İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1196 E. 2024/141 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2018/1196
2024/141
20 Şubat 2024
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/1196 Esas
KARAR NO: 2024/141
DAVA: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
DAVA TARİHİ: 15/10/2018
KARAR TARİHİ: 20/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının , kurulduğu günden 14.09.2018 tarihine kadar davacı şirketin yönetim kurulu başkanlığını yaptığını ve şirketin aynı zamanda ortağı olduğunu, şirket hesaplarının,verilen avansların kontrolünün bu şahsa ait olduğunu,şirketin defterlerinin davalının kontrolünde olduğunu, 2018 Mayıs ve Haziran aylarında, şirketin tek işletmesi olup --------- bulunan, yakın zamana kadar bilfiil davalı tarafından idare edilen “----------” isimli turistik tesisinde ve muavin defter kayıtlarında yapılan incelemelerde, muhasebe kayıtlarının ve bilançoların usulüne uygun, şeffaf ve denetime elverişli tutulmadığı, sabık yönetim kurulu başka kendi hesaplarıyla şirket hesaplarını birbirine karıştırdığı ve torba hesap tutulduğu, “---------” isimli turistik tesise ait 2013 ve 2014 tarihli konaklama belgelerinin bazılarında - örnek vermek gerekirse - 65,00 TL ücret gösterilen belgede “1.000,00 TL alındı”diyerek not düşüldüğü ve müşterilerden açıktan para alınarak defter ve bilançoya düşük miktarların işlendiği (bu şekilde ne kadar iş yapıldığı halen bilinmemektedir), bunun sonucu giderlerin aslında yüksek olasılıkla yine şirket parasıyla karşılandığı halde yönetim kurulu başkanı tarafından şahsen karşılanmış gibi gösterildiği, ticari defterlerin ve bilançoların gerçeğe aykırı tutulduğu davalının müteaddit kereler diğer yönetim kurulu üyelerine ve genel kurula, şirketten kendi avans alacakları konusunda yanlış bilgi vererek, hileli davranışlarda bulunarak bu alacakların tamamı gerçekleşmiş gibi senede bağlanacak şekilde her iki şirket organını yanlış kararlara sevk ettiği, şirketi kendisine ciddi miktarda borçlu gösterdiği ve diğer yönetim kurulu üyeleri ile ortakların aldatıldığını, yönetim kurulunca denetçi atanarak tam bir tablo hazırlanabilmesi için bu defterlerin ibrazının zorunlu olduğunu açıklanan nedenlerle şirkete ait 2014 yılı öncesi tüm defteri kebir, envanter, yevmiye defteri ve diğer tüm defterlerin ve kayıtların davalıdan (davalıya ait veya bağlantılı muhtelif adreslerden) alınarak şirkete iadesine karar verilmesini, yargılama giderinin davalı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı Şirketin 14.09.2018 tarihli toplantısının, yönetim kurulu başkanı müvekkil --------- iken yönetim kurulu onun tarafından çağrısı yapılmayan bir şekilde o katılmadan toplanıldığını ve genel kurulu toplantıya davet ettiğini, yönetim kurulu başkanının çağırmadığı bir YK toplantı yapıp karar almasının hukuken mümkün olmadığını, geçersiz bir yönetim kurulu kararına, yani yetkisiz kişilerin yaptığı çağrıya dayanılarak yapılan genel kurul toplantısının ise yoklukla malul olduğunu,14.09.2018 tarihli Genel Kurul Kararının iptali için ------- Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davanın bekletici mesele yapılmasını, davacı şirket bakımından, 14.19.2018 tarihli Genel Kurul Kararı ile seçildiğini iddia eden ve huzurdaki davayı açan yönetim kurulunun, HMK madde 114/1-d maddesi gereği kanuni niteliğe sahip olmadığı, iş bu davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, davacı şirketi temsilen dava açan -------, şirketi temsil yetkisinin olmadığını, şirket genel kurulunun , kanuni şartlara uygun olarak toplanmadığı için, alınan tüm kararların yoklukla malul olduğunu, ------- temsil yetkisi olmadığından, HMK madde 115 gereği davanın, “ dava şartı yokluğundan reddi” gerektiğini, müvekkilinde davacı şirkete ait hiçbir defter ve kayıt olmadığını, tüm kayıt ve defterlerin şirket muhasebecisinde olduğunu açıklanan nedenlerle davanın dava şartı yokluğundan reddine, yargılama sonunda haksız ve kötü niyetli davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; hukuki niteliği itibariyle davacı şirketin 2014 yılı öncesine ait tüm defterlerinin davalı şahısta olduğu iddiası ile defterlerin davacıya teslim edilmesi talepli açılan şirket ticari defterlerinin iadesine yönelik açılan davadır. Tanık ... Beyanında, "Ben 2011 yılında mali müşavir --------- ile birlikte çalışıyordum. davacı şirket --------- Şirketinin önceki mali müşaviri vefat ettiği için ---------mali müşavir olarak anlaştılar. O zamanlar --------- şirket ortağıydı. -------- caddesinde bir yerleri vardı ------ numara diye hatırlıyorum. Biz oraya --------- ile gittik. Biz orada şirketin kuruluş tarihinden itibaren olan bütün defterlerini almaya gittik. Biz orada tüm defterleri sıraya koyduk ancak defterleri almadık orada bıraktık. Tarih 2012 idi. Bizim şirketin mali müşavirliğini devraldığımız 2011 yılından itibaren olan 2011-2012-2013-2014 yıllarına ait ticari defterleri ------- gönderdiği bir kişi ile aldı ve kendi yerlerine götürdü. 2015 yılından sonraki ticari defterler mahkemededir.Defterin götürüldüğü yer --------- caddesindeki yerdir. Burası -------- aitti. O zamanlar burası şirketin merkezi olarak sözüküyordu. --------- yönetim kurulundan ayrıldıktan sonra bize herhangi bir şey teşlim edilmedi ,defterler orada kaldı daha sonra şirketin merkezi de değişti. Bizim mali müşavir ofisimizde hiçbir defter bulunmuyordu her şeyi kendilerinden tutuyorlardı. Benim olayla ilgili bilgim ve görgüm bundan ibarettir. tanıklık ücreti talebim yoktur " yönünde beyanda bulunmuştur.Tanık ---------- Beyanında, "Ben 1986 yılından beri ------- Caddesi N:-------- adresinde yıllardır esnaflık yapmaktayım. Ben ... vefat eden annesinin iş yerinde kiracıydım.------- şirketi benim iş yerinin üst katında faaliyet gösteriyordu. Şirketin bütün evrak ve defterleri şirketin merkezi olan -------- caddesi N:-------- bulunuyordu. Yıllarca burada idi. Benim iş yerim dolayısıyla binanın girişini de kullanmaktayım o nedenle davanın tarafları benim iş yerimin önünden geçmektedirler. --------- şirketin mali müşaviri idi. ------- onun yanında çalışırdı. 2016 yılında ----------- felç geçirdi. Bu tarihten sonra şirketin mali işleri ile ---------- ilgilendi. Davalı ... beyde sağlık problemleri dolayısıyla sürekli -------- gidip geliyordu. Şirket ile o sırada Avukat ---------- ilgileniyordu. Şirkete gidip geliyordu. Aynı zamanda --------- o zamanlar aile avukatıydı. ---------- avukatı olduğu için kira kontratlarını ------- merkezinde yapıyordu. 2017 yılının Ekim ayı sonunda ---------- rahatsızlandı ve --------- gitti. 2018 yılı başında --------- geri geldi. Direk hastaneye yattı. Uzun bir süre hastanede kaldı. Ameliyat oldu daha sonra tekrar ---------- geri döndü. Şirketin bir anahtarı ----------- bir anahtarı da bende bulunuyordu. --------- şirkete istediği zaman gelip girerdi. İstediği belgeyi de alırdı ben iş yerim dolayısıyla bunları görüyordum. Hatta 2018 yılının başında itibaren kendisi peyderpey evrakları götürüyordu. 2018 Haziran başında -------- beni aradı. Bana -------- yönetim kurulu ve genel kurul defterlerinin --------- olduğunu, bu defterleri Avukat ------ istediğini söyledi. Bende ----------aradım kendisi -------- idi. -------- bana imza karşılığı bu defterleri vermemi söyledi. Ben defterleri -------- evinden aldım. -------- evi aynı binada 3. Kattaydı. Bu iki defteri aldım. Kendi el yazımla yazdığım bir kağıt ile -------- imza attırarak bu iki defterleri -------- teslim ettim. Ben bu iki defterin hangi yıla ait olduğunu bilmiyorum. Aynı yılın Temmuz başında -------- --------- döndü. ---------- döndükten sonra beraber şirkete gittik. Şirketin içine girdik. İçeride şirket demirbaşları vardı. Ancak defter görmedik. Hatta --------- bana kızdı. --------- şirket defterlerinin geri istenmesini söyledi. Bende --------- şirket defterlerini geri istedim. -------- bana defterlerin kendisinde olmadığını, defterlerini Avukat --------- verdiğini söyledi. Sonradan ben duyduğum kadarıyla şirketin adresinin defterler alındıktan sonra değiştirildiğini öğrendim benim olayla ilgili bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Tanıklık ücret talebim yoktur " şeklinde beyanda bulunmuştur .Davacı ... adına iş bu dava Av. --------- tarafından açılmıştır.Dava dilekçesi ekinde bulunan imza sirkülerinde ---------- 14.09.2018 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısı ile şirket yönetim kurulu başkanı seçildiği ve münferit imza ile şirketi temsile yetkili olduğu belirtilmiştir.Ancak davalı taraf davanın başından beri söz konusu genel kurul toplantısının usul ve yasaya aykırı olarak yapıldığını bunun iptali için dava açtıklarını savunmuştur. Gerçekten de ---------- sayılı ilamı ile söz konusu 14.09.2018 tarihli şirket genel kurul toplantısının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiştir. Her ne kadar söz konusu karar kesinleşmese de davacı taraf bu kararın kesinleşmesinin beklenmesine gerek olmadığı dosyanın mevcut hali ile karar verilmesini talep ettiğinden bu kararın kesinleşmesi beklenmemiş bu haliyle davacının dava açma ehliyetinin sakat olduğu değerlendirilmiştir.Diğer taraftan bilindiği üzere Anonim Şirketlerde yönetim kurulu, şirketin yönetim ve temsil organı olarak nitelendirilir ve zorunlu organlardandır. Yönetim kurulunun işlemleri süreklilik arz eder ve şirketin yönetim ve temsil gibi önemli işlerinde görevli bir organdır. Anonim Şirketlerde yönetim kuruluna ilişkin düzenlemeler TTK 359 vd maddelerinde düzenlenmiş olup görevleri genel olarak yönetimde görevli olan kişilerin üst denetimini yapmak, şirketi üst düzeyde yönetmek ve bu yönetim için talimat vermek, şirketin üst düzey yöneticilerini atama ve görevden alma, şirketin borca batık olması halinde bu duruma ilişkin mahkemeye bildirimde bulunma, şirkete ilişkin muhasebe ve finans denetimini sağlamak gibi görevler sayılabilir. Şirkete ilişkin muhasebe ve finans denetimini sağlamak sadece yönetim kurulu başkanına verilmiş bir göreve olmayıp bu görev tüm yönetim kurulu üyelerine aittir. Davalı taraf davacı şirket adına dava açan kişinin yetkisiz temsilci olmasının yanı sıra şirket kuruluşundan bu yana yönetimde bulunduğunu savunmuştur. Gerçekten de davacı şirketin sicil kayıtları incelendiğinde davalı ile birlikte davacı adına dava açan --------- de şirket yönetim kurulu üyesi olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle de davacıyı temsile yetkili olduğunun iddia eden ve dava açan temsilci de aynı zamanda kendi görev sorumluluğunda olan şirkete ilişkin gerek mali defterler gerekse karar defterleri gibi defterlerin varlığından ve muhafazasından kendisi de sorumludur. Bu hali ile de davacı adına dava açan temsilcinin dava açmakta hukuki yararının olmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Alınması gerekli 427,60. TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 35,90. TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 391,70. TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Tarafların artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 20/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12