İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/246 E. 2024/463 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/246
2024/463
5 Haziran 2024
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/246 Esas
KARAR NO: 2024/463
DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ: 18/03/2024
KARAR TARİHİ: 05/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının sahibi olduğu-------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün -------- sicil numarasına kayıtlı --------Ş'nin %20 hissesinin, taraflar arasında yapılan 01/09/2021 tarihli pay devir ve temlik sözleşmesi ile 2.450.000,00 TL bedelle müvekkiline satıldığını, payların şirket defterine işlendiğini, davalı ... şirketin %80 payına ortak olduğunu, 25/01/2025 tarihine kadar şirketin yönetim kurulu başkanı olarak seçildiğini, buna ilişkin gerekli ilanların yapıldığını, müvekkilinin hisse bedeline ilişkin 2.450.000,00 TL bedeli davalının talebi ile davalının kişisel hesabına aktardığını, bunun kötüye kullanıldığını, davalının şirket hesabındaki paraları kişisel hesabına aktararak şirketin içini boşalttığını, şirkete ait --------- model--------- plakalı aracın 15/11/2022 tarihinde -------- Noterliği'nin -------- yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile satıldığını, satış bedelinin 85.000,00 TL'sinin şirket hesabına, geri kalan 175.000,00 TL'sinin ise davalının şahsi hesabına aktarıldığını, genel kurulun yapılmadığını, genel kurul yapılması çağrısına cevap vermediğini, davalının sözleşme gereği teslim etmesi gereken pay senetlerini teslim etmediğini, davalının, şirketin alacak ve borçlarını gösterir listeyi teslim etmediğini, sunması gereken raporları vermediğini, davalının rekabet yasağına aykırı davrandığını, müvekkilinin ortaklıktan çıkma talep etmesi dışında başka izlenecek bir yol kalmadığını belirterek öncelikle müvekkilinin alacağının karşılıksız kalmasını önlemek için davalıların adına kayıtlı gayrimenkul ve araçlarına hisse devir bedeli kadar ihtiyati haciz konulmasını, öncelikle TTK’nın 531. maddesi gereğince, şirket tasfiye edilmeksizin, müvekkilinin şirket ortaklığından çıkarılmasına, mahkeme aksi kanatte ise şirket hakkında da tasfiye kararı verilerek müvekkilinin şirket ortaklığından çıkarılmasına, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik, müvekkilinin şirketteki %20 hisse bedeli karşılığı olmak üzere 100.000 TL ayrılma akçesinin, pay bedelinin dava tarihi itibarı ile bankalarca mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendilerine ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep e dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle usuli itirazlarda bulunduğunu, eksik harç ile açılan davada harcın tamamlanması gerektiğini, dava dilekçesinin HMK hükümlerine uygun olarak sunulmadığını, esasa ilişkin itirazlarına ilişkin olarak; davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların tamamıyla gerçek dışı olduğunu, davacının dava dilekçesinde şirketin yüzde 80 hissedarı ve müdürü olan davalı müvekkili ... haddini ve maksatını aşarak adeta bir dolandırıcı ve kötü niyetli bir iş adamı gibi göstermesi müvekkili adına davacı tarafa açılacak olan hem hukuk hemde ceza davasının konusunu içerdiğini, gelinen bu aşamada şimdilik bu haklarını saklı tuttuklarını, taraflar arasındaki bir başka dava ile de ---------sayılı dosyasında görüldüğünü, dava konusu da sözleşmeye aykırılık nedeni ile davacı tarafın müvekkilinden cezai şart bedeli isteminden ibaret olup bu dava gibi haksız ve hukuka aykırı talep den ibaret olduğunu, her ne kadar davalı müvekkili basiretli bir iş adamı gibi davranıp şirketinin ticari faaliyetini sürdürüp ekonomik faaliyette bulunsa da davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği gibi 01/09/2021 tarihinde yapılan pay ve devir sözleşmesi ile davalı müvekkilinin tek hissedarı bulunduğu şirketinin yüzde 20 hissesini davacı ... --------- devretmiş ve hisseleri oranında ortak olduklarını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davacının açmış olduğu haksız ve kötü niyetli davanın aleyhe hususlarının tüm ferileriyle ile reddine karar verilmesini, öncelikle davacının talep ettiği ihtiyati tedbir kararlarının reddine ve davacının talebinin kabulü durumunda tedbirin kaldırılmasına, her ne kadar ayrıntılı delil ve beyan dilekçesi sunmuş olmamıza rağmen davalı ticari şirketin ve diğer davalının başkaca birtakım delil ve beyanları sunması için kendilerine süre verilmesini, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde;
İNCELEME ve GEREKÇE :Davacı, davalı ... şirket ile birlikte diğer ortağı hasım göstererek, anonim şirketin feshine karar verilmeksizin kendisinin ortaklıktan çıkarılmasına, şimdilik 100.000TL ayrılma akçesinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Anonim şirketteki hissedarların şirketten çıkmaları hisse devri yoluyla mümkündür. Pay sahibi, payın devrine yönelik hükümler çerçevesinde dilediği kişiye dilediği bedelden payını satıp bedelini tahsil ederek bu çerçeve içinde payını devredebilir. Hissedar payını şirkete de teklif edip, şirketle anlaşmak suretiyle bedeli karşılığında hissesini şirkete de devredebilir. Ancak, hissesinin rayiç bedelinin tespiti yoluyla bunun tahsiline ilişkin hüküm kurulmak suretiyle payını şirketten talep edemez. Anonim şirketlerde hissedarın bunun dışında payı karşılığında mahkemeden şirketten çıkarılmasını talep etme hakkı da mevcut değildir. TTK.nn haklı sebeplerle fesh başlıklı, 531. Maddesinde “Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir." demektedir.Davacı, şirketin feshini talep etmediğini açıkça dava dilekçesine belirtmiş; kendi %20 hisse bedelinin davalılardan (hem şirketten hem diğer ortaktan müteslsilen) tahsilini talep etmiştir. Davacının, anonim şirkette, hissesinin rayiç bedelinin tahsilini talep edemeyeceği anlaşılmakla; davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE;
-
Alınması gerekli harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
-
Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 05/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19