İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1382 E. 2023/908 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2017/1382
2023/908
26 Ekim 2023
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/1382
KARAR NO : 2023/908
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 12/12/2017
KARAR TARİHİ : 26/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde:
Davalı aleyhine, müvekkilleri ile aralarındaki Orijinal Yedek Parça Tedariki sözleşmesinden kaynaklı borcun tahsili için ----.İcra Dairesindeki -----.sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazda bulunduğunu, müvekkil ile davalı ... arasında 10.11.2015 tarihinde Orijinal Yedek Parça Tedarik Sözleşmesi bulunduğunu, davalının hasar sonucu yedek parça talebinde bulunduğunu, sözleşmenin konusunun davalı ... tedarikçıi tarafından tüm Türkiye'den verilecek olan “Orijinal Yedek Parça Sevkiyat” hizmetlerinin verilmesi ile parça değişimi gerektiren oto hasarlarında uygulanabilmesi olduğunu, sözleşme konusu ekipmanlar müvekkili tarafından temin edildiğini ve davalıya sözleşmede belirtilen şartlarda teslim edildiğini, fatura edildiğini, sevk irsaliyeleri düzenlendiğini, siparişlerin----- online sistemi üzerinden girilerek faturaların online sistem üzerinden verildiğini, sözleşmenin 5. Maddesi gereğince bedellerin 15 iş günü içerisinde banka kanalı ile yapılmasının kararlaştırıldığını, müvekkillerinin sözleşme gereğini ifa etmesine rağmen davalının edimlerini geregi gibi ifa etmediğini, müvekkil şirketin tüm mutabakat çabalarının sonuçsuz kaldığını, bu hususun cari hesap ekstreleri ile sabit olduğunu, müvekkilin davalı tarafından yapılmayan ödemelerle zor duruma düştüğünü, bakiye borcun tahsili amacı ile -----İcra Dairesindeki-----.sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını iddia ederek; davanın kabulü ile borçlunun takibe asıl alacağa ve faize ilişkin haksız itirazlarının iptalini ve takibin 67.880,76 TL yönünden devamını, davalı borçlunun yerinde olmayan itirazları ile icrayı geciktirmek amacında olmasından dolayı %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde.
Davacının sadece tek taraflı olarak sunduğu cari hesap belgesine göre alacağını ispat etmesinin imkansız olduğunu, davalı ... kayıtlarında yapılan incelemede davacı yanın talepleri karşısında bilgi akışı sağlanmaya çalışıldığını ancak yeterli bilgi ve belge sağlanmadığından netice alınamadığını, davalı şirketin tespit edilebilir bir borcu bulunmadığını, davacı tarafın davalı şirket aleyhinde başlatmış olduğu takibin ve işbu davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacının icra inkar tazminatı talebinin yersiz ve dayanaksız olduğunu savunarak; haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmişlerdir.
İNCELEME:
----Vergi Dairesi Müdürlüğüne, ----Vergi Dairesi Başkanlığına, -----. Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkereler yazıldığı anlaşıldı.Mahkememiz tarafından aldırılan tarihli son bilirkişi raporunda özetle;
"A-Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Tacir olan her iki tarafın raporun 4.a. bölümünde detaylı olarak incelenen 2015-2016 ve 2017 yılları Envanter defterlerinin noter tasdikleri ile GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının T.T.K” nu ve V.U.K” nu hükümlerine göre süresinde, usulüne uygun tutulduğu tarafların kendi defter ve kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür.
Davacının Alacak Talebi Yönünden: Mahkemenizce, 10.11.2015 tarihli defter incelemesi bölümünde detayları gösterilen 232.694,39 TL tutarındaki davacı şirketin kendi defterlerinde davalı aleyhine borç kaydedilen işlemi davacı lehine devir bakiyesi alacağı olarak kabul edilecek olması halinde, davacının kendi defterlerinde davalı açık hesabından 06.10.2017 takip tarihi itibariyle 71.660,74 TL tutarında alacaklı duruma geçeceği, taleple bağlılık ilkesi gereği dava dilekçesindeki talep olan 67.880,76-TL yönünden takibin devam edebileceği, Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; davacı/alacaklının takip öncesi 134,00 TL tutarında faiz talep edebileceği, tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında 969,75 faiz talep edebileceği" hususları tespit edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki 10/11/2015 tarihli sözleşmeye dayalı açık hesap ilişkisinden ve faturadan kaynaklı takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
11/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda "Davalı nezdinde yapılan incelemede bilirkişi incelemesine ibraz edilen ekte bulunan (EK1) mutabakat mektubunda davalı ile davacının T.T.K 94. Maddesi gereği 30.11.2015 tarihinde sıfır bakiye ile mutabık olduklarını beyan ettikleri anlaşılmıştır. Mutabakat mektubunda her ne kadar yanlarca hesap bakiyesinin sıfır olduğu belirtilmişse de 30.11.2015 tarihinde yanların hesap ekstreleri üzerinde yapılan incelemede davacının hesapları nezdinde davalı hesabının 238.482,62 TL borç bakiyesi verdiği, davalı nezdindeki davacı hesaplarının ise 60.854,19 TL alacak bakiyesi verdiği görülmüştür. Davalı ile davacının 30.11.2015 tarihi itibariyle sıfır bakiyede oldukları kabul edildiğinde yanlar nezdindeki cari hesap ilişkisinden kaynaklanan devir bakiyelerinin değişeceği ve davacının alacağının bulunmayacağı kanaati oluşmuştur. Bununla birlikte yukarıda bilgisi verilen mutabakat mektubunun yüce mahkemenizce kanıt olarak değerlendirilmemesi durumunda dikkate alınmak üzere davalının ibraz ettiği cari hesap ekstresi üzerinde yapılan incelemede hesapların hasar dosyası bazında kaydedildiği, davacı nezdinde ise fatura numarası ve plaka nezdinde takip yapıldığı anlaşılmıştır. Bahsi geçen hesap takip yapısında mutabakat konusunda tarafların muhasebe bilgisayar programları ve hasar dosyası bazında inceleme yapılmadan doğrudan hesap ekstrelerinin doğru şekilde karşılaştırılmasının imkan dahilinde olmadığı ve bu konuda yapılacak mutabakat konusunda sigortacılık hasar uzmanlığına sahip bilirkişinin heyete dahil olmasının faydalı olacağı kanaati oluşmuştur." şeklinde tespit ve değerlendirme yapıldığı görülmüştür.30/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda¸¸¸
tespitlerinin ve değerlendirmelerinin yapıldığı görülmüştür.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın taraflar arasındaki 10/11/2015 tarihli sözleşmeye dayalı açık hesap ilişkisinden ve faturadan kaynaklı takibe vaki itirazın iptali davası olduğu, davacının alacağın varlığını ve miktarını, davalının da borcun bulunmadığını/ifa edildiğini ispatlamakla mükellef olduğu, davacının bu hususta taraflar arasındaki yazılı sözleşmeye ve sözleşme kapsamında kesilen faturalara ve ticari defterlere dayandığı, yukarıda atıf yapılan bilirkişi raporlarında yer alan tespitler dikkate alındığında takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 71.660,74 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, her ne kadar tarafların ticari defterleri bu konuda birbirini doğrulamasa da, davacının alacağını taraflar arasındaki yazılı sözleşme ve bu sözleşme kapsamında kesilen ve davalı tarafından itiraz edilmeyen faturalar ile ispatlamış olduğunun kabulünün gerektiği, davalının borcun bulunmadığına/ödendiğine dair herhangi bir savunma ve delil ileri sürmediği, bu sebeple taleple bağlılık ilkesi gereğince de 67.880,76 TL asıl alacak yönünden itirazın iptaline ve alacağın likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve borçlunun itirazında haksız çıkmış olması nedeniyle davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
-
Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun . . . . İcra Dairesi'nin . . . . . . . Esas sayılı takibine yaptığı itirazın 67.880,76 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin takip tarihi itibariyle 67.880,76 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA,
-
Kabul edilen alacağın (67.880,76 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 13.576,15 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (67.880,76 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 4.636,93 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 800,27 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 3.836,66 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafça yapılan 836,27 TL dava açma masrafı, 4,60 TL vekalet harcı ve 18.372,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 19.212,87 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
-
Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (67.880,76 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile . . . . . Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:55