İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/816 E. 2024/494 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/816
2024/494
11 Haziran 2024
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/816 Esas
KARAR NO: 2024/494
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/11/2023
KARAR TARİHİ: 11/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirketin, davalı borçludan muhtelif tarih ve numaralı faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağına istinaden tarafımızca -------- İcra Dairesi --------- E sayılı dosyası ile 285.618,11 TL tutarlı asıl alacağın tahsili istemi ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlunun haksız ve kötüniyetli olarak icra takibine, ödeme emrine, borcun tamamına, faize, itiraz etmesi ile takibin durduğunu, davacı ile davalı borçlu arasındaki ticari ilişkisi içerisinde bir süre ticaret yapmış bu ilişki kapsamında faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağının davacıya ödenmediğini, yapılan şifahi görüşmelerde, davalı borçlu tarafından borcun ödeneceği ifade edilmişse de borç ödenmediğini; bu nedenle de icra takibi yapma zorunluluğunun doğduğunu, akabinde borçlu tarafından işbu icra takip dosyasındaki icra takibine, ödeme emrine, borcun tamamına, faize, faiz oranına ve borcun tüm ferilerine itiraz edildiğini, bu nedenle de söz konusu takibe itiraz edildiğinden takip durduğunu, her ne kadar davalı borçlu tarafından borca itirazda bulunulmuşsa da davacı ile aralarındaki ticari ilişkiyi inkâr edilmediğini, tarafların ticari defterlerinde yapılacak inceleme ile de davacının davalıdan olan alacağının sabit olacağını, kaldı ki ekte sunulu cari hesap ekstresinden de davacı ile davalı tarafın aralarında olan ticari ilişkinin sabit olduğunu iddia ederek; davalı borçlunun, -------- İcra Dairesi --------- E, sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline ve takibin devamına, icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz eden davalı borçlunun, takip konusu asıl alacak miktarının %20” sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Dava dilekçesi ve tensip zaptının davalı tarafa tebliğ olduğu, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
İNCELEME ve GEREKÇE : -------- Vergi Dairesi Müdürlüğü, --------- Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkereler yazıldığı görüldü.
Mahkememizce alınan 20/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
"A- Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile, raporun 4.a.1. bölümünde davacı ------- ŞTİ.” nin raporun 4.a.1.bölümünde yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2021 yılında fiziki ortamda tutulan Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin noter onayları ile 2022-2023 yıllarına ilişkin elektronik ortamda tutulan ---------onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K” nu ve V.U.K” nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür.
Davalı --------Ş.” nin huzurdaki davaya ve 05/04/2024 tarihinde Sayın Mahkeme kaleminde yapılan incelemeye katılmadığı, defter ve kayıtlarının ibraz edilmediği, bu sebeple davalı şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamamıştır.
B- Davacının Alacak Talebi Yönünden: Davacının -------- İcra Müdürlüğünün --------- E. sayılı takip dosyasındaki 285.618,11 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin, raporun 4.b.l.bölümünde davacı ---------ŞTİ.” nin incelenen kendi ticari defterlerinde davalı şirketin --------- nolu açık hesabından 29/05/2023 takip tarihi itibariyle 285.618,11 TL tutarında alacaklı gözüktüğü görülmüştür. Öte yandan; Sayın Mahkemeni talebi, rafların bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüklerinden celp edilen ve raporun 4.c. bölümünde karşılaştırmalı olarak incelenen BA/BS bildirim formlarında; davalı şirketin davacı taraftan 2021 yılında 21 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 431.819,78 TL, 2022 yılında 16 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 893.395,88 TL tutarında “alım”, davacı şirketin de davalı tarafa 2021 yılında 21 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 431.819,78 TL, 2022 yılında 16 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 893.395,88 TL tutarında “satış” gerçekleştirdiklerine ilişkin bildirimde bulundukları, 2023 yılında ise herhangi bir alım/satım bildirimlerinin bulunmadığı, 2027 ve 2022 yıllarında tarafların BA/BS bildirimlerinin birbirleriyle uyumlu olduğu, bahse konu bildirimlerin davacı şirketin raporun 4.b.l. bölümünde incelenen kendi ticari defterlerinde davalı aleyhine borç kaydetmiş olduğu açık hesap konusu faturalardan ibaret olduğu görülmüştür. Hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceğinden işbu fatura içeriği malların davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm bu inceleme ve tespitler neticesinde; davacının -------- İcra Dairesinin --------- E, sayılı takip dosyasındaki 285.618.11 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır.
FAİZ: Raporun 5. bölümünde detaylı olarak irdelendiği üzere; davacı/alacaklı takip ön faiz talebinde bulunmadığı, taleple bağlılık kuralı gereği bu hı ilave bir değerlendirme yapılmamıştır. Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faizi talep edebileceği" hususları tespit edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki ticari alım/satım, mal/hizmet tedariki ilişkisinden kaynaklanan cari hesap alacağı nedeniyle başlatılan -------- İcra Dairesi'nin -------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır. 20/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda aşağıdaki tespitler yapılmıştır:6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın taraflar arasındaki ticari alım/satım, mal/hizmet tedariki ilişkisinden kaynaklanan cari hesap alacağı nedeniyle başlatılan -------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiği, davalının ise verilen kesin süre ve usulüne uygun ihtara rağmen ibrazdan kaçındığı, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı defterlerinde 285.618,11 TL alacağın varlığının görüldüğü, bu sebeple davacının alacağını ispatladığı, borcun ödendiğine veya sair sebeple istenemeyeceğine dair davalı tarafından herhangi bir savunmada bulunulmadığı gibi bir delil de ileri sürülmediği, takip talebinde temerrüt faizi talebi bulunmadığından bu hususta değerlendirme yapılmasına gerek bulunmadığı, ticari faiz oranı üzerinen temerrüt faizinin takip tarihinden itibaren işleyeceği, yine dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
-
Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun . . . . . . . . . İcra Dairesi'nin. . . . . . . . . Esas sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA,
-
Takip konusu alacağın (285.618,11 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 57.123,62 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (285.618,11 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 19.510,57 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 3.449,56 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 16.061,01 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafça yapılan 3.757,81 TL dava açma masrafı ve 4.357,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 8.114,81 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
-
Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (285.618,11 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 44.842,72 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19