İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/852 E. 2023/914 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/852
2023/914
21 Kasım 2023
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/852 Esas
KARAR NO: 2023/914
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
KARAR TARİHİ: 21/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkilinin maliki olduğu, -------- sevk ve idaresindeki -------- Plakalı -------- model -------- marka araçla 13.08.2021 tarihinde -------- İli, ------- İlçesi, ------- Mahallesinde kurallara uygun bir şekilde seyir halindeyken, maliki --------- ve sürücüsü -------- olan -------- Plakalı aracın müvekkilinin aracına arkadan çarptığını ve tam kusurlu olarak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kaza sonrası Tramer Komisyonunun her ne kadar öndeki araç ile kusur dağılımında müvekkiline %50 kusur atfında bulunmuşsa da müvekkiline atfedilen kusuru kabul etmediklerini, müvekkilinin kendi şeridinde ve kurallara uygun bir şekilde seyir halindeyken önündeki aracın yavaşlamasıyla durduüunu ancak karşı aracın duramayarak müvekkilinin aracına arkadan çarptığını, müvekkiline arkadaki -------- Plakalı aracın çarpmasının şiddetiyle öndeki araca çarptığını ve zincirleme trafik kazasının meydana geldiğini ve müvekkilinin aracında 38.213,27 TL ağır maddi hasar meydana geldiğini, karşı tarafın aracının -------- şirketi tarafından -------- nolu poliçe ile sigortalandığını, -------- şirketine 13.11.2021 tarihinde değer kaybı talebi için başvuruda bulunulmuş olup, sigorta şirketince 26.11.2021 tarihinde 6.000 TL ödemede bulunulduğunu ancak müvekkilinin aracının markası, modeli, km’si ve araçtaki ciddi hasar dikkate alındığında yapılan bu ödemenin çok düşük olduğunu açıklanan nedenlerle şimdilik müvekkilin aracında meydana gelen 50 TL bakiye değer kaybının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber tahsili ile her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, ayrıca davadan önce arabuluculuk sürecinde müvekkil kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden arabuluculuk aşamasındaki vekalet ücretinin de (2021 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi md. 16/2-c doğrultusunda 1.080 TL) karşı yandan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 17/08/2023 tarihli dava değeri artırım dilekçesinde, 50 TL'lik bakiye değer kaybı bedelinin 8.000,00 TL'ye yükseltilerek, davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve yargılama giderleriyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Karayolları Trafik Kanunu 91. Madde gereği ve aynı kanunun 85. Maddesinde düzenlenen işletenin sorumluluğunu mevzuat ve genel şartlar çerçevesinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesini düzenleyen müvekkili şirketin sigortalı aracın işletilmesinden dolayı üçüncü şahısların uğradığı zararları tazminle mükellef olduğu araç başına teminat limitinin de 43.000,00 TL olduğunu,davacının aracındaki değer kaybı için reel hesaplama yapılarak 6.000,00 TL ve aracındaki hasar için -------- şirketi sigortaya 13.981,35 TL rücu ödemesi yapıldığını,bu ödemeler neticesinde müvekkilinin bakiye herhangi bir tazminat talebinden sorumluluğunun bulunmadığını, yapılan ödemelerin poliçe limitinde değerlendirilmesini talep ettiklerini , kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını açıklanan nedenlerle davanın yetkili, görevli mahkemenin--------- Asliye Hukuk Mahkemesi olmasından dolayı ilk itirazların değerlendirilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise esas yönünden davanın reddine karar verilmesini, dava açılmasına neden olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmili hususunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; hukuki niteliği itibariyle -------- plakalı araç ile --------- plakalı aracın 13/08/2021 tarihinde karıştığı kazada davacının aracında meydana gelen değer kaybının davalı sigorta şirketinden tazmini istemli tazminat davasıdır
Mahkememizce makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, alınan 07/07/2022 tarihli raporun sonuç kısmında,"--------- plakalı araç sürücüsü --------- kazanın meydana gelmesinde asli ve % 100oranında kusurlu olduğu,------- plakalı araç sürücüsü ------- kazanın meydana gelişinde ve araçların hasarlanmasında kusurunun bulunmadığı-------- plakalı araç sürücüsü --------- meydana gelen kazada kusurunun olmadığı, Davalı -------Ş.'nin kazaya etken --------- plakaı aracın 30.07.2021-30.07.2022tarihleri arası --------- sayılı ZMM Sigortası ile trafik sigortacısı olduğu, araç başı maddi hasar tazminat limitinin 43.000 TL olduğu, değer kaybının trafik sigortası teminatları kapsamında değerlendirildiği, davalı şirketin sigortalısının kusuru oranında, 6100 değer kaybından sorumlu olduğu,Davalı şirkete yapılan başvuru üzerine------- - nolu dosya açılmış olup şirket tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde 26/11/2021 tarihinde aracın değer kaybı için 6.000.00 TL ödeme yapılmış olduğu,Davacının talep edebileceği bakiye değer kaybı bedelinin 14.000 TL olduğu,Davalının temerrüt tarihinin 6.000 TL'yi ödeme tarihi olan 26.11.2021 olduğu,Faiz , vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin Sn Mahkeme'nin takdirleri içinde kaldığı"Yönünde rapor tanzim edilmiştir.Tarafların itirazları nedeniyle yeni bir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş , alınan 27/03/2023 tarihli raporun sonuç kısmında,"1) Dava konusu olayda ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken 2 tane kaza bulunduğu,
a) -------- plakalı otomobilin --------- plakalı otomobile arkadan çarpmasının birinci kaza olduğu ve dava konusu olmadığı;b) -------- plakalı otomobilin -------- plakalı otomobile arkadan çarpmasının ikinci kaza ve dava konusu olduğu;c) İşbu raporda sadece dava konusu ikinci kaza ile ilgili değerlendirme yapıldığı;2)Sürücü -------- idaresindeki -------- plakalı otomobili ile seyrederken öndeki araçlarla emniyetli takip mesafesini korumadığı ve önde kazaya karışan -------- plakalı araca arkadan çarptığı için KTK 56/c - 84/d ve KTY 107 -157/a/4 maddelerinde açıklanan kusurları iştediği; ikinci kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu;3) Sürücü ------- idaresindeki --------- plakalı otomobili ile birinci kazaya karışması nedeniyle durduğu sırada -------- plakalı otomobilin arkadan çarpması sonucu ikinci kazaya karıştığı için ikinci kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı;4) Tazminata konu ------- plakalı, -------- marka tipi, 18.06.2021 tarihinde trafiğe çıkmış, ---------- model, 13.08.2021 tarihinde, 1 ay 25 gün ve 13.088 km kullanıldıktan sonra kazaya karışmış,--------- adına tescilli hususi otomobilina) Rayiç değerinin kaza öncesinde 190.000 TL, ikinci kaza ile ilgili onarım sonrasında 176.000 TL ve piyasa şartlarında ikinci kaza nedeniyle değer kaybının 190.000 — 176.000 — 14.000 TL olduğu;b) -------- şirketi tarafından 26.11.2021 tarihinde ödenen 6.000 TL değer kaybının mahsubundan sonra bakiye ödenmemiş değer kaybının 14.000 — 6.000 — 8.000 TL kaldığı;5)---------Ş.'nin ---------- sayılı KZMSS poliçesi ile -------- plakalıaracın 30.07.2021 — 30.07.2022 tarihleri arasında, kazanın meydana geldiği 13.08.2021 tarihini de kapsayacak şekilde sigorta teminatı altında ve kaza tarihinde araç başına maddi teminat limitinin 43.000 TL olduğu;a) ZMSS Genel Şartların A.3 maddesi gereğince mağdur aracın değer kaybınınsigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitine kadar sigortateminatı altında olduğu;b) ------- şirketi ft #afından -------- plakalı otomobilin hasar tutarı rücuen 29.12.2021 tarihinde 13.982 TL ve değer kaybı karşılığı davacı sahibine 26.11.2021 tarihinde 6.000 TL ödendiği dikkate alındığında teminat limitinin 43.000 — 13.982 — 6.000 — 23.018 TL kaldığı"Yönünde görüş bildirmiştir.Dava temel olarak haksız fiil sorumluluğundan kaynaklı tazminat talebine ilşikindir. Haksız fiil sorumlusu olarak sürücünün sorumluluğu TBK’nın 49. maddesinde düzenlenen kusur sorumluluğudur. Madde; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” belirlemesi ile kusur, haksız fiilin kurucu bir unsuru olarak düzenlemiştir. Bir motorlu aracın işletilmesinden doğan sorumluluk ise tehlike sorumluluğudur. İşletenin sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 85. maddesinde düzenlenmiştir. 85. maddeye dayalı sorumluluktan bahsedebilmesi için sorumlu olacak kişinin öncelikle KTK’nın 3. maddesinde tanımlanan “işleten” sıfatına haiz olması gerekmektedir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesine göre, "İşleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet ve rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesi, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur." hükmü ile KTK, zarara, motorlu aracın işletilmesinin sebep olması hâlinde, işleten hakkında tehlike sorumluluğunu öngörmüştür. Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesine göre, işletenin, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararlardan doğan sorumluluğu, kusur sorumluluğu olmadığı gibi, objektif özen ödevinin ihlâline dayanan olağan sebep sorumluluğu da değildir. Bu itibarla, işleten hiç bir kusuru bulunmasa bile, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararları tazmin etmek zorundadır. Sorumluluk kusura dayanmadığı için, kendisi veya eylemlerinden sorumlu olduğu kimseler, temyiz kudretine sahip olmasalar da işleten, doğan zarardan sorumludur.Karayolları Trafik Kanunu’nun 86. maddesinde, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma şartlarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hâkim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin takdirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de bu husus kabul edilmektedir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukukî nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla birlikte, işletenin hukukî sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğunun ise, sözleşmeye dayalı bir sorumluluk olduğu tartışmasızdır. Sorumluluk sigortasının konusu, sözleşmede aksine bir hüküm yoksa sigortacının, sigorta sözleşmesinde öngörülen bir olayın gerçekleşmesi nedeniyle zarar görenlere karşı sigortalının sorumluluk riskinin üstlenilerek zarar gören üçüncü kişiye sigorta sözleşmesinde öngörülen miktarda tazminat ödenmesidir. Sorumluluk sigortası bir yandan sigorta ettirenin üçüncü kişilere verebileceği zararlardan ötürü bu zararların giderilmesi için sigorta ettirenin malvarlığındaki azalmayı önlemeyi amaçlarken, diğer yandan da sigorta ettirenin eyleminden zarar gören üçüncü kişilerin zararlarının giderilmesini hedeflediğinden sorumluluk sigortası, sigorta ettiren ile onun eylemlerinden zarar görenlerin menfaatlerini dengeleyen ------- bir sigorta türü olarak kabul edilmelidir . Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” ifadesi ile karayolları motorlu araçlar malî sorumluluk sigortası işletenin KTK’nın 85/1. maddesinden kaynaklanan sorumluluğunu poliçe teminatı kapsamında karşılamak amacıyla yapılması zorunludur. Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde işletenin hukukî sorumluluğunu üstlenen ve sigorta sözleşmesi teminat kapsamında olan tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dâhilinde karşılamakla yükümlü olan sigortaya karayolu motorlu araçlar malî sorumluluk sigortası denilmektedir. Sigorta hukuku, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6. Kitabında 1401. maddesi ilâ 1520. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu düzenlemede sigorta hukukunun genel hükümleri, zarar sigortalarından mal sigortaları ve sorumluluk sigortaları ile can sigortaları düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanunu’nun 1483. maddesi gereği, sigortacılar, diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere, faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamazlar. Türk Ticaret Kanunu’nun 1425/1. maddesine göre; “Sigorta poliçesi, tarafların haklarını, temerrüde ilişkin hükümler ile genel ve varsa özel şartları içerir, rahat ve kolay okunacak biçimde düzenlenir.” ifadesiyle sigorta poliçesinin, mutlaka genel şartları, taraflar isterlerse özel şartları içereceği belirtilmiştir. Bu maddeye göre, her sigorta dalında sigorta poliçesinin temel şartlarını oluşturan genel şartların düzenlenmesi zorunluluğu getirilmiştir. Genel şartların nasıl belirleneceği ise Sigortacılık Kanunu’nun 11/1. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; “Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, Müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir.” ifadesiyle, sigorta sözleşmesinin ana muhtevasını içeren genel şartlar Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenecektir. Ayrıca sigorta sözleşmeleri (poliçeleri) genel şartlara uygun olarak düzenlenecektir. Bir başka deyimle sigorta sözleşmesi (poliçesi) düzenlenecekse mutlaka o dalda Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen ve sözleşmenin ana ilkelerini içeren genel şartlar bulunması zorunludur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesinin 4. bendine göre; “Sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler açıkça belirtilir. Belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılır.” Bu maddeye göre genel şartlarda sigorta poliçesinin kapsam dahilinde olan rizikolar ile sigorta poliçesi kapsam dışı yani teminat dışı rizikolar açıkça belirtilmek zorundadır. Kapsam dışında sayılmayan rizikolar teminat kapsamında sayılmaktadır. Sigorta genel şartlarını diğer sözleşme şartlarından ayırt eden en önemli özellik, sözleşmenin her iki tarafının da bu şartlara uymak zorunda olmasıdır. Bu durum Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesinde açık bir şekilde hükme bağlanmıştır. Taraflar, istese de bu sözleşme şartlarının dışına çıkamamaktadır. Özellikle de sigorta şirketleri tarafından aynı şekilde uygulanması emredici bir hükme bağlanmıştır. Sigorta genel şartlarının emredici olduğu, birçok genel şartta da açıkça belirtilir. Aslında diğer bir yorumla, Hazine taraf menfaatlerini genel şartlarla dengelemekte, bu dengenin de özel şartlarla sigorta ettiren aleyhine bozulmasını istememektedir. 01.06.2015 tarihinde ------- yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 12.08.2003 tarihli Genel Şartları yürürlükten kaldırılmış ve birçok yeni düzenleme getirmiştir. Genel Şartların “Tanımlar” başlıklı A.2. maddesinin (d) bendinde zarar; “Motorlu bir aracın işletilmesi ile oluşan bir trafik kazası sonucunda üçüncü şahısların ekonomik değeri olan mal varlığında doğrudan azalma olmasına veya vücut bütünlüğünde eksilmeye, sürekli sakatlığa veya ölümüne sebebiyet verilmesi nedeniyle ilgililerin uğradıkları bu Genel Şartlar ile içeriği belirlenen maddi kayıpları” olarak tanımlanmıştır. Bu tanıma göre zorunlu malî sorumluluk sigortasının sorumlu olduğu zarar, motorlu bir aracın işletilmesi ile oluşan trafik kazasında üçüncü bir şahsın ölmesi veya bedensel zarara uğraması yahut malına bir zarar gelmesi durumunda ortaya çıkan zarardır. Sigortanın kapsamı ise A.3 maddesinin 1. fıkrasında “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukukî sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” ifadesi ile düzenlenmiştir. Bu maddeye göre zorunlu malî sorumluluk sigortasının kapsamı, motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişinin ölümüne veya yaralanmasına veya malına zarar gelmesi ile yöneltilecek tazminat talepleri ile sınırlıdır. Ayrıca bu maddeye göre zarar gören üçüncü şahıslar ancak sigortalının KTK’nın 85/1. maddesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortacıdan tazminat talep edebileceklerdir. Bir başka deyimle zarar gören üçüncü şahıslar KTK’nın 85/1. maddesi kapsamında sigortalıya başvurabileceği tazminatları sigortacıya karşı ileri sürebilecekler, sigortalıya karşı ileri süremeyecekleri tazminat taleplerini sigortacıya karşıda ileri süremeyeceklerdir. Başka bir ifade ile Sigortacı, kendisinden sigorta tazminatı talep edenlere karşı işletenin yapabileceği tüm savunmaları ileri sürebilir. Yani sigortalı işleten hangi oranda sorumlu ise sigortacıda aynı oranda sorumludur.Yukarıda belirtilen yasal mevzuat hükümleri uyarınca somut olay değerlendirildiğinde;13.08.2021 tarihinde saat 10:20 sıralarında, yerleşim yeri içinde, -------- ---------ilçesinde, --------- mahallesinde ------- -------- yolu üzerinde, Jandarma kontrol noktası önünde-------- ışıklarda bekleyen ---------- plakalı aracın, arkasındaki sürücüsü ---------- sevk ve idaresindeki --------- plakalı hususi otomobil önündeki kırmızı ışıklarda bekleyen araca arkadan çarpmadan ancak aradaki mesafe sıfır oluncaya kadar yaklaşarak ve hafiften değerek durduğu, ---------- plakalı aracın arkasında aynı şeritte seyreden sürücüsü --------- sevk ve idaresindeki --------- plakalı araç yakın takip nedeni ile fren yapmasına rağmen duramadığı önünde duran --------- plakalı araca arkadan çarparak birinci kazanın meydana geldiği, çarpmanın etkisi ile ------- plakalı araç hareketlenerek hemen önünde sıfır aralıkta bekleyen araca çarparak ikinci kaza meydana geldiği, bu şekilde meydana gelen kazada sürücü --------- sevk ve idaresindeki ---------- plakalı otomobil ile seyir halinde iken öndeki araç ile takip mesafesini koruyamayarak ---------- plakalı araca arkadan çarptığı, bu nedenle KTK m 56/c, 84/d maddeleri uyarınca % 100 kusurlu olduğu, --------- plakalı araç sürücüsü ile -------- plakalı araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun olmadığı, davalı ------- plakalı aracı ZMMS sigortası ile 30/07/2021 ile 30/07/2022 tarihleri arasında --------- şirketi tarafından sigortalandığı, sigorta üst limitinin 43.000-TL olduğu, davalı sigorta şirketinin değer kaybı bedeli olarak daha önce 6.000-TL ödemede bulunduğu anlaşılmıştır.Denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda da araçtaki değer kaybının 14.000-TL olduğu, daha önce davalı sigorta şirketince ödenen 6.000-TL düşüldükten sonra davacının geriye kalan 8.000-TL'yi talep edebileceği, davacının da 17/08/2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile bilirkişi tarafından belirlenen bu miktarı talep ettiği anlaşıldığından davacının davalıdan bakiye 8.000-TL araç değer kaybını talep edebileceği, davacının 13/11/2021 tarihinde değer kaybı talebi ile davalı sigorta şirketine başvurduğu, davalı sigorta şirketinin 8 iş günü olan 24/11/2021 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşıldığından bu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
HÜKÜM:
Yukarıda açıklandığı üzere;
- Davanın KABULÜ ile, 8.000. TL
Araç değer kaybının temerrüt tarihi olan 24/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Alınması gerekli 546,48. TL harçtan davacı tarafından yatırılan 59,30. TL peşin harç, 135,77. TL tamamlama harcı toplamından oluşan 195,07. TL harçtan mahsubu ile bakiye 351,41. TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 59,30. TL başvurma harcı, 59,30. TL peşin harç , 135,77. TL tamamlama harcı toplamı olan 254,37. TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafınan sarfedilen toplam 4.399,30. TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 8.000,00 . TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
6325 sayılı Kanun'un 18. A/13. bendi uyarınca . . . . . . . . . tarafından karşılanan 1.320,00. TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluklarında verilen karar KESİN olmak üzere açıkça okundu, usulen anlatıldı.21/11/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:20