İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/786 E. 2023/917 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/786
2023/917
26 Ekim 2023
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/786
KARAR NO : 2023/917
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 05/10/2022
KARAR TARİHİ : 26/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde .
Dava konusu olayda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dava konusu uyuşmazlığın sebebinin müvekkili şirkete ait ----- plaka nolu araç ile ile davalı araç sürücüsünün idaresindeki ----plaka nolu- araç arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası oluştuğunu, tarafların olay sonrası maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlediklerini, tramer sorgu sonucuna göre davalı araç sürücüsünün %50 kusurlu olduğunu, müvekkilin zararını kusuru oranında gidermekle yükümlü olduğunu, müvekkili şirket aracında meydana gelen hasarın tespiti için 285,75 TL tutarında ekspertiz ücreti ödendiğini, yapılan hasar tespiti sonrasında araç onarım bedelinin 20.036,07 TL'nin müvekkili tarafından ödendiğini, rücu oranının %5/ olmasından dolayı davalı sigorta şirketine 10.018,03 TL için başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketinin müvekki şirkete 8.077,00 TL ödediğini, bakiye bedelin tahsili için davalılar aleyhine-----.İcra müdürlüğü -----esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından icra takibine itiraz ettiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, araç malikinin işleten sıfatıyla kusursuz sorumluluğunun olduğunu, davalı -----Sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğunu iddia ederek; davanın kabulünü, itirazın iptali ile takibin devamını, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı -----vekilinin cevap dilekçesinde .
Zaman aşımı itirazında bulunduklarını, araç sürücüsü ---- iş bu kazada kusurunun bulunmadığını, müvekkil şirkete ait araç sürücüsü seyir halindeyken iki şeritli yolun tek şeride bağlandığı noktada sağından gelen davacı şirkete ait araç müvekkil şirkete ait araca çarptığını, kaza risklerine karşı araçların iş makinelerine 50 metreden daha yakın mesafede durmaması, yaklaşmaması gerektiğini ancak davacıya ait aracın sürücüsünün müvekkil şirkete ait beton mikseri iş makinesine yakın mesafede seyretmesi, 50 metre takip mesafesi kuralına uymaması nedeniyle kaza gerçekleştiğini, davacı şirkete ait araç sürücüsü müvekkil şirkete ait aracın kör noktasına denk gelen yerdeyken ve yol tek şeride düşmesine rağmen şerit değiştirmeye, öne geçmeye çalışması sebebiyle kazada tamamen kusurlu olan taraf olduğunu, müvekkil şirketin kazada kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın iddialarının aksine kaza davacı yanın iddia ettiği şekilde meydana gelmediğini, müvekkilinin tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, olayda kaçınılmazlık durumunun mevcut olduğunu, davacının %20 kötü niyet tazminatı talebinde bulunmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin icra takibi açılmasına sebebiyet vermediğini, davacının herhangi bir zarara uğramadığını savunarak; zaman aşımı itirazının kabulü ile davanın zaman aşımı yönünden reddini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.Davalı ----vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davaya konu talebin zaman aşımına uğradığını, icra dosyasının celbini, 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin araştırılmasını, geçmiş ise davanın usulden reddini talep ettiklerini, sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, müvekkilinin poliçe limitleri dahilinde kusuru oranında sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkilinin daha önce yapmış olduğu ödeme dolayısıyla bakiye tazminat borcunun kalmadığını, kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, alacağın likit olmadığından dolayı icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, müvekilinin KDV'den sorumlu tutulamayacağını, hatalı faizin talep edildiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini savunarak; davanın zamanaşımı yönünden reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME:
----Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü'ne müzekkereler yazıldığı görüldü.
Mahkememizce alınan 31/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
"Yapmış olduğumuz inceleme ve değerlendirme sonucunda;
a)----- plakalı araç sürücüsü -----%50 KUSURLU olduğu,
b) Davacıya ait -----plakalı aracın sürücüsü ----- %50 KUSURLU olabileceği,
c) ------ plakalı araçta dava konusu kaza sebebiyle oluşan toplam hasarın KDV dahil 20,036.04 TL olabileceği,
d)Davalıların, davalı sürücünün kusuru oranında 10.018,02 TL hasar bedelinden sorumlu olabileceği" hususları tespit edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, davacının maliki olduğu -----plakalı araç ile davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı olduğu diğer davalıların araç işleteni ve sürücüsü olduğu ----- plakalı aracın karıştığı 02/08/2019 tarihli trafik kazası nedeniyle davalı ---- kusuru nedeniyle, davalı -----araç işleteni olması nedeniyle, davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesinden kaynaklı olarak açılan hasar bedeli ve 285,75 TL ekspertiz ücreti kaleminden oluşan tazminat alacağına ilişkin takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
----- İcra Dairesi'nin------ Esas sayılı takibi incelendiğinde alacağın 10.303,77 TL eksik bakiye ve eksper ücreti alacağı ve 836,72 TL (02/08/2019-01/01/2020 %19,50 üzerinden faiz), 1.420,65 TL (01/01/2020-01/01/2021 %13,75 üzerinden faiz) ve 226,97 TL (01/01/2021-18/02/2021 %16,75 üzerinden faiz) faiz alacaklarına ilişkin olduğu görülmüştür.
Davacının talebinin 2.226,77 TL asıl alacağa ilişkin olduğu görülmüştür.
Dava dosyası incelendiğinde davacının zararına ilişkin davalı sigorta şirketi tarafından maddi hasara ilişkin 03/02/2020 tarihinde 8.077,00 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.Dava konusu alacağın 02/08/2019 tarihli trafik kazası nedeniyle kaynaklandığı, alacağın KTK 109 maddesi uyarınca zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, zamanaşımının TBK 154/1-b.1 uyarınca davalı sigorta şirketi tarafından (davalının beyanına göre) 03/02/2020 tarihinde 8.077,00 TL hasar ödemesi yapılması ile bu tarihlerde kesildiği ve yeniden işlemeye başladığı, yeniden başlayan zamanaşımı süresinin TBK 154/1-b.2 uyarınca 08/03/2021 tarihinde----- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı takibinin yapılması ile kesildiği ve yeniden işlemeye başladığı, yine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 16/2 maddesi uyarınca zamanaşımının 27/12/2021 ilâ 14/02/2022 tarihleri arasındaki arabuluculuk sürecinde durduğu, 05/10/2022 tarihinde davanın açılmasıyla TBK 154/1-b.2 uyarınca zamanaşımının yeniden kesildiği, bu sebeplerle dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediği kanaatine varıldığından davalılar ----- zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473/1 maddesi uyarınca "Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder."6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1478 maddesi uyarınca "(1) Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi uyarınca "(1)Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak, (...) Hesaplanır. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."
Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. Maddesi uyarınca "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (...)"
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. Maddesi uyarınca "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanındavacının maliki olduğu---- plakalı araç ile davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı olduğu diğer davalıların araç işleteni ve sürücüsü olduğu ----- plakalı aracın karıştığı 02/08/2019 tarihli trafik kazası nedeniyle davalı ---- kusuru nedeniyle, davalı ------ araç işleteni olması nedeniyle, davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesinden kaynaklı olarak açılan hasar bedeli, değer kaybı ve 285,75 TL ekspertiz ücreti kaleminden oluşan tazminat alacağına ilişkin takibe vaki itirazın iptali davası olduğu, davanın davalı ----- yönünden karşı haksız fiilden ve araç işleteni olmasından dolayı KTK md. 85 kaynaklı ve diğer davalı sigorta şirketi yönünden ZMM sigorta poliçesi kaynaklı olduğu, davalı ----- sorumluluğundan bahsedebilmek için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiilinin bulunması, davacının zarara uğramış olması ve zarar ile fiil arasında nedensellik bağının bulunması gerektiği, yine davalı sigorta şirketinin de hasarın sigorta poliçesi kapsamında kalması durumunda-----plakalı araç sürücüsü----- kusuru oranında zarardan sorumluluğunun olacağı, yine diğer davalının da KTK 85 uyarınca sorumluluğunun olacağı, yine davalıların sorumluluğunun tespit edilmesi halinde yukarıda atıf yapılan TBK 61 maddesi uyarınca müteselsil sorumluluklarının bulunduğu, davacının dava açılmadan önce KTK 97 uyarınca davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı, davalı sigorta şirketi tarafındanmaddi hasara ilişkin 03/02/2020 tarihinde 8.077,00 TL; değer kaybına ve eskper ücretine ilişkin 04/02/2020 tarihinde 2.396,20 TL ve 285,75 TL kısmen ödemede de bulunulduğu, özel dava şartının somut olayda yerine getirildiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre davalı -----olayın gerçekleşmesinde %50, davacının %50 kusurunun bulunduğu, raporun somut olayın gerçeklerine uygun olması nedeniyle mahkememizce de bu rapora itibar edilebileceği, gerçek zarar miktarının bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere 20.036,04 TL olduğu, tarafların kusur oranları dikkate alındığında talep edilebilecek alacak tutarının 10.018,02 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından maddi hasara ilişkin yapılan 8.077,00 TL kısmi ödeme dikkate alındığında davacının davalılardan maddi hasara ilişkin 1.941,02 TL bakiye alacağının bulunduğu, yine eskpertiz ücreti olan 285,75 TL'nin de dava konusu olay nedeniyle uğranılan maddi zarara dahil edilmesi gerektiği, neticede zararın 2.226,77 TL olduğu, zarar ile davalı-----hukuka aykırı ve kusurlu fiili arasında nedensellik bağının bulunduğu (bilirkişi raporunda zararın fiile uygun olduğunun tespit edildiği), zira zararın fiil neticesinde gerçekleştiği, tüm bu sebeplerle yukarıda belirtilen esaslarla davalıların tespit edilen 2.226,77 TL bakiye alacaktan müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacının takip öncesi temerrüt faizi talebi bulunmaması nedeniyle bu hususta değerlendirme yapılmasına gerek bulunmadığı, takipte talep edilen faiz tür ve miktarının hukuka uygun olduğu, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
-
Davanın KABULÜ ile, davalı borçluların. . . . . İcra Dairesi'nin . . . . . . Esas sayılı takibine yaptıkları itirazın 2.226,77 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin takip tarihi itibariyle 2.226,77 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA,
-
Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (2.226,77 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 80,70 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafça yapılan 172,90 TL dava açma masrafı ve 1.934,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 2.106,90 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
-
Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (2.226,77 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 2.226,77 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı -----vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:55