İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/963 E. 2024/356 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/963
2024/356
7 Mayıs 2024
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/963 Esas
KARAR NO: 2024/356
DAVA: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 05/12/2022
KARAR TARİHİ: 07/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirkete 09.05.2019 tarihinde ikinci haciz ihbarnamesi tebliğ edildiği, süresi içerisinde ihbarnameye cevap verildiği fakat birinci haciz ihbarnamesi tebliğ edilmediği, bu sebeple İİK 89 prosedürü yerine getirilmediği, yerine getirilmeyen prosedür sonucu olarak da borçlarının olmadığının tespit edilmesi gerektiği, ikinci haciz ihbarnamesinde borç miktarı 13.708,41 TL iken üçüncü haciz ihbarnamesinde 27.576,66 TL yazdığı, yüksek yargı kararından da anlaşılacağı üzere borç ikinci haciz ihbarnamesinde yazan 13.708,41 TL ile sınırlı olduğu, ---------- sayılı 15.02.2011 “Somut olayda, 1. haciz ihbarnamesinde haciz konulan miktar 2.320,00 TL olarak belirtilmiş olup, üçüncü kişinin sorumluluğu bu miktar ile sınırlıdır. Şikâyetçiye gönderilen 2. haciz ihbarnamesinde bu miktarın aşılarak 2.393, 00 TL'nin ödenmesinin istenmesi üçüncü kişi aleyhine sonuç doğurmaz.” dava dışı borçlu --------- Şti.'nin cari hesabından da davacı şirketin dava dışı borçluya 9.095,75 TL borcu bulunduğu, iş bu tutar icra daire hesabına gönderilmiş olup dekont ekte sunulduğu, dava dışı borçluya borçlu oldukları tutar kadar ödemenin icra dairesine yatırıldığı, kalan kısım için borçlarının bulunmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği, ikinci haciz ihbarnamesinde yazan borç tutarının esas alınması gerektiğinden, 4.612,66 TL'den sorumlu olmadıklarının tespit edilmesi gerektiği, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ve üçüncü haciz ihbarnamesinde yazan borç tutarı bakımında bir değerlendirme yaparsa da 18.480,91 TL'den sorumlu olmadıklarının tespit edilmesi gerektiği beyan edilerek açıklanan nedenlerle dava dışı takip borçlusu -------- Şti.ne borcu olmadığının tespit edilmesine, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Haksız davanın reddine, yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline, davacının İİK 89/3 uyarınca % 20 aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; hukuki niteliği itibariyle -------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasında borçlu konumunda bulunan davacının borcunun bulunduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasıdır.Bilindiği gibi, bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Öte yandan 6335 sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK.'nın 5. maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.Konuyla ilgili -------- sayılı ilamında; 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına, dair karar verildiği anlaşılmış, davaya bakma hususunda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
-
Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nın 114(1)/c maddesinin yollamasıyla HMK.'nın 115(2). Maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
-
HMK.'nın 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli . . . . . . . . . Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
HMK.'nın 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
-
Karar kesinleştiğinde HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süre içinde başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemesine gönderilmesine, belirlenen süre içinde başvurulmadığı takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne, davalıların yokluklarında gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.07/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32