İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1364 E. 2024/301 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2017/1364
2024/301
25 Nisan 2024
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/1364 Esas
KARAR NO: 2024/301
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle), Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/12/2017
Birleşen ---- sayılı dosyası
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/04/2022
KARAR TARİHİ: 25/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle), Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili nezdinde ---- ile sigortalı bulunan ----- alt işveren, davalı --- ise asıl işveren olduğunu,----- 17.04.2007 tarihinde meydana gelen iş kazasında işçi ---- vefat ettiğini, müteveffanın ölümünden manen zarar görenler tarafından---------dosyası ile müvekkili ile davalı tarafa tazminat davası açıldığını, 81.000.000 TL’lik manevi tazminatın müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini, müvekkilinin dosya borcunun tamamını 21.04.2017 tarihinde ödediğini, müteveffanın eşi tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiğini ve müvekkilinin tamamını 03.05.2017 tarihinde ödediğini,----- iş kazasında davalı asıl işverenin %20 kusurlu olduğunu, ödenilen tazminatların talep edilmesine yönelik-----dosyasına yapılan itirazlar nedeniyle takibin durduğunu belirterek itirazların iptalini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ----- maliki olduğu arsa üzerine fabrika binası yaptırmak üzere --- tarihinde ------ bir sözleşme akdettiklerini, iş kazası sonrası ölen işçinin işvereni konumundaki ----- tarihinde------ imzaladıklarını öğrendiklerini, söz konusu sözleşmelerde ---- eser sahibi,---- yüklenici, --- taşeron firma olduğunu, müvekkili olduğu şirketle ------ şirketi arasında “iş sahibi-yüklenici” ilişki olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde ---- poliçe no’lu,----- ile sigortalı bulunan -----alt işveren, davalının ise asıl işveren olduğu,----- tarihinde meydana gelen iş kazasında işçi ------ vefat ettiğini, ---- tarafından, ---- aleyhine,----- iş kazası sonucu vefat etmesi sebebiyle ödediği tazminatın tahsili talebiyle, ------- Sayılı tazminat davası açıldığını, dava, sigortalı şirket tarafından müvekkil şirkete ihbar edildiğini, yapılan yargılama sonucunda ----tarihinde, davanın ----- bakımından kısmen kabulüne, tazminatın 4.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini,----Sayılı ilamı, davacı -----tarafından ------- dosya ile ilamlı takibe konu edildiğini, takibe konu kararın kesinleşmesinin ardından, müvekkil şirket tarafından, 24.02.2022 tarihinde,------sayılı dosya borcu olan 52.209,50 TL sigortalı firmaya ödendiğini, işçi ------ vefat ettiği iş kazasında; davalı asıl işveren % 20 oranında kusurlu olduğunu, müvekkil şirketin, kesinleşen mahkeme kararı uyarınca, müşterek müteselsil sorumluluk gereği hükmedilen tüm tazminat bedelini sigortalı firmaya ödediğinden ve arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığından, davalının % 20 oranında kusuruna isabet eden miktarın iş bu davada davalıdan talep edilmesi gereği hasıl olduğunu, ----- vefatı sebebiyle yakınlarına ödenen tazminattın davalının % 20 kusur oranına isabet eden miktarı davalıdan ------- Sayılı dosyası ile talep edildiğini, aralarında bulunan hukuki irtibat ve tarafların da aynı olması sebebiyle huzurdaki davanın --------- dosyası ile birleştirilmesini, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 12.684,72 TL alacağımızın, 24.2.2022 ödeme tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 09/12/2019 tarihli rapora özetle;----- sunulan 21,12,2012 tarihli bilirkişi raporuna. Davalı ----- kusur atfedilmcdiği nedeniyle iştirak edemeyeceğimiz (İşverenlik İlişkisi başlıklı bölümde açık olarak izah edilmiştir)----tarihli bilirkişi raporunda ki kusur oranlarına iştirak ettiğimiz, buna göre ; Önlem almak sureti ile önüne geçilebilecek olaylarda kaçınılmazlıktan söz edilemez" olup, tedbirlerin varlığı ve bunların uygulanabilirliği dikkate alındığında iş kazasının meydana gelişi ile ilgili kazalı ve işveren açısından "KAÇINILMAZLIK" ilkesinin uygulanamayacağı.Davalı Davalı ---- meydana gelen kazada %20 oranında KUSURLU bulunduğu, Dava dışı-----meydana gelen kazada %20 oranında KUSURLU bulunduğu,Dava dışı------- meydana gelen kazada %40 oranında KUSURLU bulunduğu,Müteveffa Kazalı ----kazanın meydana gelmesinde %20 oranında KUSURLU bulunduğu,Olayda başka kusurlunun olmadığı şeklinde. ESAS YÖNÜNDENDavacı ------- tarafından sigortalı---------İşveren ----------- vefati ile sonuçlanan 17.04.2007 günlü kaza için 75.000 USD maddi vc manevi tazminat teminatı verdiği.Sigortalı ---- günlü kaza nedeni İle 20/100 kusur oranına göre sorumlu olduğu 48.750.TL maddi ve manevi tazminat toplamının, poliçede verilen kaza ba>ı teminat sınırı olan 75.000.LJSD nin 17.04.2007 kaza günü itibarı ile TL'sı karşılığı olan 101.977,50.TL yi aşmadığı,Davacı ---- gerek----dosyasına takip borçlusu olarak yaptığı Ödeme ve gerekse-------dosyasına sigortalısı ------adma yaptığı ödeme ile 6762 sayılı mülga TTK 1301 ve 6102 sayılı TTK I472.maddesine göre kanuni halef sıfatını kazandığı ve buna bağlı olarak aktif husumet ehliyeti olduğu, Davacı -----nolu vc ---- dosyalrına yaptığı ödemlerin --- Davalı ---- olduğu. Davacı ---- itirazın iptaline konu---- nolu dosyasındaki taleplerde Davalı ------- sorumlu olduğu--- payı aşmadığı gibi. ödeme tarihi ile takip tarihi arasında işlemiş faiz kalemininde de fazla bir talepte bulunmadığı,Davalı ---------- dosyasına yaptığı itirazın haksız olduğu. Davacı Sigortacı-----icra inkar tazminatı, Daval--- kötü niyet tazminatı taleplerinin mahkemenin taktirinde olduğu hususlarında görüş ve kanaat belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 18/12/2020 tarihli ek rapora özetle;
KUSUR YÖNÜNDEN:Dosyaya ibraz edilen itiraz dilekçesinde, yapılan itirazların değerlendirildiği, IV. Bölümde açıklandığı, kusur yönünden görüş ve kanaatimizi değiştirecek somut belge veya bilgi sunulmadığı nedeniyle 09.12.2019 tarihli kök raporumuzda ki kusur oranlarının hakkaniyet sınırları içerisinde kaldığı kanaatine varıldığı, Her ne kadar Kök raporda kusur oranları belirtilmiş ise de,6754 sayılı bilirkişi kanunu 6.maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 7.9.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkeler in 27.Maddesi gereği (Asli kusurlu, Tali kusurlu kusur oranı) tespitinin hakim yetkisinde olduğunu, SİGORTA YÖNÜNDEN Davacı-------gerek---- dosyasına takip borçlusu olarak yaptığı ödeme ve gerekse --------nolu dosyasına sigortalısı------- adına yaptığı ödeme ile 6762 sayılı mülga TTK 1301 ve 6102 sayılı TTK 1472.maddesine göre kanuni halef sıfatını kazandığı ve buna bağlı olarak aktif husumet ehliyetinin olduğu, Bu halde; Davalı------- nolu dosyasına yaptığı itirazın haksız olduğu ve Davalı---- kök rapora yaptığı itirazlara katılmanın mümkün olmadığı hususlarında görüş ve kanaat belirtilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan 18/01/2024 tarihli raporda özetle; ---- ilamı ile;
- Açılan davanın Kısmen KABULÜNE,
24.043,17 TL bağlanan gelirin onay tarihi olan 04/11/2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.642,39TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan 1.030,00TL yargılama giderinin kabul oranına göre 579,38TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı . . . . . tarafından yapılan 102,80TL yargılama giderinin red oranına göre 57,83TL sinin davacıdan alınarak davalı . . . . verilmesine,
-
Davalı . . . . tarafından yapılan 50,00TL yargılama giderinin red oranına göre 38,89TL sinin davacıdan alınarak davalı . . . . . . . verilmesine,
-
Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 2.885,18TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 2.671,46TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine," şeklinde karar verildiği,
Verilen işbu---- tarihli hükümün,----- tarihinde tebliğ olunduğu, "Bölge Adliye Mahkemesince Dilekçenin Reddi Üzerine Kararın Kesinleşmesi" ile hükmün, 03/12/2021 tarihinde kesinleştiği tespit edildiğini, -----sayılı dosyası ile;
Alacaklı: ---------
Borçlular:1)------------
Takip Tarihi: ----
24.043,17 - TL Diğer Asıl Alacak
2.885,18 - TL Vekalet Ücreti
579,38 - TL Mahkeme Masraf
18.422,70 - TL Faiz
45.930,43 - TL Toplam bedelin yasal faizi ile tahsilinin talep edildiğini, Dosyadan yapılan 06.05.2019 tarihli kapak hesabı ile Bakiye borç miktarı 52.209,50 - TL olarak hesaplandığı,
07.05.2019 tarihinde --------- İcra Dosyasına ödendiği,
Davacı ----- Sigorta tarafından ---- tarihinde ------- havale yoluyla 52.209,50 - TL ödediğinin tespit edildiğini,
Ödenen bedel Müteveffa dışındaki sorumluların %80 'lik sorumluluk oranına denk gelen bedeldir. Bu bedelin %20'si olan;( 52.209,50 - TL : 80 ) X 20 = 13.052,38 - TL davalının yapılan ödemeden sorumlu olduğu bedel olduğunu, Davacının Arabuluculuk Avukatlık Ücreti talebinin mahkemenin takdirinde olduğu hususlarında görüş ve kanaat belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Asıl davanın davacı sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamında yapılan ödemenin kusuru olduğu iddiasıyla davalıdan rucüen tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamına istemine ilişkin olduğu, ----------sayılı dosyası nın iş bu dava dosyası ile birleştiği, davanın davacı sigorta şirketince davalıya karşı açılan alacak talebine ilişkin olduğu görüldü. Davacı vekilince------ poliçesi ile sigortalı bulunan -------- alt işveren, davalı ----- ise asıl işveren olduğunu,---- tarihinde meydana gelen iş kazasında işçi ----- vefat ettiğini, müteveffanın ölümünden manen zarar görenler tarafından -------- müvekkili ile davalı tarafa tazminat davası açıldığını, 81.000.000 TL’lik manevi tazminatın müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini, müvekkilinin dosya borcunun tamamını 21.04.2017 tarihinde ödediğini, müteveffanın eşi tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiğini ve müvekkilinin tamamını 03.05.2017 tarihinde ödediğini, ----- iş kazasında davalı asıl işverenin %20 kusurlu olduğunu, ödenilen tazminatların talep edilmesine yönelik -------dosyasına yapılan itirazlar nedeniyle takibin durduğunu belirterek itirazların iptalini ve aynı kazaya ilişkin yapılan ödemeden kaynaklı alacak talebini birleşen dosyadan talep ve dava etmiştir.Davacı ---- gerek ------dosyasına takip borçlusu olarak yaptığı Ödeme ve gerekse ------- nolu dosyasına sigortalısı Yapı Merkezi adma yaptığı ödeme ile 6762 sayılı mülga TTK 1301 ve 6102 sayılı TTK I472.maddesine göre kanuni halef sıfatını kazandığı ve buna bağlı olarak aktif husumet ehliyeti olduğu görülmüştür.
Davacı sigorta şirketine ----- poliçesi ile sigortalı bulunan --- davalı şirket arasında --- tarihli sözleşme akdedilmiştir. Sözleşmenin konusu;----------yapılacak olan fabrika binası prefabrike üst yapı inşaatının kolon, ara kat kirişleri, deprem kirişleri ve panelton döşeme elemanlarının üretim, nakliye ve montajıdır. Söz konusu sözleşme bir eser sözleşmesidir.TBK’nın eser sözleşmesinin tanımını içeren 470. maddesine göre; “eser sözleşmesi yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” Eser sözleşmesi ile yüklenici, bağımsız bir eser meydana getirmeyi ve bunu teslimi borçlanırken; iş sahibi bunun karşılığında bir bedel ödemeyi borçlanmaktadır.İş görme sözleşmelerinin başında gelen eser sözleşmesinde yüklenici bağımsız bir eseri meydana getirme ve teslim, iş sahibi ise bunun karşılığında bedel ödeme borcu altına girmektedir.Eser sözleşmesinin taraflarından birini iş sahibi, diğerini yüklenici oluşturur. İş sahibi belirli bir bedel karşılığında bir eserin meydana getirilmesini yükleniciden talep edebilme yetkisi olan gerçek veya tüzel kişidir. Hem 818 sayılı BK’da hem de 6098 Sayılı TBK’da, yükleniciden eserin yapılmasını ve teslimini talep edecek kişiyi ifade etmek üzere “iş sahibi” terimi kullanılmıştır. İş sahibi bir gerçek kişi olabileceği gibi bir tüzel kişi de olabilir. Söz konusu iş sahibi tüzel kişi, bir özel hukuk tüzel kişisi olabileceği gibi kamu hukuku tüzel kişisi de olabilir. Eser sözleşmesinde iş sahibinin karşısında yüklenici bulunmaktadır. Yüklenici sözleşme konusu şeyi meydana getirme borcu altına girer. Sözleşme konusu eseri meydana getirirken iş sahibine bağımlı olarak çalışmaz. Bu da eser sözleşmesini hizmet sözleşmesinden ayırır. Böylece yüklenici, bir bedel karşılığında eseri meydana getirme ve teslim etme yükümlülüğü altında olan gerçek veya tüzel kişidir. Yüklenicinin edimi bizzat yerine getirme yükümlülüğü yok ise, başka bir ifadeyle eser sözleşmesinde yüklenicinin kişisel özelliklerinin önemli değil ise, eserin meydana getirilmesini bir başka yükleniciye bırakabilir. Bu şekilde alt yüklenicilik ilişkisi söz konusu olur. İşin alt yükleniciye bırakılmış olması birtakım hukuki sonuçları da beraberinde getirir. İlk olarak iş sahibi, alt yüklenici ile asıl yüklenici arasında yapılan sözleşmenin tarafı değildir. Esasen alt yüklenicilik sözleşmesi de bir eser sözleşmesidir. Alt yüklenicilik sözleşmesiyle işin tamamı veya bir kısmı alt yükleniciye bırakılabilir. Alt yüklenicilik sözleşmesi esas sözleşmeden bağımsızdır. Bu özelliği gereği, iş sahibi ile alt yüklenici arasında sözleşmesel ilişki bulunmadığından iş sahibinin bu sözleşmeden kaynaklanan bir borcunun bulunduğundan söz edilemez.------arasında ----tarihli bir sözleşme akdedilmiştir. Sözleşmenin konusu;------ yapılacak olan fabrika binası prefabrike üst yapı inşaatının kolon, ara kat kirişleri, deprem kirişleri ve panelton döşeme elemanlarının üretim, nakliye ve montajıdır. Söz konusu sözleşme bir eser sözleşmesidir. Bağımlılık, emir ve talimat altında işi görme gibi unsurlar bulunmadığından hizmet sözleşmesi değildir. Dolayısıyla üst işveren-alt işveren ilişkisi yoktur. Sözleşme kapsamında ----- ait arsa üzerindeki fabrika binasının prefabrik yapı çalışmalarını üstlenmiştir. Dolayısıyla ---- sahibidir. ---- sayılı dosyada yer alan ---tarihli bilirkişi raporunda da --- sözleşme kapsamında --- iş sahibi olduğu ifade edilmiştir. Söz konusu sözleşme çerçevesinde ----eserin bir kısmının yapım işlerini üstlendiğinden kısmi yüklenici olarak kabul edilir. -------arasında imzalanan --- tarihli sözleşme ise alt yüklenicilik sözleşmesidir. Bu sözleşme kapsamında ----yüklenici, ---- alt yüklenicidir. İş sahibinin iş kazasından sorumlu olabilmesi sözleşmede yükleniciye talimat verme, işi kontrol ve denetleme yetkisinin verildiği durumlarda ya da hile veya ağır kusurunun olduğu hallerde söz konusu olur. ----- arasında imzalanan --- tarihli sözleşmede ------ talimat verme, işi kontrol ve denetleme yetkisi verilmediği sorumluluğun yüklenicide olduğu görülmektedir. Bu nedenle------kusur atfedilmesi mümkün değildir. ----iş sahibi olması sebebiyle--- mevzuatına tabi olmadığı ve kusur atfedilemeyeceğinden sorumluluğundan da söz edilemez,.Davacı sigorta şirketi --------- ile sigortalı bulunan dava dışı-----Adına yaptığı ödeme ile kanuni halef sıfatını kazanmış ve buna bağlı olarak aktif husumet ehliyeti var olsa da- ------- tarihinde imzalanan sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu, hizmet sözleşmesi olmadığı, ve iş sahibi davalının yükleniciye talimat verme, işi kontrol ve denetleme yetkisinin olmadığı, ağır kusurunun bulunmadığı görülmekle, davacı sigorta şirketinin davalıdan ödediği bedelin tahsil şartları oluşmadığından asıl ve birleşen davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
-
Asıl ve birleşen davanın REDDİNE,
-
Asıl dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL harçtan, davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 1.395,48 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 967,88 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
-
Asıl dava yönünden davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
-
Birleşen dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL harçtan, davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 216,63 TL harçtan mahsubu ile arta kalan 210,97 TL harcın davacı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-
Birleşen dava yönünden davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT göre hesaplanan 12.684,72 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
-
Asıl ve birleşen davalar yönünden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Asıl ve birleşen davalar yönünden davalı tarafından 2.428,00 TL yargılama giderinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
-
Birleşen dava yönünden Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. (13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca . . . . . . . . . bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Dosyada arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yokluğunda, davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------------ Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39