İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1039 E. 2024/542 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1039
2024/542
2 Temmuz 2024
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1039
KARAR NO : 2024/542
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/12/2022
KARAR TARİHİ : 02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı tarafın dava dilekçesinde özetle; müvekkilin murisi --- 13.03.2020 tarihinde yaya olarak ilerlemekte iken ---- İlçesi, ---- Mahallesi, ---- Kod nolu -- --- İl yolunun 2. Km'si 600. Metresi, ----- Caddesi Kavşağı, ---- Caddesi üzeri, yolun ---- Mahallesi istikameti, --- durağı önünde meydana gelen çift taraflı, ölümlü ve maddi hasarlı kaza neticesinde vefat ettiği, ---- müteveffa ---- annesi olup bunu ispatlar Nüfus Kayıt Örneği ekte sunulduğu, ---- Asliye Ceza Mahkeme---- sayılı dosyasındaki bilirkişi raporuna göre davalı sigorta şirketinin sigortalayanı K.T.K m. 74 maddesini ihlal etmekle asli kusurlu olduğu, kusurlu davalının haksız eylemi sonucu sebebiyet verdiği sarih olup işbu sebeple ---- hukuka aykırı fiili ve kusuru kapsamında sigorta şirketi meydana gelen zararı gidermekle yükümlü olduğu, müvekkilimizin murisi ---- vefat etmiş olup -----kazaya karışan ---- plakalı aracı sigortalayan olması nedeniyle, müvekkil ----- uğramış olduğu zararları karşılamakla yükümlü olduğu, sigorta şirketine davacı müvekkilin uğramış olduğu zararların tazmini amacıyla 03.06.2020 tarihinde mevcut kaza tespit tutanağı esas alınarak başvuru yapılmış ve kısmi bir ödeme alındığı, ancak daha sonra ----Asliye Ceza Mahkemesi ------ Sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda araç sürücüsünün asli kusurlu, müvekkilimiz yaya ---- ise kusursuz olduğu kanaatine varılmış, bunun üzerine de sigorta şirketine dava öncesi tekrar. başvuru yapılmış ancak başvurumuz, sigorta şirketi tarafından 15 günlük yasal içerisinde cevapsız bırakılmak suretiyle reddedildiği, arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile alacak davamızın kabulü ile TBK m.S3 uyarınca kaza tarihinden itibaren itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 5,000-TL tutarında maddi tazminatın aktüer hesabı yapılarak tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davalı---- cevap dilekçesinden özetle; KTK 97 md. belirtilen evraklarla sigorta şirketine başvuru yapılmadığı, dava dilekçesinde bahsi geçen 13.03.2020 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ---- plakalı araç, müvekkil şirkete 21/02/2020 - 21/02/2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ----- numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan aracın söz konusu poliçede teminat limiti kişi başı 410.000.00 TL” olduğu, konu kaza sebebiyle müvekkil sigorta şirketi nezdinde ---- nolu hasar dosyası açılmış olup, davacı ----- 28.6.2021 tarihinde 10.000,00-TL maddi tazminat ödemesi yapıldığı, yapılan ödemeler sebebiyle müvekkil şirketin sorumluluğu sona erdiği, kaza tespit tutanağı ve dosyada mübrez ifade tutanaklarından da anlaşılacağı üzere davaya konu kaza, müteveffanın kendisini korumakla yükümlü bulunan annesinin tedbirsizliği ve dikkatsizliği nedeniyle meydana geldiği, bu nedenle sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde atfi kabil kusuru bulunmadığı, müteveffanın vefatı sebebi ile işbu davada davacı olmadığı halde destekten yoksun kalan kimseler varsa mahkeme tarafından re'sen tespit edilmesi gerektiği, 01.06.2015 yürürlük tarihli ZMMS Genel Şartları, amir mevzuattır. ZMMS Genel Şartları'na göre sürekli sakatlık tazminatı hesaplamasının TRH-2010 Mortalite tablosu ve teknik faiz %1,8 e göre yapılması gerektiği, toplanan delillerle beraber davacının müterafik kusur durumunun mevcudiyeti durumunda belirlenen tazminattan indirim yapılması gerektiği, davacı ile sigortalı araç sürücüsü arasında ceza yargılamasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığı tespitinin gerektiği, faizin dava açılış tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği, uygulanacak faiz yasal faiz olacağı davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Hukuki niteliği itibariyle, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir.
Mahkememizce taraflara uygun tebligat yapılmış, Sigorta Tahkim Komisyonu’nun ---- sayılı ve itiraz hakem heyeti 14/06/2021 tarihli ----- karar dosyasının kesin karar sureti, hasar dosyası, Sgk'ya yazılan müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Adli Tıp Kurumu 11/09/2023 tarih, ----- sayılı raporunda; Sürücü ---- %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu, Müteveffa yaya ----- %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu, tespitinde bulunmuştur.Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere dosya nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdii edilerek, rapor alınmıştır. 26/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: 13.03.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kazaya karışan ---- plakalı aracın 21.02.2020 başlangıç ve 21.02.2021 bitiş vadeli ---- nolu Karayolu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ----- tarafından düzenlendiği, kaza tarihi itibariyle ölüm kişi başı teminat limitinin 410.00,00 TL limit ile sınırlı olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından 28.06.2021 tarihinde davacıya 10.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığının beyan edildiği, ödeme tarihi itibariyle davacının destek zararının 84.624,06 TL olarak hesaplandığı, toplam zararın 611,82 oranında karşılanması nedeniyle ödemenin eksik ödeme olarak değerlendirildiği, yapılan ödeme ile sigorta şirketinin teminat limitinden 10.000 TL eksilme ile 400.000 TL bakiye teminat limiti kaldığı, 13.03.2020 tarihinde vefat eden --- vefatı nedeniyle; rapor tarihi itibariyle davacı anne ----- TRH 2010 bakiye yaşam tablosu ve Prograsif Rant hesaplama tekniği ile yapılan tazminat hesaplamasında toplam 438.963,40 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, davalı sigorta şirketinden talep edebileceği tazminat tutarının bakiye poliçe limiti 400.000,00 TL ile sınırlı olacağı, kazaya karışan sigortalı aracın tüzel kişi adına kayıtlı ve sigortalı olduğu, aracın ticari yük nakli için kullanıldığının tespit edildiği takdir ve değerlendirmesi sayın mahkemeye ait olmak üzere avans faizi talep edilebileceği kanaatine ulaşıldığı, sigorta şirketi tarafından 28.06.2021 tarihli ödeme ile temerrüde düşeceği değerlendirmesinin sayın mahkemeye ait olacağı, davacı tarafından eksik ödeme iddiası ile şirkete 10.02.2022 tarihinde başvuru yaptığı, 8 iş günü olarak 23.02.20223 tarihinin hesaplandığı, şeklinde raporunu sunmuştur.Dava konusu uyuşmazlığın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdest olmaması) ve daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartıdır ( HMK m.114/1-ı-i) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir (6100 sayılı HMK m.115/2). HMK'nın 303/1. maddesine göre, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta; 13.03.2020 tarihinde davacıya ait ---- plakalı aracın davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olduğu gerçekleşen aynı kaza nedeniyle davacı tarafından davalı şirkete destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile Sigorta Tahkim Komisyonu'na ---- Esas ve ---- karar sayılı dosyası ve itiraz hakem heyeti başvurunun yapılması üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyeti 14/06/2021tarihli ----- kararı ile başvurunun reddine karar verilmiş olduğunun anlaşılmasına, eldeki dava ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti STK ---- karar sayılı kararına konu başvuruda aynı vakıalara dayanılmış olmasına, davanın taraflarının ve konusunun aynı olmasına göre davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
-
Alınması gerekli 427,60. TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.430,70. TL harcın mahsubu fazla yatan 1.003,10. TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Tarafların artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
-
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden red olunan dava değeri (400.000,00 TL) üzerinden AAÜT.ne göre hesaplanan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
6325 Sayılı Kanun'un 18. A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 1.560,00. TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
-
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 'nın 13/09/2023 tarihli ve . . . . . nolu 2.345,00. TL bedelli ATK Mütalaa Tanzim ve Muayene bedelinin davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,Dair, Davacı Vekilinin yüzüne, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09