İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1259 E. 2024/687 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2018/1259
2024/687
18 Eylül 2024
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/1259 Esas
KARAR NO: 2024/687
DAVA: Maddi Tazminat (Şirket Yöneticisinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/10/2018
KARAR TARİHİ: 18/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Maddi Tazminat (Şirket Yöneticisinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ---------- D. İş sayılı kararı ile Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında 674 sayıl ı Kanunun Hükmünde Kararname”nin 13. Ve 19. Maddeleri ile CMK 133/1 maddesi kapsamında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu yetkili lerinin tayin edildiğini, 690 sayılı KHK”nın 73. Maddesi ile eklenen 6. Fıkrasındaki; “ kayyımlık görevi ----------- tarafından yürütülen şirketler, açtıkları davalarda harçtan muaf olunduğunu, mizanda yer alan kasa hesabından 7.954,06 TL”lik tutarın fiziki olarak olmadığını, 101 Portföydeki Çekler hesabında 445.000,00 TL tutarında 2 adet çek olmadığını,--------- Banka bakiyesinde 492.980,35 TL”lik tu tarın olmadığı, ---------- Alacak senetleri hesabında 642.855,00 TL”lik tutarda senet olmadığını, ----------Verilen sipariş avansları hesabında 3.979.179,67 TL”lik tahsil imkan olmadığını, 181 Gelir Tahakkuku hesabında 11.868.819,05 TL tutarın olmadığını, -------- Personel Maaş avans hesabında 39.000,00 tahsil imkan olmadığına, --------- Uzun Vadeli Alacak senetleri hesabında 5.320.250,00 senet olmadığını, kanunda ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerin kusuruyla ihlale ettikleri taktirde şirkete verdikleri zarardan sorumlu olduğunu, 22.796.038,13 TL zararın 01.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan müvekkil şirkete tahsil edilmesi konusunda karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Zamanaşımı itirazında bulunduğunu,----------- Kasa hesabında 7.954,06 TL tutarındaki kasa hesabında mevcut olmaması durumu; tüm üst düzey yetkili lerinin cezaevinde bulunduğu ve kayyımların atamadığı 40 günlük süreçte müvekkilin bilgisi olmadan şirket içinde kayda alınmayan birçok işlem yapılmış olabildiğinin, ilgili para çalınmış ya da kaybolmuş olabildiğinin müvekkilinin 26.08.2016 tarihinde tutuklandığını ve halen tutuklu olduğunu, iddia edilen zarardan sorumlu tutulması hakkaniyet olarak kabul etmediğini, -------- Banka bakiyesinde yer alan 492.980,35 TL tutarın olmaması durumunda bu konuda cevaplarını saklı tutulduğunu, ---------- Gelir Tahakkuku hesabında 11.868.819,05 TL tutarın olmaması iddiası; hangi iş ve projeye istinaden şirketin alacak veya borcunun bulunduğunu; borcun tahsili veya ödenmesi hususunda şirket kayyımlarınca işlem yapılıp yapılmadığı hususunda davacı tarafça açıklanması gerektiğini bu nedenle cevabı saklı tuttuğunu, ---------- Personel Maaş avansı hesabında 39.000,00 TL tutarın tahsili imkansız olması iddiasına; personel maaş ilgili detayları davacı açıklamadığından cevaplarının saklı tutulduğunu, sipariş avansları hesabının tahsil imkanı olmadığını ilişkin iddiaları; şirketi yöneten kayyımların ilgili stokları teslim almak veya avansları geri almak adına girişimde bulunmuş olması gerektiğini bu girişimler yapılmadan tahsil imkanın olmadığı iddiasının soyut olduğunu, --------- portföydeki çekler iddiası ilgili; çek numaraları, çekin hangi bankaya ait olduğun, çekin hangi bankadan tahsil edilip edilmediğini, çek tahlisi yapıldıysa kim tarafından yapıldığı, senetlerin düzenleyicisi ve lehtarlarının kim olduğu açıklanması gereken hususlardan olduğunu, belirtmesi gerektiğini ve bu nedenlerle cevap haklarını saklı tutulduğunu, açılmış olan davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiş etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava TTK.nin 553. Maddesine dayalı şirket yöneticisinin şirkete verdiği zararın tazminine ilişkindir.TTK. nun 553. maddesine göre şirketin davacı olduğu, sorumluluk davasında, yönetici aleyhine bu davanın açılabilmesi için genel kurul kararı alınması özel bir dava şartı ise de, somut olayda davacı şirkete --------- D. İş sayılı kararı ile OHAL kapsamında 674 sayılı KHK nın 13ve 19. maddeleri, CMK'nun 133/1 m. uyarınca ---------- kayyım olarak atandığı görülmekle, KHK ve ilgili yönetmeliğin 41/3 m uyarınca “Fon kurul kararı dava şartı olarak genel kurul kararı yerine geçer” hükmü sebebiyle genel kurul kararı aranmamıştır.690 sayılı KHK nun 73/6 m uyarınca davacının harçtan muaf olduğu anlaşılmıştır.Taraf teşkili sağlanmış, deliller toplanmış esasa geçilmiştir. Davacı şirket, davalının sorumluluğuna ilişkin düzenlenen 07/11/2017 tarihli tutanağa dayanmaktadır. Bu tutanakta 01/10/2016 tarihli ön tespit tutanağından sonra yapılan araştırmalar neticesinde mizanda olmasına rağmen gerçekte olmayan mizanın ----------- nolu kayıtlarına göre toplam 22.796.038,12 TL şirketin zararı olduğu belirtilmektedir.Bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, bir mali müşavir bağımsız denetçi bir ticaret hukukunda uzman nitelikli hesap uzmanından kök ve ek rapor alınmıştır. Ek raporda da üç seçenekli inceleme yapılmış olması, aradaki fiil-zarar ilişkisinin kurulamamış olması sebebiyle yeni bir heyetten rapor alınmasına karar verilmiştir. Bir mali müşavir bağımsız denetçi bir ticaret hukukunda uzman nitelikli hesap uzmanı seçilmiş, bilirkişiler 26/06/2024 tarihli raporunu sunmuştur. Raporda özetle zararın ispat edilemediği, kusurlu eylem ile zarar arasındaki illiyet bağının kurulamadığını tazminatın şartlarının oluşmadığı mütalaa edilmiştir.Yöneticinin sorumluluğu davasında, TTK.nun 553 vd maddelerinin uygulama alanı bulacağı açıktır. 6102 sayılı TTK.nun 553. maddesine göre yöneticiler kusurlarıyla verdikleri zararlardan dolayı şirkete, ortaklara ve alacaklılara karşı sorumludur. 01/07/2012 tarihi öncesinde şirket yöneticileri “kusurları bulunmadıkça” sorumlu kabul edilirken, 6335 sayılı yasa ile değişik 6102 sayılı TTK.nun 553. maddesine göre ispat yükü de yer değiştirmiştir. Dava tarihi itibariyle 6335 sayılı yasayla değişik hali uygulama alanı bulacak, davacı şirketin davalı yöneticinin kusuru ile zarar arasındaki nedensellik bağını ortaya koyması beklenecektir. Diğer bir ifadeyle sadece zararın varlığı yeterli değildir.Davalı savunmaları 26/08/2016 tarihinde tutuklanmış olması sebebiyle fiilen hiçbir etki ve eyleminin olmayacağını, kasada veya şirketteki çek, senet, alacak veya bankadaki nakit paraya dair bir eyleminin söz konusu olamayacağını, yapılan tespitlerin 2017 yılında veya tutuklamadan sonra yapıldığı, ayrıca zamanaşımına uğradığı noktaların toplanmıştır.Eylemin bir suç konusu oluşturması halinde TTK.nun 560 maddesi gereği, uzamış zamanaşımı söz konusu olduğundan, davalının zamanaşımı savunması yerinde değildir.Öte yandan, davalının tutuklandığı tarih (26/08/2016) belli olup; bundan sonra meydana gelen zararlardan davalının sorumlu tutulması mümkün olmayacaktır. Öncelikle defter kayıtlarının vergi usul kanununa veya yasaya uygun tutulmamış olması bir zarar değildir. Şirketin somut bir zarara uğramış olması gerekir. Bu zararın davalı yöneticinin eylemi sonucu olması gerekir.--------- kasa ve ---------- banka hesabına ilişkin, kasada veya bankada olması gereken para olarak defterlerde yazan kayıt ile gerçeğin birbirine uygun olmaması, tek başına gerçekte bankada para varken yöneticinin bunu uhdesine geçirdiğini göstermez. Davalının şirket parasını şahsi amaç ve menfaatle kullandığını ortaya koyacak başkaca deliller gerekir. Bankada para olmadığı halde defter kaydında var gibi görünüyor da olabilir. Yine ---------- alınan çekler hesabında, defterlerde alınmış görünen ama kayyım tarafından yapılan aramada bulunamayan iki adet ---------- Bankası çeki yönünden de, öncelikle bordroda bu çekleri teslim alanın isim ve imzası yoktur. Bu çeklerin ne için (avans mı ödeme mi ne amaçla) alındığı belli değildir. Bankaya yazılan müzekkereden çeklerin ibraz edilmediği, dolayısıyla tahsil edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı şirketin nasıl zarara uğradığı da belli değildir. --------- alacak senetleri ve --------- alacak senetleri hesabında görünen ama bulunmayan müşteri çekleri için de aynı açıklama geçerlidir. Davacının çek bilgileri ile (çek sureti elinde olmasa dahi) kıymetli evrakın zayii davası açıp, temel ilişkiye göre alacağını tahsil edebilme imkanı vardır. Bu yola gidildiğinin ancak tahsilat yapılamadığının, bunun da yöneticinin kusurundan kaynaklandığının ortaya konması lazım. Salt bir borçlunun borcunu ödememiş olması, alacaklı şirketin yöneticisini bundan sorumlu tutmayı sağlamaz. Kaldı ki çekin konu edildiği temel ilişki bilinmediğinden çeklerin teminat olarak alınıp işlevsiz veya konusuz kalmış olma, diğer bir ifadeyle şirketin hiç zararının doğmamış olma ihtimali de vardır. Benzer durum --------- verilen sipariş avansları hesabı için de geçerlidir. Verilen sipariş avansının ne için verildiği ve karşılığında mal veya hizmet alınıp alınmadığı belli değildir. Davacıya defaten süre verilmişse de, bunları somutlaştıracak bir bilgi, belge sunamamıştır. Kaldı ki, verilen sipariş avansları ile şirket parası üçüncü kişilere verilmiş, ancak üçüncü kişiden bir mal veya hizmet alınamamış ise, bu kez de üçüncü kişilere karşı gidilmesi takip veya dava yoluyla verilen avansın iadesinin sağlanması gerekir. Bu yollara gitmeden şirketin zarara uğradığını kabul etmek mümkün değildir. 180 gelecek yıllara ait giderler kalemi, gelecek yıllara ait kalemlerin izlenmesi için tutulan kayıt olup, şirketin nasıl ne şekilde zarara uğradığı somut değildir---------- personel avansları hesabında personele verildiği görülen avansın maaştan mahsuben mi avans olarak mı verildiği belli değildir Personele verilmiş para dayanaksız kalmış ise, o personelden tahsili yoluna gidilmelidir.Özetle, davacı şirkete atanan kayyım ile birlikte defter kayıtları incelenmiş ve tutulan tutanakla dava yoluna gidilmiştir. Ancak, zarar, fiil ve nedensellik bağının net olarak ortaya konması şarttır. Bu doğrultuda davacı somut bir belge, delil sunamamıştır. İspat yükünün davacıda olduğu açıktır. Bildirilen ceza dosyası ve o dosyaya sunulan raporlar da celp edilerek incelenmiş ancak muhteviyatından davacı iddiasını somutlaştıracak bilgi belge temin edilememiştir. Davacı talebi doğrultusunda--------- yazı yazılmış, müzekkere cevabında “gizlilik sebebiyle raporun gönderilmediği ancak raporun sonuç kısmında ---------- Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen --------- soruşturma kapsamında yer alan kişi ve kurumların incelenmesi neticesinde 5549 sayılı Kanun kapsamında her hangi bir suç unsuru tespit edilemediği” belirtilmiştir.Yargılama boyunca benzer şekilde davalının yöneticisi olduğu başka şirketler için açılan sorumluluk davaları da yargılama safahatlariyla birlikte izlenmiştir. celp edilerek incelenen bu davaların da karara çıktığı görülmüş, karar örnekleri dosya içine konmuştur. Gelinen aşama itibariyle ispat yükünün davacıda olduğu, davacı şirketin zararın varlığını, davalının kusurlu eylemini ortaya koyamadığı görülmüştür. Davacı şirket, dayanaksız olarak şirket kayıtlarında borçlu ise menfi tespit davası açması gerekir. Yöneticinin sorumluluğundan söz edebilmek için, şirket yöneticisinin fiktif işlemi sebebiyle şirketin kasasından para çıkmış olması veya /malvarlığı azalmış olmalı, şirket maddi olarak zarara uğramış olmalıdır. Alınan son bilirkişi raporunun da usul ve yasaya uygun olduğu görülerek itibar edilmek suretiyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
-
İspatlanamayan davanın REDDİNE;
-
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
-
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4 maddesi uyarınca hesaplanan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere e-duruşma yolu ile davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 18/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58