SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1015 E. 2024/453 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1015

Karar No

2024/453

Karar Tarihi

5 Haziran 2024

T.C.

İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/1015 Esas

KARAR NO: 2024/453

DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)

DAVA TARİHİ: 15/12/2022

KARAR TARİHİ: 05/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

:Davacı vekili 15.12.2022 tarihli dava dilekçesinden özetle

MÜvekkili şirket ile davalı arasında ---------- İli ------- İlçesi ------- Mahallesi --------- Etap 794 adet Konut ve 16 Adet Dükkan İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi Proje Konulu, ------- pafta Etap-------- ------------ riziko adresli sigorta sözleşmesinin 09.02.2021 günü imzalandığını, taraflar arasında imzalana sözleşme uyarınca riziko adresi belirlenen şantiyede iş kazası sonucunda ödenecek tutarın 1.500.000,00 TL olarak belirlendiğini, sigortaya konu adreste müvekkili şirket çalışanı olan --------- TC numaralı -------- 09.03.2022 günü yaşadığı iş kazası neticesinde hayatını kaybettiğini, taraflarınca vefat eden işçinin yasal mirasçıları ile ihtiyari arabulucuk başvurusu yapılmış olup; 18.04.2022 günü yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlandığını, yapılan toplantı sonucunda müvekkili şirketin vefat eden işçinin yasal mirasçıları olan ---------- TC numaralı eşi ---------; çocukları ------------ TC numaralı --------- ve ------------ TC numaralı --------- ve vefat eden işçinin ------------ TC numaralı annesi --------- ile --------- TC numaralı babası ---------- arasında yapılan arabuluculuk görüşmesi sonucunda ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar, cenaze giderleri ile maddi ve manevi tazminat ile Borçlar Kanunu ve İş Kanunu'ndan doğan tüm alacaklarına karşılık olmak üzere 850.000,00 TL ödendiğini, ayrıca taraflarınca başlatılan arabulucuk sürecinde 21.000,00 TL arabuluculuk ücreti ödendiğini, davalı kurumun ise ise ihtiyari arabulucuk görüşmelerine vekili aracılığıyla katılmış olup; yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamadığını, taraflarınca vefat eden sigortalının yasal mirasçılarına ödeme yapıldıktan sonra bu durumun davalı tarafa 07.06.2022 tarihinde ihtar edildiğini, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine taraflarınca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak 17.11.2022 tarihli arabuluculuk görüşmesi yapıldığını ve anlaşmama olarak toplantı sonlandığını, tüm bu sebeplerle davalı tarafından imzalanan sigorta sözleşmesine istinaden taraflarınca vefat eden işçinin desteğinden yoksun kalan kişilere iş kazasından kaynaklanan kayıplar, cenaze giderleri ile maddi ve manevi tazminat ile Borçlar Kanunu ve İş Kanunu'ndan doğan tüm alacaklarına karşılık olmak üzere ödenen 850.000,00 TL ve arabulucuk sürecinde ödenen 21.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak müvekkili şirkete iadesi için işbu davayı açma zorunluğu hasıl olduğundan bahisle davalı ile imzalanan 09.02.2021 tarihli sigorta sözleşmesine istinaden müvekkili tarafından arabuluculuk görüşmeleri sonucunda iş kazasından kaynaklanan kayıplar, cenaze giderleri ile maddi ve manevi tazminat ile Borçlar Kanunu ve İş Kanunu'ndan doğan tüm alacaklarına karşılık olmak üzere ödenen 850.000,00 TL ile 21.000,00 TL arabuluculuk ücretinin reeskont avans faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili 08/02/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Poliçe İle İlgili Beyanları: müvekkili sigorta şirketi ile davacı --------- Şti. arasında 09/02/2021-01/12/2023 vadeli ------------ no’lu İnşaat Tüm Riskler poliçesi akdedildiğini, poliçede İşveren Mali Mesuliyet Teminatı limiti şahıs başına 750.000,00-TL olarak belirtildiğini, 18/06/2021 tarihinde tanzim edilen zeyilname ile birlikte şahıs başı limitlerin 1.500.000,00-TL olarak revize edildiğini, manevi tazminat taleplerinin ise olay başına 15.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere teminat altına alındığını, poliçe limitini bildirmelerinin hiçbir şekilde davayı ve iddiaları kabul anlamına gelmediğini, müvekkili şirket uhdesinde tanzim edilen konu poliçe ile temin edilen herhangi bir hasar ödemesinde, ilgili genel şartların birinci ve dokuzuncu maddelerinde kayıtlı tazminat tutarı, yasal faiz tutarı ve dava masrafları ile avukatlık ücretleri toplamında sigortacının azami sorumluluğu, poliçede belirtilen limitlerle sınırlı olduğunu, sigortacının sorumluluğunun hiçbir durumda poliçe üzerinde belirtilen limitleri aşamayacağını, Meydana Gelen Kazanın Oluşumunda Müteveffa ----------- Kusur Tespiti Yapılması, İşçinin Kusurlu Bulunması Halinde Herhangi Bir Tazminata Hükmedilmemesi Gerekir. Davacı sigortalısına hizmet akdiyle bağlı olan müteveffa işçi ------------- işbu kazada yer alan sorumluluğunun tespit edilmesi gerektiğini, bilindiği üzere, işverenin bir iş kazasından sorumlu tutulabilmesi için; kaza ve işyeri arasında yer/ zaman bakımından bağlantı bulunmalı, tehlike işin yürütülmesi sırasında ortaya çıkmış olmalı ve aradaki illiyet bağı işçinin ya da üçüncü kişinin ağır veya tam kusuru ile kesilmemiş olması gerektiğini, yani, bir kazanın salt işyeri içerisinde meydana gelmiş olması sebebiyle işverenin mesul tutulabilmesi mümkün olmadığını, nitekim; konu ile ilgili olarak ------------- sayılı ve 06.11.2001 tarihli kararında; “ÖZET: Kazanın, işverenin işi görülürken gerçekleşmiş olması sorumluluk için yeterli olmayıp, eylemle zarar arasındaki uygun illiyet bağının işçinin ya da üçüncü kişinin tam kusuru ile kesilmemiş olması da zorunludur. Zararlandırıcı olayın sigortalının tamamen kusurlu davranışı sonucu oluştuğu anlaşıldığına göre, nedensellik bağı kesildiğinden istihdam eden davalı idarenin sorumluluğuna gidilemeyeceğinin düşünülmemesi hatalıdır… …Gerçekten, 27.3.1957 gün, ---------- sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da açıklandığı üzere istihdam edenin sorumluluğu için kendisinin veya çalıştırdığı kişinin kusuru koşul değildir. Buradaki sorumluluk "özen ve gözetim ödevinin" objektif olarak yerine getirilmemesinden kaynaklanan "kusura" dayanmayan bir sorumluluktur. Zararın hizmet sırasında çalıştırılanın eylemi sonucunda meydana gelmesi yeterlidir. Başka bir anlatımla kazanın işverenin işi görülürken gerçekleşmiş olması sorumluluk için yeterli olmayıp, eylemle zarar arasındaki uygun neden-sonuç bağının işçinin ya da üçüncü kişinin tam kusuru ile kesilmemiş olması da zorunludur. Somut olayda, zararlandırıcı olayda %100 oranında davacılar murisi olan ------------ kusurlu olduğu açık-seçiktir. Hal böyle olunca, zararlandırıcı olay sigortalının tamamen kusurlu davranışı sonucu oluştuğuna göre, nedensellik bağının kesildiği, giderek yukarıda sözü geçen İçtihadı Birleştirme Kararına dayanılarak istihdam eden davalı idarenin sorumluluğuna gidilemeyeceği ortadadır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle, anılan İçtihadı Birleştirme Kararına yanlış anlak verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” ve güncel nitelikteki ------------ sayılı 01.10.2018 tarihli kararında; “Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporları birbiriyle çelişse dahi hakimin bunlardan birine dayanarak karar verebileceği gibi hiçbirini hüküm kurmaya yeterli bulmaz ise yeniden bilirkişi raporu alabilecektir. Somut olayda, zarar gören sigortalının aracı kullanmak için uygun sınıfta ehliyeti bulunmasına ve işveren tarafından aracın kullanımı konusunda iş güvenliği talimatının kendisine imza karşılığı tebliğ edilmesine karşın; aracı işverenin talimatına aykırı olarak diğer müteveffa sigortalı ekip şefi ... verdiği, müteveffanın aracı yol durumuna uygun bir şekilde sevk ve idare etmemesi sebebiyle illiyet bağının kesildiği nitekim bu durumun bilirkişi heyetinden alınan ilk raporda da sabit olduğu açıktır. O halde, mahkemece yapılacak iş zarar görenin ağır kusuru neticesinde illiyet bağının kesilmesi sebebiyle davanın reddine karar vermek iken; olayın oluşuna uygun olmayan kusur raporuna itibarla yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.” şeklinde açıklamalar yapılarak, işçinin kusuru neticesinde meydana gelen kazalarda işverenin sorumluluğunun olmayacağı açıkça belirtildiğini, Mahkemece Kusur Oranlarının Mevzuatta Ve Emsal Yargıtay İçtihatlarında Belirtilen Koşullar Doğrultusunda Tespit Edilebilmesi İçin, Dosyanın İş Güvenliği Ve İş Sağlığı Konusunda Uzman Bilirkişilerden Oluşacak Bir Heyete Tevdii Edilerek Kusur Raporu Alınmasını Talep Etiklerini. ------------ sayılı ve 07.02.2017 tarihli güncel bir kararında yer alan; “…İşverenin ve üçüncü kişilerin iş kazasındaki kasıt ve kusurunun tespiti amacıyla iş kazasının oluşumuna dair maddi olguların eksiksiz biçimde saptanması, sorumluluğu gerektiren her koşulun kendi özelliği çerçevesinde araştırılıp irdelenmesi, işveren ve diğer ilgililerin kusur oranları ve aidiyetlerinin belirlenmesi gerekir. Aldırılan kusur raporunda davalı işveren şirket hakkında herhangi bir irdeleme bulunmadığı gibi, kusurlu olup olmadığının dahi belirtilmemesi isabetsizdir. Meydana gelen olayda işverenin objektif özen yükümlülüğü çerçevesinde yapılacak irdeleme ile olayın meydana geldiği iş koluna uygun bir kusur raporu aldırılmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırıdır…” ------------ sayılı ve 08.07.2014 tarihli kararında; “…Gerek, 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi ve gerekse 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4. ve 5. maddeleriyle bunu uygun olarak çıkarılan iş güvenliği yönetmelikleri hükümleri işverenin sorumluluğunu objektifleştiren kriterler olarak değerlendirilmelidir. Bu sebeple mevzuatta yer alan teknik iş güvenliği kurallarına uyulmaması işverenin kusurlu davranışı olarak kabul edilmelidir. Ancak, işveren sadece anılan yazılı kurallara değil, yazılı olmayan ve teknolojinin gerekli kıldığı önlemlere aykırı davrandığında da kusurlu görülerek oluşan zararı karşılamalıdır. Öte yandan, objektifleştirilen kusur, kusur sorumluluğunu, kusursuz sorumluluğa yaklaştırsa da, onu kusursuz sorumluluk haline dönüştürmez. Çünkü bu halde dahi işverenin sorumluluğu için kusurun varlığı şarttır. Kusurun objektifleştirilmesi kriterinin yanı sıra. Anayasa hükümleri ve 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4. maddesi kapsamında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417/2. maddesinin, yorumlanması da işverenin sorumluluğunu oldukça genişletecektir. Denilebilir ki; işvereni zararlandırıcı olay sebebiyle sorumluluk halinden kurtaracak olan durum iş sağlığı ve güvenliği alanındaki ihmalleriyle oluşan zarar arasındaki uygun nedensellik bağının kesildiğini ispat etmekten ibarettir. Somut olayda hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; bilirkişiler, İş Kanununun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde. saptamadıkları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, olayda kötü tesadüfe yer veren kusur bilirkişi raporunun, İş Kanununun 77. maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez. Yapılacak iş; işçi sağlığı-iş güvenliği konularında uzman ehil bilirkişi kuruluna konuyu yukarda açıklandığı biçimde yeniden inceletmek, verilen rapor dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilerek kusur raporları arasındaki çelişki giderilmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın ve özellikle, inandırıcı güç ve nitelikte olmayan, İş Kanunun 77. maddenin öngördüğü koşulları içermeyen 12.5.2008 tarihli kusur raporunun hükme dayanak almak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” yönündeki açıklamalardan, kusur oranının konusunda uzman bilirkişiler aracılığı ile ve hiçbir tereddüte mahal bırakmayacak kesinlikte tespit edilmesinin önemi vurgulandığını, somut olayda davalı işverenin, işyeri içerisinde her türlü güvenlik önlemlerini aldığını belirterek, yukarıdaki Yargıtay içtihatları nazara alınarak kusur incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, --------- Tarafından Hak Sahipleri Lehine, Herhangi Bir Ödeme Yapılıp Yapılmadığının (rücuya Tabi Bir Gelir Bağlanıp Bağlanmadığının) Sorulmasını Talep Ettiklerini. Müvekkili şirket ile sigortalısı olan ------------ Şti. arasında akdedilen İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi "Özel Şartlar" başlıklı bölümünde; "İşbu poliçe ile, sigortalının riziko adresi ve faaliyet alanı poliçe üzerinde yazılı işyerindeki işletme faaliyetleri esnasında ve poliçe süresi içinde, Sosyal Sigortalar Kanunu'na tabi olarak çalışan personelinin sürekli olarak yaptıkları işin ifası sonucu meydana gelebilecek bedeni zararlara karşılık------------ tarafından ödenen miktarın üzerindeki ve dışındaki tazminat taleplerinin neticeleri temin edilmiştir.'' şeklinde izahatta bulunulmuş olup; benzer bir ifade İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında (1 no'lu maddesinde); "Bu poliçe, işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanunu'na tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve ---------- sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat miktarlarını, poliçede yazılı meblağlara kadar temin eder." yönündeki açıklama ile yer aldığını, poliçe özel şartında ve ilgili genel şartlarda yer alan teminat kapsamına dair bu ifadelerden, İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin meydana gelen hasardan dolayı "Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat taleplerini” poliçe teminatı kapsamında karşıladığı anlaşılmakta olup; bu durumda öncelikle davacılar için ilgili ---------- herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, nitekim; --------- sayılı 11.12.2017 tarihli kararında; "Dava murisin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesi istemi hakkındadır. ...------------ tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine dair bu tür davalarda ( iş kazasına dayanan maddi tazminat davaları ) haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya veya ölüm halinde hak sahiplerine iş kazası sigorta kolundan bağlanan bir gelirin bulunup bulunmadığının tespiti ile var ise bu gelirin B.K.'nun 55.maddesi de gözetilerek ilk peşin sermaye değerli gelirin rücuya tabi kısmının ( ilk peşin sermaye değerinin sorumlular/işverenler kusuruna denk gelen kısmının ) hesaplanan tazminattan tenzili gerekir. Bu hususta yapılacak iş, maddi tazminat isteminde bulunan davacı eş ..., iş kazasında vefat eden eşi nedeniyle, iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanması için Kurum'a başvurmak üzere süre vermek, başvurularının reddi halinde, ------------ hasım göstererek iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması hususunda tespit davası açması için önel tanımak, dava açılması halinde 6100 Sayılı HMK'nun 165/2. maddesi gereğince bu dava için bekletici mesele yapmak, bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerlerinin davalı işverene rücu edilebilecek kısmını tenzil ederek sonucuna göre maddi tazminat talebi yönünden karar vermekten ibarettir." şeklinde açıklama yapılarak mükerrer ödemenin önüne geçilmesi için iş kazası sebebiyle malül kalan işçi veya işçinin ölümü halinde hak sahiplerine bağlanan gelirlerin mahsubunun gerekliliği belirtildiğini, hal böyle iken yukarıdaki izahatlarımız neticesinde, ----------- tarafından, hak sahipleri lehine herhangi bir rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanmadığının sorulması; bağlanmaması halinde davacı tarafa gelir bağlanması isteminde bulunması için süre verilmesi ve neticesine göre tazminat hesaplaması yapılması gerekmekte ve tarafımızca talep olunduğunu, Faiz Başlangıç Tarihine İlişkin Beyan Ve İtirazları: Hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile ve de müvekkili sigorta şirketi aleyhine hüküm tesis edilmesi durumunda, müvekkili şirket bakımından temerrüdün ihbar dilekçesinin tebliği ile oluştuğunun kabul edilmesi gerektiğini, tüm bu izahına çalıştıkları gerekçelere binaen, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğuna gidecek mahiyette bir karar verilmemesini talep ettiklerini, mahkemece 21/12/2022 Tarihli Tensip Tutanağının 12. Maddesinde Müvekkil Sigorta Sirketinden, Davacı Şirket Çalışanı Olan ---------- TC Numaralı ----------- 09.03.2022 Günü Yaşadıgı İş Kazası Neticesinde Hayatını Kaybetmesi İle İlgili Olarak Düzenlenen Hasar Dosyası Talep Edildiğini, İşbu Dilekçe Ekinde Talep Edilen Hasar Dosyası Evrakı Gönderildiğinden bahisle müvekkili sigorta şirketinin meydana gelen kazada sorumluluğu söz konusu olmayıp, beyanları doğrultusunda müvekkili şirketin sorumluluğuna gidecek mahiyette bir karar verilmemesini talep etmiştir. Davacı tarafça dava konusu edilen alacağın ne kadarının manevi tazminat olduğu hususunda beyanda bulunulması istenildiğinde, 12/06/2023 tarihli beyan dilekçesiyle, taraflarınca iş kazası sonrasında vefat eden işçinin yasal miraçılarına ödenenin maddi tazminat olduğunu, manevi tazminat olarak ayrıca bir ödeme yapılmadığını, yasal mirasçıların bu haklarından yapılan maddi tazminat ödemesi karşılığında vazgeçtiklerini söylemiştir. İş kazasındaki kusur tespiti açısından dosyanın iş güvenliği ve iş sağlığı konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir. Bilirkişiler Makine Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı ----------, A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Maden Mühendisi İş Güv. Uz. İşyeri Hk. Eğiticisi ----------- ve İş Güvenliği Uzmanı Yangın Eğitmeni ----------- tarafından sunulan 29/08/2023 tarihli raporda; "OLAYIN İNCELENMESİ 1-İşveren ----------- olaydaki durumu; İşveren ---------- ifadesinde ---------- Şirketi isimli firmanın yetkilisi olarak bahse konu adreste bulunan şantiyede çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun ilgili maddelerine göre, mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmaları yapması, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izlemesii, denetlemesi ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlaması, risk değerlendirmesi yapması veya yaptırması, yeterli bilgi ve talimat verilenler dışındaki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alması beklenir. ----------- kaba işler saha kontrol şefi olarak --------- görevlendirdiği ----------- vermiş olduğu ifadeden anlaşılmıştır. İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili işlerin tek bir elden yürütülmesi için ------------- ile sözleşme yaptığı görülmüştür. Bu işlemler için görevlendirme yapmasının işverenlik sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Madde 4'de açıkça belirtilmiştir. Çalışanlara yeterli sürede eğitim aldırmadığı, şantiyede risk değerlendirmesi çalışması yaptırmadığı, çalışanların mesleki eğitim belgelerinin olmadığı, yüksekte yapılan çalışmalarda ehil kişi bulundurmadığı, 29.02.2023 tarihinden itibaren atamalı iş güvenliği uzmanı bulundurmadığı, sahada yeterli gözetim ve denetimleri yerine getirmediğinden ASLİ DERECEDE KUSURLU olduğu kanaatine varılmıştır. 2- Saha Kontrol Şefi ----------- olaydaki durumu; ------------- Şti.'nin yapmış olduğu projede ------------- saha kontrol şefi olarak çalıştığı. Olay günü saat 07:30 sıralarında rutin işlerine başlayıp personellerini kontrol ettikten sonra sahaya çalışmaları için gönderdiğini ifadesinde bildirmiştir. Olay Yeri İnceleme Formunda binanın tamamında korkulukların olmadığı, ikaz levha ve işaretlerinin olmadığı, düşme olayının gerçekleştiği binanın 5. Katında kurulmuş olan raylı kalıp tünel sisteminin de düşmüş olmasından anlaşıldığı gibi olayın meydana geldiği şantiyede tünel kalıp sökümü ve kurulması sırasında gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığı, yüksekte yapılan çalışmalarda saha kontrol şefi olarak görev yapan ----------- gerekli güvenlik önlemleri alınmadan saha çalışması için personelleri gönderdiğinden ASLİ DERECEDE KUSURLU olduğu kanaatine varılmıştır. 3- ----------- olaydaki durumu; İfadesinde -----------Şti.'nin yapmış olduğu projede formen (ustabaşı) olduğunu söylemiştir. Olay günü 07:30 sıralarında işe başlamadan önce inşaat sahasındaki platform iskele ve kalıpların düzgünlüğünü kontrol ettikten sonra rutin işlerine başladığı ifade etmiştir. Yüksekte yapılan çalışmalarda işveren tarafından görevlendirilen ehil bir kişinin gözetim ve kontrolü altında gerçekleşmesi gerekmektedir. Formen olarak görev yapan ----------- yapılan çalışmada gözetim yapması veya yaptırması beklenirdi. “İşyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izleme, denetleme ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlama” yükümlülüğünü yerine getirmediğinden meydana gelen olayda TALİ DERECEDE KUSURLU olduğu kanaatine varılmıştır. 4- ---------- olaydaki durumu; -----------, ------------ isimli firmanın sahibi ve yetkilisidir. Firması olan ------------ Şirketi ile ------------ Şirketi ile 05.11.2021 tarihinde taşeronluk sözleşmesi yapmış olup, sözleşme gereği --------- Mahallesi ----------- Caddesi ----------- Bulvarı ----------- Şantiyesi sayılı adreste bulunan hizmet alan ------------ Şirketi’ne atamış, ancak---------- sağlık sebeplerinden dolayı olay 11.02.2022 tarihinde istifa dilekçesi verip 29.02.2022 tarihinde sağlık sebeplerinden dolayı işi bırakdığı tespit edilmiştir. İş güvenliği uzmanı ---------- olaydan önce istifa ettiği ve sahadaki iş güvenliği uzmanlığı görevini bıraktığından olayda herhangi bir kusurlu davranışının bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Sözleşme gereği sahada iş güvenliği uzmanı bulundurma, gerekli denetimleri yapma sorumluluğu verilen ------------ yetkilisi ------------- 11.02.2022 tarihinde sahadaki iş güvenliği uzmanın istifa etmesi ve ihbar süresi bulunmasına rağmen iş güvenliği uzmanı ayrılmadan yerine iş güvenliği hizmetlerini yerine getirmek üzere iş güvenliği uzmanı bulundurmadığından TALİ DERECEDE KUSURLU olduğu kanaatine varılmıştır. 5- ---------- ve ----------- olaydaki durumu ---------- ve ------------- kalıp ustası olarak olay şantiyede 5. Katta kalıp sökme işleminde çalıştıkları ve iskelenin düşmesi sonucu ----------- hayatını kaybetmiş, ----------- yaralanmıştır. İşveren tarafından çalışanlara iş güvenliği eğitimi ile ilgili yasal sürelerle ilgili eğitim tam verilmediği, yüksekte çalışma eğitimlerinin bulunmadığı göz önüne alındığında ----------- ve ----------- KUSUR ATFETMENİN KABİL OLMADIĞI kanaatine varılmıştır.

SONUÇ VE KANAAT:

  1. Raporda belirtilen kaza 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'na göre iş kazasıdır.

  2. İşveren . . . . . . . . . ASLİ DERECEDE KUSURLU olduğu,

  3. Saha Kontrol Şefi . . . . . . . . . . ASLİ DERECEDE KUSURLU olduğu,

  4. . . . . . . . . . . . TALİ DERECEDE KUSURLU olduğu,

  5. . . . . . . . . . yetkilisi . . . . . . . . . . TALİ DERECEDE KUSURLU olduğu,

  6. . . . . . . . . . ve . . . . . . . . . . . KUSUR ATFETMENİN KABİL OLMADIĞI kanaatine varılmıştır.

Kanaatimizi belirtir rapordur." şeklinde sunulduğu görülmüştür. Davalı vekili tarafından kusur raporuna yapılan itirazda oransal hesaplama yapılması istenildiği ancak davanın konusunu oluşturan ---------- hiç kusur atfedilmediği, yani kusurunun %0 olduğu anlaşıldığından bu konuda ek rapor alınması talebi reddedilmiştir.

Davacı vekili tarafından arabuluculuk ücretinin ödendiğine ilişkin makbuz, fatura ve sair belgeleri mahkememize sunması istenilmiş, 13.10.2023 tarihli dilekçesi ekinde 15.750,00 TL'lik fatura sunduğu görülmüştür. 04/10/2023 tarihli celse 3 nolu arar karar ile , Türk Borçlar Kanununun 76. maddesi uyarınca 250.000,00-TL geçici ödemenin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. Bilirkişiler Aktüerya Hesap Bilirkişisi ------------, Özel Sigortalar ----------- ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ----------- tarafından sunulan 30/12/2023 tarihli raporda; "Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer istemleri ile İİK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Yüce Yargı Makamlarına ait olmak üzere; dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda yukarıda açıklanan nedenlerle; Rapor, tazminat talebinin hukuken oluşup oluşmadığına dair bir değerlendirme içermeyip, sadece tazminatın hesabına ilişkindir. 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında--------- tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisindedir. 1. Talep Konusu; Davalı ile imzalanan 09.02.2021 tarihli sigorta sözleşmesine istinaden davacı tarafından arabuluculuk görüşmeleri sonucunda vefat eden işçinin yasal mirasçılarına ölümlü iş kazasından kaynaklanan kayıplar, Cenaze giderleri ile maddi ve manevi tazminat ile Borçlar Kanunu ve İş Kanunundan doğan tüm alacaklarına karşılık olmak üzere ödenen 850.000,00 TL ile 21.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan reeskont avans faizi ile tahsili talebi. 2. Talep Konusu Olay; ---------- ve ---------- 09.03.2022 günü saat 09:40 sıralarında --------- Mahallesi, ----------- Caddesi, ----------- arkasında bulunan --------- İnşaat Alanı içerisinde 5. Katta bulunan iskeleden düşmek suretiyle yaralanmış, ---------- kaldırılmış olduğu --------- Hastanesinde tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği dava konusu iş kazasının meydana geldiği, 3. Kusur Durumu; 29/08/2023 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda; 1-Raporda belirtilen kaza 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'na göre iş kazasıdır. 2- İşveren Semih ALTIN'ın ASLİ DERECEDE KUSURLU olduğu, 3- Saha Kontrol Şefi --------- ASLİ DERECEDE KUSURLU olduğu, 4- ----------- TALİ DERECEDE KUSURLU olduğu, 5- ----------- yetkilisi ----------- TALİ DERECEDE KUSURLU olduğu, 6- ----------- ve ---------- KUSUR ATFETMENİN KABİL OLMADIĞI olduğu kanaatine varıldığı, İşbu rapor dahilinde müteveffa işçi ----------- iş kazasının oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile hesaplanmış olsa da elbette 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında ------------- tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisindedir. 4. Maddi Zarar; SGK İLK PEŞİN SERMAYE DEĞERİ dosyaya kazandırılmasının gerektiği dilekçemiz dahilinde - henüz ----------bir cevap gelmediği - UYAP kayıtlarında görülmektedir. 13.05.2022 ödeme tarihi dikkate alındığında; 09/03/2022 tarihinde destekçi ----------- vefatı sonrasında; > Eş -----------; toplam ---------- zararının (15.628,20 TL yeniden evlenme olasılığı tenzili sonrası) ve müteveffanın iş kazasının oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 769.999,93 TL olduğu, ---------- tarafından bağlanan aylıkların ilk ---------- değerinin kusura / rücuya tabi kısmının tenzili ile talep edebileceği destek zararının tespit edilebileceği, > Oğlu -----------; toplam ---------- zararının, müteveffanın iş kazasının oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 22.427,95 TL olduğu, ------------ tarafından bağlanan aylıkların ilk ---------- değerinin kusura / rücuya tabi kısmı tenzili ile talep edebileceği destek zararının tespit edilebileceği, > Kızı ----------; toplam ----------- zararının, müteveffanın iş kazasının oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 56.455,06 TL olduğu, -------- tarafından bağlanan aylıkların ilk ------------ değerinin kusura / rücuya tabi kısmı ten: talep edebileceği destek zararının tespit edilebileceği, > Oğlu -----------; toplam ---------- zararının, müteveffanın iş kazasının oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 127.844,84 TL olduğu, ------------ tarafından bağlanan aylıkların ilk ----------- değerinin kusura / rücuya tabi kısmı tenzili ile talep edebileceği destek zararının tespit edilebileceği, > Babası ------------; toplam ------------ zararının, müteveffanın iş kazasının oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 127.073,87 TL olduğu, > Annesi ---------; toplam ----------- zararının, müteveffanın iş kazasının oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 178.114,67 TL olduğu, Hüküm kurmaya elverişli bir tutarın tespiti için ----------- bağlanan aylıkların ilk peşin sermaye değerinin öğrenilmesi gerekmektedir. 5. Sigorta yönünden; 05.02.2021 tarihinde ....--------- numara ile düzenlenen İnşaat Sigorta Poliçesinin, Sigorta süresinin 09.02.2021-01.12.2023, sigorta ettirenin davalı taraf, 09.03.2022 tarihinde yaşanan iş kazasının sigorta süresi dahilinde olduğu, İşveren Mali Mesuliyet teminatı igili genel şartlara göre poliçe kapsamına dahil edildiği, 18.06.2021 tarihinde (iş kazası tarihinden önce) düzenlenen ek belge ile kişi başına işveren mali mesuliyet limitinin 1.500.000,00-TL'ye yükseltilmiş olduğu, Sigorta Kapsamı Genel Şartlarda "İşyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene yüklenilecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve --------- sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat miktarlarını, poliçede yazılı meblağlara kadar temin eder” olarak tanımlandığı, Manevi tazminat talepleri için poliçe ile kişi başına 15.000,00 TL ve poliçe süresince 30.000,00 TL'ye kadar teminat sağlanmış olduğu, Davalı sigortacının yapmış olduğu 850.000,00 TL tazminat ödemesi sonrası kalan poliçe teminatının 650.000,00 TL olduğu, toplam maddi zararın hey uzman bilirkişi tarafından tespit edildiği üzere 1.281.916,32 TL olarak hesap edildiği, poliçe limitinin bu anlamda toplam maddi zarar açısından yeterli olduğu, davacının sorumluluğunda bulunan manevi tazminat talepleri açısından ise şahıs başı 15.000,00 TL'ye kadar davalı Sigortacının hasar tazminatı sorumluluğu bulunduğu, Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesi, 6100 sayılı HMK “nın md. 279/4 ve md 266/c.2 ahkamıyla 6754 sayılı Kanun'un md. 3/3 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Yargı Makamına ait olmak üzere, görüş ve kanaatlerimizi saygılarımızla tetkike arz ederiz." şeklinde sunulduğu görülmüştür. --------- Müdürlüğü'nden sorulduğunda ---------- TC kimlik numaralı ---------- için yapılan ödemelerin rücuya tabi olduğunun bildirildiği görülmüştür. ---------- gelen yazı cevabı ve tarafların itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler Aktüerya Hesap Bilirkişisi ----------, Özel Sigortalar ---------- ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Doç.Dr. -------- tarafından sunulan 19/04/2024 tarihli ek raporda; "Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer istemleri ile İİK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Yüce Yargı Makamlarına ait olmak üzere; dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda yukarıda açıklanan nedenlerle; Rapor, tazminat talebinin hukuken oluşup oluşmadığına dair bir değerlendirme içermeyip, sadece tazminatın hesabına ilişkindir. 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında ---------- tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisindedir. 1. Talep Konusu; Davalı ile imzalanan istinaden davacı tarafından arabuluculuk görüşmeleri sonucunda vefat eden işçinin yasal mirasçılarına ölümlü iş kazasından kaynaklanan kayıplar, Cenaze giderleri ile maddi ve manevi tazminat ile Borçlar Kanunu ve İş Kanunundan doğan tüm alacaklarına karşılık olmak üzere ödenen 850.000,00 TL ile 21.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan reeskont avans faizi ile tahsili talebi. 2. Talep Konusu Olay; ---------- ve ----------- 09.03.2022 günü saat 09:40 sıralarında ---------- Mahallesi, ---------- Caddesi, --------- arkasında bulunan ------------ İnşaat Alanı içerisinde ------------ Katta bulunan iskeleden düşmek suretiyle yaralanmış, ----------- kaldırılmış olduğu ---------- Hastanesinde tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği dava konusu iş kazasının meydana geldiği, 3. Kusur Durumu; 29/08/2023 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda; 1-Raporda belirtilen kaza 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'na göre iş kazasıdır. 2- İşveren ------------ ASLİ DERECEDE KUSURLU olduğu, 3- Saha Kontrol Şefi ----------- ASLİ DERECEDE KUSURLU olduğu, 4- --------- TALİ DERECEDE KUSURLU olduğu, 5- ---------- yetkilisi ------------ TALİ DERECEDE KUSURLU olduğu, 6- ---------- ve ----------- KUSUR ATFETMENİN KABİL OLMADIĞI olduğu kanaatine varıldığı, işbu rapor dahilinde müteveffa işçi ----------- iş kazasının oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile hesaplanmış olsa da elbette 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında ----------- tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisindedir. 4. Maddi Zarar;--------- İLK PEŞİN SERMAYE DEĞERİ ile ilgili belgelerin dosyaya kazandırıldığı, ---------- müfettiş raporunda, davacı işverenin % 75 oranında, vefat eden işçinin ise % 25 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği, yukarıdaki tabloda gösterildiği üzere, ---------- tarafından müteveffanın eş ve çocuklarına bağlanan aylıkların İlk Peşin Sermaye Değerinin % 75'inin (kusur oranında) davacı işverenden rücuen talep edildiği, rücuen talep edilebilecek tutarın hesaplanan maddi zarardan tenzilinin gerektiği, İşbu raporda; dosyaya kazandırılan 29/08/2023 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda belirtilen davacı işverenin tam ve asli kusurlu olduğu, kazazede müteveffa işçinin kusurunun bulunmadığının kabulü ile hesaplama yapılmış olsa da elbette hukuki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu değerlendirilmekle; 13.05.2022 ödeme tarihi dikkate alındığında; 09/03/2022 tarihinde destekçi ---------- vefatı sonrasında;

Eş ---------; toplam ---------- zararının (15.628,20 TL yeniden evlenme olasılığı tenzili sonrası) ve müteveffanın iş kazasının oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 769.999,93 TL olduğu, ---------- tarafından bağlanan aylıkların ilk ---------- değerinin kusura / rücuya tabi kısmı 234.728,90 TL'nin tenzili ile ödeme tarihinde talep edebileceği destek zararının 535.271,03 TL olduğu,

Oğlu ----------; toplam ---------- zararının, müteveffanın iş kazasının oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 22.427,95 TL olduğu, --------- tarafından bağlanan aylıkların ilk --------değerinin kusura / rücuya tabi kısmı 33.484,59 TL'nin tenzili ile ödeme tarihinde talep edebileceği destekzararının bulunmadığı,

Kızı ----------; toplam --------- zararının, müteveffanın iş kazasının oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 56.455,06 TL olduğu, -------- tarafından bağlanan aylıkların ilk -------- değerinin kusura / rücuya tabi kısmı 55.974,54 TL' nin tenzili ile ödeme tarihinde talep edebileceği destek zararının 480,52 TL olduğu,

Oğlu ---------; toplam -------- zararının, müteveffanın iş kazasının oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 127.844,84 TL olduğu, -------- tarafından bağlanan aylıkların ilk ------- değerinin kusura / rücuya tabi kısmı 73.813,61 TL'nin tenzili ile ödeme tarihinde talep edebileceği destek zararının 54.031,23 TL olduğu,

Babası --------; toplam -------- zararının, müteveffanın iş kazasının oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 127.073,87 TL olduğu,

Annesi --------; toplam -------- zararının, müteveffanın iş kazasının oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 178.114,67 TL olduğu,

Davacı vekilinin dava dilekçesinde; Vefat eden işçinin yasal mirasçıları ile ihtiyari arabulucuk başvurusu yapıldığını; 18.04.2022 Günü yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlandığını, yapılan toplantı sonucunda müvekkil şirket vefat eden işçinin yasal mirasçıları olan ---------- TC numaralı eşi ---------; çocukları --------- TC numaralı ------- ve -------- TC numaralı ---------- ve vefat eden işçinin ---------- TC numaralı annesi --------- ile ---------- TC numaralı babası ---------- arasında yapılan arabuluculuk görüşmesi sonucunda ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar, Cenaze giderleri ile maddi ve manevi tazminat ile Borçlar Kanunu ve İş Kanunundan doğan tüm alacaklarına karşılık olmak üzere 850.000,00 TL ödendiğini, ayrıca başlatılan arabuluculuk sürecinde 21.000 TL arabuluculuk ücreti ödendiğini belirtiği, bu bağlamda; Yukarıda ayrıntılı olarak hesaplanmış ve yine yukarıdaki tabloda da özet olarak verilmiş olduğu üzere; Müteveffa ----------- dava konusu iş kazası sonrası vefatı nedeni ile yasal mirasçıları eş ve çocukları ile destek zararı gören anne ve babası da dahil olmak üzere ve kazazedenin oluşumunda kusurunun bulunmadığı, davalı işverenin tam ve asli kusurlu olduğunun kabulü ile; -Dava dışı kişilerin ödeme tarihi itibarı ile toplam maddi zararlarının 1.281.916,32 TL olduğu, - ---------- tarafından bağlanan aylıkların ilk Peşin Sermaye Değerlerinin rücuya tabi kısmı toplamı 398.001,64 TL'nin tenzili ile; -Toplam ödeme tarihi itibarı ile talep edebilecekleri maddi zararlarının 894.971,32 TL olduğu, Davacı işveren tarafından 850.000,00 TL ödeme yapıldığı (850.000,00 TL < 894.971,32 TL'den) tespiti ile; 05.02.2021 tarihinde ....--------- numara ile düzenlenen İnşaat Sigorta Poliçesinin, Sigorta süresinin 09.02.2021-01.12.2023, sigorta ettirenin davalı taraf, 09.03.2022 tarihinde yaşanan iş kazasının sigorta süresi dahilinde olduğu, İşveren Mali Mesuliyet teminatının ilgili genel şartlara göre poliçe kapsamına dahil edildiği, 18.06.2021 tarihinde (iş kazası tarihinden önce) düzenlenen ek belge ile kişi başına işveren mali mesuliyet limitinin 1.500.000.-TL'ye yükseltilmiş olduğu, Sigorta Kapsamı Genel Şartlarda "İşyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene yüklenilecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve ---------- sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat miktarlarını, poliçede yazılı meblağlara kadar temin eder” olarak tanımlandığı, Davacı işverenin ödemiş olduğu 850.000,00 TL'nin kadri maruf olduğu ve davalı İşveren Mali et sigortacısından işbu tutarın rücuen ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte talep edilebileceği, Kök raporda da açıklandığı üzere, asıl alacak tutarı üzerinden faiz ve ferileri ile birlikte teminat limiti dahilinde olması nedeni ile işbu zararın davalı sigorta şirketinden talep edilebileceği kanaatine ulaşılmış olup, hukuki takdiri elbette Yüce Mahkemeye aittir. Arabuluculuk ödemelerinin yargılama gideri olarak kabul edilip edilmeyeceğinin tüm hukuki takdiri Elbette Yüce Mahkemeye aittir. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesi, 6100 sayılı HMK “nın md. 279/4 ve md 266/c.2 ahkamıyla 6754 sayılı Kanun'un md. 3/3 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Yargı Makamına ait olmak üzere, görüş ve kanaatlerimizi saygılarımızla tetkike arz ederiz." şeklinde sunulduğu görülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :Dava, ---------- Poliçesi kapsamında sigorta tazminatının davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Davacı şirket ile davalı sigorta şirketi arasında 09/02/2021-01/12/2023 vadeli ---------- no’lu İnşaat Tüm Riskler poliçesi akdedildiği, poliçede İşveren Mali Mesuliyet Teminatı limitinin şahıs başına 750.000,00-TL olarak belirtildiği, 18/06/2021 tarihinde tanzim edilen zeyilname ile birlikte şahıs başı limitlerin 1.500.000,00-TL olarak revize edildiği, manevi tazminat taleplerinin ise olay başına 15.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere teminat altına alındığı, sigortaya konu adreste davacı şirket çalışanı olan ---------- TC numaralı ------------ 09.03.2022 günü yaşadığı iş kazası neticesinde hayatını kaybettiği, davacı tarafça vefat eden işçinin yasal mirasçıları ile ihtiyari arabulucuk başvurusu yapılmış olup; 18.04.2022 günü yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlandığı ve yapılan toplantı sonucunda davacı şirketin mirasçılara uğradıkları kayıplar, cenaze giderleri ile maddi ve manevi tazminat ile Borçlar Kanunu ve İş Kanunu'ndan doğan tüm alacaklarına karşılık olmak üzere 850.000,00 TL ödediği ayrıca 21.000,00 TL arabuluculuk ücreti ödendiğinden bahisle işbu bedellerin davalı sigorta şirketinden tahsili talep etmektedir.Kusur bilirkişilerinden alınan 29/08/2023 tarihli raporda, belirtilen kazanın 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'na göre iş kazası olduğu, işveren ---------- asli derecede kusurlu olduğu, saha kontrol şefi ---------- asli derecede kusurlu olduğu, ---------- tali derecede kusurlu olduğu, ---------- yetkilisi ----------- tali derecede kusurlu olduğu ve ---------- ve ----------- kusur atfetmenin kabil olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Hesap bilirkişilerinden alınan rapor ve ek rapor sonucu davacı tarafın poliçe kapsamına göre davalı sigorta şirketinden talep edebileceği miktarın 894.971,32 TL olarak hesaplandığı görülmüştür.Davacı tarafça dava konusu edilen arabuluculuk ücretine ilişkin 15.750,00 TL'lik fatura sunulduğu görülmüştür. --------- Sigortası yeni inşa edilen yapıların inşaat döneminde karşı karşıya kalabilecekleri olaylar sonucunda uğrayacakları zararların finansmanını sağlayan sigorta olup inşaat sahasında gerçekleşen ve poliçe üzerinde istisna edilmeyen ani ve beklenmedik tüm hasarları karşılayan bir sigorta türüdür. Somut olayda; davacı şirket çalışanı ---------- iş kazası sonucu öldüğü, işçinin kazada kusurunun bulunmadığı, davacı şirket tarafından mirasçılarına ödeme yapıldığı, iş kazasının poliçe kapsamında bulunduğu, sigortanın yapacağı ödeme miktarının 894.971,32 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça 850.000,00 TL talep edildiği, taleple bağlı kalınarak 850.000,00 TL'ye hükmedilmesi gerektiği ancak Türk Borçlar Kanunu'nun 76 ncı maddesi uyarınca 250.000,00 TL ara ödeme yapıldığından 600.000,00 TL sigorta bedelinin avans faiziyle birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, poliçe hukuksal korumayı da kapsadığından fatura ile ispat olunan 15.750,00 TL arabuluculuk ücretinin de avans faiziyle birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine ilişkin davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davanın KISMEN KABULÜ ile,

  1. a) 600.000,00 TL sigorta bedelinin dava tarihi olan 15/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,

b) 15.750,00 TL arabuluculuk ücretinin dava tarihi olan 15/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,

c) Davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,

  1. Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 59.139,38 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin yatırılan 14.874,51 TL harçtan mahsubuyla bakiye 44.264,87‬ TL'nin davalı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,

  2. Davacı tarafça yatırılan 14.874,51 TL peşin harç ve 80,70 TL başvurma harcı toplamı 14.955,21‬ TL'nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,

  3. Davacı tarafça yapılan 99,00 TL posta gideri ve 19.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 19.599,00 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 19.480,87 TL'sinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,

  4. Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 125.232,50 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,

  5. Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 5.250,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,

  6. Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. (13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca . . . . . . . . bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ret oranına göre 3.101,19 TL'sinin davalı taraftan, 18,81 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

  7. Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatıran tarafa iadesine,

Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

05/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

değeriatfetmeninticaretsermayeTazminatincelenmesigerekçehukukikabilkusurolmadığıkabulü“özet(RücuenreddineTazminat)asliyekısmenderecedemahkemesi"olayınkusurlupeşindeğerlendirmeverilmesine

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim