik imkanlarının bulunmadığını, davacıların --------- C. Savcılığına şikayette bulunduklarını, kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davacıların borçlu olmadığının tespitine dava konusu takip ve dayanak senetlerin iptaline her iki davalı yönünden %40'tan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Davanın ticari bir dava olduğunu, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, davacı vekilinin çeliştiğini davanın usul yönünden reddine karar verilmesini, davacı vekili dilekçesinde sözleşmeye binaen işin yapıldığı dairenin teslim edildiğini ancak davacı vekili yapıldığını söylediği ve bakiye alacak hakkı olduğunu söylediği bitmiş işleri kanıtlamakla mükellef olduğunu, davacı borçlular neden 5 yıl beklediklerini, müvekkilinin ev hanımı olduğu ve ekonomik imkanının bulunmadığı yönündeki beyanları tam tersine şirketin sahibi olduğu yönündeki beyanları arasında tutarsızlık olduğunu, davacılardan birisi ödeme emrini de bizzat icra dairesinden önceki alacaklı davalı vekili ile beraber satış işlemlerini hızlandırmak amacıyla aldığını, davacıların kötüniyetli olduklarını açıklamışlardır.Diğer davalılar dosyaya cevap dilekçesi sunmamışlardır.--------- sayılı gerekçeli kararı ile; Davanın, 19/02/2008 keşide tarihi ile 15/12/2008, 15/01/2009 ve 15/02/2009 ödeme tarihli 50.000'şer TL'lik, keşidecisi davacı ..., kefilleri diğer davacılar olan, ... lehine düzenlenmiş olan, 3 adet bono nedeniyle, borçlu olmadığının tespiti, bu bonoların iptali ve takibin iptali talebinden ibaret olduğu, bonoların ticaret kanununda düzenlenmiş olması nedeniyle, davanın mutlak ticari dava olması nedeniyle ve ayrıca bonoların ticari faaliyet nedeniyle verildiğide anlaşılmakla, davanın ticaret mahkemesinin görevine girmesi nedeniyle, iş bölümü itirazının kabulü ile, mahkememizin görevsizliği ile dosyanın--------nöb. ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Mahkememiz --------esas sayılı numarasını almış olup, 27/12/2013 tarih --------- esas ----------- karar sayılı gerekçeli karar ile kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.---------- sayılı ilamı ile; Dava, eser sözleşmesi ilişkisi nedeniyle teminat olarak verildiği iddia edilen ve ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak alınan bonolardan dolayı borçlu bulunmadığının tesibiti, bonoların iptâli ve kötüniyet tazminatı istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı takip dosyası kapsamından; takip alacaklısı ... tarafından 19.02.2008 keşide tarihli ve 15.12.2008, 15.01.2009 ve 15.02.2009 vade tarihli ve herbiri 50.000,00 TL tutarlı, lehtarı ... olan ve ... tarafından keşide edilen bonolar dayanak alınarak kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla, ... ve bonoları kefil alarak imzalayan ... ve ... hakkında icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır. Davacılar bonoların, davalı ... ile yaptıkları "--------- bloklarına doğalgaz tesisatı döşenmesine" ilişkin tarihsiz sözleşme nedeniyle işin "teminatı olarak" iş sahibi davalı ... verildiğini, doğalgaz tesisatı işi tamamlanmasına rağmen davalı ... bonoları iade etmediğini, önce dava dışı --------, --------- tarafından da diğer davalı olan ---------- eşi ... muvazalı olarak ciro edildiğini, bonoların bedelsiz olduğunu ileri sürmüşlerdir. Davalı ... davaya cevabında "davacıların doğalgaz tesisat işini yapmadıklarını ve iş karşılığı davacılara devredilen taşınmaz karşılığında alınan senetlerin takibe konu edildiğini" savunmuştur. Davalı ..., davacılardan ... şikayeti üzerine bedelsiz senedi kullanmak suçundan yapılan soruşturma sırasında ---------- Cumhuriyet Başsavcılığı'nda şüpheli sıfatıyla verdiği 21.07.2011 tarihli ifade de; -------- ve ... 150.000,00 TL'ye bir daire sattığını, daire bedeline karşılık, ---------- ve ... kendisine 50.000,00 TL'den 3 adet senet verdiklerini, hiç ödeme yapmamaları üzerine senetleri icra takibine koyduğunu, senetlerin teminat senedi olmadığını ifade etmiş, ---------- Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ... hakkında "meselenin bütünüyle hukuki mahiyette olduğu" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir. İcra takibine konu olan bonolarda bedel kaydı "nakten" olarak gösterilmiştir. Davalı iş sahibi ... savcılık ifadesinde davacılara sattığı daire karşılığında bonoların alındığını ve bedelin ödemediğini kabul ederek bonolardaki bedel kaydını "talil" etmiş olup, bu halde bonoları, davalılara sattığı daire karşılığı (malen) aldığını ispat külfeti kendisine düşmektedir. Ne var ki, davalı iş sahibi ... ---------- Esas sayılı dosyasında, tehdit suçundan açılan davada, 19.04.2012 tarihinde katılan olarak verdiği beyanında "sanık (davacılardan ...) benim inşaatın doğalgaz işlerini yapacaktı, onun karşılığında da kendisine bir daire verdim ve tapusunu devrettim, o da malzemeciye bu daireyi devretmiş, sanık tapuda dairenin devrini aldıktan sonra 5.000,00-10.000,00 TL'lik iş yaptı, 150.000,00 TL'lik iş yapacaktı, işi yarım bırakıp gitti. Babasından kefalet alarak daha doğrusu sanıktan aldığım senedin altına kefil olarak babasının da imzasını alarak, aldığım senedi icraya koydum, babasının dairesini haczedip icra yoluyla sattım bunun üzerine sanık benim cep telefonuma -bu işin sonu kanlı bitecek- şeklinde mesaj attı" ifadesinde bulunmuştur. Davalı ... ceza mahkemesindeki bu beyanı ile, bonoların sözleşmenin teminatı olarak davacılar tarafından verildiğini kabul etmiş olup, bu beyan 6100 sayılı HMK'nın 188/I maddesi uyarınca mahkeme için ikrar niteliğindedir. İkrar, ikrar eden aleyhine kesin delil teşkil eder ve dolayısıyla ikrar olunan hususlar yanlar arasında çekişmeli sayılmaz. Bu durum da, diğer davalı yetkili hamil ... vekilinin cevap dilekçesinin 2. sayfasının 3. maddesinde yazılı "sözkonusu iş yapılmamış ve karşılığında müvekkillerinin kendilerine devrettiği taşınmaz karşılığında alınan senetler takibe konu edilmiştir" beyanı ve dosya kapsamı dikkate alındığında, dava konusu her üç bononun da sözleşme konusu işin teminatı olarak verildiği anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece işin esası incelenerek gerekirse mahallinde konusunda uzman teknik bilirkişi marifetiyle keşif de yapılarak yüklenicinin sözleşme konusu işi tamamlayıp tamamlamadığı, takip dayanağı bonoların teminat vasfının halen devam edip etmediği konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, davacılar tarafından bonoların teminat olarak verildiği anlaşıldığı halde ispat külfeti kendilerine düşmeyen davacılara yemin teklif hakkı hatırlatılıp kullandırılmak suretiyle hukuki sonuç doğurmayan yemin deliline dayanılarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine karar verilmiştir.Mahkememiz ------- esas sayılı numarasına tevzi olunmuştur.Bilirkişiler ---------, ---------, --------- ve --------- 10/0/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacıların davalılara takip konusu toplam 150.000,00 TL tutarlı teminat senetlerinden dolayı sadece 87.300.00 TL borçları bulunduğunu, geriye kalan 62.700,00 TL'lik senet tutarı kısmından dolayı borçlarının bulunmadığını, 62.700,00 TL'lik senet tutarı bakımından menfi tespit taleplerinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.Bilirkişiler ---------, ----------, ---------- ve ---------- 09/12/2019 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; Davacı ... Doğru, “---------İcra Müdürlüğü'nün --------- E sayılı dosyasında yapılan satış İşleminin değerlendirilmediği” yönünde itirazda bulunduğunu, davacının bu itirazının değerlendirilme neticesinde, söz konusu satışın, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak vardığımız sonuç ve kanaatleri herhangi bir etkisi olmayacağının kanaatine varıldığını, kaldı ki davacının da itiraz dilekçesinde, söz konusu satışın dava konusu uyuşmazlığı nasıl bir etkisi olacağını açıklamadığını, bunun dışındaki itirazların, Teknik Tespit ve Değerlendirmelere ilişkin olduğunu, işbu raporun Teknik Kısmında değerlendirildiğini, fakat kök raporun “teknik” kısmında varılmış olan sonuç ve kanaatlerde herhangi bir değişiklik olmadığını, kök raporun “teknik” kısmında varılmış olan| sonuç ve kanaatlerde bir değişiklik olmadığından, kök raporun “uyuşmazlığın değerlendirilmesi” kısmında varılan sonuç ve kanaatlerde de bir değişiklik olmadığını, sadece şu hususu belirtelim ki Kök Raporun 12'nci sayfasının 2 nolu kısmında yer alan “Buna göre davacıların 120.000 - 32.700 = 87.300,00 TL bedelli eksik iş yapmış olduğunu, bu nedenle de davalıların, davacıların iş bedeline istinaden fazladan tahsil etmiş olduğu 87.300,00 TL'yi davalılara iade etmesi gerektiği, kanaatine varıldığını, cümlesinde bazı imla hataları olduğu fark edildiğini, bu imla hataları düzeltildikçe cümlenin, “Buna göre davacıların 120.000 - 32.700 = 87.300 TL bedelli eksik iş yapmış olduğu, bu nedenle de davacıların, davalıların iş bedeli borcuna istinaden davalılardan fazladan tahsil etmiş olduğu 87.300 TL'yi davalılara iade etmesi gerektiği, kanaatine varılmıştır” şeklinde düzeltilmesinin gerekli olduğu kanaatine varıldığını, fakat söz konusu cümlede yer alan imla hatalarının, kök raporun “sonuç” kısmında açıklanmış olan sonuca etki etmediğini, açıklanan nedenlerle Kök raporda varılan sonuç ve kanaatlerde bir değişiklik olmadığını mahkememize sunmuşlardır.Bilirkişiler ---------- 11.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosya kapsam ve münderecatına göre ve deliller uyarınca; İnceleme ve Değerlendirme bölümünde belirtilen davaya konu işlerin karşılığı olarak “---------- Sok. Pafta no: ---------, parsel no:---------, ---------- adresindeki binanın -------- Kat Daire:--------birimini davalı ... tarafından, davacı ... 120.000,00TL fiyat karşılığında verildiği, dolaysı ile dava konusu işin bedelinin 120.000,00 TL olduğunu, Sözleşme kapsamında yapılan işlerin toplam bedelinin 34.900,00 TL olduğunu, davacı ... ve kefili ... tarafından da icra takine konu 15.12.2008, 15.01.2009 ve 15.02.2009 tarihli 50.000,00'er TL bedelli toplam 150.000,00 TI tutarlı üç adet bono tanzim edilerek, davalı ... teminat senedi olarak verildiğini, davacılar tarafından, davalı yana verileri 150.000,00 TL tutarlı senetlerin Teminat Senedi Olduğunda ihtilafın olmadığını, davacı yanca söz konusu işin tamamlanmadığı, işin bedelinin 120.000,00 TL karşılığında peşin olarak daire şeklinde ödenmesi nedeni ile davalı yanca yapılmayan işlerin peşin ödenen kısmını tahsili amacı ile davalı yanca senetlerin icraya konulduğu, davacının 85.100,00 TL eksik iş yaptığı dolayısı ile davalı yanın talep edebileceği tutarın da 85.100,00 TL olabileceği, davalı yanca senet bedeli üzerinden 64.900,00 TL fazladan icra takibi başlattığı, menfi tespite konu alacağın da 64.900,00 TL olacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.Bilirkişi --------- 15/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacıların, ---------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı dosyasından takibe konan 150.000,00 TL asıl alacak miktarlı çeklerin 64.900,00 TL sinden borçlu olmadıklarına, ---------- İcra Dairesi'nin--------- Esas sayılı dosyasından 3.11.2010 takip tarihi itibariyle; 85.100,00 TL asıl alacak * 28.932,19 TL işlemiş faiz * 255,30 TL komisyon bedeli istenebileceğinin hesaplandığına dair rapor mahkememiz takdirlerine sunulmuştur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesi ilişkisi nedeniyle teminat olarak verildiği iddia edilen ve --------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak alınan bonolardan dolayı borçlu olunmadığının tesibiti, bonoların iptâli ve kötüniyet tazminatı istemlerine ilişkindir
.--------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı takip dosyası kapsamından; takip alacaklısı ... tarafından 19.02.2008 keşide tarihli ve 15.12.2008, 15.01.2009 ve 15.02.2009 vade tarihli ve herbiri 50.000,00 TL tutarlı, lehtarı ... olan ve ... tarafından keşide edilen bonolar dayanak alınarak kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla, ... ve bonoları kefil alarak imzalayan ... ve ... hakkında icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır. Davacılar bonoların, davalı ... ile yaptıkları "-------- bloklarına doğalgaz tesisatı döşenmesine" ilişkin tarihsiz sözleşme nedeniyle işin "teminatı olarak" iş sahibi davalı ... verildiğini, doğalgaz tesisatı işi tamamlanmasına rağmen davalı ... bonoları iade etmediğini, önce dava dışı ---------, ---------- tarafından da diğer davalı olan -------- eşi ... muvazalı olarak ciro edildiğini, bonoların bedelsiz olduğunu ileri sürmüşlerdir. Davalı ... davaya cevabında "davacıların doğalgaz tesisat işini yapmadıklarını ve iş karşılığı davacılara devredilen taşınmaz karşılığında alınan senetlerin takibe konu edildiğini" savunmuştur. Davalı ..., davacılardan ... şikayeti üzerine bedelsiz senedi kullanmak suçundan yapılan soruşturma sırasında --------- Cumhuriyet Başsavcılığı'nda şüpheli sıfatıyla verdiği 21.07.2011 tarihli ifade de; --------- ve ... 150.000,00 TL'ye bir daire sattığını, daire bedeline karşılık, --------- ve ... kendisine 50.000,00 TL'den 3 adet senet verdiklerini, hiç ödeme yapmamaları üzerine senetleri icra takibine koyduğunu, senetlerin teminat senedi olmadığını ifade etmiş, -------- Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ... hakkında "meselenin bütünüyle hukuki mahiyette olduğu" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. --------- sayılı bozma ilamı;Dava, eser sözleşmesi ilişkisi nedeniyle teminat olarak verildiği iddia edilen ve ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak alınan bonolardan dolayı borçlu bulunmadığının tesibiti, bonoların iptâli ve kötüniyet tazminatı istemlerine ilişkindir.İcra takibine konu olan bonolarda bedel kaydı "nakten" olarak gösterilmiştir. Davalı iş sahibi ... savcılık ifadesinde davacılara sattığı daire karşılığında bonoların alındığını ve bedelin ödemediğini kabul ederek bonolardaki bedel kaydını "talil" etmiş olup, bu halde bonoları, davalılara sattığı daire karşılığı (malen) aldığını ispat külfeti kendisine düşmektedir. Ne var ki, davalı iş sahibi ... --------- Esas sayılı dosyasında, tehdit suçundan açılan davada, 19.04.2012 tarihinde katılan olarak verdiği beyanında "sanık (davacılardan ...) benim inşaatın doğalgaz işlerini yapacaktı, onun karşılığında da kendisine bir daire verdim ve tapusunu devrettim, o da malzemeciye bu daireyi devretmiş, sanık tapuda dairenin devrini aldıktan sonra 5.000,00-10.000,00 TL'lik iş yaptı, 150.000,00 TL'lik iş yapacaktı, işi yarım bırakıp gitti. Babasından kefalet alarak daha doğrusu sanıktan aldığım senedin altına kefil olarak babasının da imzasını alarak, aldığım senedi icraya koydum, babasının dairesini haczedip icra yoluyla sattım bunun üzerine sanık benim cep telefonuma -bu işin sonu kanlı bitecek- şeklinde mesaj attı" ifadesinde bulunmuştur. Davalı ... ceza mahkemesindeki bu beyanı ile, bonoların sözleşmenin teminatı olarak davacılar tarafından verildiğini kabul etmiş olup, bu beyan 6100 sayılı HMK'nın 188/I maddesi uyarınca mahkeme için ikrar niteliğindedir. İkrar, ikrar eden aleyhine kesin delil teşkil eder ve dolayısıyla ikrar olunan hususlar yanlar arasında çekişmeli sayılmaz. Bu durum da, diğer davalı yetkili hamil ... vekilinin cevap dilekçesinin 2. sayfasının 3. maddesinde yazılı "sözkonusu iş yapılmamış ve karşılığında müvekkillerinin kendilerine devrettiği taşınmaz karşılığında alınan senetler takibe konu edilmiştir" beyanı ve dosya kapsamı dikkate alındığında, dava konusu her üç bononun da sözleşme konusu işin teminatı olarak verildiği anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece işin esası incelenerek gerekirse mahallinde konusunda uzman teknik bilirkişi marifetiyle keşif de yapılarak yüklenicinin sözleşme konusu işi tamamlayıp tamamlamadığı, takip dayanağı bonoların teminat vasfının halen devam edip etmediği konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, davacılar tarafından bonoların teminat olarak verildiği anlaşıldığı halde ispat külfeti kendilerine düşmeyen davacılara yemin teklif hakkı hatırlatılıp kullandırılmak suretiyle hukuki sonuç doğurmayan yemin deliline dayanılarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay bozma kararı sonrası yapılan yargılamada;
Taraf tanıkları dinlenilmiştir.Tanık: ... beyanında: Ben eskiden ... yanında çalışıyordum, biz davalıların --------- yapmış oludğu inşaatta, tuvalet taşları montajını yaptık, ayrıca doğalgaz ve iç tesisatı ile ana kolon borusu işini yaptık, biz --------- tarafından doğalgazın açılması aşamasına kadarki bütün işlemleri yaptık, sözleşmenin içerisinde petek yapımı olup olmadığını hatırlamıyorum, petekleri takmadık, çünkü binanın sıva ve alçı işi bitmemişti, burda 6 blok vardı,yanlış hatırlamıyorsan 98 daire bulunmaktaydı, bu dairelerin hiçbirinde tesisat eksik bırakılmadı dedi. Beyanı okundu, imzası alındı.Tanık: ..., beyanında: Ben eskiden ... yanında çalışıyordum, davalılar müteahhitti, biz davalıların --------- yapmış oludğu inşaatta, demir boru daire içi tesisat, tuvalet taşlarının konulması, ana kolon tesisatı işlerini yaptık, inşaat zamanında yürümediği için inşaata doğalgaz --------- kutusu konulmamıştı, bu bizim sorumluluğumuzda olan birşey değildi, bu kutuyu --------- koyması gerekiyordu, inşaat ilerleyen seviyede olmadığı için bu kutu konulamadı, bu nedenle proje çiziliemedi, dolayısıyla iş tamamlanamadı, ayrıca inşaat peteklerin takılması aşamasına da gelmemişti, şaplar atılmamıştı, inşaat kaba halde oludğu için ince işler yapılamadı, sözleşmenin içerisinde petek yapımı da yer alıyordu , bizden kaynaklanmayan sebeplerle petekleri takamadık, iş devam etseydi proje onalylansaydı, inşaat devam etseydi petekleri takacaktık, biz davalı müteahhitin --------- ---------- yapıyorduk, 98 daire vardı, ben davalıların hagi pozisyonda çalıştığını bilemiyorum, biz muhatap olduğumuz kişileri müteahhit olarak görüyoruz, huzurda bulunan davalı inşaat sahasına gelip giderdi dedi.Tanık, ... beyanında: Ben daha evvelden davacıların yanında çırak olarak çalıştım, biz davalıların --------- yapmış oludğu inşaatta, kolon, iç tesisat, tuvalet taşları, doğalgaz tesisat işlerini yaptık, doğalgaz kutusu olmadığı için iş sonlanmadı, çalıştığımız inşaat belli bir aşamada bu lunmadığı için doğalgaz kutusu takılmaması bizim sorumluluğumuzda olan birşey değildi, sözleşmede peteklerin yapımı da yer alıyordu, inşaat ilerlemediği için petek takılması aşamasına gelinememişti, bizden kaynaklanmayan sebeplerle petekleri takamadık, 98 tane daire vardı, dairelerin hepsine tesisat çekildi, bir eksiği yoktu, ben sözleşmenin kiminle yapıldığını bilemiyorum, çalıştığımız inşaat --------sitesi olarak geçiyordu, ... ismi geçiyordu, zaten huzurda bulunan davalıyı inşaatta görüyordum dedi.Tanık: ... beyanında: Ben ... --------- isimli firmasında şoför olarak çalıştım, ben davacıların yaptığı inşaata tesisat malzemeleri götürürdüm, davalıların ---------- inşaaıtında ben de çalıştım, buraya malzeme götürdüm, buraya doğalgaz tesisatı döşenecekti, davacılar buraya doğalgaz tesisatını döşedi, ben sadece malzeme götürdüğüm için işin sonlanıp sonlanmadığını bilmiyorum, malzemelerimiz depodaydı, malzemeleri depodan getiriyorduk, yanlış hatırlamıyorsan 2007-2008 yıllarındaydı dedi.Tanık: ..., beyanında: Ben --------- İnşaatta 2010 yılında inşaat kalfası olarak çalışmaya başladım, ayrıca 2018 yılında davalı ... Uzunun yöneticisi olduğu site yönetiminde çalışmaya başladım davacıları tanımam, 2010 yılında ----------- bulunan ---------- Konutlarında çalışmaya başladğımda doğalgaz tesisatı yarımdı, doğalgaz tesisatının %30-40 gibi bitmişti, hatırladığım kadarıyla dairenin içerisindeki doğalgaz tesisatı takılı değildi, petekler de yoktu, inşaat da kaba haldeydi, tuvalet taşları takılmamıştı, bu eksiklikleri daha sonra parça parça usta getirdik dedi.Tanık: ..., beyanında: Ben davalılardan ... tanırım, davacıları tanımam, ben --------- ile ilgili olarak 2000 yılından itibaren kooperatif başkanlığı yapmaya başladım, 3 yıl öncesine kadar kooperatif başkanlığım devam etti, şu anda da site yönetiminde başkan yardımcısıyım, biz bu inşaatın yapımı için --------- anlaşmıştık, 2009 da anlaşmamız sona erdi, işe --------- isimli firma ile devam ettik, eksiklikleri giderdik, inşaat zaten kaba haldeydi, --------- olan sözlememiz sona erdiğinde inşaat kaba haldeydi, hatırladığım kadarıyla dairelerin içerisinde doğalgaz tesisatı çekilmemişti, tuvalet taşlarının takılıp takılmadığını hatırlamıyorum, ana kolonun bulunup bulunmadığını bilmiyorum, inşaat kaba halde olduğu için tuvalet taşları takılmamış olabilir, petekler de takılmamıştı, Serva İnşaat burdaki müteahitliğini --------- devrettiği tarihte inşaat bu haldeydi, ben davacıların bu inşaatta çalışıp çalışmadığını inşaatı mütahite devrettiğimizden dolayı bilemiyorum, doğalgaz tesisatını daha sonradan ---------- tamamladı, --------- sözleşmeyi feshetmemizin sebebi inşaatı belli bir aşamaya getiremediği için oldu, ---------- bu binaların sadece kabasını bitirdi, dedi.Yargılama aşamasında davacı ... vefat ettiğinden mirasçıları davaya dahil olunarak yargılamaya devam edilmiştir. Davalı ... (işveren) ile davacılar ..., ... ve .../---------- (yüklenici) arasında, bir Eser Sözleşmesi akdedilmiştir.Bu sözleşmeyle yüklenici, işverenin inşa ettiği ---------- Bloklarının doğalgaz tesisatı, kombi, radyatör, banyo batarya, duş takımı, klozet montajı işlerini yapmayı borçlanmıştır, işveren de işlerin karşılığı olarak, ------- Sok. Paña no:---------, parsel no:--------, ----------- adresindeki binanın 1.kat 2 nolu dairesini, ... 120.000 TL fiyat karşılığında vermeyi borçlanmıştır. Bu hükümden hareketle, sözleşme konusu işlerin bedelinin 120.000 TL olarak kararlaştırılmış olduğu anlaşılmaktadır,Ayrıca, takip konusu senetlerin, yüklenici tarafından yapılması üstlenilen işlerin teminatı olarak işverene verildiği anlaşılmaktadır. İşbu teminat senetlerin keşidecisi davacı .../--------- olup, lehtarı ise davalı ... Davacı ... ise, senetleri aval veren (kefil) olarak imzaladığı görülmektedir. Bu senetlerin, önce davadışı --------- sonra da bu kişi tarafından davalı ... ciro yoluyla devir ve teslim edildiği, ... ... eşi olduğu ve ... da savcılıktaki ifadesinde, "Ticari ilişkim, ...-------- ve --------, ben kendilerine daire sattım, dairenin bedeli 150.000 TL idi, bana 50.000 TL'den 3 adet senet vermişlerdi, bana hiç ödeme yapmadılar, ben de doğal olarak senetleri icra takibine koydum, ..." şeklinde beyanda bulunmuş olduğu,27.02.2018 tarih --------- yevmiye numarası ile düzenlenen Resmi Senette, davalı ... adına kayıtlı l.kat 2 nolu konutun tamamının, davalı ... adına, davacı ... tarafından, 3.500 TL bedelle, davadışı --------- tapuda satılıp bu kişi adına tescil edildiği görülmektedir. Dolayısıyla, davacı ... davalı ... ait -------- nolu daireyi, yapmayı üstlendikleri doğalgaz işlerinin bedeline karşılık olarak (yani işlerin bedelini tahsil için) vekaleten davadışı ---------- sattığı anlaşılmaktadır.
Davalı ...; "davacı işverenlerin, sözleşmeyle üstlenmiş oldukları doğalgaz tesisat işini yapmadıklarını, bu nedenle de, senetlerin takibe konulduğunu" iddia etmektedir.
Bilirkişi Raporunun TEKNİK KISMINDAKİ tespitlere göre ; davacılar 32.700 TL'lik iş yapmış olup, eksik iş yapmıştır. Davalı ... ise 120.000 TL değerinde taşınmazın mülkiyetini, işin bedeli karşılığı olarak vermiştir. Buna göre davacıların 120.000 - 32.700 TL = 87.300 eksik iş yapmış olduğu, bu nedenle de davalıların, davacıların iş bedeline istinaden fazladan tahsil etmiş olduğu 87.300 TL'yi davalılara iade etmesi gerektiği,, dolayısıyla da, davalıların, toplam 150.000 TL'lik teminat senedi (bonosu) tutarlarından, toplam 87.300 TL'yi tahsil edebilecekleri kanaatine varılmıştır.Davacıların davalılara, takip konusu teminat senetlerinden dolayı sadece 87.300 TL borçları bulunduğu; 150.000 TL'lik peşinat senetlerinin (150.000 - 87.300 =) 62.700 TL'lik kısmından dolayı ise borçlarının bulunmadığı, 62.7000 TL'lik senet tutarı bakımından menfi tespit taleplerinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Dava dosyasında mübrez delillerin incelenmesi ve taraf itirazlarının incelenmesi sonucunda bilirkişi heyeti; Davacıların dava konsun işi 120.000,00 TL tutara yapmak üzere davalılarla anlaştığı, sözleşmeye göre davacı ... doğalgaz tesisat döşeme işinin montaj işçiliğini yapacağı ve karşılığında --------, ---------, ----------, --------- Sokak, pafta --------, parsel ------- sayılı yerde kayıtlı binanın -------- kat ---------- no’ lu apartman dairesini aldığını, Davalının --------- İcra Müdürlüğünün ---------- E. sayılı dosyası ile 150.000,00 TL asıl alacak, 450,00 TL komisyon ve 55.116,66 TL işlemiş faiz olmak üzere 205.566,66 TL taleple icra takibi başlattığı, İşin tamamının 120.000,00 TL olduğu, - Heyetimizce yapılan hesaplamaya göre tamamlanan işlerin bedelinin 32.7000,00 TL olduğu, - -------- E sayılı Talimat icra takip dosyasından ... adına kayıtlı -------- İli --------- Mahallesi -------- Mevkii -------- pafta ------- parsel sayılı taşınmazın ¾ payının 16.12.2011 tarihinde açık arttırma sonucunda ... vekili ----------- 88.000,00 TL bedelle ihale edildiği, - Davacının 120.000,00 TL tutarlı işin bedelini daire karşılığı peşin olarak aldığı, dolayısı ile takip talebinin (120.000,00 TL-32.700,00 TL = 87.300 TL) 87.300,00 TL olması gerektiği, - -------- İcra Müdürlüğünün -------- E. sayılı dosyasından talimat ile --------- İcra Dairesinin -------- E sayılı Talimat icra takip dosyasından 88.000,00 TL tahsilat yapıldığı, dolayısı ile asıl alacak olarak 700,00 TL fazladan ödeme yapıldığı, - --------- İcra Müdürlüğünün --------- E. sayılı dosyasında bakiye taklip borcu ve davacıların mal varlıkları üzerinde takibin devam edip etmediğinin, dosyanın derdest olup olmadığının bilinmediğinden takip borcu bakliyesinin ve işlemiş faizin hesaplanmasının bu aşamada yapılamayacağı kanaati bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde : Dava, eser sözleşmesi ilişkisi nedeniyle teminat olarak verildiği iddia edilen ve --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak alınan bonolardan dolayı borçlu bulunmadığının tesibiti, bonoların iptâli ve kötüniyet tazminatı istemlerine ilişkindir. Dava konusu icra takibine konu her üç bono da sözleşme konusu işin teminatı olarak verilmiştir. Davacıların dava konsu işi 120.000,00 TL tutara yapmak üzere davalılarla anlaştığı, sözleşmeye göre davacı ... doğalgaz tesisat döşeme işinin montaj işçiliğini yapacağı ve karşılığında --------, ---------, ---------, --------- Sokak, pafta ---------, parsel --------- sayılı yerde kayıtlı binanın ------- kat -------- no’ lu apartman dairesini aldığı, Davalının -------- İcra Müdürlüğünün -------- E. sayılı dosyası ile 150.000,00 TL asıl alacak, 450,00 TL komisyon ve 55.116,66 TL işlemiş faiz olmak üzere 205.566,66 TL taleple icra takibi başlattığı, İşin tamamının 120.000,00 TL olduğu, Bilirkişilerce yapılan hesaplamaya göre tamamlanan işlerin bedelinin 32.700,00 TL olduğu, --------- İcra Dairesinin --------- E sayılı Talimat icra takip dosyasından ... adına kayıtlı -------- İli -------- Mahallesi --------- Mevkii --------- pafta ---------- parsel sayılı taşınmazın ¾ payının 16.12.2011 tarihinde açık arttırma sonucunda ... vekili ------- 88.000,00 TL bedelle ihale edildiği, Davacının 120.000,00 TL tutarlı işin bedelini daire karşılığı peşin olarak aldığı, dolayısı ile takip talebinin (120.000,00 TL-32.700,00 TL = 87.300 TL) 87.300,00 TL olması gerektiği, ---------- İcra Müdürlüğünün ---------- E. sayılı dosyasından talimat ile ---------- İcra Dairesinin ----------- E sayılı Talimat icra takip dosyasından 88.000,00 TL tahsilat yapıldığı, dolayısı ile asıl alacak olarak 700,00 TL fazladan ödeme yapıldığı, Sözleşme kapsamında yapılan işlerin toplam bedelinin 34.900,00 TL olduğu, davacı ... ve kefili ... tarafından da icra takine konu 15.12.2008, 15.01.2009 ve 15.02.2009 tarihli 50.000,00'er TL bedelli toplam 150.000,00 TI tutarlı üç adet bono tanzim edilerek, davalı ... teminat senedi olarak verildiği, davacılar tarafından, davalı yana verilen 150.000,00 TL tutarlı senetlerin Teminat Senedi Olduğunda ihtilafın olmadığı, davacı yanca söz konusu işin tamamlanmadığı, işin bedelinin 120.000,00 TL karşılığında peşin olarak daire şeklinde ödenmesi nedeni ile davalı yanca yapılmayan işlerin peşin ödenen kısmını tahsili amacı ile davalı yanca senetlerin icraya konulduğu, davacının 85.100,00 TL eksik iş yaptığı dolayısı ile davalı yanın talep edebileceği tutarın da 85.100,00 TL olabileceği, davalı yanca senet bedeli üzerinden 64.900,00 TL fazladan icra takibi başlattığı, menfi tespite konu alacağın da 64.900,00 TL olacağı sonuç ve kanaatine varıldığı, denetlenebilir hesap bilirkişi raporuna göre Davacıların, -------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı dosyasından takibe konan 150.000,00 TL asıl alacak miktarlı çeklerin 64.900,00 TL sinden borçlu olmadıklarına, -------- İcra Dairesi'nin -------- Esas sayılı dosyasından 3.11.2010 takip tarihi itibariyle; 85.100,00 TL asıl alacak 28.932,19 TL işlemiş faiz 255,30 TL komisyon bedeli istenebileceği, davacıların menfi tespit taleplerinde kısmen haklı oldukları değerlendirilmekle davanın kısmen kabulüne şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜNE
-
Davacıların . . . . . . . . İcra Müdürlüğü'nün . . . . . . . . . . Esas sayılı icra takip dosyasından takibe konu bonolardan 64.900 TL BORÇLU OLUNMADIĞININ TESPİTİ ile takibin 85.100,00 TL asıl alacak, 28.932,19 TL İşlemiş faiz, 255,30 TL komisyon bedeli olmak üzere toplam 114.287,49 TL üzerinden DEVAMINA,
-
Şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 7.806,97 TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 2.227,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.579,47 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından dava açılırken peşin yatırılan 2.227,50 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından sarf edilen 5.510,00 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen ret oranına göre hesaplanan 4.198,16 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan 1.311,84 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı ... tarafından sarf edilen 2.731,25 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen ret oranına göre hesaplanan 650,27 TL'nin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine, geriye kalan 2.080,98 TL'nin davalı ... üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı ... tarafından sarf edilen 2.000 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen ret oranına göre hesaplanan 476,17 TL'nin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine, geriye kalan 1.523,83 TL'nin davalı ... üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT göre hesaplanan 18.286,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük ---------- temyiz yolu açık olmak üzere karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09