İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/893 E. 2024/452 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/893
2024/452
5 Haziran 2024
T.C.
İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/893 Esas
KARAR NO: 2024/452
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/12/2023
KARAR TARİHİ: 05/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili 08/12/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle;
Davalılar aleyhine ---------- sayılı dosyasından faturaya dayalı alacağa dayanarak takip başlatıldığını, borçlu şirket ve şahsın hiçbir gerekçe göstermeksizin haksız ve mesnetsiz olarak işbu icra dosyasına itiraz ettiğini, itirazdan sonra zorunlu arabuluculuk kurumuna başvuru yapıldığını ancak karşı tarafın anlaşmaya yanaşmadığını, bunun üzerine işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki mevcut olup; taraflar arasında 01.01.2022 tarihinde 12 ay süreli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin elektrik kullandığını, davalı/borçlu şahsın ise, davalı/borçlu şirketin yetkilisi olup, davalı/borçlu şirketi münferiden temsile yetkili olduğunu, ayrıca, müvekkili şirket ile imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nde de ticari kefaleti bulunduğunu, ancak ticari kefaleti bulunmasına rağmen takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı şirketin imzaladığı sözleşmedeki sözüne uymayıp faturayı ödememesinin basiretli tacir ilkesiyle bağdaşan bir davranış olmadığını, davalılar ile imzalanan sözleşmenin 4.1 maddesi şu şekildedir: "4.1) Elektrik Enerjisi Satışının Başlaması İçin Ön Koşullar İşbu Sözleşme kapsamında gerçekleşecek elektrik enerjisi satışı için aşağıda yazılı koşulların Alıcı tarafından yerine getirilmesi gerekmektedir. 4.1.1) Alıcı'nın işbu Sözleşme'nin 7.2'nci maddesindeki hükümlere göre düzenlenmiş bir güvence bedelini aynı maddede belirtilen süre içerisinde Satıcı'ya teslim etmiş olması gerekir. Alıc’ının imza sirküleri, vergi levhası,---------- ve faaliyet belgelerini Satıcı'ya teslim etmiş olması gerekir. ...4.1.6) Yukarıda belirtilen elektrik enerjisi satışı ön koşullarından herhangi biri tamamlanmamış olmasına rağmen, Satıcı elektrik enerjisi satışını başlatma hakkına sahiptir. Bu durumda da Satıcı'nın ön koşulların sağlanmasını Alıcı'dan talep etme hakkı saklıdır.
" sözleşmenin 7.2 maddesinde ödemenin teminat altına alınması hususu ve teminatın miktarı ile ne şekilde verilebileceği düzenlenmiş olup, 7.2 maddesinin 4. Fıkrası ise; “...Alıcı Satıcı'nın kabul edeceği söz konusu güvence bedelini herhangi bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın, Sözleşme tarihine müteakip 7 (yedi) iş günü içerisinde Satıcı'ya ulaştırmayı taahhüt eder. Alıcı'nın söz konusu güvence bedelini/teminatı Sözleşme tarihini müteakip 7 (yedi) iş günü içerisinde ulaştırmaması halinde, Satıcı Alıcı'ya karşı hiçbir tazminat yükümlülüğü doğmaksızın işbu sözleşmeyi herhangi bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın istediği zaman tek taraflı feshetme hakkına sahiptir...” hükmünü havi olduğunu, elektrik piyasasında ekonominin içerisinden geçtiği süreçte yaşanan dalgalanmalar ve maliyet artışları nedeni ile müvekkili şirketin basiretli bir tacir olarak, portföyünü gözden geçirme gerekliliği doğduğunu ve risk teşkil edebilecek (portföyde teminatı/güvence bedeli mevcut olmayan) müşterilerin belirlenmesi gerektiğini, bu inceleme ile, müvekkili şirket nezdinde davalıların yatırmayı üstlendikleri teminat/güvence bedeli yükümlülüğünü yerine getirmediklerinin görüldüğünü, bu hususta kendilerine 24.10.2022 tarihli mail ekinde "İhbarname" gönderilerek, bu güvence bedeli/teminatı ulaştırmaları, aksi halde sözleşmesel hakları kullanma imkanının doğacağının belirtildiğini, ancak verilen süre içerisinde teminat/güvence bedelinin ulaştırılmaması neticesinde davalının 01.12.2021 tarihi itibariyle sözleşmesi feshedilerek müvekkili şirketten elektrik tedariği sonlandırıldığını, davalının sözleşmesel yükümlülüğünü ihlal etmesi neticesinde, sözleşmenin 36 ay devam edeceği taahhüdüne dayalı olarak elektrik alımı yapan müvekkili şirketin zararı söz konusu olduğunu, kaldı ki davalının sözleşmeyi ihlal etmesinin bir sonucu olarak, zarar şartı aranmaksızın sözleşmesel cezai şart kararlaştırılmış durumda olduğunu, CEZAİ ŞARTA YÖNELİK SÖZLEŞME HÜKMÜ: Davalı ile müvekkil şirket arasında imzalanan Sözleşme'nin 9.2. maddesi şu şekildedir: "9.2) Sözleşmenin Satıcı Tarafından Feshi 9.2.1) Alıcı'nın işbu sözleşmenin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi, 9.2.2) Alıcı'nın herhangi bir faturasını son ödeme tarihinden itibaren 15 takvim günü içerisinde ödememiş olması veya 9.2.3) Madde 4.1'de belirtilen ön koşulların sözleşme tarihinden 15 iş günü geçmiş olmasına rağmen sağlanmamış olması halinde, Satıcı işbu sözleşmeyi her hangi bir ihbar ve/veya ihtara gerek olmaksızın sözleşmeden doğan hakları saklı kalmak üzere tek taraflı olarak feshedebilir. Yapılanan Elektrik Enerjisi Piyasası, uzun vadeli planlamalarla, daha ucuz ve güvenli elektrik tedariğini hedeflemektedir. Bu bağlamda Satıcı, Alıcı ile yapmış olduğu sözleşme akabinde uzun vadeli planlamalar yapıp taahhütlerde bulunmaktadır. Alıcı, mücbir sebepler dışında, işbu sözleşme hükümlerine uygun davranmaması sonucunda SATICI'NIN İŞBU SÖZLEŞMEYİ FESHETMESİ HALİNDE, ALICI SATICI'YA, ALICI'NIN HER BİR ABONELİĞİ İÇİN AYRI AYRI SON BİR YIL İÇİNDEKİ FATURALARINDAN EN YÜKSEK BEDELLİ OLAN İKİ AYLIK ELEKTRİK FATURA BEDELLERİ TOPLAMINI CEZAİ ŞART OLARAK ÖDEMEKLE YÜKÜMLÜ OLDUĞUNU KABUL, BEYAN VE TAAHHÜT EDER." "11.4) Feragat Etmeme Satıcı'nın İşbu Sözleşme çerçevesinde kendisine tanınmış hak, yetki ve imtiyazı kullanmaması veya kullanmada gecikmesi bu haklardan feragat ettiği anlamına gelmez ve hakların bir kez veya kısmi olarak kullanımı söz konusu hakkın tekrar kullanımı veya diğer bir hakkın, yetkinin veya imtiyazın kullanımını engellemez.", davalının müvekkili şirket nezdindeki teminat yatırma yükümlülüğünün yerine getirmemek suretiyle 4.1 maddesinde belirtilen ön koşulları sağlamamasına istinaden, yukarıda yazılı açık sözleşme hükmüne dayanarak müvekkili şirket tarafından sözleşme feshedilerek davalı şirkete cezai şart faturası tanzim edilerek gönderildiğini, davalının işbu faturaya --------- Noterliği'nin -------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz ettiğini, müvekkili şirket tarafından gönderilen ---------- Noterliği'nin -------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturanın ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, tarafların tacir olup, müvekkili şirketin mevzuat ve sözleşme gereği işbu sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart talep etme hakkı olduğunu, bu kapsamda benzer dosyalardan alınan bilirkişi raporlarını ekte mahkemenin dikkatine sunduklarını, mahkemece de bilirkişi incelemesi ile müvekkili şirket defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamında araştırma yaptırılarak alacaklarının tespit edilebileceğini, davalı şirketin ve şahsın borca itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve borca haksız olarak itiraz etmiş olması ve müvekkil şirketin alacağının likit olması nedeniyle; borçlunun % 20’den aşağı olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini arz ve talep etme zarureti hasıl olduğunu, müvekkili şirketin alacağının likit bir alacak olduğunu, yargılama neticesinde ortaya çıkabilecek, belirsiz bir alacak olmadığını, zira müvekkil şirketin alacağı faturaya dayalı, somut ve belirli bir alacak olduğunu, davalının tükettiği elektrik bedelinin kendisine fatura edildiğini, davalının bunu ödemediği gibi, müvekkili şirketin alacağına kavuşmasını geciktirmek için dosyaya itiraz ettiğini, icra inkar tazminatının da davalının bu haksız itirazına karşılık olarak getirilmiş bir yaptırım olduğundan bahisle davalı şirketin ve şahsın yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, borçluların % 20’den aşağı olmamak üzere, icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili 27/12/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; USUL YÖNÜNDEN İTİRAZLARI: Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 1. maddesi "Bu Yönetmeliğin amacı; serbest, serbest olmayan ve son kaynak tedariki kapsamındaki tüketicilere elektrik enerjisi ve/veya kapasite satışı ile buna ilişkin hizmetlerin sunulmasında tüketici, tedarikçiler ve/veya dağıtım şirketleri arasındaki iş ve işlemlere esas asgari standart, usul ve esasların belirlenmesidir." şeklinde olduğunu, aynı yönetmeliğin 4. Maddesinde serbest tüketici "Serbest tüketici: Kurul tarafından belirlenen elektrik enerjisi miktarından daha fazla tüketimde bulunması veya iletim sistemine doğrudan bağlı olması veya organize sanayi bölgesi tüzel kişiliğini haiz olduğu için tedarikçisini seçme hakkına sahip gerçek veya tüzel kişiyi," şeklinde tanımlandığını, davacı taraf ile müvekkilinin yapmış olduğu sözleşme "Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi" yapılmış olup müvekkilinin tüketici sıfatına sahip olduğunu, bunun yanı sıra yönetmelikte de belirtildiği üzere müvekkilinin serbest tüketici olduğunu, bu iki husus dikkate alındığında mevcut davanın görevsiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin yapmış olduğu sözleşmenin tüketici işlemi olması ve müvekkilinin tüketici olduğu dikkate alınarak açılan davanın görevsiz mahkemede açılması nedeniyle usulen reddedilmesini talep ettiklerini, ESAS YÖNÜNDEN İTİRAZLARI: Dava Konusu Olayın Özeti: müvekkili şirket adına müvekkili şirket yetkilisi müvekkili -----------, ----------Ş. ile elektrik alımı için görüşmeler sağladığını, yapılan görüşmelerde taraflarına güvence bedeli alınmayacağının sözlü olarak belirtildiğini ve tarafların bu şekilde anlaştığını, tarafların anlaşılan hususlar doğrultusunda 01.01.2022 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, sözleşme metninde yer alan "Sözleşmenin Sona Ermesi Ve Fesih" başlıklı 9. Maddesinin alt maddesi olan 9.1 maddesinde "İşbu sözleşmenin, 4.2'nci maddesinde belirtilen elektrik satışı başlama tarihinden itibaren 12 ay süre ile geçerlidir. Taraflardan herhangi birisi Sözleşme hitam tarihinden altmış (60) takvim günü öncesine kadar Sözleşme'nin feshedileceğine dair yazılı bildirimde bulunmadığı sürece işbu sözleşme aynı şartlarla birer yıl kendiliğinden uzatılmış olur." yer alan hüküm doğrultusunda müvekkilinin, davalı tarafa ---------- Noterliği vasıtası ile 14.10.2022 tarihli ----------- yevmiye numaralı ihtarname ile "-----------Ş. Ünvanlı şirketimizin bünyesinde bulunan ------- olarak ------ Sk. No:--------- adresinde bulunan iş yerimizdeki --------- tesisat nolu elektrik tedariki aboneliğimizi 31 Aralık 2022 tarihi itibari ile sonlandırmak istediğimi tarafınıza ihbaren ve ihtaren bildiririm." şeklinde sözleşmenin yenilenmeyeceğine dair ihbar ve ihtarda bulunduğunu, söz konusu ihtarnamenin tebliğ olduğunu, bu zaman diliminde davacı tarafın tarafların anlaştığı gibi müvekkillerinden güvence bedeli istemediğini ve hizmet sağladığını, 24.10.2022 tarihinde davalı tarafın mail vasıtası ile, yapılan sözleşmede yer alan 7.2 maddesi gereğince teminat verme yükümlülüklerini yerine getirmediklerini bu nedenle güvence bedelini sunmaları için taraflarına 7 iş günü süre verildiğini içeren bir ihbarname gönderdiğini, 02.12.2022 tarihinde ise davalı tarafın mail vasıtası ile "Portföyümüzde bulunan sayaç veya sayaçlarınızın portföyümüzden çıkışı yapılmış olup, 01.12.2022 tarihinden itibaren elektrik tedariğiniz bağlı bulunduğunuz Elektrik Dağıtım firması tarafından yapılacaktır. Bu nedenle, elektrik kullanımı hususunda kaçak durumuna düşmemeniz için ilgili Elektrik Dağıtım Firması ile sözleşme yapmanız gerektiği hususunu tarafınıza ihbaren bildiririz." şeklinde bilgilendirme yaptığını, davacı tarafın her iki ihtarnamede de fesih beyanında bulunmadığını, davacı tarafın müvekkili şirkete, 03.02.2023 tarihinde vergi kayıt sisteminden 01.02.2023 tarihli ------------- Nolu 930.000,00-TL bedelli ceza-i şart bedeli altında fatura gönderildiğini, gönderilen faturaya süresi içerisinde --------- Noterliği vasıtasıyla 06.02.2023 tarihli, -------- yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz edildiğini, müvekkillerine sonrasında ------------ numaralı dosyada icra takibi başlatıldığını, taraflarınca yapılan icra takibine süresi içerisinde itiraz edildiğini ve icra takibi durdurulduğunu, davacı taraf ile ---------- Arabuluculuk Bürosu -------- sayılı dosyada anlaşma sağlanamadığını, davacı tarafın icra takibine itirazın iptalini ve takibin devamına, borçluların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini arz ve talep ettiğini, davacı tarafın açmış olduğu davanın hukuki dayanaktan yoksun olup kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini, şöyle ki; Cevapları: davacı tarafın dava dilekçesinde sözleşmenin güvence bedeli yatırılmaması nedeniyle 01.12.2021 tarihi itibariyle sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmesel yükümlülüğünü ihlal olması nedeniyle sözleşmenin 36 ay devam edeceği taahhüdüne dayalı alarak elektrik alımı yapan davacının zarara uğratıldığının beyan edildiğini, davacının bu beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında yapılan sözleşmenin davacı tarafın da dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu gibi 01.01.2022 tarih başlangıçlı olup 12 ay süreli olduğunu, davacı tarafın çelişkili beyanları ile davasında iyiniyetli olmadığını gözler önüne serdiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde her ne kadar portföyün gözden geçirilmesi neticesinde güvence bedelinin yatırılmadığının tespit edildiğini beyan etmişse de davacı tarafla sözleşme kurulurken yapılan görüşmeler neticesinde güvence bedelinin alınmayacağına yönelik tarafların anlaştıklarını, müvekkilinin aldığı hizmet karşılığında 12 ay boyunca gerekli ödemeleri yaptığını, 10. ayda ise bir sonraki yıl için sözleşmeyi yenilemeyeceğine dair davacı şirkete ihtarname gönderdiğini, ne tesadüftür ki müvekkilinin sözleşmeyi yenilemeyeceğine yönelik beyanı sonrasında müvekkiline sözleşme bitim tarihine iki ay kala tehditvari bir şekilde güvence bedelinin yatırılması için süre verildiğini, genel işlem koşulları ya da genel işlem şartları, önceden hazırlanmış bir sözleşme metni çeşidi olduğunu, müvekkili ile davacının imzalamış olduğu sözleşme metninde yer alan hükümlerin genel işlem koşulları olup TBK 25. Madde "Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz." hükmü dikkate alındığında bu durumun TMK 2. Maddesi olan dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, davacı taraf ile güvence bedelinin sözleşme kurulurken alınmayacağına dair görüşmeler yapıldığını ve davacı tarafın bu durumu doğrular nitelikte müvekkilinin fesih beyan tarihi olan 14.10.2022 tarihine kadar müvekkilinden güvence bedeli talebinde bulunmadığını, kabul etmemekle birlikte her ne kadar davacı tarafın elinde bulunan ve mahkemeye sunulan sözleşme metninde güvence bedeli yatırılacağı belirtilmişse de müvekkili ile yapılan görüşmelerde yatırılmayacağının kararlaştırıldığını ancak aksi sözleşmeye davacı tarafça yazılmadığını, davacı tarafın 10 aylık bir süre zarfında müvekkili ile yapılan görüşmeler doğrultusunda güvence bedeli almamış olmasının sözleşme kurulurken yapılan görüşmeleri doğrular nitelikte olduğunu, davacı tarafın mevcut durumu hal ve davranışları ile kabul ve ikrar etmesine rağmen haksız kazanç elde edebilmek için müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğine dair beyanından sonra sözleşmenin bitimine iki ay kala kötüniyetli bir şekilde bu haksız davayı kötüniyetli bir şekilde açtığının aşikâr olduğunu, güvence bedelinin alınmasının nedenlerinin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği "Güvence Bedeli" başlıklı 19. Maddesinde "(1)Tedarikçi, tüketimi düşük serbest tüketiciden elektrik enerjisi ve/veya kapasite satışına ait ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeme riskine karşılık güvence bedelini anlaşma yapılırken nakit ya da teminat mektubu olarak talep edebilir. Güvence bedelinin peşin ya da taksitlendirme yoluyla alınıp alınmayacağı ve ne zaman talep edileceğine ilişkin hususlar ikili anlaşmada açıkça ifade edilir.(2) Güvence bedeli talebinde aşağıda belirtilen hususlar dikkate alınabilir. Tüketicinin; a) Geçmiş 12 aylık fatura dönemine ait ödeme bilgisinin olmaması, b) Fatura ödemelerinin düzensiz olması, c) Zamanında ödenmeyen borçtan elektriğinin kesilmiş olması." şeklinde belirtilmiş olup aynı yönetmeliğin "Güvence Bedelinin Talep Edilmesi" başlıklı 25. Maddesi 1. fıkrası: "Görevli tedarik şirketi, kullanım yerinin değişmesi ve/veya perakende satış sözleşmesinin sona ermesi veya sözleşmenin feshi halinde, tüketicinin elektrik enerjisi tüketim bedelini ödememesi ihtimaline karşılık olarak, borcuna mahsup etmek üzere güvence bedeli talep eder." şeklinde olduğunu, davacı tarafın güvence bedelini talep etme hakkı olmadığı gibi talep etmesi güvence bedelinin alınma sebebine aykırılık teşkil ettiğini, sözleşmenin bitimine iki ay kala müvekkilinin sözleşmeyi fesih beyanından sonra bu yola başvurulmasının hakkaniyete aykırı olup kanun hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafın sözleşmeyi güvence bedelinin ödenmemesi nedeniyle taraflarınca feshedildiğini ve bu nedenle cezai şartın oluştuğunu iddia ettiğini, sözleşme metninde yer alan "Ödemenin Teminat Altına Alınması" başlıklı 7.2 maddesinde sözleşmenin satıcı tarafından güvence bedelinin verilmemesi halinde ihbar ve ihtara gerek kalmaksızın sözleşmenin satıcı tarafından feshedilebileceği ve satıcının bu doğrultuda alıcının her bir aboneliği için ayrı ayrı son bir yıl içerisindeki faturalarından en yüksek bedelli iki faturayı cezai şart olarak fatura etme hakkına sahip olduğu belirtildiğini, bu maddenin yanı sıra aynı sözleşme metninde "Sözleşmenin Satıcı Tarafından Feshi" başlıklı 9.2 maddenin alt başlığı olan 9.2.3. Maddesinde alıcının sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle satıcının sözleşmeyi feshetmesi halinde alıcının her bir aboneliği için ayrı ayrı son bir yıl içerisindeki faturalarından en yüksek bedelli iki faturayı cezai şart olarak ödeyeceğini alıcının taahhüt ettiğinin belirtildiğini, taraflarınca sözleşmeden doğan tüm yükümlülükler yerine getirilmiş olup aksini kabul etmemekle birlikte belirtmek gerekir ki sözleşme metni dikkate alındığında davacı tarafın cezai şart maddesini uygulayabilmesi için öncelikle taraflarına sözleşmeyi feshettiğine dair iradesini bildirmesi gerektiğini, davacı tarafın, sözleşmenin güvence bedelinin yatırılmaması nedeniyle feshedildiğini belirtmişse de davacı tarafça sözleşmenin feshedildiğine dair herhangi bir beyanın taraflarına bildirilmediğini, tam aksine müvekkili tarafından sözleşme süresi göz önüne alınarak sözleşme bitiş tarihi olan 01.01.2023 tarihten 60 gün öncesinde sözleşmenin yenilenmeyeceğinin taraflarına bildirildiğini, bu doğrultuda müvekkilinin sözleşmeye yönelik iradesini ortaya koyduğunu, davacı tarafın sözleşmeyi fesih iradesini açık ve net bir şekilde belirtmediği için sözleşme satıcının feshi ile sona ermemiş olup sözleşme süresinin dolması nedeniyle yenilenmeyip sona erdiğini, bu nedenle sözleşmeyi ihlali kabul etmemekle birlikte cezai şartın uygulanabilmesi için gerekli olan satıcının fesih beyanı mevcut olmadığından söz konusu talepte doğmayacak olup davanın reddi gerektiğini, TBK 149. Maddede yer alan ceza koşulu ----------sayılı ilamına göre "geçerli bir borcun yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesi ya da belli bir yerde belli bir zamanda yerine getirilmemesi durumunda borçlunun ödemesi gereken fer'i nitelikte götürü bir edimdir." TBK 182. Maddeye göre "asıl sözleşme geçersiz ise ceza koşulu da geçersizdir." Aynı doğrultuda 131. Maddeye göre de asıl borç sona erdiği taktirde feri borç olan cezai şartta sona ereceğini, kazanç elde edilmeye çalışılmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu, müvekkilinin sözleşme gereği ödemesi gereken tüm ödemeleri yaptığını ve sözleşmeyi müvekkilinin yenilemeyeceğine yönelik beyanı doğrultusunda yenilenmeyip sona erdiğini, asıl borç sona erdiğinden feri borç olan cezai şartında mevcut olamayacağını, davacı tarafın kötüniyetli bir şekilde haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini, dosyaya sunulan bilirkişi raporları ve mahkeme kararlarının dava konusu ile alakalı olmayıp sözleşmenin süresi içerisinde feshedilip edilmemesi ve ödenmeyen elektrik faturalarına ilişkin olup yargılamaya esas alınmaması gerektiğini, kaldı ki her dosyanın özünde tek olup esası hakkında dava konusu maddi olaya göre inceleme yapılması gerektiğini, dava ve taleplerini kabul etmemekle birlikte cezai şart talebinin oluştuğunun kabul edilmesi halinde cezai şart miktarının davalının ekonomik mahvına sebep olup olmayacağına dair --------- sayılı ilamı dikkate alınarak cezai şartın indirilmesini talep ettiklerini, yukarıda arz ve izah edilen ve re'sen dikkate alınacak hususlar doğrultusunda öncelikle açılan davanın görevsiz mahkemede açılması nedeniyle usulen reddine karar verilmesini, kabul etmemekle birlikte güvence bedeli kaynaklı cezai şartın davacı tarafça istenebilmesi için fesih iradesini bildirmesi gerektiği ancak bildirilmediği sözleşmenin süresinin bitmesi nedeniyle son bulduğu, taraflarınca yapılan fesih beyanından sonra sözleşmenin bitimine iki ay kala genel işlem koşulu olan madde metni doğrultusunda dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde kazanç elde etmek maksadıyla açılan işbu haksız ve kötüniyetli davanın reddini talep ettiklerinden bahisle öncelikle açılan davanın görevsiz mahkemede açılması nedeniyle usulen reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücreti karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Taraf delilleri toplanmış ve bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.-------- Dosyası: Davaya Konu ---------esas sayılı dosyası incelendiğinde, alacaklısının ---------- Şirketi, borçlularının ---------- Şirketi ve ---------- olduğu, 930.000,00 TL -------- nolu elektrik fatura alacağı (istenen:%5 aylık diğer) ve 96.312,33 TL --------- nolu elektrik faturasının takip öncesi işlemiş faiz alacağı olmak üzere 1.026.312,33 TL toplam alacağın tahsili tarihine kadar yıllık %60 kararlaştırılan sözleşmeler aylık %5 faiz, masraf ve vekalet ücreti ile tahsili, kısmi ödemelerde TBK 100 e göre hesap yapılmasının talep edildiği görülmüştür. Uyuşmazlık konularında ve takip öncesi faiz hesaplaması yapılması için inceleme yapmak üzere nitelikli hesaplamalar uzmanı, mali müşavir ve elektrik mühendisinden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişiler Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı -----------, SMMM ----------- ve Elektrik Mühendisi ----------- 21 Nisan 2024 tarihli raporda özetle; "Sonuç olarak tarafımıza iletilen, tüm dosya münderecatı ve yukarıda paylaşılan bilgiler ışığında nihai karar Sayın Mahkeme'nize ait olmak üzere; Davacı / Davalı tarafından düzenlenen faturaların Davacı / Davalı tarafın Yasal Defterlerinde yer aldığı, defterlerin yasaların emrettiği şekilde tutulduğu, Faturalarla ilgili Mali idareye yapılması gereken bildirimlerin süresinde yapıldığı, Açılış ve kapanış kayıtlarının Kanun öngördüğü süreler içinde yapıldığı, Davacı / Davalı lehine delil olma kuvvetine sahip olduğu, Tarafların mevzuatta ikili anlaşma olarak addedilen tedarik sözleşmesi imzaladıkları, davalının yüksek tüketimli serbest tüketici olduğu, dolayısıyla teminat ve düzenlenen ceza faturası yönü ile mevzuatta ilgili tüketici nezdinde herhangi bir somut hüküm bulunmadığı, mevzuatın sözleşme ve genel hukuk normlarını işaret ettiği, Davaya esas faturalar yönünden temin edilen tüketim verilerine göre yapılan hesaplamada Ağustos 2022 faturası yönünden 2.627,88 TL davalı lehine fark hesaplandığı, Davalı taraf ile davacı arasında 01.01.2022 tarih başlangıçlı olup 12 ay süreli sözleşmenin var olduğu, Davalı tarafından --------- Noterliği, 14.10.2022 tarih ----------- numaralı “bir sonraki yı sözleşmeyi yenilemeyeceğine” dair davacı şirkete ihtarname gönderdiği, Davacı tarafından ----------- adresinden davalı mail adreslerine 2.11.2022 tarihinde davalı şirkete mail yolu ile “Teminatın Tamamlanması konusunda ihbarname” gönderildiği, Taraflar arasında Cari Hesaptan kaynaklı olarak “Cezai şart faturası hariç” Mutabık oldukları, Davacı tarafından paylaşılan Cari hesap ekstresinde yer aldığı üzere, Davacının düzenlediği faturalar için Davalı taraf “----------, Otomatik Kapatma” talimatı ile ödeme yaptığı, Davalının aldığı hizmetten kaynaklı ödemelerini vadesinde banka kanalı ile yaptığı tespit edildiği, Davacının sözleşme yenilemeyeceğine dair noter ihtarından önce, Davalının vadesi geldiği halde Davacı tarafa ödenmemiş faturası olmadığı da göz önüne alındığında, Davacının kalan süre için “Teminatın Tamamlanması” nı talep etmesinin ticari hayatın olağan akışına uygun bir talep olmayacağı, Davacının “Teminatın Tamamlanması” nı talep etmesinin ticari hayatın olağan akışına uygun talep olmadığından Cezai şart faturasının da düzenlenmesini haklı çıkaracak ticari bir durumun olmadığı, Sayın Mahkeme farklı görüşteyse ve sözleşme gereğince Davacının “Cezai şart” talep edebileceği görüşünde ise; KDV açısından Vergiyi doğuran olay olmadığından Cezai şart bedeli hesaplamasında "emsal alınan faturalardan ya da hesaplamada kullanılan birim içerisinde yer alan" kamu idaresine ödenen vergi hariç tutarın hesaplamada dikkate alınması gerekeceği, bu durumda Sayın Mahkeme “cezai şarta” hükmedecek ise tutarın KDV Hariç 788.482,85 TL olabileceği şeklinde hesaplandığı, 01.02.2023 ile 13.02.2023 tarihleri arasındaki aylık %5 orana göre faiz tutarının 18.600,00 TL olarak hesap ve tespit edildiği, İlgili icra dosyasında Davacı tarafından faiz tutarının 96.312,33 TL olarak talep edildiğinin görüldüğü, buna göre talep edilen faiz aylık %5 üzerinden hesap edildiğinde 18.600,00 TL olması gerektiği, Tespit, değerlendirme ve Kanaatine varılmış olmakla birlikte, Yapılan değerlendirmeler sadece usul ekonomisine hizmet etme amacı taşımaktadır, herhangi bir şekilde hukuki görüş beyanı içermemektedir. Bilcümle hukuki tavsif ve değerlendirme münhasıran Sayın Mahkeme'nize ait olmak Üzere, işbu inceleme ve tespitlerimizi Sayın Mahkeme'nizin yüksek takdirlerine sunarız." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :
Dava, Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nin iptali sebebiyle tanzim edilen cezai şart faturasının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasında 01.01.2022 tarihli ve 12 süreli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafça, davalı tarafın teminat / güvence bedeli vermediğinden bahisle sözleşmenin feshedildiği, fesih sonucu tanzim edilen Ceza-i Şart Bedeli faturasına istinaden icra takibi yapıldığı ve takibe itiraz üzerine işbu davanın açıldığı görülmüştür.
Taraf şirketler arasında 01/01/2022 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığı, davalı --------- sözleşmeye 2.000.000,00 TL bedelle kefil olduğu, davalı tarafın sözleşmenin 9 uncu maddesi gereğince 14/10/2022 tarihli ihtarname ile 31 Aralık 2022 tarihi itibariyle aboneliği sonlandıracağını ihtar ettiği, davalı tarafın sözleşme süresi sonunda aboneliği sonlandıracağını ihtar etmesi üzerine davacı tarafça 02/11/2022 tarihli e-posta yoluyla gönderilen ihbarnamede teminat / güvence bedelinin ödenmesinin ihtar edildiği, davalı tarafça teminat / güvence bedelinin ödenmemesi üzerine davacı tarafça sözleşmenin 01/12/2022 tarihinde feshedildiğinin varsayıldığı, sonrasında davacı tarafça 01.02.2023 tarih ve -------- fatura nolu İstisna tipli 930.000,00 TL bedelli Ceza-i Şart Bedeli faturası düzenlendiği, davalı tarafça faturaya itiraz edilmesi üzerine icra takibi yapıldığı ve takibe itiraz üzerine de işbu davanın açıldığı görülmüştür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Dürüst davranma başlıklı 2 nci maddesi "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." hükmünü düzenlemiştir.Taraf şirketler arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme gereği davalı tarafça tüm satış bedellerinin süresinde ve düzenli ödendiği, davalı tarafça sözleşmenin uzatılmayacağının bildirilmesi üzerine davacı tarafça sözleşmenin başlamasının üzerinden 11 ay geçtikten sonra güvence bedelinin istenildiği, davalı tarafça güvence bedelinin ödenmemesi üzerine sözleşmenin fesih olunduğu varsayımıyla ceza-i şart isteminin dürüstlük kuralıyla bağdaşmayacağı anlaşıldığından ceza-i şart istemine ilişkin itirazın iptali davasının reddine (davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebi hakkında kısa kararda karar verilmesi sehven unutulmuş olup kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmamak için gerekçeli kararda karar tesisi yoluna gidilmemiştir) karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davanın REDDİNE,
-
Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 17.526,85 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 17.099,25 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 142.894,36 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
-
Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. (13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca . . . . . . . . bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 05/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19