SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/869 E. 2024/84 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2018/869

Karar No

2024/84

Karar Tarihi

6 Şubat 2024

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2018/869 Esas

KARAR NO:2024/84

DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 16/07/2018

KARAR TARİHİ: 06/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ile 22.12.2016 tarihinde sözleşme yapıldığını, konusunun ------- adet ticaret merkezi inşaatları ile âlt yapı ve çevre düzenlemesi hafriyat işi olduğu, işin başlama tarihinin ---- olduğu, söz konusu yere ------- çeker kırkayak kamyondan oluşan ekipmanların sahada hazır bulundurulduğunu, sözleşmenin icrası aşamasında davacının personel ve ekipmanlarının bazen yarım gün, bazen de kısa zaman çalıştırıldığını, davalının personeli inşaat malzemesi taşıyan araçları ve mikserleri çekmek için görevlendirdiğini, davalıya verilen edimin süresi içinde bitirilmesi için günde 2000 m3 hafriyat yapılması gerektiğini, davalının sözleşmeye aykırı talimatları sebebiyle bir miktarının yerine getirildiği, davalının “artık biz sizle çalışmıyoruz” diyerek sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, davacının 15.754 m3 saha içi ve 6.136 m3 saha dışı işi teslim ettiğini, davacının bu işlere mukabil 387.680,33 TL ödeme yaptığını, ödenen miktarın hafriyat, davacı ekipman kirası ve araç çektirme işi bedeli olduğunu, sözleşmeye göre davalının sahada yeterli personel bulundurması gerektiğini ve davacıya taşıma yapacağı yerleri teslim etmesi gerektiğini, müvekkilin zararının 441.000 TL civarında olduğunu, davalı tarafın davacının çalışmasına ftilen izin vermediğinden dolayı 31.03.2017 tarihinde personel ve ekipmanını sahadan çıkardığını, sahada 3 ay 8 gün ekipman bulundurulduğunu, ------- olduğunu, davalının sözleşmeye aykırı davranışları sebebiyle ekipmanların kazanç kaybının 138.000 TL olduğunu, sözleşme süresince kamyon şöförleri hariç olmak üzere sahada 1 saha formeni, 1 inşaat mühendisi, 3 operatör ve 1 işçi hazır bulundurulduğunu, bu personele 92.400,00 TL ücret ödendiğini, davacının kısmen ve tam gün çalıştırılmadığı günler boyunca bu maliyeti yüklenmiş olduğundan 23.100,00 TL zarara uğradığını, davacının çalıştırılmadığı günler boyunca bu ekipman ve personel ile iş yapma imkanının kaybettiğini, bu sebeple 276.000,00 TL zarara uğradığını, davacının sözleşme ile hak ettiği iş bedelini elde edemediğini, yani kararlaştırılan hafriyat bedelini kaybettiğini, projenin toplam hafriyat işi bedelinin 2.500.000,00 TL olduğunu, davacının ekipmanlarırı nakliyesi ve bu iş için yaptığı ulaşım vb. masraflarının 20.000,00 TL olduğunu, toplam zararın 441.000,00 TL civarında olduğun, şimdilik 250.000,00 TL talep edildiğini, alacağın en yüksek faiz ile (yasal faizin altında kalmamak kaydıyla) davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle :Davacının müvekkilin sözleşmenin yükümlülüklerini yerine getiremediği ve bu sebeple zarara uğradığını iddia etmişse de, davacının kendi edimlerini yerine getiremediğinden dolayı karşılıklı olarak fesih edildiğini, sözleşme süresince gerekli işgücünü sağlamadığını, gerekli iş makinelerini temin etmediğini, bu sebeple sözleşme kapsamındaki iş programında aksamalar yaşandığını, programın gerisinde kalındığını, davacının iş yönetiminin zayıf olduğunu, işin başına tecrübeli personel koymadığını, kendilerine ait araç olmadan başkalarına ait araçları kiralayarak iş yapmaya çalıştıklarını, sözleşmenin karşılıklı olarak fesih edildiğini, 22.03.2017 tarihli “Fesih ve İbra Protokolü” ile karşılıklı imza ile sözl'eşmenîn fesih edildiğini, müvekkil şirketin kusuru olmadığından dolayı davacının menfi zarar tazmin edemeyeceğini, davacının, müvekkilin yer gösterme ve yeterli personel istihdam etme yükümlülüklerini yerine getirmediği iddialarını somut delillerle ispatlayamadığını, sözleşme yükümlülüklerine aykırı davranışın delil tespiti, bilirkişi incelemesi, keşif tutanağı ve benzeri belgeler ile ispatlanamadığını, davacının işe başlama tarihi 23.12.2016 olup, ------- giriş kayıtlarının dilekçe ekinde sunduğunu, asgari personel listesinde sadece 1 adet harita mühendisi çalışması gerekirken, müvekkilinin şantiyesinde 1 adet harita mühendisi ve 2 adet harika teknikeri bulundurduğunu, davacının 23 tam gün çalışmamış olduğu iddiaları konusunda hiçbir gerekçe öne sürülmeden çalışma yapılmamasının kabul edilemez olduğunu, ayrıca hiç kimseye ayın tüm günlerinde çalışma garantisi verilemeyeceğini, taraflar arasında düzenlenmiş olan 22.03.2017 tarihli protokol ile sözleşmenin fesih edilmiş olduğunu ve haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; Taraflar arasındaki 22.12.2016 tarihli sözleşmenin, feshi dolayısıyla oluştuğu iddia olunan davacı zararın davalıdan tahsilinin mümkün olup olmadığı, davalının sözleşme ile belirlenen edimlerini yerine getirip getirmediği, edimlerin ifasında gecikme olup olmadığı, davalının davacıya sözleşme dışı iş yükleyip yüklemediği, işin gecikmesinin davacıdan kaynaklı olup olmadığı, davacının zararının olup olmadığına ilişkindir. ------ sayılı dosyası ile 05.10.2021 tarihli celsede dinlenen tanık ---- beyanında; Ben ---- yılında ------ çalışmaya başladım 6 ay kadar harita teknikeri olarak çalıştıktan sonra islifa ettim. ---- taşeron firmasıydı, hafriyat işleri vapıyordu, ---- İnşaatın yaptığı binaların hafriyatını taşıyordu, ben saha personeli olduğum için idari teknik şartnameleri ve parasal konuları bilemiyorum. Ama aralarındaki fiili işleri biliyordum ve görüyordum...” şeklinde beyanda bulunduğu görülmüş olup, yer teslim tutanağı konulu evrakta yer alan bilgilerin doğru olduğunu teyit ettiği, diğer evraklara ilişkin bir bilgisi olmadığı ve görmediğini söylediği görülmüştür.

------ Tal. sayılı dosyası ile 17.05.2022 tarihli celsede dinlenen tanık -------- beyanında: Ben davacı şirkette vönetici (formen) olarak 2016 yılının 11 ayından, 2017 yılının Mart ayına kadar çalıştım. Davacı ile davalı çocukluk arkadaşlarıdır. Davalı şirketin şantiye şefi ---------- kendi inisiyatifi ile bu davadaki işi yaptırmak için başka bir şirkete söz vermiş. Ben işe davacı şirket dava konusu yere giltikten 15 gün sonra gittim. Ben gittiğimde dava konusu işe hiç başlamamıştır. Sadece şantiye işleriyle uğraşılmış. Yani angarya işlerle uğraşılmış. Ben gittikten sonra hava şartları ve arazinin kölü olması, yolun yapılmaması, nedeniyle taşınamadı. Günlük 1800-2000 m3 iş yapılacak yerde, bizim yaptığımız iş 500 m3 2017 yılının Şubat ayına kadar bu şekilde sürdü, şubat ayında onu işten çıkardılar. Onun yerine ---------- isimli bir mühendisi işe alındı. Hafriyat yapılacak alanda eğimli arazi olduğu için toprağı belli bir kademe yapılarak kesmek lazımdır. Ancak bize onun yerine şevli olarak kesim yaptırıldı. Bunun üzerine iki üç gün sonra vol çatlayarak aşağı yıkıldı. Zarar davalı şirkel tarafından yapıldığı halde, zararı davacı şirkete yükledi. Bize 2017 yılının 15 Mart'ında işi bıraktırdılar. Davalı şirket daha sonra bu işi -------- ismini hatırlayamadığım bir şirkete verdi. Biz bir hafta şantiyede bekledik. Hatta bize vemek bile vermediler. 22 Martta davacı şirkete hafriyat araçlarını, kazı makinelerini yüklemek için turlar geldi. Şirket yetkililerinden birisi sözleşme feshedilmeden yükleme yapılamaz dedi. Fesih sözleşmesini bana getirdiler. Ben de; ------ yetkim yok, sadece metrajlar ve yapılan işlemlerin dokümanlarına imza yetkim vardır... ” dedim. Davacı şirketin sahibini aradım. Fesih imzalatacaklarını söylediler dedim. O da bana “ . Makinaları almak için mecbur imzalamayacağız, bir şey olmaz, zaten resmiyette kullanamazlar. Hiç olmazsa makineleri kurtaralım...” dedi. Davacı şirket çalışanların maaşlarını ödedi. Biz de bunun üzerine işi bıraktık...” şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkemece 05.07.2022 tarihli celsede dinlenen tanık ----- beyanında; Ben 2010 yılından beri Harita Teknikeri olarak çalışıyorum, son olarak ------- kurum olan bir işi yaptımı, dava konusu olayı biliyorum, 2016 yılı Kasım ayında ---- çalışmaya başladım. Nisan ayında kendi isteğimle istifa ettim, orada Harita Şefi olarak çalışıyordum, orada şanliye şefi -------- çalışmaya başladım, sonra şantiye şefinde bir değişiklik oldu, ------- geldi, ben orada davalı şirkete bağlı olarak çalışıyordum, davacı orda dava konusu işte çalıştı, şantiyeden çekildikleri tarihi tam olarak hatırlamıvyorum, ancak benim istifamdan önce oradan ayrıldılar, şantiyede saha içerisindeki hafriyatın kazınması, lesviyesi, saha dışına taşınması ve bağlantılı bütün hafriyat işini yaptılar, işin tamamını bitiremediler, çalışma şartları uygun değildi, mevsim itibariyle saha içerisindeki yolların düzenlenmesi gerekiyordu, yollar açıldı. ancak bu yollar kamyonların gidebileceği nitelikte değildi, kamıyonlar bir. iki saal çalışıyordu, ancak verimli çalışamıyorlardı, akşama kader kamyonlar uğraşıyorlardı, davalı şirketin o tarihlerde kendisine ait bir iş makinesi sahada yoktu. --------inşaatın makinesi alıp kendi işimizde kullandık, saha içerisinde yollar kötü olduğu için yolların itilmesi, vinçlerin yürütülmesi, makinelerin çekilmesi, beton mikserlerinin itilmesi gibi işleri yapılıyordu, kamvonlarla yüklenmediği için şantiye içerisinde bekler vaziyelte yükler duruyordu, davacı verimli çalışamadığı için sahada kazanç elde edemedi. maddi kayıplar yaşadıklarını biliyorum, bu yüzden işi bıraktı, ------ sahada iki adet personeli vardı, bir tanesi -------. Kendisi ile saha çalışması gibi konuları görüştüm, inşaat sahası yamaca kurulu bir arazi ve gecekonduydu. saha kentsel dönüşüm sahası olduğu için moloz taşıma işi de söz konusu idi. ancak onlar kaldırılmamıştı. yerinde duruyordu. Ben devamlı sahada makineleri takip ediyordum. bir. gün makinelerin tamamen çalışmadığını gördüm, saha sorumlusu -----yanma gittim, ------ makinaların bakımından sorumludur, ben yanlarına gittim, neden çalışmadıklarını sordum, bana herhangi bir cevap verilmedi, onlar da bekleme halindeydi, takip eden günlerde başka bir hafriyat şirketi ile çalışmaya devam edildiğini gördüm, fesih sürecinde benim herhangi bir bilgime başvurulmadı, aynı zamanda davacı şirket yetkilisi -------- o tarihten sonra sahaya gelip gittiğini görmedim. fesihle ilgili herhangi imzayı kimin attığını bilmiyorum. Şantiyvede bütün inisiyatif şantiye şefine aitti. kendisi de yeterli bir tecrübkeye sahip değildi. biz de bütün sıkıntılarımızı onunla paylaşıyorduk, personel olarak biz ( sıkıntı yaşıyorduk, bu sıkıntıları ilettiğimizde bize geri dönüş olmuyordu, sorunu çözmek için inisiyatif aldığımızda ise şantiye şefinden baskı görüyorduk...” şeklinde beyanda bulunmuştur.Tanık ------- beyanında; ben işe başladığımda 6 ay kadar harita teknikeri olarak çalıştığını, ----, hafriyat işlerini yaptığını, binaların hafrivatını taşıdığını, diğer konularda bilgisi olmadığını.... ” belirtmiştir.Tanık-------- beyanında; “...Davacı şirketin dava konusu yere gitmesinden 15 gün sonra işyerine gitliğini, kendisinin gittiği dönemde işe hiç başlanılmamış olduğunu, günlük 800-2000 m2 iş yapılacak yerde, bizim yaptığımız işin 500 m2'ü bulmadığını, şubat ayına kadar bu şekilde sürdü. 2017 yılının Şubat ayında ------ işten çıkardılar. Onun yerine ---- isimli bir mühendisi işe alındı. Hafriyat yapılacak alanda eğimli arazi olduğu için toprağı belli bir kademe vapılarak kesmek lazımdır. Ancak bize onun yerine şevli olarak kesim yaptırıldı. Bunun üzerine iki üç gün sonra yol çatlayarak aşağı yıkıldı. Zarar davalı şirket tarafından yapıldığı halde, zararı davacı şirkete yükledi. Bize 2017 yılının 15 Mart'ında işi bıraktırdılar. Davalı şirket daha sonra bu işi ------ismini hatırlavamadığım bir şirkete verdi. Bir hafta şantiyede beklediğini... ”belirtmiştir. Ayrıca tanık beyanında, “... Hatta bize yemek bile vermediler. 22 Martta davacı şirkete ait hafriyat araçlarını, kazı makinelerini yüklemek için tırlar geldi. Şirket yetkililerinden birisi sözleşme feshedilmeden yükleme yapılamaz dedi. Fesih sözleşmesini bana getirdiler. Ben de “ - Benim yetkim yok, sadece metrajlar ve yapılan işlemlerin dokümanlarına imza yetkim vardır... ” dedim. Davacı şirketin sahibini aradım. Fesih imzalatacaklarını söylediler dedim. O da bana « Makinaları almak için mecbur imzalamayacağız, bir şey olmaz, zaten resmiyette kullanamazlar. Hiç olmazsa makineleri kurtaralım... ” dedi. Davacı şirket çalışanların maaşlarını ödedi. Biz de bunun üzerine işi bıraktık...” şeklinde beyanda bulunmuştur.Tanık ------- beyanında; “...2016 yılı Kasım ayında ---- çalışmaya başladığını, Harita Şefi olarak çalıştığını, orada davalı şirkete bağlı olarak çalıştığını, davacının orda dava konusu işte çalıştı, şantiveden çekildikleri tarihi tam olarak hatırlamadığını, ancak istifasından önce oradan avrıldıklarını, şantiyede saha içerisindeki hafriyatın kazınması, tesviyesi, saha dışına taşınması ve bağlantılı. bütün hafriyat işini yaptılar, işin tamamını bitiremediklerini, çalışma şartlarının uygun olmadığını, mevsim itibariyle saha içerisindeki yolların düzenlenmesi gerektiğini, vollar açıldı, ancak bu vollar kamyonların gidebileceği nitelikte olmadığını, kamyonların bir iki saat çalışabildiğini ve verimli çalışamadıklarını, akşama kadar kamyonların uğraşlıklarını, davalı şirketin o tarihlerde kendisine cit bir iş makinesi sahada bulunmadığını, Takip eden günlerde başka bir hafriyat şirketi ile çalışmaya devam edildiğini gördüm, fesih sürecinde benim herhangi bir bilgime başvurulmadı...” şeklinde beyanda bulunmuştur.Mali müşavir, inşaat mühendisi ve sözleşme uzmanı bilirkişi heyeti 25.05.2021 tarihli raporunda: davalı/işverenin sözleşmeye aykırı bir davranışta (borç ihlalinde) bulunmadığı; taraflar arasındaki eser sözleşmesinin davalı/işveren tarafından haksız olarak sonlandırılmadığı, tarafların karşılıklı anlaşması neticesinde akdedilen 22.03.2017 tarihli “Fesih ve İbra Protokolü” ile sonlandırıldığı; bu nedenle de davacının davalıdan, iddia ettiği gibi, davalının sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ihlal etmesinden ve/veya sözleşmeyi haksız olarak feshetmesinden kaynaklanan herhangi bir tazminat alacağının bulunmadığı kanaatine varıldığı, davacının davalıdan, davalının sözleşmeden kaynaklanr borçlarını ihlal etmesinden ve/veya sözleşmeyi haksız olarak feshetmesinden kaynaklanan herhangi bir tazminat alacağının bulunmadığı, tespitinde bulunmuştur.Mali müşavir, inşaat mühendisi ve sözleşme uzmanı bilirkişi heyeti 29/05/2023 tarihli raporunda: Taraflar arasında akdedilen 22/12/2016 tarihli sözleşmenin 22/03/2027 tarihli fesih protokolü ile sonlandığı , davacı adına bu protokolü imzalayan çalışanın davacı şirket yetkilisinin verdiği talimat/yetki ile hareket ettiği, protokolden sonraki aşamada da davacı şirketin protokole uygun olarak inşaat sahasından çekildiğinin anlaşıldığı, bu durumda 22/03/2027 tarihli sözleşmenin davacı şirketi bağladığı, fesih protokolü m. 3.2 hükmü uyarınca tarafların birbirlerinden herhangi bir talepte bulunmayacakları, tespitinde bulunmuştur.Davacının davasını ıslah ettiği, ıslah harcını yatırdığı, ıslah dilekçesinin karşı tarafa tebliği edildiği görülmüştür.Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Somut uyuşmazlık, ---- işveren sıfatı ile ----- taşeron sıfatı ile 22.12.2016 tarihinde----- inşaatları ile altyapı çevre düzenlemesi hafriyat işi taşeron sözleşmesine dayalı haksız fesih nedeniyle kira bedeli, kazanç kaybı, personel ücreti, ulaşım masrafının tahsili istemine ilişkindir.Taraflar tacir olup HMK 222/2. maddesinde, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayı yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması koşulu ile tarafların ticari defterlerinin ticari davalarda delil olabileceği, 3. ve 4. fıkrasında; diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması koşulu ile sahibi lehine delil olacağı, ticari defterler açısından; tarafların 2016-2017-2018 senesi ticari defterleri incelenmiş olup, tüm defterlerin noter açılış ve yevmiye defterlerinin noter kapanış tasdiklerinin süresinde yerine getirilmiş olduğu görülmüştür.Mali yönden, davacının defterlerinde davalıdan 3.618,05 TL alacaklı olduğu görülmektedir. Davalının defterlerinde davacıya 1.351,18 TL borçlu olduğu görülmektedir. Aradaki mutabakat farkları 3 adet işlem ve 2.266,86 TL olup, davalıya ait kayıtlardan kaynaklanmaktadır. Söz konusu belgeler dosyaya sunulmamış olup, neticede davacının davalıdan 3.618,05 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.Davacının kayıtlarında alacaklı olduğu tutar 3.618,05 TL ve davalının kayıtlarında borçlu olduğu tutar 1.351,18 TL'dir. Taraflar arasındaki cari hesap hareketlerinin karşılaştırılmasından, tarafların ticari defterlerinin davacının davalıdan 1.351,19 TL alacaklı. olduğu ile ilgili- birbirini teyit etmesine rağmen, davalının ticari defterlerinde, davacının. Cari hesabına borç olarak kaydettiği, ------tutarları ile ilgili dayanak belgeler bulunmadığından, davacın davalıdan ticari defterlere göre, 20.07.2018 tarihi itibariyle 3.618,05 TL tutarınca alacağının bulunduğu kanaat edilmiştir. Davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu 6 adet hafriyat çalışma tutanakları 2017 senesi 3. Ayının farklı günlerine aittir. Tamamında -------- isim ve imzası mevcuttur. Muhtelif hafriyat işlemleri tutanak altına alınmıştır. Davacının zararına neden olarak yukarıda a, b, c, d, e ve f maddelerindeki belirttiği gerekçeler ile ilgili olarak dosya kapsamında herhangi bir tespit, tutanak ve ihtar bulunmaktadır.Taraf beyanları ile dava dosyası içeriğine göre; davalı/işveren ile davacı/yüklenici arasında, 22.12.2016 tarihli eser sözleşmesi (taşeronluk sözleşmesi) akdedilmiş olup, davacı/yükleniciye 23.12.2016 tarihinde yer teslimi yapılmış, davacı/yüklenici sözleşme konusu işleri yapmaya başlamıştır, davacının yapmış olduğu işlerin bedeli davalı tarafından davacıya ödenmiştir. 22.03.2017 tarihinde, taraflar arasındaki sözleşme sonlandırılmıştır.

Davacı, “sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini (sonlandırıldığını)” iddia etmekte; davalı ise, “davacının sözleşmeden kaynaklanan barçlarını gereği gibi ifa etmemesi üzerine, tarafların karşılıklı anlaşması suretiyle akdedilen Fesih ve İbra Protokolü ile sonlandırıldığını” iddia etmektedir. Davacı, “söz konusu Fesih ve İbra Protokolü'ndeki imzanın şirketin yetkilisine ait olmadığını” iddia etmektedir. Tanık beyanlarına göre; ----- davalı şirkette sözleşmenin imzalandığı tarih itibariyle şirket çalışanı olarak ve şirket adına sözleşmeyi imzaladığı, görünüşte temsil nazariyesi gereği sözleşmenin davalı şirket yönünden bağlayıcı olduğu, “görünüşte temsil yetkisi teorisi” uyarınca bu kişinin imzaladığı tutanağın davalı şirketi bağladığının kabul edilmesi gerektiği, ---- karar sayılı ilamı)Davacı/yüklenici, “sözleşmenin akdedilmesinden sonra, davalı/işverenin sözleşme gereği yapmakla yükümlü olduğu hazırlık işlerini yapmadığını, davacı/yükleniciye uygun bir çalışma sahası (yollar vb.) sağlamadığını ve davacı/yükleniciye sözleşme dışı işler yaptırdığını, bu nedenle davacı/yüklenicinin sözleşmeyle üstlendiği işleri gereği gibi yapamadığını ve işin yapımında bir takım gecikmelerin meydana geldiğini” iddia etmekteyse de, bu hususu ispata yönelik herhangi bir delil sunmadığı görülmektedir. Oysa ki bu hususu ispat etme yükümlülüğü davacı/yükleniciye aittir. Davacı/yüklenici her, davalı işverene bu hususta herhangi bir uyarıda bulunmadığı, davalı işverenin sözleşmeye aykırı bir davranışta bulunduğuna dair dosya kapsamında delil bulunmadığı, nun davacı tarafça ispatlanamadığı, anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Alınması gerekli 427,60. TL harçtan peşin alınan 4.269,38. TL peşin harç ve 3.264,00. TL ıslah harcı toplamı 7.533,38‬. TL'den mahsubu artan 7.105,78‬. TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

  3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. Davalı tarafından sarf edilen 150,00. TL yargılama giderin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,

  5. Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden red olunan dava değeri(441.000,00 TL) üzerinden AAÜT.ne göre hesaplanan 67.740,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  6. Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde yatıran tarafa iadesine

Dair, Davacı vekilinin ve davalı vekillinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

NiteliktekideğerlendirilmesidelillerinHizmetgereğiasliyeticaret(TicarimahkemesiSözleşmesindenhükümKaynaklanan)Alacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim