SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/806 E. 2024/414 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/806

Karar No

2024/414

Karar Tarihi

28 Mayıs 2024

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/806 Esas

KARAR NO: 2024/414

DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)

DAVA TARİHİ: 31/01/2017

KARAR TARİHİ: 28/05/2024

---------- sayılı kararı ile mahkememize gönderilen Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Dava dışı sigortalı ---------Ş.'nin "'--------- Mah.--------- Cad. --------- Sok. ---------- "adresi---------- nolu 09.07.2015-09.07.2016 vade tarihli inşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesi ile müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, sigortalının müvekkili şirkete 08.03.2016 tarihinde yapmış olduğu ihbar neticesinde; anılan adreste ---------- tesisleri "alanında davalının güvenliğini yaptığı sigortalı şantiye'de 07.03.2016 tarihinde----------Ş.'ne ait ve içerisinde çeşitli malzemelerin bulunduğu konteynırda ve prefabrik şantiyede hırsızlık hadisesi gerçekleştiğini, şantiye girişinden 100 m ileride solda bulunan konteynırdan 1 adet kaynak makinesi, 1 adet taşlama makinesi, 1 adet delici hilti, 1 adet matkap, 1 adet çekiç, 1 adet kaynak makinesi, 1 adet kaynak maskesi, yaklaşık 50 metre uzunluğunda kablo; prefabrik şantiye binasının kapısı da zorla açılarak şantiye tesislerine monte edilecek 10 adet klimanın çalındığının görüldüğü, yapılan incelemede, konteynırın kapısının ve kilit kısmının levye türü sert bir cisimle zorlandığı ve kapının açıldığı; hırsızlık hadisesinin meydana geldiğinin anlaşıldığını, ---------- Polis Merkez Amirliği tarafından düzenlenen tutanakta şantiye alanının çevresinin metal saçlarla kaplı olduğu ve girişe göre solda bulunan konteynırda inşaat malzemelerinin olduğu, idari işlerin bulunduğu konteynırda zorlamanın olduğunun tespit edildiği ve fotoğraflandığı, yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda meydana gelen olay neticesinde hasar tespiti yapıldığını, 3.030.94 -EURO hasar tespit edildiğini ve hasar bedelinin müvekkili şirket tarafından sigortalıya ödendiğini, sigortalı ile müvekkili şirket arasında mün'akit ve delil anlaşması mahiyetinde olan Sigorta Poliçesi Umumi Şartları ve Türk Ticaret Kanunun 1481. Maddesinin amir hükmüne göre müvekkili şirketin hasar bedelini ödedikten sonra sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalı -----------Ş, saha güvenliğini sözleşmede belirtildiği gibi sağlamak ve muhafaza etmekle yükümlü olup, sözleşmeye göre hatasından kaynaklanan bir zararın da kendileri tarafından giderileceğinin kesin olduğunu, bu nedenle yapılacak araştırma ve sunulu deliller doğrultusunda, dava konusu hasardan davalının kusur ve sorumluluğunun mevcut olduğunun tespit edileceğini beyan ile, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 3.030,94-EURO 'nin tazminatın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacının 31.1.2017 tarihinde açtığı dava ile müvekkili şirketin güvenlik hizmeti verdiği --------- Mah. --------- Cad. --------- Sok. ---------- adresinde bulunan ------------- Tesisleri alanında 7.3.2016 tarihinde gerçekleşen hırsızlıkla ilgili meydana gelen zarardan dolayı müvekkilinin kusurlu olduğunu iddia ettiğini, bu kapsamda söz konusu hırsızlığa bağlı olarak oluşan zararların karşılanması için 3.030.94 EURO maddi tazminatın tahsilini talep ettiğini, Sayın Mahkemenin yetkisinin bulunmadığı, yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından ileri sürülen hasara ilişkin tüm taleplerin zamanaşımına uğramış olup, zamanaşımı defi bulunduğunu, zamanaşımı defi doğrultusunda işbu haksız davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının Sigortalısı ----------Ş.'nin---------- Mah. ---------- Cad.---------- Sok.--------- adresinde inşaat tüm riskler poliçesi ile davacı nezdinde sigortalı olduğunu, anılan adresteki sigortalı şantiyede 07.03.2016 tarihinde yaşanan hırsızlık nedeniyle sigortalısına 3030.94 EURO hasar bedeli ödemesi yaptığını, müvekkili Şirket tarafından hasara sebebiyet verildiği iddiası ile hasar miktarının rücuan ödenmesini talep ettiğini, ----------- tarafından anılan tarihte ya da öncesinde müvekkili Şirkete konuyla ilgili hiçbir bilgilendirme yapılmadığını, hiçbir talepte bulunulmadığını, projede görevli güvenlik görevlilerimizin de aynı şekilde bir bilgisi olmadığının tespit edildiğini, nihayet hasara konu hırsızlığın müvekkili şirketin hizmet verdiği görev alanının dışında olduğunu, bu nedenle Sigortalı tarafından Müvekkili Şirkete herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını, olay ile müvekkili Şirketin hiçbir ilgisi olmadığının anlaşıldığını, müvekkili Şirket ile dava dışı sigortalı arasındaki "geçici güvenlik hizmet sözleşmesi"nin yalnızca "-------- Mah ---------- Cad No: -------- ----------" adresindeki inşaat alanını kapsadığını, bahse konu hasarın ise Müvekkili Şirketin görev alanı dışında bulunan "inşaat alanı dışındaki kamp alanında (işçilerin barındığı, malzemelerin bulunduğu...)" meydana geldiğinin görüldüğünü, bahsi geçen kamp alanında hasar tarihi itibariyle müvekkili Şirket tarafından herhangi bir güvenlik hizmeti verilmediğini, belirtilen alanda müvekkili Şirketin herhangi bir güvenlik faaliyeti olmadığını, özel güvenlik hizmetinin, her kişinin istediği şekilde istediği zamanda alabileceği bir hizmet olmadığını, 5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun gereğince, hizmet verilecek adresin açıkça sınırlanarak belirlendiği ve yalnızca bu alana Valilik tarafından verilen özel güvenlik izin belgesinde belirlenen sayıda güvenlik görevlisi ile verilen bir hizmet olduğunu, yani Valilik Özel Güvenlik izin belgesinde ve daha da önemlisi taraflar arasındaki özel güvenlik sözleşmesinde belirtilen hizmet yerinin dışında hizmet verilmesinin kanunen mümkün olmadığını, ifadesi alınan "-----------" adlı şahsın, hırsızlığın meydana geldiği kampta bekçilik yaptığını beyan ettiğini, adı geçen kişinin müvekkili Şirket çalışanı olmayıp, hiçbir şekilde müvekkili Şirket ile bir ilişkisi de bulunmadığını, ----------- kayıtları ile bu hususun rahatlıkla tespit edilebileceğini, tamamen dayanaksız ve haksız biçimde eksper raporunda, adı geçen şahsın güvenlik görevlisi olarak nitelendirildiğini, kendisinin işçilere çay demlediği andaki boşluktan yaralanan hırsızların fiili gerçekleştirdiğinin belirtildiğini, her bekçinin, "güvenlik görevlisi" de olmadığını, bekçi olarak görev yapan ve kusuru ile hırsızlık arasında illiyet bağı kurulan -----------, bizzat dava dışı sigortalının ya da bir taşeronunun sıradan bir işçisi olduğunu, müvekkili Şirketin güvenlik hizmeti vermediği alanda, dava dışı sigortalı ya da taşeronu tarafından bekçilik yapmakla görevlendirildiğinin anlaşıldığını, eksper raporunda bekçiden güvenlik görevlisi olarak bahsedilse de, bu durumun ------------ yetersizliğine bağlı "maddi hata' olarak değerlendirildiğini, eksper raporunda bekçi ile işveren arasındaki ilişkiden de bahsedilmediğini, rücu imkanının ise bulunmadığını, tüm bu açıklamalara rağmen hangi sebeple işbu haksız davanın açıldığının anlaşılamadığını, müvekkili Şirketin güvenlik hizmeti verdiği alanın dışında meydana gelen hasar sebebiyle hiçbir sorumluluğunun olmadığını, halefiyet ilkesi gereğince rücu şartları gerçekleşmediğini, davacının ileri sürdüğü maddi zarara ilişkin olarak zararını kanıtlayıcı fatura ve benzeri hiçbir yazılı delil ibraz etmediğini, dava dilekçesinde 3.030,94 EURO maddi tazminat talebinde bulunan davacının, işbu talebine ilişkin olarak açıklayıcı hiçbir yazılı delil ibraz edemediğini, davacının ödeme tarihinden itibaren faiz talebinin yersiz olduğunu, işbu davada uygulanacak faizin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden ibaret olduğunu beyan ile, öncelikle Yetki itirazları doğrultusunda davanın reddini, aksi halde zamanaşımı ve diğer itirazlar doğrultusunda davacı tarafından açılan işbu haksız davanın ve taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini, talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE : ----------ş. , ----------ş'ye, müzekkere yazıldığı görüldü. Mahkememizce alınan 18/03/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle;

" Teknik Yönden ; Dava konusu cihaz ve malzeme tutarının 5.530,94 EURO olabileceği,Güvenlik Yönünden; Dosya içeriğindeki eksiklikler ve giderilemeyen çelişkiler nedeniyle bu aşamada tarafların meydana gelen hırsızlık olayında kusurlarının olup olmadığı hakkında görüş ve kanaat belirtmeye yeterli bilgi, bulgu ve belgenin bulunmadığı,

Sigorta Yönünden;Hırsızlık fiiline konu ikinci konteyner ile ilgili olarak, poliçe özel şartlarında getirilen tutma ödevinin sigortalı tarafından ifa edilmediği, yine bu konteynerdeki hırsızlığın genel şartlarda aranan şekli ile ifa edilmediği, bu halde yukarıda <1.Nolu Tablo> ilk yedi maddede kalan ekipmanın çalınmasının poliçe kapsamı dışında kaldığı ve Davacı ---------- bu ekipmanlar için Sigortalısına yaptığı ödemesi olduğu ve Davacı --------- bu malzemeler yönünden aktif husumet ehliyeti vermeyeceği,(4) adet klimanın bulunduğu idari konteynerin zorlama ile açıldığı ve hırsızlığın bu kısmının poliçe kapsamında olduğu, yukarıda teknik bölümde dört adet klimanın değeri 5.040,03.€ olarak belirlendiği, nda İse bu değerin 5.030,86.€ olarak belirlendiği ve Davacı --------- Sigortalısı na bu değer üzerinden ödeme yaptığı, bu halde tenzili muafiyet değeri olan 2.500.€ düşüldüğünde, davacı ----------- Sigortalısına klimalar için yaptığı ödemenin (5.030,86.€-2.500.€-) 2.530,86.€ Jİluk kısmının poliçe özel şartları ile hırsızlık sigortası genel şartları kapsamında kaldığı ve Davacı ----------- bu kısım için TTK1481 maddesine göre kanuni halef olduğu ve aktif husumet ehliyeti kazandığı,Sigortalı ile Davalı Securitas arasındaki sözleşmenin başlıklı 5.,maddesinde sözleşmenin 05.09.2015-16.11.2015 tarihleri arasında muteber olduğu açıklandığı, ancak hırsızlık olayının, sözleşmenin bitim tarihinden sonra 08.03.2016 tarihinde olduğu, diğer yandan kolluk güçlerinin Davalı çalışanı özel güvenlik görevlilerinin ifadesine başvurmadığı, sadece ----------- adında gece bekçisinin ifadesine başvurduğu, dosyada davalı ---------- 08.03.2016 hırsızlık tarihi itibarı ile ediminin devam ettiğini tevsik eden bir belge olmadığı, ancak Davalı ------------ cevap dilekçesinde, 08.03.2016 tarihinde ediminin sonlanmış olduğunu da savunmadığı,08.03.2016 hırsızlık tarihinde Davalı ----------- güvenlik hizmet edimi devam ediyor ise bu edimin sigortalı ve/veya yükleniciler tarafından sağlanan bekçi ile ortak yürütüldüğü, diğer yandan olay anında sigortalı ve/veya yüklenici adına bekçi olarak görev yapan ----------- “şantiye giriş ve çıkışlarında bulunan kapıların kapanmadığı ve güvenlikli olmadığını söylediğini” beyan ettiği, tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde Davalının sorumluluğu yönünden değerlendirmenin Sayın Mahkemenin taktirinde olduğu" hususları tespit edilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, sigortalanan iş yerinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472 maddesi uyarınca rücuen tazmini istemine ilişkin tazminat davasıdır. Mahkememizce 09/05/2019 tarih ve --------- Esas ve ---------- Karar sayılı ilamla "Dava, davacı sigorta şirketinin sigortalısına ait iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesi kapsamında yapmış olduğu ödemenin, olayda kusuru olduğu iddia edilen davalı güvenlik şirketinden tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, -Sigortalıya ait iş yerinde meydana gelen hırsızlık hadisesinden dolayı sigortalının zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış olması halinde miktarının ne kadar olduğu,Sigortalı iş yerinin güvelik hizmetinin davalı şirket tarafından yerine getirilip getirilmediği,Hasarın poliçe kapsamında teminat altına alınıp alınmadığı,-Davalı güvenlik şirketine rücu şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş olması halinde miktarın ne kadar olduğu

hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.Davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısı olan -----------Ş. Adına düzenlenen 09/07/2015 - 07/09/2017 vadeli İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesi düzenlenmiştir.Sigortalı ----------Ş.ti'ne ait "---------- Mah. --------- Cad. No:--------- -----------" adresinde 07/03/2016 tarihinde hırsızlık olayı meydana gelmiştir. Sigortalıya ait 5530,94 Euro bedelli malların çalındığı tespit edilmiştir. -Sigortalıya ait iş yerinde meydana gelen hırsızlık hadisesinden dolayı, sigortalının zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış olması halinde miktarının ne kadar olduğu: Sigortalı ----------Ş.ti'ne ait "---------- Mah. --------- Cad. No:---------- ------------" adresinde 07/03/2016 tarihinde hırsızlık olayı meydana gelmiştir. Sigortalıya ait 5530,94 Euro bedelli malların çalındığı tespit edilmiştir. Bilirkişi ---------- tarafından yapılan değerlendirme sonucunda malların değerinin 5530,94 Euro olduğu anlaşılmıştır. -Sigortalı iş yerinin güvelik hizmetinin davalı şirket tarafından yerine getirilip getirilmediği: Sigortalı -----------Ş.ti tarafından gönderilen 12/11/2015 tarihli "Geçici Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi"nde, güvenlik sağlanacak olan yer --------- Mah. ---------- Cad. No:--------- ---------- olarak belirlenmiştir. 11/09/2015 tarihli sözleşme ile 12/11/2015 tarihli sözleşmede belirtilen adreslerin aynı yerler olduğu bilirkişi tarafından beyan edilmiştir. Ayrıca davalı şirket tarafından ---------- Emniyet Müdürlüğü Özel Güvenlik Şube Müdürlüğü'ne gönderilen 19/04/2016 tarihli "proje sonlandırma bildiriminde güvenlik hizmetinin 14/04/2016 tarihinde sonlandırılmış olduğu belirtilmiştir. Bu durumda hırsızlık olayının meydana geldiği tarih itibariyle sigortalıya ait iş yerinin güvenlik hizmetinin davalı tarafından verildiği tespit edilmiştir. -Hasarın poliçe kapsamında teminat altına alınıp alınmadığı: Hasar davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısı ----------Ş. Adına 09/07/2015 - 07/09/2017 vadeli İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesinin geçerli olduğu dönem içerisinde meydana gelmiştir. Poliçede ---------- nolu kloz ve özel şart ile inaaşt/montaj malzemeleri, ekipmanları ve iş makinaları için hırsızlık teminatı verilmiştir. Yine özel şartlarda, malzemelerin depolandığı alanın etrafının çitle çevrilmesi ve 24 saat boyunca güvenlik/bekçi denetimi altında tutulması; yerine monte edilmemiş inşşat ve montaj malzemelerine ilişkin hırsızlık hasarlarının ödenebilmesi için ise bu malzemelerin kapalı yerde kilit altında, açık alanda ise etrafı dışarıdan girişi engelleyecek biçimde çevrilmiş ve bekçi korumaları yerlerde depolanmış olması öngörülmüştür. Hırsızlık fiiline konu ikinci konteyner ile ilgili olarak, poliçe özel şartlarında getirilen tutma ödevinin sigortalı tarafından ifa edilmediği, yine bu konteynerdeki hırsızlığın genel şartlarda aranan şekli ile ifa edilmediği, bu halde bilirkişi raporunda 1.Nolu Tabloda ilk yedi maddede kalan ekipmanın çalınmasının poliçe kapsamı dışında kaldığı ve Davacı ------------ bu ekipmanlar için Sigortalısına yaptığı ödemesi olduğu, fakat 4 adet klimanın bulunduğu konteynerin zorlama ile açıldığı hasarın 5030,86 Euro kısmının teminat kapsamında olduğu anlaşılmıştır.Davalı güvenlik şirketine rücu şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş olması halinde miktarın ne kadar olduğu: Davacı ---------- Sigortalısına ödeme yaptığı, bu halde tenzili muafiyet değeri olan 2.500.€ düşüldüğünde, davacı ----------- Sigortalısına klimalar için yaptığı ödemenin (5.030,86.€-2.500.€=) 2.530,86.€ luk kısmının poliçe özel şartları ile hırsızlık sigortası genel şartları kapsamında kaldığı ve Davacı ---------- bu kısım için TTK1481 maddesine göre kanuni halef olduğu ve aktif husumet ehliyeti kazandığı, davalı güvenlik şirketinin, sigortalı ile aralarında sözleşmede belirtilen edimini gereği gibi yerine getirmediği ve hasarın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, 2.530,86.€ luk bedelden sorumlu olduğu, temerrütün 25/10/2016 tarihinde gerçekleştiği, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçeleriyle "1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 2.530,86 Euronun 25/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 4a maddesi uyarınca kamu bankalarınca euro cinsinden 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanarak (taleple bağlılık kuralı gereğince yasal faiz oranını geçmemek üzere) DAVACIYA ÖDENMESİNE, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE," hükmedilmiş, ----------- sayılı ilamı ile "Dava, sigortalanan iş yerinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472 maddesi uyarınca rücuen tazmini istemine ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısı olan ----------Ş. adına düzenlenen 09/07/2015 - 07/09/2017 vadeli İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesi düzenlendiği, riziko adresinin, sigortalı ------------ şirketinin ----------- bulunan inşaat alanı olduğu, 07/03/2016 tarihinde sigortalı inşaat alanında meydana gelen hırsızlık nedeniyle sigortalıya yapılan 3.030,94 Euro ödemenin, hırsızlığın meydana geldiği yerde güvenlik hizmeti vermekle yükümlü davalı güvenlik şirketinin kusurlu olduğu iddiasıyla rücuen tazmini amacıyla işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK.nın 1472.maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Düzenlemede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği belirtilmiştir. Somut olayda, sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalı şirkete hasar bedeli ödenmiş olmakla birlikte tek başına hasar bedelinin ödenmiş olması davalının sorumluluğunu gerektirmeyeceğinden davalının sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekecektir. Taraflar arasında, sigorta poliçesi ve içeriği konusunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, meydana gelen hasardan davalının sorumlu olup olmadığıdır.Somut olayda; 08/03/2006 tarihinde hırsızlık olayın gerçekleştiği şantiye sahasının ön güvenlik tedbirlerinin alınması konusunda dava dışı sigortalı ----------- şirketi ile davalı şirket arasında 11/09/2015 tarihli Geçici Güvenlik Hizmeti Sözleşmesi düzenlenmiş olup dava dışı sigortalıya ait ----------- Mah. ---------- Cad. Adresinde bulunan Şubesi içerisinde özel güvenlik izni çıkıncaya kadar geçecek sürede müşteriye ait malların, çalışanların, katılımcıların ve ziyaretçilerin huzur ve güven içinde bulunması, kötü niyetlilerin huzura, mala, cana olabilecek tecavüzlerinin, yasaların ve görevin ifası için tahsis edilen personel sayısı ve ekipmanların dahilinde caydırılarak ön güvenlik tedbirlerin tedbirlerin alınması kararlaştırılmış akabinde 12/11/2015 tarihli yenilenen sözleşme ile 11/09/2015 tarihli sözleşmesinden farklı olarak, ---------- Mah. ----------- Cad. Adresinde bulunan ibaresinden sonra " inşaatı halen devam eden yeni tesisin" ibaresinin eklendiği görülmüştür. Davalı vekili gerek cevap gerek istinaf dilekçesinde, hırsızlığın müvekkili şirketin hizmet verdiği görev alanının dışında bulunan inşaat alanı dışındaki kamp alanında, işçilerin barındığı, malzemelerin bulunduğu alanda meydana geldiğini iddia etmiş ise de gerek 11/09/2015 tarihli gerekse de yenilen 12/11/2015 tarihli sözleşmede, hizmetin ifa edileceği yerin, şantiye alanının tamamını kapsadığı, davaya konu çalınan klimaların bulunduğu prefabrik şantiye binasında bulunduğu tüm şantiye alanının tamamını kapsadığı anlaşılmıştır. Kaldi ki davalı şirketin ----------- Valiliği'ne hitaben 19/04/2016 tarihli " ---------- Mah. ---------- Cad. ----------- adresinde bulunan --------- şantiyesine verilen güvenlik hizmetinin 14/04/2016 tarihinde sonlandırıldığına" ilişkin yazısından güvenlik hizmetin tüm şantiye alanı içerisinde ifa edildiği anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Ancak, düzenlenen hizmet sözleşmesinde; davalı elamanların görevi, polis vb. Kolluk ve güvenlik kuvvetlerinin yetki alanlarının dışında kalan ön güvenlik tedbirlerini almak ve resmi görevlilerinin müdahalesi gerektiren konularda derhal en yakın resmi güvenlik kuruluşuna başvurmakla sınırlı olarak her vardiyada 2 özel güvenlik görevlisi görev yapacak şekilde genel toplamda 6 özel güvenlik görevlisi ile hizmet verileceği kararlaştırılmış olmakla hırsızlığın nasıl gerçekleştiği, davalı güvenlik şirketinin ve çalışanların kusurunun bulunup bulunmadığı hususunda bir araştırma yapılmadığı anlaşılmıştır.Dosyaya ibraz edilen şantiye alanında bekçilik yaptığını ifade eden ---------- kolluktaki vermiş olduğu " şantiye alanında bekçilik yaptığını olay günü 05.30 sıralarına kadar şantiye alanı içerisinde devriye attığını, daha sonra şantiye alanına gelen işçilerin kahvaltılarını yapmaları için çay ocağına giderek çay ocağının fişini elektriğe takmak için bir süre şantiye alanından ayrıldığını, ardından kulübeye geçerek nöbetine devam ettiğini, daha öncesinde şantiye yetkililerine şantiyenin giriş ve çıkışlarında bulunan kapıların kapanmadığını ve güvenlikli olmadığını belirtmesine rağmen herhangi bir tedbir alınmadığını, aynı gün saat 06.00 sıralarında kulübede oturduğu sırada, şantiyenin çıkış kapısından sürücüsünü ve plakasını göremediği ---------- renkli------------ model bir aracın çok hızlı bir şekilde şantiyeden çıktığını gördüğünü, ilk etapta bu aracın şantiyeye işçi getirdiğini düşünerek dışarı çıktığını ancak kimseyi göremeyince kulübeye geri döndüğünü, daha sonra 07.00 de mesaisinin bittiğini ve istirahate çekildiği sırada, saat 08.00 sularında kendisini aradıklarını ve şantiyede bulunan konteynırlar da hırsızlık olduğu söylendiği " şeklindeki beyanda bulunduğu gönülmüştür.O halde, dosyadaki mevcut bilirkişi heyeti marifetiyle, gerektiğinde şantiyede bekçilik yaptığını ifada eden ----------- refakata alınarak hırsızlığın gerçekleştiği mahalde keşif yapılarak hırsızlık olayın nasıl gerçekleştiği araştırılarak bekçi ------------- davalı çalışanı olup olmadığı, vardiya sırasında 2 güvenlik görevlisinin görev yapıp yapmadığı, sözleşmede kararlaştırılan ön güvenlik tedbirlerin ne şekilde alındığı, davalının hizmetin ifasında kusuru bulunup bulunmadığı, davalının da alması gereken tedbir ve önlemler olup olmadığı, hırsızlık olayında hangi tarafın ne şekilde önlem aldığı gözönüne alınarak tarafların kusur oranlarını belirleyen bir ek rapor alınması ve oluşan kusur durumuna göre doğan zarar tutarı belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır." gerekçeleriyle mahkememiz ilamı kaldırılmış, dosya yukarıdaki esasa kaydedilmiştir. Mahkememizce dava konusu yerde 12/01/2024 tarihinde keşif yapılmış, "Olayın gerçekleştiği tarihte şantiye olduğu ileri sürülen alanda hali hazırda ---------- şirketine ait hizmet binasının bulunduğu, olay yerinin olay tarihine nazaran değişmiş olduğu" gözlemlenmiş ve tespit edilmiştir.Tanık ------------ dinlenmesi adresinin tespit edilememesi nedeniyle ve tarafların tanığı keşif günü hazır etmemesi nedeniyle mümkün olmamıştır. Dava konusu olayın ---------- Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma konusu olduğu tespit edilmiş, soruşturma neticesinde failin tespit edilememesi nedeniyle soruşturma dosyasının daimi aramaya alınarak zamanaşımı bürosuna gönderildiği, daimi aramanın halen devam ettiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce yukarıda ortaya konulan 09/05/2019 tarih ve ---------- Esas ve ---------- Karar sayılı hükme karşı davacının istinaf talebinin bulunmadığı görülmüş, anılan hükmün miktar, temerrüt tarihi ve faiz oranı bakımından davalı nezdinde usulü kazanılmış hak teşkil ettiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan keşif sonucunda alınan (güvenlik uzmanı) bilirkişi raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın sigortalanan iş yerinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472 maddesi uyarınca rücuen tazmini istemine ilişkin tazminat davası olduğu, yukarıda da ortaya konulduğu gibi istinaf ilamı doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda davalının zararın gerçekleşmesinde kusurunun bulunduğu hususunda yapılan kaldırma ilamı öncesi tespitte bir değişikliğe gidilmesini gerektirecek başkaca delil tespit edilemediği, zira istinaf ilamının gereklerini yerine getirmenin aradan geçen süre, arazinin yapısının değişmiş olması, tarafların istenilen hususlara ilişkin hiçbir delil sunamamış olması, soruşturma dosyasında davalının savunmalarını destekler bir tespit bulunmaması dikkate alınarak mümkün olmadığı, mevcut delil durumu itibariyle hüküm tesisine gidilmesi gerektiği, davalının zararın gerçekleşmesinde kusurlu olduğu, bu noktada davalının kusursuzluğunu ispatlamakla mükellef olduğu, bu yönde bir delil ibraz edemedği, davalının hırsızlığın olduğu alanının kendi güvenlik sağladığı bölümün dışında gerçekleştiği itirazı olsa da, yukarıda ortaya konulan istinaf ilamında davalının bu yöndeki istinaf taleplerinin reddine karar verilerek anılan hususun usulen kesinleştiği, bu sebeple bu savunmaya itibar edilemeyeceği, yine kaldırma ilamı öncesinde alınan bilirkişi raporları uyarınca davalının zararın 2.530,86 Euro kısmından sorumlu olduğu, alacağa (istinafa konu edilmediğinden kesinleşmesi de dikkate alınarak) 25/12/2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca euro cinsinden 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı (taleple bağlılık kuralı gereğince yasal faiz oranını geçmemek üzere) faize hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,

  1. Davanın KISMEN KABULÜ ile, 2.530,86 Euro'nun 25/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca euro cinsinden 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanarak (taleple bağlılık kuralı gereğince yasal faiz oranını geçmemek üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

  2. Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (2.530,86 Euro x dava tarihindeki kur 4,1119 = 10.406,64 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 710,87 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 212,84 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 498,03 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

  3. Davacı tarafça yapılan 248,84 TL dava açma masrafı, 1.912,35 TL keşif harcı ve 6.865,00 TL bilirkişi/ulaşım/posta masrafından ibaret 9.026,19 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (2.530,86/3.030,94) göre 7.536,94 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

  4. Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,

  5. Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (2.530,86 Euro x dava tarihindeki kur 4,1119 = 10.406,64 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 10.406,64 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (500,08 Euro x dava tarihindeki kur 4,1119 = 2.056,27 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 2.056,27 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hukukiTazminat)reddine"kısmenincelemeödenmesineasliyeticaretkabulüdavacıyamahkemesiiddiagerekçedeğerlendirme(RücuenhükümTazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim