İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/867 E. 2024/278 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/867
2024/278
18 Nisan 2024
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/867
KARAR NO: 2024/278
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/10/2018
KARAR TARİHİ: 18/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında bulunan cari hesap ilişkisi çerçevesinde davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle cari hesap alacağı olduğunu, -------- İcra Dairesi -------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını davalının haksız olarak itiraz ettiğini, bu nedenle itirazın iptali ve alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar taz. hükmedilmesi ve itirazın iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, savunmasında özetle; söz konusu faturaların davacı ile davalı arasındaki hukuki ilişkiyi ispat edemeyeceğini, davalının usulüne uygun temerrüde düşürülmediğini ve davanın reddi ile % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini savunmuştur.Mahkememizce yapılan yargılama sonunda, mahkememizin 10/03/2020 tarih -------- esas -------- Karar sayılı ilamı ile; davanın kısmen kabulü ile, davalının -------- İcra Müdürlüğünün -------- esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile, takibin 32.202,96 TL asıl alacak bakımından devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesi uyarınca dolar üzerinden olan 1 yıllık mevduata kamu bankalarınca uygulanan en yüksek faiz oranını geçmemek üzere yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Tarafların mahkememiz kararını istinaf etmesi üzerine; -------- Bölge Adliye Mahkemesine gönderilen dosyada -------- sayılı ilamı ile'' Davacı yanca başlatılan takipte, icra takibine konu edilen anapara alacağı 9.688,04 USD olup, talebin yabancı para alacağının 3095 sayılı Kanun'un 4a maddesi uyarınca yürütülecek faizi ile ve tahsil tarihindeki ------- efektif satış kuru karşılığı TL üzerinden tahsili istendiği, Açılan davada da 9.785,35 USD alacak yönünden takibe itirazın iptali istendiği, İcra takibinde açıkça USD cinsi alacağın fiili tahsil anında cari -------- USD efektif kur karşılığı üzerinden tahsilinin talep edildiği anlaşılmakla, USD cinsi alacak için Türk Lirası karşılığı üzerinden hüküm kurulmuş olması HMK'nın 26. maddesi uyarınca taleple bağlılık ilkesi uyarınca doğru olmadığı, Ayrıca, ana para döviz olduğuna göre, işletilecek faizin de 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre belirlenmesi gerektiği, İlk derece mahkemesince TL üzerinden asıl alacak bakımından hüküm kurulup aynı zamanda hüküm altına alınan asıl alacak TL iken alacağa 3095 sy 4/a maddesi uyarınca faiz yürütülerek tahsil kararı verilmiş olması da çelişkili olduğu, bu durumda ilk derece mahkemesince kurulan hükmün gerek HMK'nın 26 maddesi gerekse HMK'nın 297. maddesi uyarınca istinaf denetimine uygun bir karar olduğundan bahsedilemeyeceği '' gerekçesiyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, ticari satıma ilişkin açık hesaptan kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.Davaya konu ------- İcra Müdürlüğünün -------- esas sayılı icra dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibi ile 9.688,04 USD asıl alacak 97,31 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.785,35 USD alacağın tahsili istemiyle icra takibi başlattığı, takibin davalı borçlunun itirazı üzerine durduğu görülmüştür.İstinaf kaldırma kararı öncesi tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle bilirkişi raporları alınmıştır. Davalının defterleri üzerinde talimat mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılmış, raporda davalı şirkete ait 2017-2018 yılları yasal defterlerine göre, davacıya 2016 yılından devir eden 42.313,55 TL borcunun olduğu, davalı tarafın 2017 yılında da davacıdan 1.952,38 TL ve 36.462,79 TL tutarlarında 2 adet fatura karşılığı 38.415,17 TL daha alış yaptığı, davalının davacıya banka aracılığı ile toplam 48.182,24 TL ödeme yaptığı, ayrıca hesap mutabakatı olarak 343,52 TL alacak kaydı yaptığından bakiye 32.202,96 TL borcu bulunduğu tespit edilmiştir.Davacı yanın defter ve kayıtları üzerinde mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi ile ; taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin 01.12.2016 tarihinde başladığı, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların USD olarak tanzim edildiği ve davalı hesabının USD olarak tutulduğu, kendi kayıtlarına göre 2017 tarihi itibariyle 36.542,32-TL karşılığı 9.688,04 USD davalıdan alacaklı olduğu, taraflar arasında döviz kullanılacağı yönünde bir anlaşma bulunmadığı, davalı şirketin muhasebe kayıtlarını sadece Türk Lirası olarak tutarken davacı şirketin ise hesap kayıtlarını aynı zamanda döviz cinsinden de seçenekli olarak tutmuş olmasının, kayıtlı alacak ve borçlarının da döviz cinsinden değerlendirileceği ve tahsil edileblleceği anlamına gelmeyeceği yönünde tespit ve değerlendirme yapılmıştır.Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 2016- 2017 yıllarında devam etmiş ticari ilişki bulunduğu uyuşmazlık konusu olmayıp, uyuşmazlık davacının davalıdan olan bakiye alacağını döviz cinsinden talep edip edemeyeceği hususundadır. Davacı taraf davalıya ait cari hesabı hem TL hem USD olarak tutmuş olup, icra takibini de yabancı para cinsi üzerinden başlatmıştır. Davalı yanın ise kayıtlarını TL olarak tuttuğu, yalnızca 2016 yılında davacıya dolar ile ödeme yaparak bunu da cari hesaba TL cinsinden kaydettiği görülmüştür. Mahkememizce taraflar arasında cari hesabın USD cinsinden tutulacağı yönünde yazılı anlaşma olmadığı gibi, davalının davacıya dolar cinsinden 1 defa ödeme yapmış olmasının teamül oluşturduğu anlamına gelmeyeceği de değerlendirilerek davacının döviz cinsinden takip başlatmakta haksız olduğu, davacının davalıdan olan bakiye alacağı bulunduğu bilirkişi raporu ile sabit hale gelmişse de bu alacağı USD olarak talep ettiği HMK'nın 26. maddesi uyarınca taleple bağlılık ilkesi uyarınca TL üzerinden karar verilemeyeceği kanaatine varıldığından davanın ve davalının şartları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Davalı yanın kötü niyet tazminat isteminin REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60. TL harçtan, davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 804,21. TL harcın mahsubu ile fazladan yatırılan 376,61. TL harcın talep halinde davacı tarafa iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT göre hesaplanan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
-
Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. (13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca . . . . . . . bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 18/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39