İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/369 E. 2024/590 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/369
2024/590
12 Temmuz 2024
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/369 Esas
KARAR NO: 2024/590
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 09/07/2022
KARAR TARİHİ: 12/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili -----------Ş.'nin ----------- nolu hasar ve rücu dosyalarına istinaden dava dışı -----------ödemiş olduğunu, tazminatın rücuen tahsili amacıyla davalı/borçlu aleyhine -------- başvuru ve ----------- arabuluculuk dosya numarasıyla arabuluculuk müessesine başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bunun üzerine haklı alacaklarının temini amacıyla işbu davayı ikame etme zorunluluğu doğduğunu, davalı ----------- (Davalı/ Sürücü/ Sigortalı olarak anılacaktır.) ait --------- plakalı araç müvekkili ---------Ş. Tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalı ----------- plakalı aracın sürücüsü 18.10.2018 tarihinde ----------- ili ----------- üzerinde üzerinde seyir halindeyken aniden sağ şerit üzerinde durduğunu, dava dışı ----------- aniden duran aracı geçmek için trafik durumunu gözettiğinde sol şerit dolu olduğu için sola geçemediğini ve aynı anda --------- plakalı aracın arka kapısının açılması üzerine, açılan kapıya çarptığını ve ciddi şekilde yaralandığını, ayrıca ---------- ait ---------- plakalı araç da hasar gördüğünü, kaza sonrasında ---------- plakalı araç sürücüsü aracını kaza yerinde bırakarak olay yerini terk ettiğini, ancak yapılan soruşturma sonucunda kaza esnasında ----------- plakalı araç sürücüsünün ----------- T.C. No'lu ------------- olduğu tespit edildiğini ve sürücü l9.10.2018 tarihli ifade tutanağında bu hususu açıkça kabul ettiğini, kaza sonrası görevli polis memurlarınca düzenlenen kaza tespit tutanağına göre meydana gelen kazada ------------ plakalı araç sürücüsü 2918 sayılı KTK'un 58. maddesi indirme ve bindirme kurallarına aykırılık nedeniyle %100 oranında kusurlu bulunduğunu, kaza sonrasında ------------ tedavi gördüğünü bedeni yaralanması nedeniyle kalıcı çalışma gücü kaybına uğradığını, bu hususta ---------- Fakültesi tarafından tanzim edilen 03.12.2019 tarihli durum bildirir sağlık raporuna göre ------------ %14 sürekli maluliyeti tespit edildiğini, dava dışı ---------- 18.10.2018 tarihli trafik kazası nedeniyle uğradığı bedeni zarar ve çalışma gücünü sürekli kaybetmesi nedeniyle tazminat ödenmesi için müvekkili sigorta şirketine başvuru yapıldığını, kazada hasar alan ----------- plakalı araç için de müvekkili sigorta şirketine başvuru yapıldığını, müvekkili yapılan başvurular üzerine ---------- ve ------------ numaralı hasar dosyasını açtığını ve neticesinde ----------- Rapor No'lu ve 15.02.2019 ekspertiz raporu hazırladığını, mağdurun bedeni hasarı ve ----------- plakalı araçta meydana gelen hasar poliçe kapsamında müvekkil şirket tarafından karşılandığını daha sonra kusurundan dolayı ------------ plakalı sigortalı aracın maliki ve sürücüsü olan ------------ rücu edildiğini, haklı alacağın temini için ------------ hasar dosyası kapsamında ----------- İcra Müdürlüğü ------------ Esas numarası ve ------------- hasar dosyası kapsamında ----------- İcra Müdürlüğü ------------ Esas numarasıyla icra takibi başlatıldığını ancak borçlu haksız olarak borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, müvekkili şirkete yapılan başvurulara istinaden, tazminat oranının doğru bir şekilde tespit edilebilmesi adına --------- ve ----------- numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu ve tazminatın tespiti için çalışmalara başlandığını, kaza sonrasında olay yerine gelen polis ekiplerince tutulan kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere sigortalı araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 58.maddesi "indirme ve bindirme kurallarına aykırılık nedeniyle" kuralını ihlal ederek yaralanmalı kazaya neden olduğunu ve söz konusu kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu esas alınarak; tıbbi mütalaa raporları, hastane raporları doğrultusunda aktüer bilirkişi tarafından tazminat hesabı yapıldığını ve ihtiyari arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanarak ------------ hasar dosyası 28.01.2021 tarihinde 119.200,000 TL ödeme yapıldığını, ----------- Hasar dosyası kapsamında kazada hasar alan ------------ plakalı araç sahibi ----------- de ekspertiz raporu doğrultusunda 10,001.80 TL ödeme yapıldığını, somut olayda da usulüne uygun olarak düzenlenen aktüer raporu ve ekspertiz raporu uyarınca ödeme yapıldığını, davalı taraf yasal evraklar, aktüer raporu, ekspertiz raporu ve banka ödemesi ile likit bir alacağa karşı kötü niyetli olarak borcu olmadığı yönünde itiraz ettiğini, müvekkilinin alacağını almasında gecikmeye sebebiyet verdiğini, İşbu kötüniyetli itiraz nedeniyle davalı/borçlu aleyhine alacak değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Müvekkilinin dava tarihindeki fiili ve resmi adresi "--------- Mah. ---------- Cad. No:--------- ----------" olup dava yetkisiz mahkemede açıldığını, hali hazırda müvekkilinin fiili ve resmi adresi belirtmiş olduğu adres olup yetkili mahkeme ----------- Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle yargılamaya başlanmadan yetkisizlik kararı verilmesini, dava dilekçesinde davanın türü alacak davası olması ve buna rağmen netice ve talep kısmında bir meblağ belirtilmemiş olması nedeniyle dava dilekçesi HMK uyarınca taşıması gereken geçerlilik şartlarını taşımadığını, bu nedenle de davanın usulden reddi gerektiğini, kaza tutanağı, savcılık dosyası ile davacının sunmuş olduğu diğer delillerden anlaşıldığı üzere kaza e-5 yolunda --------- ilçesi mevkinde ve ----------- istikametinde gerçekleştiğini, yine tüm bu delillerden anlaşıldığı üzere kaza e-5 karayolunun emniyet şeridinde (emniyet şeridi yoksa en sağ şeridinde) gerçekleştiğini, yine tüm yazılı delillerden anlaşıldığı üzere kaza anında müvekkilinin aracı geçici olarak park halinde ve dörtlü lambaları yani ikaz lambaları yanmış vaziyette olduğunu, kaza, kara yolunun en sağında kurallara ve aciliyete uygun olarak durduğunu ve ikaz lambalarını yaktığını müvekkili aracı ile bariyerler arasında gerçekleştiğini, olay tarihinde müvekkilinin çocuğunu tedavi görmekte olduğu hastaneye yetiştirmeye çalışmakta olduğunu yasalara uygun olarak seyir halinde iken çocuğunun fenalaşması üzerine tüm ikaz ve sinyal kurallarına uyarak aracını sağ şeride çekerek park ettiğini, bu aşamada herhangi bir usulsüzlük vuku bulunmadığını, bu sebeple de herhangi bir otomobil çarpışması olmadığını, bu husus bile müvekkilinin yasalara uygun olarak hareket ettiğini ve nihayetinde sağ şeride park ettiğini götserdiğini, zira usulsüz bir eylem halinde müvekkilinin otomobiline başka bir otomobilin de çarpacağını, motosiklet kullanıcılarının çoğunluğu otomobiller gibi şeritlerde gitmek zorunda olduklarını bilmediğini, muhtemelen ya araçlar arasında makas atarken ya da müvekkilinin duran aracının sağından hızla geçebilirim düşüncesi ile yapmış olduğunu kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkilinin olay yerini terk etmediğini firar olarak gösterildiğini bu süreç tek taraflı beyan ile müvekkilinin aleyhine geliştirildiğini, kaza tamamen motosiklet kullanıcısının hatası üzerine gerçekleştiğini, keza davacının eklerde sunduğu, motosiklet kullanıcısının başvurusuna vermiş olduğu cevabi maillerde motosiklet kullanıcısını en iyi ihtimalle %50 oranında kusurlu gördüğünü ve buna göre işlem yaptığını, davacının bizzat kendi tespitinde motosiklet kullanıcısı %50 oranında kusurlu olarak tespit edildiğini, müvekkilinin kızı olan ve---------- doğumlu----------- (T.C. Kimlik No:------------ olay tarihinden önce beyinde yer alan Arakronid Kist ve epilepsi hastası olduğunu, tedavisi ------------ Fakültesinde devam ettiğini, kazadan birgün önce yani 17.10.2018 tarihinde fenalaştığını ve -----------Hastanesi aciline kaldırldığını, burada yapılan acil tedavi ile krizi hafifletilmiş ve ameliyat edilmesi gerektiği belirtildiğini, yine bu hastanede ayın 17 sini 18 ine bağlayan gece yatılı olarak tedavi gördüğünü, acil ameliyat edilmesi gerektiğini tanı ve teşhisi üzerine müvekkili, hastalığının tedavisinin devam ettiği ----------- Fakültesindeki doktoruna ulaştığını ve durumu izah ettiğini, tüm tedavi sürecini yürüten ve en yetkin kişi olan doktor tarafından ----------- Hastanesinde ameliyat edilmemesini acilen ----------- Fakültesine getirilmesini söylediğini, ----------Hastanesinde de anılan komplike ameliyat için yeterli doktor ve ekipman olmadığı belirtilerek bu durum desteklediğini ve ortak karara varıldığını, 18.10.2018 tarihinde----------- Fakültesinde randevu oluşturulduğunu, 18.10.2018 tarihinde sabah saatlerinde müvekkili, eşi ve kızları ----------- müvekkiline ait otomobil ile---------- ----------- yola çıktığını, kazanın olduğu mevkide ---------- aniden rahatsızlandığını ve fenalaştığını, müvekkili ve eşi durum karşısında müdahale etmek için aracı yasalara uygun olarak sağ şeride yanaştırdığını ve dörtlü ikaz lambalarını yakarak park ettiğini, park etme anında müvekkili dahil araçtan inen olmadığını yani aracın kapıları açılmadığını, müvekkilinin eşi ve müvekkili araç içerisinde kızlarına ilk müdahaleyi yapmaya çalıştığını, bu şekilde yaklaşık 10 dakika geçtiğini, bu on dakikalık süreçte herhangi bir kural ihlali ve kaza riski doğmamış tüm otomobil ve diğer araçlar müvekkili görerek şerit değiştirmiş ve yollarına devam ettiğini, anılan süre sonunda ---------- biraz normale dönünce aracın bagajından su ve ilaç çantasını bagajdan almak için müvekkilinin eşi sağ arka kapıyı aralamaya başladığı anda kaza gerçekleştiğini, zira motosiklet neredeyse sığamayacağı bir boşluk olan araç ile bariyer arasında ve yüksek hızla geçmeye çalıştığını, kapının hafifçe aralanması bile motosikletin araya sığmamasına sebep olduğunu, aksi durumda arka kapının ağır hasar göreceği ve motor ile birlikte parçalanacağını, yine kapıyı açan müvekkili eşinin de ciddi şekilde yaralanacağı en azından kapıyı açmakta olan kolunun da ciddi oranda zarar göreceğini, dikkat edilmesini istediği husus bunlardan da anlaşıldığı üzere motosikletin geçeceği bir mesafenin olmadığı olsa dahi emniyet şeridi olacağı ve motosikletin yine kural ihlali yapmış olacağını, basit bir tabirle motosikletin o dar aralıkta olmasının yasalarca korunacak hiçbir bahanesi olmadığını, kaza anından sonra müvekkili ve eşi hemen araçlarından indiğini adeta kızlarını bırakıp motosiklet sürücüsü ile ilgilendiğini, keza hızlıca müvekkiline ait olan ---------- nolu telefon ile önce ---------- ile ambulans sonra da ---------- ile polis arandığını, ambulans gelene değin yaklaşık 5-10 dakika geçtiğini, yine olay yerinde insanlar toplandığını, ambulans geldiğinde olay yerinde olan müvekkilinin sağlık görevlilerine durumu anlattığını ve yaralı ambulans ile olay yerinden götürüldüğünü, akabinde müvekkili polisin gelmesi için beklemeye başladığını, bu esnada --------- Büyükşehir Belediyesine ait ---------- plaka sayılı Zabıta aracı da olay yerinde durduğunu ve zabıtalar araçtan inerek müvekkilinin yanına gittiğini, yine olay yerine birçok motor sürücüsü de geldiğini, burada zabıtalar olay yerini tabiri caizse korumaya aldığı insanlar az da olsa uzaklaştırdığını ve polislerin gelmesini bekleidğini, müvekkili ve ailesi ile zabıtalar yaklaşık 40 dakika boyunca trafik polislerinin gelişini beklediğini, tüm bu süre içerisinde müvekkilin kızı hasta bir şekilde olay yerinde bekletildiğini, müvekkiller buna rağmen olay yerinde ayrılmadığını ve üzerilerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, ancak ilerleyen zamanda kızları tekrar fenalaşmaya başladığını ve müvekkili tarafından yeniden polis arandığını ve durumun aciliyeti bir kez daha anlatıldığını, yaklaşık 10 dakika daha geçmesine rağmen polislerin olay yerine gelmemesi üzerine, bu defa müvekkilinin kızının durumunu da gören zabıtalar polisi aradığını ve bilgi verdiğini, ancak polis ile konuşan zabıtalar polisin biraz daha gecikeceğini ve müvekkiline kızının durumunun acil olduğunu, sağlık durumunun daha önemli olduğunu, kendilerinin polisi bekleyeceğini ve geldiklerinde durumu izah edeceklerini söylemesi üzerine ailesi ile olay yerinden ayrıldığını ve --------- Fakültesine gittiğini, müvekkiline ait --------- kayıtları, ---------- kamera kayıtları,---------ve ---------- kayıtları ile zabıta bilgi ve görgüleri celp edildiğinde tüm bu hususlar ile bu süre ortaya çıkacağını, ancak maalesef muhtemelen zabıtalar polis gelmeden ya olay yerinde ayrıldığını ya da gerekli ve taahhüt ettikleri bilgiyi vermediğini, ya da polisler zabıtaların beyanlarını dinlemeden veya kabul etmeyerek tutanak tanzim ettiğini, yine madem ki müvekkili olay yerinde hiç beklememiş ve firar ettiğini bu durumda nasıl olur da kaza anında ve yaralı dahi olay yerinde yok iken araç plakasına ulaşılmış ve sürücüsü tespit edilerek tutanağa yazıldığı, yine olay günü ilgili polislerce müvekkili avcılar karakolundan müvekkil arandığını ve saat 19:00'a değin karakola gelmesini, müvekkili kızını hastanede bırakarak aynı gün 18:00'de karakola gitmesine rağmen ilgili memurun karakoldan ayrıldığı ve tutanağı bu şekilde kapatmış olduğunu öğrendiğini, müvekkilinin %100 kusurlu olduğunu iddia ettiğini ve ---------- bu şekilde ödeme yaptığını iddia ettiğini, bu yazılı beyanlar ile ihtiyari arabuluculukta yapılan görüşme, anlaşma ve tutanak şaibeli hale geldiğini, keza taraflar ihtiyari arabulucukta anlaşmış olmasına rağmen görünen o ki kurum tarafından bu anlaşmaya uyulmamış ve aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra dosyasına ise ödeme yapıldığını, bu derece ekonomik gücü olan bir kurumun arabulucuda hem de ihtiyari arabulucuda anlaşması ancak ödeme yapmaması ve icra takibi açılması inandırıcı olmadığını, davacının bu açık çelişkisi 3. Bir kurum tarafından yapılan tespitlere değil bizzat kendisinin yaptığı tespite dayanmadığını, beyan etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava, dava dışı üçüncü kişiye ödeme yapan davacı ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi tarafından sigortalısı davalıya rücuen tazminat istemine ilişkindir.28/11/2013 tarihli --------- yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır.6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.Somut olayda, davacı sigorta şirketinin dava dışı 3. şahıs için ödediği hasar tazminatını davalı sigortalıdan tazmini istenmekte olup, sigortalı araç hususi araç olduğu gibi maliki de gerçek kişidir. Dava 14/10/2016 tarihinde, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun yürürlüğe girdikten sonra açılmıştır. Bu nedenle açılan davada Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
-
Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nın 114(1)/c maddesinin yollamasıyla HMK.'nın 115(2). Maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
-
HMK.'nın 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli . . . . . . . . . Tüketici Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
-
HMK.'nın 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
-
Tarafların süresi içerisinde yetkili Mahkemeye gönderme talebinde bulunmaması halinde, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve sair hususların davanın açılmamış sayılmasına dair verilecek gerekçeli kararda Mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.12/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01