İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/997 E. 2024/546 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/997
2024/546
2 Temmuz 2024
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/997 Esas
KARAR NO: 2024/546
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/12/2022
KARAR TARİHİ: 02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalıya ticari mallar sattığını ve e-faturalar düzenlediğini, işbu faturaların davalıya gönderildiğini, faturaların davalıya tesliminden sonra faturalara ve içeriklerine herhangi bir şekilde itiraz edilmediğini, ancak müvekkili şirketin davalıya satmış olduğu mallarda herhangi bir noksanlık veya ayıp bulunmamasına rağmen fatura bedellerinin müvekkili şirkete ödenmediğini, bu nedenle de davalı şirket aleyhine -------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyası üzerinden 3.157,27 Euro tutarında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak icra takibine itiraz edilerek takibin durmasına sebebiyet verildiğini iddia ederek, davalının ---------- İcra Müdürlüğünün--------- Esas sayılı dosyasına yapmiş olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacak tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 30.01.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davaya bakmakla yetkili Mahkemelerin ---------- Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle yetki yönünden reddi gerektiğini, dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin çeklerle ödemelerini tamamladığını, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, icra dosyasındaki takip tutarının davacı tarafından sunulan cari hesap hareketlerinden de anlaşılacağı üzere davacının iddia ettiği gibi fatura bedellerini değil kur farkından kaynaklı oluşan talep olduğunu, bu nedenle icra takibinin kötü niyetli ve haksız olduğunu, müvekkilinin ilgili tutara itiraz hakkının elinden alındığını, her iki tarafın da tacir olması nedeniyle TTK madde 18 uyarınca noter aracılığı ile, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi üzerinden ihtar yapılması gerekirken müvekkiline böyle bir ihtarın yapılmadığını, davacının ihtar yapmaksızın icra takibi yapabilmesinin Yargıtay içtihatları gereğince söz konusu olamayacağını, müvekkili ile davacı arasındaki ticari ilişkilerden kaynaklı bütün alacak ve borç kalemlerinin sözleşmeye kaydedildiğini, cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere 27.1.02021 tarihli müvekkilinin hesaplanan toplam 103.041,59 TL tutarındaki borç bakiyesine binaen müvekkili şirket tarafından davacı alacaklıya 30.12.2021 tarihinde toplam tutarı 103 040,00 TL olan üç adet çek verildiğini, bu çeklerle cari hesap sözleşmesi bakiyesinin sıfırlandığını, bu bakiyeye göre kimsenin alacaklı veya borçlu olmadığını, bu ödemelerden sonra ise alacaklı davacı ile müvekkili arasında herhangi bir ticaret yapılmadığını, müvekkilinin ödemelerini zamanında ve eksiksiz yerine getirdiğini, davacının kendisine verilen çeklerin verildiği zamanki kur oranı ile tahsil zamanındaki kur farkından kaynaklı olarak Euro bazında eksiklik çıktığını, bu nedenle de kendisinin alacaklı olduğunu iddia ettiğini, ancak bu kur farkının ticarette olağan bir durum olduğunu, TTK uyarınca basiretli bir iş adamı gibi davranarak bunun öngörülebilmesi gerektiğini, bu durumu öngöremediği gibi müvekkili ile davacı alacaklı arasında kur farkından kaynaklı ödeme yapılacağına dair imzalanmış herhangi bir sözleşmenin de mevcut olmadığını, bu nedenle hiçbir anlaşma olmaksızın müvekkiline yapılan kur farkı talebinin haksız olduğunu, ödemeler çekle yapıldığında çeki TL üzerinden kabul eden davacının kur farkından kaynaklı isteminin haksız olduğunu savunarak, davanın reddine, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; Hukuki niteliği itibariyle --------- İcra Müdürlüğünün ---------- E sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. Dosya konusunda uzman mali müşavir bilirkişiye verilerek, rapor alınmıştır. Bilirkişi tarafından hazırlanan 12.02.2024 tarihli raporda: Davacı şirketin 2021 -2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin ---------- onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirkete ait ticari defterlerin --------- ilinde olduğu bildirildiğinden, davalı şirkete ait ticari defterler üzerinde usul ve hesap incelemesi yapılamadığı, davacı şirket tarafından, davalı şirkete teslim edilen ürünlere yönelik, davalı şirket tarafından herhangi bir itirazın yapılmaması nedeniyle, davacı şirketin fatura içeriği malları davalı şirkete teslim ettiğini ispat ettiğinin değerlendirildiği, buna karşılık davalı şirketin fatura bedellerini ödediğini ispat etmesi gerektiği, faturalara karşılık yapmış olduğunu belirttiği 3 adet toplam 103.040,00 TL tutarlı çek ödemelerinin davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, işbu çekler kayıtlı olmasına rağmen davacı şirketin takip konusu bakiye alacağının bulunduğu, işbu alacağının, davalı şirket tarafından davacı şirkete teslim edilen ileri vadeli çeklerin, teslim edildiği tarihteki EUR karşılıkları ile vadelerindeki EUR karşılıklarının farklı olmasından kaynaklanmış olduğu, davacı şirket defterlerinin incelenmesi ve dosyaya sunulan belgelerin incelenmesinde, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturaların EUR karşılığı TL tutarları yazılarak düzenlenmiş olduğu, işbu faturaların dışında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 8 adet kur farkı faturasının dosyaya sunulduğu, ayrıca taraflar arasında karşılıklı imzalanan mutabakat mektuplarının incelenmesinde, taraflar arasındaki ticari ilişkinin döviz karşılığı TL olarak ve kur farkına yönelik uygulama bulunduğu, bu durumda her ne kadar dava konusu çekler TL olarak tanzim edilmiş ise de taraflar arasında sabit olan yabancı para cinsinden ticari ilişkide davacının çekin tahsil edildiği vadedeki döviz değerine göre hesaplama yapıp eksik kalan kısmı yabancı para cinsinden talep edebileceği, davacı şirketin, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı kendi defterlerinde 3.157,27 EUR karşılığı 34.568,76 TL alacaklı gözüktüğü, davalı şirkete ait ticari defterlerin incelenmesi sonrasında davacının alacak talebine ilişkin hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu, davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı/Alacaklının lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle takip tarihinden sonrasında yabancı para (EUR) ana para alacağı için 3095 s.k m.4/a maddesi kapsamındaki “.. Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. (3095 Sayılı Kanun m. 4/a) ...” faizi isteyebileceği, şeklinde raporunu sunmuştur.Mahkememiz 07.03.2024 tarihli 4.celse 2 no.lu ara kararı ile; “Davacının talep ettiği kur farkı tutarlarının TBK 99/2 fıkrasına göre talep edebileceği kur farkı tutarlarına uygun olup olmadığına dair denetime açık bir. hesap yapılarak rapor düzenlenmesinin istenilmesine...” denilerek dosyasının ve eklerinin tarafımca incelenerek, denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor tanzimi görevi vermiştir.Bilirkişi tarafından hazırlanan 15/04/2024 tarihli ek raporda: Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, davacı şirketin, 14.09.2022 icra takip tarihi itibariyle, 3.157,27 EUR bakiye yabancı alacağını talep edebileceği, harca esas değerin TL olarak bilinmek istemesi durumu için bu tutarın 14.09.2022 icra takip tarihi itibariyle TL karşılığının 58.555,68 TL (3.157,2718,5463), 16.12.2022 dava tarihi itibariyle TL karşılığının 62.621,61 TL (3.157,2719,8341) olduğu, tespitinde bulunmuştur.Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Uyuşmazlık, davacının kur farkı alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 8 adet kur farkı faturasından kaynaklandığı anlaşılmıştır.TBK'nun 99/2 fıkrası uyarınca kur farkı alacağının talep edilebilmesi için; satış sözleşmesinde satış bedelinin yabancı para cinsinden kararlaştırılması veya faturaya konu malların yabancı para karşılığı satımının yapılmış olması yeterli olup, kur farkında vade farkından farklı olarak teamül aranmaz. Vergi mevzuatı gereği faturalarda yabancı para cinsinden bedel yanında, faturanın tanzim tarihindeki TL cinsinden bedelin de yazılması zorunlu olduğundan, bu yazım biçimi döviz alacağını TL alacağına çevirmez. Dolayısıyla yabancı para borçlusu faturada yazılı TL tutarını ödemiş ise ve fiili ödeme tarihindeki kur tanzim tarihindeki kurdan yüksek ise, yabancı para alacaklısı, TBK'nun 99/2 fıkrası uyarınca tanzim tarihi ile fiili ödeme tarihi arasındaki kur farkını talep edebilir.
Somut olaya döndüğümüzde, davacı şirket defterlerinin incelenmesi ve dosyaya sunulan belgelerin incelenmesinde, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturaların EUR karşılığı TL tutarları yazılarak düzenlenmiş olduğu, davacı şirket tarafından, davalı şirkete teslim edilen ürünlere yönelik, davalı şirket tarafından herhangi bir itirazın yapılmaması nedeniyle, davacı şirketin fatura içeriği malları davalı şirkete teslim ettiğini ispat ettiğinin değerlendirildiği, ayrıca taraflar arasında karşılıklı imzalanan mutabakat mektuplarının incelenmesinde, taraflar arasındaki ticari ilişkide döviz karşılığı TL olarak ve kur farkına yönelik uygulama bulunduğu tespit edilmiştir. Bu durumda her ne kadar dava konusu çekler TL olarak tanzim edilmiş ise de taraflar arasında sabit olan yabancı para cinsinden ticari ilişkide davacının çekin tahsil edildiği vadedeki döviz değerine göre hesaplama yapıp eksik kalan kısmı yabancı para cinsinden talep edebileceği, faturalara karşılık yapmış olduğunu belirttiği 3 adet toplam 103.040,00 TL tutarlı çek ödemelerinin davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, bu ödemeler haricinde davacı şirketin takip konusu edilen 3.157,27-EURO alacağının dava itibariyle TL karşılığının 62.621,61 TL (3.157,27x19,8341) olduğuna göre hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davacının talep ettiği kur farkı tutarlarının TBK 99/2 fıkrasına göre talep edebileceği kur farkı tutarlarına uygun olup olmadığına dair denetime açık bir hesap yapıldığı, bakiye alacağın 3.157,27-EURO olduğu anlaşılmış, alacak fatura alacağı olduğundan likit olduğu kabul edilerek icra inkar tazminatına hükmedilmiş, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KABULÜ ile; . . . . . . . . . İcra Müdürlüğü’nün . . . . . . . . . . E. sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin 3.157,27. EURO asıl alacak ve ferileri üzerinden devamına,
-
Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 3.157,27. EURO’nun %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Alınması gerekli 4.250,92. TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 769,51. TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.481,41. TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 80,70. TL başvurma harcı, 769,51. TL peşin harcın toplamı olan 850,21. TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 4.084,50-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalının üzerine bırakılması,
-
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
-
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı taraf için takdir olunan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
6325 sayılı Kanun'un 18. A/13. bendi uyarınca . . . . . . . . . . tarafından karşılanan 3.120,00. TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09