İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/310 E. 2024/267 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2017/310
2024/267
2 Nisan 2024
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/310 Esas
KARAR NO: 2024/267
DAVA: İtirazın İptali (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/12/2014
KARAR TARİHİ: 02/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı arasında sistem kullanım anlaşması yapıldığını, bu doğrultuda davalıya 16.02.2011 tarihinde 102,051,01 TL Sistem Kullanım Ceza Ücreti faturası kesildiğini, davalı tarafça işbu fatura ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine ------- İcra Müdürlüğü'nün ------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, yapılan icra takibine davalı taraf haksız olarak itiraz ettiklerine, belirtilen nedenlerle işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, bu sebeple fazlaya ilişkin her türlü alacak ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla haksız itirazın iptali ile takibin devamına, şimdilik 102.051,01 TL asıl alacak ve 181.522.87 TL faizi olmak üzere toplam 283.573,88TL alacağımızın icra takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile tahsiline karar verilmesi ve davalının % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesi ayrıca ihtiyati haciz talebimizin kabulü ile muhakeme masraflarının ve ücreti vekaletin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; derdestlik itirazları olduğunu, davanın reddine hükmedilmesine, davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; Hukuki niteliği itibariyle ------- İcra Müdürlüğünün -------- E sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. ------- İcra Müdürlüğünün --------E sayılı dosyası, -------- esas sayılı dosyası Uyap sureti dosyamız arasına alınmıştır.
İLK KARAR: Mahkememizin 11/10/2016 gün, ------- Esas, -------- Karar sayılı ilamında: Davalı vekilinin derdestlik itirazı doğrultusunda ------- esas sayılı dosyası celbedilmiş, dosyanın incelenmesinde dosyamız ile dosyanın taraflarının ve dava konusunun aynı olduğu, dosyanın henüz kesinleşmediği görülmekle davanın derdestlik nedeniyle reddine dair karar verilmiştir.Mahkememiz kararı taraflarca İstinaf edilmiştir.
BAM KARARI:-------- nolu ilamında: Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-ı maddesinde aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte (derdest) olmaması dava şartları arasında düzenlenmiştir. Derdestlik; dava açılmasının usul hukuku bakımından ortaya çıkardığı sonuçlardan biridir. Aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce bir dava açılmış ve bu dava görülmekte ise, aynı konunun yeni bir dava konusu yapılması mümkün değildir. Çünkü; aynı konuda iki dava açılmasında davacının korunmaya layık bir menfaati yoktur. Daha önce HUMK m.187/4'de bir ilk itiraz olarak nitelenen bu husus HMK m. 114/1-ı hükmü ile dava şartı haline getirilmiştir. Yargıtayın yukarıdaki kararında olduğu gibi çok sayıda içtihadında belirttiği ve yerleşik uygulama haline geldiği üzere derdestlikten söz edilebilmesi için konusu, tarafları ve dava sebebi aynı olan iki ayrı davanın varlığı şarttır. -------- sayılı dava, menfi tespit, eldeki dava itirazın iptali davasıdır. Yani, her iki dosyanın tarafları ve konusu aynı ise de her iki davanın dayandırıldığı hukuki sebepler ve doğuracağı hukuki sonuçlar farklı olacağı gibi, dava sebepleri de aynı değildir. Bu durumda derdestlik olumsuz dava şartının gerçekleştiği söylenemeyecektir. Derdestlik itirazına konu menfi tespit davası kararı eldeki dava sonucunu etkileyeceğinden, mahkemece, dava şartları varsa, ancak bekletici mesele kabul edilip sonuca göre hüküm kurulması mümkündür. Sonuç olarak yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, incelemesi yapılan bu dosya ile -------- sayılı dosyası arasında derdestlik ilişkisi bulunmadığı ve derdestlik olumsuz dava şartı gerçekleşmediğinden, gerekçesiyle Mahkememiz hükmü kaldırılmıştır.Dosyanın yukarıdaki esasa kaydı yapılarak, yargılamaya devam olunmuştur.Dosya konusunda uzman Elektrik Mühendisi bilirkişiye verilerek, rapor alınmıştır. Bilirkişi 4.3.2024 tarihli raporunda: --------- ceza faturası düzenlemeden önce uyarıda bulunmak zorunda olduğundan ve eldeki davaya konu ceza faturasından önce davacıya uyarı yapılarak süre tanınmadığından ceza faturası düzenlenmesi sözleşmeye aykırı olduğu iddiasıyla ilgili olarak Taraflar arasında imzalanmış “Bağlantı Anlaşması” nın “Cezai Şartlar” başlıklı 16. maddesinde "Kullanıcının ilgili mevzuat ve bu anlaşma hükümlerinden herhangi birini ihlal etmesi ve söz konusu ihlali ------- uyarısına rağmen uyarıda belirtilen süre içinde sona erdirmemesi durumunda -------- kullanıcı ile imzalanan Sistem Kullanım Anlaşmasında belirtilen cezai şartları uygulayacaktır. " hükmüne istinaden taraflar arasında imzalanmış “Sistem Kullanım Anlaşması” nm “Cezai Şartlar” başlıklı 10. maddesinde, "Kullanıcının ilgili mevzuat, taraflar arasında imzalanan bağlantı anlaşması ve bu anlaşma hükümlerinin herhangi birini ihlal etmesi, söz konusu ihlali -------- uyarısına rağmen uyarıda belirtilen süre içinde sona erdirmemesi durumunda -------, aşağıda belirlenen cezai şartları uygulayacağını, davalı ile -------- arasında imzalanan sözleşmede, bu hususta takdir ve nihai karar sayın Mahkemeye ait olmak üzere taraflar arasında imzalanmış “Bağlantı Anlaşması” nın “Cezai Şartlar" başlıklı 16.maddesinde “Kullanıcının ilgili mevzuat ve bu anlaşma hükümlerinden herhangi birini ihlal etmesi ve söz konusu ihlali ------- uyarısına rağmen uyarıda belirtilen süre içinde sona erdirmemesi durumunda ifadesi tüketici haklarını korumak amacıyla açık ve anlaşılır bir şekilde ifade edilmiş olup sözleşmedeki güç artışı anlık olarak ölçü sistemlerinde görülebileceği ancak ay sonundaki ölçüye esas değerlerden sistemden çekilen gücün arttığı anlaşılacağından ve dosyaya sunulan yerleşik içtihatlara göre mutlaka uyarı yapılması gerektiği görüş ve kanaatinde olduğu, şeklinde raporunu sunmuştur.Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Taraflar arasındaki ihtilaf, cezaya ilişkin faturanın taraflar arasındaki anlaşma ve yasal mevzuata uygun olarak düzenlenip düzenlenmediğinin belirlenmesi noktasındadır.Elektrik mühendisi bilirkişi tarafından verilen rapor ile davalının itirazlarını karşılar şekilde verilen raporda; İddia ve savunma dosyaya temin olunan sözleşme ve diğer belgeler ile yasal ve yerleşik yargı uygulaması kapsamında bütünü ile değerlendirilmek sureti ile davacı tarafından işletilen dağıtım sisteminin enerji aldığı trafo merkezlerinde Şubat 2011 ayı içinde taraflar arasında akdedilmiş sistem kullanım anlaşmasının 10.maddesinde yer alan "Reaktif sınır değerlerinin aşılması" ihlallerinin gerçekleşmiş olduğu, dava konusu fatura tarihi itibariyle geçerli sistem kullanım anlaşmasının 10.maddesi hükmünde ceza uygulanmasının ön şartının "Kullanıcıya süre verilerek yazılı olarak uyarılması ve verilen süre sonunda ihlalin ortadan kaldırılmaması halinde cezanın uygulanması" olarak ön görüldüğü, davalı ------- tarafından ilk ihlalin yapıldığı tespit edilip süre verilerek bir uyarı yapılmadığı, cezai şart uygulanabilmesinin ön şartına uygun davranılmamış olmasına bağlı olarak dava konusu faturanın sözleşmeye aykırı olduğu tespitinde bulunulmuştur.Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu faturanın düzenlendiği döneme ait geçerli sistem kullanım anlaşmasının 10.maddesi hükmüne göre, -------- cezai şart uygulayabilmesi için ihlal tespit edildiğinde, ihlalin niteliğine göre ortadan kaldırılabilmesine yönelik olarak yeterli bir süre verilerek, bu süre sonunda cezai şartın uygulanacağı konusunda uyarı yapılması zorunlu bir ön şart olarak öngörülmüş olup, davalı şirket tarafından bu ön şartın yerine getirilmediği, dosya kapsamı ile sabit olmakla, davanın reddine, kötüniyet tazminatı yönünden ise; olayın özelliğinden davacının takipte kötü niyetli olduğu anlaşılamamaktadır. Davalı da davacının takipte kötü niyetli olduğunu ispatlayamamıştır. Bu nedenle şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine, kötüniyet tazminatı davalının fer'i talebi olup, fer'i talebin reddi halinde vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmediğinden, davalı taraf lehine bu nedenle vekalet ücretine hükmedilmemiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Red edilen tutar yönünden kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
-
Alınması gerekli 427,60. TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 192,74. TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 234,86. TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı taraf için takdir olunan 44.536,08. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49