İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/909 E. 2024/342 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/909
2024/342
9 Mayıs 2024
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/909
KARAR NO: 2024/342
DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/12/2023
KARAR TARİHİ: 09/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilinin 35.993,48-TL alacağı için 15/04/2015 tarihli fatura kesildiğini, davalı-borçlunun muaccel borcunu ödememesi üzerine taraflarınca ------- İcra Müdürlüğü'nün -------- E. dosyasından ilamsız icra takibine geçildiğini, borçlu-davalı 'borçlu olmadığı' itirazında bulunduğunu, -------- E. dosyasında ikame edilen itirazın iptali davasının kısmen kabul edildiğini, davalı-borçlunun istinaf başvurusu üzerine ------ Hukuk Dairesince, ------- Şti- yerine sehven --------Şti- adına yapılan takibin ve ikame edilen davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğine kesin olarak hükmedildiğini, B.A.M.'ın kesin kararı sonrasında taraflarınca ------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. sayılı dosyasından takibe geçilmiş ve davalı-borçlunun asıl borcunu kabul etmiş ve faize ise itiraz etmiş olduğunu, nihayetinde davalı-borçlunun, 15/04/2015'de muaccel olan borcunu, 8,5 yıl sonra 23/10/2023'te icra takibi ile ödediğini beyanla borçlunun temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olması halinde, müvekkilinin mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki farkın (şimdilik: 35.000,00-TL.) dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıca ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Alacaklının faiz talep edebilmesi için gerekli temerrüde düşürme zorunluluğunun yerine getirilmemiş olduğunu, davacı tarafın müvekkilini temerrüde düşürmediğinin farkında olduğundan, zorlama bir şekilde aradaki ilişkiyi tedarik sözleşmesi gibi nitelendirmeye çalışarak haksız taleplerine hukuki zemin oluşturmaya çalışmakta olduğunu, davacının yanlış icra takibi açmasında müvekkilinin kusuru bulunmadığından iddia edilen zarardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmayacağını, davacının tazminat talebine ilişkin yasal şartların oluşmamış olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, alacağın zamanında tahsil edilememesinden kaynaklı munzam zarar istemine ilişkindir. Munzam zarar, para borçlarında borçlunun temerrüdünün bir sonucu niteliğinde olup TBK.m.122 hükmünde düzenlenmektedir. Munzam zarar için aranan şartlardan ''zarar'' kavramı önem taşımaktadır. TBK .m.122/1 de ''temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa '' ifadesi ile temerrüt faizini aşan bir zararın doğması gerektiğini açıkca belirtmiş ancak zararın türü ve niteliği hususunda bir açıklık bulunmayıp genel esaslara göre bir değerlendirme yapılması gerekmiştir. Zarar dar anlamda maddi zararı ifade etmek için kullanılır. Malvarlığındaki eksilme , alacaklının , zarar veren davranıştan sonra malvarlığının mevcut hali ile bu olay meydana gelmeseydi göstereceği hal arasındaki farkı ifade eder.Munzam zarar da maddi bir zarardır. Munzam zarar tazmininin istenebilmesi için alacaklının temerrüt faizi ile karşılanamayan , onu aşan bir zarara uğramış olması gerekir. Bu itibarla , zararın miktarı işlemiş toplam temerrüt faizi miktarından az veya ona eşitse, tazmini gereken aşkın bir zararın varlığından söz edilemez. Bu halde, alacaklı, toplam zararının temerrüt faizinden yüksek olduğunu ispat ederse , hem temerrüt faizini hem de bunun üzerindeki aşkın zararı birlikte veya ayrı ayrı isteyebilir. Bu noktada ispat yükü önem taşır. Yargı içtihatlarına göre davacının lehine munzam zarara hükmedebilmesi için davacının bu zarara uğradığını kanıtlaması gerekir.Örneğin, davacının bankadan kredi almış olması ve buna faiz.vs. Ödemede bulunması munzam zarara hükmedilmesine yeterli olmamaktadır.
Borçlunun temerrüde düşmesi veya temerrüt faizi ödemesi için kusur şart değildir.Munzam zararın tazmini ise temerrüdün kusura bağlı sonuçlarından biridir.TBK m.122 de alacaklı yararına bir kusur karinesi kabul edilmiştir.Borçlunun sorumluluktan kurtulması için kendisinin temerrüde düşmekteki kusursuzluğunu ispat etmesi gerekir. Yargıtayın yargılamanın gecikmesi yüzünden munzam zararın tazminine hükmedilmemesi yönünde kararları vardır.Munzam zararın ispatı konusundaki en önemli husus, yüksek enflasyonun sebep olduğu para değerindeki düşmenin temerrüt faizinden fazla olması halinde enflasyonun aşkın zarar olup olmadığıdır.------- --------- Hukuku'nda savunulan, --------- Hukuku'nda hakim olan görüşe göre , borçlunun temerrüdü esnasında enflasyon sebebiyle meydana gelen ve paranın alım gücünün azalması şeklinde ortaya çıkan değer kayıplarının munzam zarar olarak değerlendirilmesi şartların bulunmasına bağlıdır.Yani, bu konuda alacaklı zararı somut olarak ispat külfeti altındadır. Bu itibarla , alacaklının munzam zararı isteyebilmesi için parayı zamanında elde etmiş olsaydı onu değer kaybından etkilenmeyecek biçimde değerlendirebileceğini ispatlaması gerekir.Alacaklı herşeyden önce temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olduğunu ve bunun miktarını ispatlamalıdır. Söz konusu ispat külfetini yerine getirirken alacaklı herhangi bir ispat kolaylığından veya fiili karineden yararlanamaz. Alacaklı munzam zarara yönelik mevcut tüm somut delilleri ibraz etmelidir. Çünkü , elde edilen paranın hemen değer kaybını önleyecek şekilde değerlendirileceğine yönelik bir hayat tecrübesi kuralı mevcut değildir. Tam tersine, para zamanında ödenseydi, para alacaklının elinde iken yine aynı değer kaybına uğrayacaktı. Yargıtayın yerleşik içtihatları uyarınca yüksek enflasyon , döviz kurundaki artış, piyasadaki faiz oranlarının yüksek olması alacaklıyı munzam zararın gerçekleştiğini ispat yükünden kurtarmaz. ''...Başka bir anlatımla yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu davacıyı ispat yükünden kurtarmaz.Aksinin kabulü halinde 3095 sayılı kanun ile diğer kanunlardaki faizle ilgili hükümlerin uygulanması sonuçsuz kalacaktır....'' Talebe konu munzam zarar iddiası hukuki niteliği itibariyle, borçlu temerrüdü nedeniyle uğranılan ve temerrüt faizini aşan zarar olup, her ne kadar alacaklının temerrüt nedeniyle uğradığı ve temerrüt faizini aşan bakiye zararını borçludan tahsilini talep hakkı bulunmakta ise de, talebe konu tarihte yürürlükte olan ve somut olaya uygulanması gereken TBK kapsamında öngörülen faizi aşan zararın cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri gibi genel ekonomik olumsuzluklar dışında davacının durumuna özgü, somut vakıalarla ispatlanması gereken bir zarar türü olup,, uyuşmazlıkta ispat külfeti üzerinde olan davacı talep konusunu somut verilerle açıklayamadığından ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60. TL harcın, davacı tarafından yatırılan 597,72. TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 170,12. TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen yargılama giderinin DAVACININ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
-
Davalı vekili lehine AAÜT tarifesine göre hesaplanan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
-
Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. (13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca . . . . . . . bütçesinden ödenen 3.120,00. TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 09/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32