SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1571 E. 2024/314 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2014/1571

Karar No

2024/314

Karar Tarihi

30 Nisan 2024

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2014/1571 Esas

KARAR NO: 2024/314

DAVA: Menfi Tespit

DAVA TARİHİ: 09/10/2014

KARAR TARİHİ: 30/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: -------- yılına kadar -------- Kooperatifinin yönetim kurulunda bulunan davalının almış olduğu vekaletnameye istinaden 16/01/2000 tarihine kadar kurucusu olduğu -------- Kooperatifinin genel koordinatörlüğünü yürüttüğünü, 16/01/2000 tarihinden itibaren ise davalının 2000-2001-2002-2003-2004 yıllarında yönetim kurulu başkanlığı, 2005 yılından 07/05/2006 tarihine kadar ise yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, davalının önderliğinde satın alınan kooperatife ait taşınmaz üzerinde ------- temsilcisi olduğu, ------- şirketi tarafından inşaat yapılmak üzere her villa için 6.500- TL belirlenip tüm vergilerin tamamı yükleniciye ait olmak koşuluyla sözleşme yapıldığını, Kooperatif yönetiminin yükleniciye istihkakların ödenmesini yaparken G.V.K. 94 maddesi uyarınca kanuni oran üzerinden 01/01/2007 tarihine kadar 96 5 nispetinde stopaj yaparak vergi dairesine yüklenicinin gelir vergisinden mahsup edilmek üzere yatırma mecburiyetinin bulunduğunu, davalının kooperatif yönetim kurulu başkanı sıfatıyla bu kanuni yükümlülüğü yerine getirmeyerek yükleniciye istihkakın tamamını ödediğini, böylece vergi ziyaına sebebiyet vererek kooperatifi zarara soktuğunu, -------- Vergi Dairesi Müdürlüğünce vergi ziyar sebebiyle 6183 sayılı yasa gereğince kooperatif aleyhine icra takipleri ve hacizler uyguladığını, Davalı -------- stopaj tutarını vergi dairesine ödediğinden bahisle asıl mükellef olan -------- şirketine rücu hakkını kullanmaksızın mükellef ve sorumlu olmayan yönetim kurulu başkanı olduğu kooperatif aleyhine -------- İcra Müdürlüğü -------- Esas sayılı dosyasıyla 188.723,75-TL için icra takibi yaptığını, itiraz olmadığından takibin kesinleştiğini, alacaklı ve borçlunun yetkili temsilcisi aynı şahıs davalı olması sebebiyle kooperatifi isteyerek savunmasız bıraktığını, Vergi dairesine yatırılan para makbuzunun kooperatif adına kesildiğini, her ne kadar makbuzun arkasına meşruhat verilmiş ise de ödemeyi yapan kooperatif göründüğünden ödemenin kooperatif varlığından ödendiğine karine teşkil ettiğinden kooperatif yönetim kurulu başkanı davalının Gelir Vergisi Kanunu ile Vergi Usul Kanunu gereğince stopaj yapma yükümlülüğünü ihmal etmiş olması nedeniyle yapmış olduğu takibin haksız olduğunu, Davalının 16/01/2000 tarihinden 18/04/2003 tarihine kadar birlikte yöneticilik yaptığı ve davalının kooperatifteki hukuka aykırı eylemlerinden dolayı aralarında husumet bulunan -------- aleyhine kendi cebinden ödediğini iddia ettiği stopaj bedellerinin /3 oranındaki bedelinin tahsili için -------- İcra Müdürlüğünün ------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, itiraz üzerine -------- Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, Müvekkili kooperatifin 29/06/2008 tarihli genel kurulunda iş bu davanın açılması için yönetim ve denetim kuruluna yetki verilerek bu yönde karar alındığını belirterek, öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilerek --------- İcra Müdürlüğünün--------- Esas sayılı icra dosyasında müvekkili kooperatifin borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, haksız takip nedeniyle icra takibinde talep ettiği miktarın 9640'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, müvekkilinin davacı kooperatifin 3 yönetim kurulu üyesinden biri olduğunu, diğer 2 üyeden en az birinin imzası ile ortak hareket ettiğini, müvekkilinin tek başına aldığı ve uyguladığı hiçbir karar bulunmadığını, Davacı kooperatif ile müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olmadığı dönemde ------- şirketi ile götürü usulde inşaat sözleşmesi ın açık ve kesin olduğunu, davacının belirttiği gibi bir lülük var ise bu ü doğrudan yerine getirmesi gereken kişinin kooperatifin muhasip yönetim kurulu üyesi --------- olduğunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanununda muhasip üyenin görev ve sorumlulukları arasında kooperatifin tüm vergi beyannamelerini zamanında doğru olarak tarh ve tahakkuk ettirmek, KDV beyanları, muhtasar vergisi beyanları, kurum gelir geçici vergi beyanları, --------- ait tüm sigorta hizmet beyanlarını vermek, kontrol etmek, bilgi vermek, uyarılar yapmakla mükellef olduğu, tüm borcu olan üyelerle ilgili kovuşturma yapmak gibi yükümlülüklerinin sayıldığını, bu durumda iki türlü ve iki sorumlu ortaya çıkmakta olduğunu, birincisinin müvekkili ile yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan muhasip üye --------- ve ikincisinin ise şimdiki yönetim kurulu muhasip üyesi --------- olduğunu, --------- aidat borçlarını ödemeyenler hakkında yasal takip yapmak yerine müvekkili hakkında menfi tespit davası açmak üzere vekalet verdiğini, bu husus açıkça görevi kötüye kullanmak olduğundan şikayette bulunma haklarını saklı tuttuklarını, müteahhit ------- şirketi kendisine düşen taahhuk etmiş vergi borçlarını ödemediğinden müvekkilinin kooperatifin ödemesi gereken vergi borçlarını vergi affını kaçırmamak ve borcun artmasını önlemek için kendi şahsi mal varlığındaki bir gayrimenkulünü — satmak suretiyle vergi borcunu yönetim kurulu üyelerinden kısmen ... ile birlikte 4811 sayılı Vergi Barışı Kanununun 2. maddesi gereğince ... ödemesi hariç 12 adet makbuz karşılığında 158.370,65-TL vergi dairesine ödemek zorunda kaldığını, Davacı kooperatifin mallarının satışa çıkartıldığını, ancak malların satılmaması üzerine tahsilat yapamayan vergi dairesi tarafından yönetim kurulu üyeleri hakkında icra takibi başlatıldığını, kooperatif üyeleri tarafından zamanında ödeme yapılmadığından -------Ş.'nin 3. kişilere karşı yükümlülüklerini yerine getiremediğini, işten el çektirildiğini, aradan geçen 7 yıla yakın süreden bu yana başta muhasip yönetim kurulu üyesi -------- ile kardeşi -------- olmak üzere üyelerin aidat borçlarını ödememekte ısrar ettiklerini, müvekkilinin ana sözleşme ve genel kurul tarafından verilen görevleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, verginin ödenmemesinden şahsen sorumlu olmadığını, müvekkilinden önce sorumlu olanın davacı kooperatif olduğunu, önceki tüm yönetim kurulları ve müvekkilinin içinde bulunduğu 2000-2001-2002-2003-2004 genel kurullarında --------Ş.'nin ve yönetim kurullarının tüm yaptıkları görev ve sorumlulukları yönünden ibra edildiğini, davacı kooperatifin 2008 yılı genel kurulunda menfi tespit davası açılması yönünde karar almasının önceki tüm kararları ile çelişkili olup, bu kararın esas alınarak dava açılmasının hukuken geçerli sayılamayacağını, davacı, müvekkili aleyhinde biten -------- Esas sayılı dosyasından söz etmiş ise de, --------- Esas sayılı dosyanın -------- Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası olduğunu, müvekkilinin davacı kooperatif hakkında icra takibi yapmasında haklı olduğunun kesinleşen --------- Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, kesinleşen mahkeme kararına göre müvekkilinin ödemiş bulunduğu verginin esas mükellefinin kooperatif olup, kooperatiften tüm alacağını talep etme hakkına sahip olduğu halde davalı diğer yönetim kurulu üyesinden tazminat talep etmesinin kooperatifler hukukuna aykırı bulunduğunun tespit edildiğini, tazminat talebinin de yersiz ve haksız olduğunu belirterek davanın reddine, %40'dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE : --------Asliye Ticaret Mahkemesi, ------- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, -------- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, ------- Asliye Ticaret Mahkemesi,------ Ağır Ceza Mahkemesine müzekkere yazıldığı görüldü. Mahkememizce alınan 28/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "31.05.2004 tarihli makbuz nazara alındığında 30.353,10 TL” lik ödemenin 3.302,05 TL” lik kısmının asıl vergi borcu olduğu, davalının bu tutarı davacı kooperatiften talep edebileceği,¸Davalının davacıdan takip tarihi itibarıyla, 3.302,05 TL alacaklı olduğu,-------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasında, 30.000,00 TL asıl alacak, 16.027,39 TL faiz olmak üzere toplam 46.027,39 TL talep edildiği nazara alındığında,Takip tarihi itibarıyla davacının davalıya, 42.725,34 TL borçlu olmadığı," hususları tespit edilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, -------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı takibine konu borçtan dolayı borçlu olunmaması iddiasıyla açılan menfi tespit davasıdır.

Davacı taraf, davalının davacı kooperatifin 2000 ilâ 2004 yıllarında yönetim kurulu üyesi olduğu, kooperatifin taşınmazı üzerinde --------- temsilcisi olduğu -------- şirketi ile her türlü vergi resim harç vs yükleniciye ait olmak üzere eser sözleşmesi yapıldığı, kooperatifin yükleniciye hak ediş ödemesi yaparken stopaj yaparak, yüklenicinin gelir vergisine mahsup edilmek üzere ödeme yapması gerektiği, davalının bu yükümlülüğü yerine getirmediği, yani yükleniciye ödeme yaparken stopaj yapmadığı ve istihkakın tamamının ödendiği, vergi ziyaına sebep olunduğu, kooperatifi zarara sokulduğu, işine son verilen -------- şirketine 27/09/2001 tarihinde 97.700 USD ödendiği, -------- Vergi Dairesi'nin kooperatife takip ve haciz yaptığı, asıl mükellef yükleniciden vergi stopajı yapmadan istihkakın tamamını ödeyen davalı ... VUK 11 uyarınca şahsen sorumlu olduğu vergiyi vergi dairesine ödediğinden bahisle asıl mükellef olan --------Ş'ne rücu hakkını kullanmaksızın kooperatif aleyhine -------- İcra Dairesi'nin--------Esas sayılı takibini başlattığını, takibin kesinleştiğini, maliyeye yatırılan para makbuzunun kooperatif adına kesildiğini, bunun hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Davalı tarafın yükleniciye 97.700 USD ödeme yapılmadığını, ödenmeyen stopaj bedelleri yönünden genel kurulun yönetim kurulunu ibra ettiğini, ödenen makbuzlarda kooperatifin isminin olmasının onun ödediği anlamına gelmeyeceğini, kooperatif kasasından bu miktarda çıkış olmadığunı, yüklenici ile götürü usulde sözleşme yapıldığını savunduğu görülmüştür. ---------- sayılı 05/10/2015 tarihli ilamı incelendiğinde "Davacı kooperatifin -------- şirketi firmasına yaptırdığı yıllara yaygın inşaat ve onarım işleriyle ilgili olarak hakediş bedelleri üzerinden kesmek zorunda olduğu ve kesilen bu stopaj bedellerini de ilgili ayın muhtasar beyannamesiyle beyan ederek bağlı bulunduğu vergi dairesine ödemek zorunda olduğu, gelir vergi stopajını kesmediği, vergi dairesine ödemediği, yüklenici firmaya tam ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Bu husus davacı kooperatifin yasal defterlerinde de aynı şekilde yer almaktadır. Kooperatifin 58.532,65-TL tutarındaki stopaj vergisini yasal süresinde beyan etmeyerek vergi dairesine ödememesi nedeniyle 47.143,75-TL tutarında gecikme zammı ve 80.570,35-TL tutarında vergi barışı gecikme öncesi zammı olmak üzere toplamda ilave 127.714,10-TL tutarında bir bedele katlanılmak durumunda kalınmıştır. Yönetim kurulu üyeleri kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Somut olayda vergi borcu aslının sorumlusu davacı kooperatiftir. Davalının da içinde bulunduğu yönetim kurulu ise vergi ödemesini gerçekleştirecek ve beyan edecek kooperatif organı konumundadır. Davacı kooperatif , vergi sorumlusu sıfatı ile vergi dairesine karşı yükleniciden kesilmesi gereken stopajdan doğrudan sorumludur. Stopaj yükümlülüğü vergi mevzuatı gereği olup, borç aslı olarak 58.432,65-TL stopaj borcunun doğumuna kooperatif yönetim kurulunun sebebiyet vermesi söz konusu değildir. Buna karşılık, stopajın süresinde beyan edilip ödenmemesine bağlı sonuçlardan ise bu işlemleri yapmakla yükümlü olan yönetim kurulu sorumludur. Diğer bir anlatımla vergi borcu aslı dışındaki gecikme zammı ile vergi barışı gecikme öncesi zammına, yüklenicinin hakedişlerinden stopaj kesintisini yapmayarak stopajın süresinde beyan edilip ödenmemesine sebebiyet veren davalının başkanı olduğu yönetim kuruludur. Hiç kimse bizzat kendi kusurundan kaynaklanan zararı talep hakkına sahip değildir. Huzurdaki dava, münhasıran 6762 sayılı TTK.nun 341 maddesine göre açılmış bir sorumluluk davası olmadığından davalının talep edebileceği miktar vergi aslı/stopaj miktarı olan 58.432,65-TL ile bu miktarın temerrüt faizinden ibarettir. Davalı, davacı kooperatife --------- Noterliği kanalıyla ihtarname keşide etmiş, ihtarname kooperatife 11/01/2005 tarihinde tebliğ edilmiş, verilen 7 günlük mehil sonrası kooperatif 19/01/2005 tarihinde temerrüde düşmüştür. 3. bilirkişi heyeti raporunda hesaplaması yapıldığı üzere 58.432,65-TL 'ye temerrüt tarihinden takip tarihi olan 04/05/2005 tarihine kadar yasal faiz yürütüldüğünde işlemiş faiz miktarı 2.017,13-TL olarak tespit edilmiştir. Buna göre, davalının davacı kooperatife rücu edebileceği miktar 58.532,65-TL vergi aslı, 2.017,13-TL işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 60.449,78-TL olarak bulunmuştur. Davacı kooperatif takip tarihi itibariyle davalıya bu miktar kadar borçludur. Bunun dışında stopajın süresinde beyan edilip ödenmemesine bağlı sonuçlardan bu işlemleri yapmakla yükümlü olan kooperatif organı durumundaki yönetim kurulu sorumlu olduğundan gecikme zammı ile vergi barışı gecikme öncesi zammı olarak davalının ödediği miktarlardan davacı kooperatifin sorumlu olmadığı kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle; davaya dayanak icra takibinde toplam 241.358,37-TL alacak talep edildiğinden davacı kooperatifin 60.449,78-TL (bu miktarın 58.532,65-TL'si vergi aslı , 2.017,13-TL'si vergi aslı yönünden temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faizi) 'sinden sorumlu olduğu, kalan 180.908,59-TL 'den sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, -------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı takip dosyasından dolayı davacı kooperatifin davalıya 180.908,59-TL borçlu olmadığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, davalının takipte kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından davacının tazminat isteminin reddine, ihtiyati tedbir kararı teminat yatırılmaması nedeniyle uygulanmadığından davalının tazminat isteminin de reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür.28/03/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın -------- İcra Dairesi'nin --------Esas sayılı takibine konu borçtan dolayı borçlu olunmaması iddiasıyla açılan menfi tespit davası olduğu, tarafları ve konusu itibariyle farklı, sebebi itibariyle aynı dava olan -------- sayılı 05/10/2015 tarihli ilamı göz önüne alındığında, davacı kooperatifin ---------- firması ile akdettiği sözleşmenin yıllara yaygın inşaat ve onarım eser sözleşmesi olduğu, hak ediş bedelinden stopaj yapılarak vergi dairesine ödemek zorunda olunduğu, gelir vergisi stopajının kesilmediği, vergi dairesine ödenmediği, yüklenici firmaya tam ödeme yapıldığı, bu hususun kooperatif defterlerinde de aynı şekilde yer aldığı, kooperatifin 58.532,65-TL tutarındaki stopaj vergisini yasal süresinde beyan etmeyerek vergi dairesine ödememesi nedeniyle 47.143,75-TL tutarında gecikme zammı ve 80.570,35-TL tutarında vergi barışı gecikme öncesi zammı olmak üzere toplamda ilave 127.714,10-TL tutarında bir bedele katlanılmak durumunda kalındığı, yönetim kurulu üyeleri kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumlu olmaları nedeniyle vergi borcu aslı dışındaki gecikme zammı ile vergi barışı gecikme öncesi zammına, yüklenicinin hakedişlerinden stopaj kesintisini yapmayarak stopajın süresinde beyan edilip ödenmemesine sebebiyet veren yönetim kurulu başkan ve üyelerinin, bu zararlardan şahsen sorumlu olduğu, vergi borcunun aslının sorumlusunun kooperatif olduğu hususların sabit olduğu ve anılan ilamın aynı sebebe ilişkin olması nedeniyle kesin delil olarak kabul edilmesi gerektiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalı tarafında vergi dairesine yapılan ödemeye ilişkin makbuzun anılan dava dosyasında değerlendirme altına alınmamış olması nedeniyle davalının vergi dairesine yaptığı ödemenin hangi kısmının şahsi sorumlu olduğu kısma hangi kısmının kooperatif borcuna ilişkin olduğunun tespitinin önem arz ettiği, bu kapsamda bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere davalı tarafından yapılan 30.353,10 TL'lik ödemenin 3.302,05 TL'sinin asıl vergi borcuna ilişkin, bakiye kısmının gecikme zammı ve cezasına ilişkin olduğu, bu sebeple davacının 3.302,05 TL yönünden borçlu olduğu, bakiye kısım yönünden borçlu olmadığı kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,

  1. Davanın KISMEN KABULÜ ile, davacının . . . . . . . . İcra Dairesi'nin . . . . . . . . . Esas sayılı takibinde davalıya 26.697,95 TL asıl alacak ve 16.027,39 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 42.725,34 TL yönünden borçlu olmadığının TESPİTİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

  2. Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (42.725,34 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 2.918,56 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 405,00 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.513,56 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

  3. Davacı tarafça yapılan 423,10 TL dava açma masrafı ve 5.300,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 5.723,10 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (42.725,34/46.027,39) göre 5.312,51 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

  4. Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,

  5. Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (42.725,34 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

  6. Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (3.302,05 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 3.302,05 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hukukiasliyeMenfiincelemeticaretdeğerlendirmemahkemesiiddiaTespithükümgerekçe

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim