İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/909 E. 2023/897 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/909
2023/897
15 Kasım 2023
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/909
KARAR NO : 2023/897
DAVA : Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali)
DAVA TARİHİ : 16/11/2022
DAVA : Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali)
DAVA TARİHİ : 16/11/2022
KARAR TARİHİ : 15/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkillerinin 21.01.2021 tarihli genel kurul kararı ile 22.01.2021 tarihli ---- sayılı yönetim kurulu kararı uyarınca davalı ----- yönetim kurulu üyeleri olduğunu, davalı Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı olan dava dışı -----tüzel kişiliğinin gerçek kişi temsilcisi ------ vefatı nedeniyle TTK madde 364/I "...Yönetim kurulu üyesi olan tüzel kişi, kendi adına tescil edilmiş bulunan kişiyi her an değiştirebilir." maddesi uyarınca dava dışı Vakıf gerçek kişi temsilci olarak dava dışı -----seçtiğine ilişkin kararı davalı ----Noterliği, 05.10.2021 tarih,----- yevmiye numaralı ihtarı ile bildirildiğini, işbu ihtara rağmen dava dışı Vakıf için gerçek kişi temsilci ataması yapılmadığını, ----- Yönetim Kurulu üyesi gerçek kişi temsilci olarak görevlendirilen dava dışı----- tescil ve ilan olunması diğer Yönetim Kurulu üyeleri tarafından yasal dayanağı olmayan çeşitli sebepler sunularak fiilen engellendiğini, bu süreçte ------yönetim kurulunun toplanamadığını ve şirket işleri bu hukuka aykırı ve ihmalkar davranışlar sebebiyle aksadığını, dava dışı Vakfın, tüzel kişi temsilci olarak seçilen dava dışı ------ yasal dayanağı olmayan sebeplerle tescil ve ilan olunmaması sebebiyle TTK madde 359-(2) "...Tüzel kişi adına sadece, bu tescil edilmiş kişi toplantılara katılıp oy kullanabilir." maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyesi ve başkanı sıfatıyla iş ve işlem yapması -hukuken değil ama fiilen- imkansız hale geldiğini, müvekkillerinin yönetim kurulu üyesi olduğu davalı------, diğer yönetim kurulu üyeleri tarafından müvekkillerinin görevi fiilen engellendiğini ve 22.01.2021 tarihinden bu yana yönetim kurulu toplantısı ve 21.01.2021 tarihinden bu yana da genel kurul toplantısı dahi yapılamadığını, müvekkilleri tarafından 26.10.2022 tarihli ihtarnameden evvel de yönetim kurulu toplantısı yapılması davalı ----- yönetim kurulu başkan vekili ------ defaatle talep edildiğini, buna rağmen dava tarihi itibariyle yönetim kurulu toplantısı yapılamadığını, kaldı ki, yönetim kurulu üyelerinin görev süreleri 21.01.2023 tarihi itibarıyla sona ereceğini, bu minvalde şirket yönetiminin aksamasının yanı sıra davalı ------ diğer yönetim kurulu üyeleri ve genel müdür tarafından kararlar alındığı, işlemler yapıldığı ve bir kısım tasarruflarda bulunulduğuna yönelik müvekkillerim tarafından duyumlar alındığını, her ne kadar müvekkilleri tarafından daha önce de bilgi talep edilmişse de müvekkillerime herhangi bir bilgi verilmediği gibi ilgili belgeler de incelemelerine sunulmadığını belirterek, davalı şirketin tüm ticari defter ve kayıtları üzerinde kendi belirleyecekleri mali müşavir/bağımsız denetçi refakati ile inceleme yapmalarına izin verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI CEVAP DİLEKÇESNDE
Davacıların müvekkil şirketteki yönetim kurulu üyelikleri geçersiz olduğunu, çünkü davacıların ------toplantı ve karar yeter sayısı olmaksızın seçildiğini, davacılar, şirket hissedarı vakıf mütevelli heyeti oluşturulup vakıf senedine, konu ile ilgili yasal mevzuat hükümlerine uygun bir şekilde seçilmeleri halinde TTK 392 .maddesine göre bilgi ve belgeler incelenmek üzere kendilerine sunulacağını, --Genel Müdürlüğüne izafeten ----. Bölge Müdürlüğü tarafından Vakfa yönetim kayyımı tayin edilmesi için -----. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin -----sayılı dosyası ile dava açıldığını, müvekkil şirket vakıftaki bu durumu bilmeksizin davacıları yönetim kurulu üyesi olarak Genel Kurulda kabul ettiğini, ancak davacıların müvekkil şirketin yönetim kuruluna alınmalarına ilişkin Genel kurul kararı da hükümsüz ve yok hükmünde olduğunu, davacıların yönetim kurulu üyelikleri geçersiz iken, vakıf ile ilgili davalar devam ederken, usulüne uygun mütevelli heyet teşkil edip karar almadan davacıların müvekkil şirketten TTK 392. Maddesi gereği belgeleri inceleme talebinde bulunması hukuken mümkün olmadığını belirterek, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Birleşen----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkilinin -----, 21.01.2021 tarihli genel kurul kararı ile 22.01.2021 tarihli ---- sayılı yönetim kurulu kararı uyarınca davalı -----Şirketi'nin yönetim kurulu üyeleri olduğunu, ayrıca Müvekkilinin ----- davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ve %50 oranında pay sahibi olduğunu, vakıf tüzel kişiliğinin gerçek kişi temsilcisi ------ vefatı nedeniyle TTK madde 364/I "...Yönetim kurulu üyesi olan tüzel kişi, kendi adına tescil edilmiş bulunan kişiyi her an değiştirebilir." maddesi uyarınca Müvekkil Vakıf gerçek kişi temsilci olarak dava dışı ----seçtiğine ilişkin kararı davalı ----- Noterliği, 05.10.2021 tarih,----- yevmiye numaralı ihtarı ile bildirildiğini, ihtara rağmen müvekkilinin Vakıf için gerçek kişi temsilci ataması yapılmadığını, -----Yönetim Kurulu üyesi gerçek kişi temsilci olarak görevlendirilen dava dışı -----tescil ve ilan olunması diğer Yönetim Kurulu üyeleri tarafından yasal dayanağı olmayan çeşitli sebepler sunularak fiilen engellendiğini, bu süreçte -----yönetim kurulu toplama ve şirket işleri bu hukuka aykırı ve ihmalkar davranışlar sebebiyle aksadığını, müvekkilinin Vakfın, tüzel kişi temsilci olarak seçilen dava dışı ------ yasal dayanağı olmayan sebeplerle tescil ve ilan olunmaması sebebiyle TTK madde 359-(2) maddesi gereğince yönetim kurulu üyesi ve başkanı sıfatıyla iş ve işlem yapmasının hukuken değil ama fiilen- imkansız hale geldiğini, mevcut durumda Yönetim Kurulu Başkanı olan müvekkilinin Vakfın gerçek kişi temsilcisi tescil ve ilan olunmadığından TTK m. 366 uyarınca davalı şirketin yönetim kurulu başkan vekili -----Yönetim Kurulu Başkanı Vakıf'a vekalet etmesi, bir başka deyişle başkanlık yetkilerini kullanması söz konusu olduğunu, -----Noterliğinin 05.10.2021 tarih, ----- yevmiye numaralı ihtarı ile ----- müvekkil vakfın gerçek kişi temsilcisi seçildiğinin bildirildiğini, davalı ----- yönetim kurulu başkan vekili ve diğer yönetim kurulu üyeleri ile yapılan görüşmeler sırasında müvekkil ----- tüzel kişi temsilcisi olarak bir mütevelli heyet üyesi atanmasının talep edildiğini, gelinen aşama itibarı ile bu talep doğrultusunda müvekkilinin vakıf tarafından alınan 19.10.2022 tarihli ----- numaralı karar ile davalı ------ yönetim kurulunda temsilci olarak ----Mütevelli Heyet Başkanı ------ seçilmesine karar verildiğini, yönetim kurulu üyesi başkanı olan ancak gerçek kişi temsilcisi tescil ve ilan olunmayan müvekkilinin vakıf tarafından 26.10.2022 tarihinde, -----.Noterliği,------ yevmiye nolu ihtarname keşide edilerek bilgi alma ve inceleme hakkı talebi ile yönetim kurulu toplantısı yapılması talep edildiğini, ihtarnamede----- tüzel kişi temsilcisi olarak Vakıf'ın Mütevelli Heyet Başkanı olarak dava dışı ------seçilmesine karar verildiğini, TTK uyarınca bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasının - hangi konularda kullanılmak istendiği açıkça belirtilerek talep edildiğini, ------ Kurulunun 08.11.2022 tarihinde toplanması başta olmak üzere birtakım hususlar ihbar ve ihtar edildiğini, buna karşılık----- tarafından keşide edilen 07.11.2022 tarihli, ----.Noterliği, ----- yevmiye no.lu ihtarname ile müvekkilinin bilgi alma ve inceleme talebinin, yönetim kurulu toplantısı yapılması talebi ve diğer yönetim kurulu üyelerinin taleplerine uygun olarak seçilen ------vakfın gerçek kişi temsilcisi olarak tescil ve ilanı talebi yine mevzuata ve hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, müvekkilinin vakıf tarafından diğer yönetim kurulu üyelerinin talepleri doğrultusunda gerçek kişi temsilci seçilen kişide değişikliğe gidilmiş ancak buna rağmen taleplerinin diğer yönetim kurulu üyeleri tarafından yine yasal dayanağı olmaksızın reddedildiğini, müvekkilinin tüzel kişi temsilci atama talebinin reddedilemeyeceğini, değiştirilmesinin sadece müvekkil Vakıf tüzel kişiliğinin iradesine tabii olup ne davalı ----- ne de diğer yönetim kurulu üyelerinin onay yahut tasvibi gerekli bulunduğunu, ----- tarafından müvekkilin taleplerinin reddedilmesi üzerine müvekkili ---- Heyeti'nin 11.11.2022 tarihli,----- numaralı kararıyla işbu davanın açılmasına karar verildiğini, müvekkilinin yönetim kurulu üyesi sıfatıyla ileri sürdüğü bilgi ve inceleme taleplerinin reddedildiğini, yönetim kurulu üyelerinin görevlerini tam ve eksiksiz ifa edebilmeleri için şirketle ilgili bilgilere doğrudan ulaşabilmelerinin önem arz ettiğini, dolayısıyla yönetim kurulu üyelerinin görevini gereği gibi ifa edebilmesi için bilgi sahibi olmasının söz konusu olduğunu, zorunludur. İşbu sebeple yönetim kurulu üyelerinin bilgi alma ve inceleme hakkı Türk Ticaret Kanunu'nun 392.maddesinde detaylı olarak düzenlendiğini, hükmün emredici olarak düzenlendiğini, esas sözleşmeyle yönetim kurulu üyeleri aleyhine değiştirilmesi dahi söz konusu olmadığını, yönetim kurulu üyelerinin bilgi alma ve inceleme hakkı kısıtlanamaz ve kaldırılamaz olduğunu, müvekkilinin Vakıf, davalı -----yönetim kurulu başkanı olduğunu, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme istemi, yönetim kurulu başkan vekili ve diğer yönetim kurulu üyeleri tarafından herhangi bir toplantı yapılmaksızın reddolduğunu, müvekkilinin daha önce yönetim kurulu toplantısı yapılması taleplerini defaatle iletmelerine rağmen, uzun süreden bu yana yönetim kurulu toplantısı yapılamadığını, yönetim kurulu toplantısı yapılamaması nedeniyle müvekkilinin, şirketçe yapılan iş ve işlemlere dair gerekli bilgileri edinemediğini, yönetim kurulu toplantısı yapılamaması nedeniyle müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkını kullanamadığını, davalı -----yönetim kurulu başkan vekili ve diğer yönetim kurulu üyelerinin tamamından yönetim kurulu toplantısı yapılması ve bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasını talep edildiğini, buna rağmen hukuka aykırı gerekçelerle müvekkilimin talepleri diğer yönetim kurulu üyeleri tarafından reddedildiğini, müvekkilinin vakıf hem yönetim kurulu üyesi (başkan) hem de davalı şirkette pay sahibi olduğunu, bu sebeple gerek TTK madde 392 gerekse de TTK madde 437 kapsamında bilgi ve inceleme talep hakkının mevcut olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 392. maddesinde ve 437. maddesinde bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmak isteyen yönetim kurulu üyelerinin ve pay sahiplerinin bu talebi reddedildiği takdirde hangi usulün izleneceği ilgili kanun maddelerinde detaylı olarak düzenlendiğini, buna rağmen davalı şirket yönetim kurulu başkan vekili ve diğer üyeler tarafından müvekkillinin taleplerinin reddedildiğini, başkaca hiçbir işlem yapılmadığını, TTK'da açıkça söz konusu istemin reddedilmesi halinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurabileceğinin düzenlendiğini, bu sebeple müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmalarına karar verilmesini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek re'sen gözetilecek nedenlerle-----son iki yıllık bilanço, gelir-gider tablosu ve diğer tüm finansal tabloları ile kümülatif ve tüm kırılımları ile detay mizanının ve kar-zarar durumuna ilişkin tüm bilgiler, -----maddi ve maddi olmayan sabit varlıkların kayıtlı olduğu amortisman listeleri, -----en son düzenlenmiş olan tam tasdik YMM Raporu, ----- en son onaylı kurumlar vergisi beyannamesi ve ekleri, ----- 2021 yılı için tasdik edilmiş ve kullanılmış olan yevmiye numaraları ile diğer bilgileri, ----- kanuni takipteki alacaklarının listesini bunların hukuki durumlarını ve diğer dava ve takipleri gösteren dava ve icra raporları,----- son yönetim kurulu toplantısından sonra imzalanmış tüm sözleşmelerin birer örneği, -----son yönetim kurulu toplantısından sonra yapılmış sözleşmeli ve sözleşmesiz yapılan inşaat, onarım, satın alma ve diğer iş ve işlemlerine ilişkin bilgiler ile iş bazında rakamsal bilgilerin ve hak edişi tamamlanmamış sorunlu ve ihtilaflı işlerin bilgileri,---- Okulları nezdinde tüm çalışanların maaş zam detayı, prim ödeme detayları, ----- Okulları nezdinde gerçekleştirilmiş organizasyon ve yönetim değişiklikleri, işbu bendin a, b, c, ç, d, e, f, g, ğ ve h bentleri kapsamında yapılan iş ve işlemlere hangi muhatap tarafından onay verildiğinin ve hangi muhatap tarafından ilgili belgelerin imza edildiği hususlarında bilgi alma ve inceleme hakkının kullanmasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını vekaleten talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacının taleplerinin usul ve esas bakımından yasaya aykırı olduğunu, öncelikle HMK 114/d ve 115. maddelerine göre davacının dava ve taraf ehliyeti, vakıf mütevelli heyeti ve vakıf yönetim kurulu mevcut olmadığından kısaca vakıfta organ eksikliği nedeniyle dava şartı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, organ eksikliğinin giderilmesi ve kayyum tayini talebi ile davalar açılmış olup yargılamaların devam ettiğini, vakıfta organ eksikliği mevcut iken avukata verilen vekaletname ve imza sirküleri de geçerli olmadığını, davanın usul ve esas bakımından reddinin gerektiğini, müvekkilinin şirkette %50 pay sahipliğinin A grubu olan -----, %50 pay sahipliği ise B grubu -----ait olduğunu, müvekkilinin ----- kurulduğu 1994 yılından beri gerek yönetim kurulu üyeleri gerekse hissedarlar uyum içinde olmuşlar ve sahip oldukları eğitim kurumu -----Okullarını" tanınmış bir marka haline getirdiklerini, şirketin %50 ortağı olan davacı vakıfta 2017 yılından beri vefat, azil ve istifalar nedeniyle mütevelli heyet sayısının azaldığını, bu nedenle vakıf senedine göre toplantı ve karar yeter sayısının sağlanamadığını, Vakfın mütevelli heyeti vakıf senedine göre 15 üyeden oluşması gerekirken üye sayısı 5 'e düştüğünü, davacı Vakfın mütevelli toplantı ve karar yeter sayısı olmamasına, yönetim kurulu bulunmamasına rağmen 5 üye ile kararlar aldığının görüldüğünü, müvekkili şirketin defter ve kayıtlarının incelenmesine dair 5 üye ile vakıf tarafından alınan karar da bu kapsamda yok hükmünde olduğunu, mütevelli heyet üye sayısının Vakıf Senedine uygun olarak artırılması amacıyla davacı Vakıf tarafından ----- Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığını, yargılamanın devam ettiğini, bozma kararı sonrası -----.sayısı ile yeni dosya numarası aldığını, dava dilekçesinde belirtilen davacı Vakfın 19.10.2022 tarihli ----- numaralı kararı ile ---- temsilciliğine -----seçilmesine, müvekkil şirketin yönetim kurulu üyeliğine -------seçilmelerine dair mütevelli heyet ve vakıf yönetim kurulu kararları da geçersiz ve yok hükmünde olduğunu, Vakfın mütevelli heyet organ eksikliği nedeniyle davayı açmakta taraf sıfatı, dava ehliyeti bulunmamakta olduğunu, müvekkilinin davacının ihtarına rağmen defter ve kayıtlarını göstermemesi, davacının taleplerini reddetmesi açıklanan haklı sebeplere dayandığını, bu durumun davacı vakfın ihtarnamesine cevaben----- tarafından ----- Noterliği'nin ---- yevmiye nolu, --- Kasım 2022 tarihli ihtarnamesi ile bildirildiğini,-----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyası kesinleşip Vakfın mütevelli heyeti oluşup bu konuda geçerli bir karar almadan müvekkil şirket kayıt ve defterlerinin gösterilmesi telafisi imkansız zararlara yol açabileceğini, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından davacı vakıfla ilgili belirttiğimiz konularda inceleme yapılarak, davacı Vakıftaki yönetim sorununun çözülmesi amacıyla----- Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyası ile kayyım tayin edilmesi talebinde bulunulduğunu, müvekkili şirket aleyhine davacı vakıf mütevelli heyet organ eksikliğine rağmen seçilen yönetim kurulu üyeleri ----- tarafından da yine şirket defter ve kayıtlarının gösterilmesinin izin verilmesine dair -----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, taleplerin mükerrer olduğunu, usul ekonomisi bakımından HMK 166. Maddesi gereği her iki davanın da birleştirilmesini talep ettiklerini, görülmekte olan davada ve------. Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasına davacı adlarını değiştirmek suretiyle bire bir aynı dava dilekçesini verdiğini, talep edilen belgeler ve talepler her iki davada da aynı olduğunu belirterek HMK 166. maddesi gereği işbu dava ile----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyasının birleştirilmesine, davanın usul ve esas bakımından haksız ve yasal dayanaktan yoksun olan davanın reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :
Dava, bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasına izin verilmesi istemlidir
.Davacılar dava dilekçelerindeki anlatıma göre istemlerini, asıl davada TTK nun 392, birleşen davada TTK.nun 392 ve 437 . maddelerine dayandırmıştır.
Davalı -----%50 hissesi -----, %50 hissesi ----aittir.---- A grubu, ---- B grubu olarak üç yönetim kurulu üyesi belirlediği, yönetim kurulu başkanlığının iki yılda bir pay sahipleri arasında değiştiği anlaşılmaktadır.
Asıl davada davacılar 21/01/2021 tarihli GK kararı ve 21/01/2021 tarihli yönetim kurulu kararı ile yönetim kurul üyesi seçildiklerini, Davalı şirketin o dönem yönetim kurulu başkanı olan, ---- gerçek kişi temsilcisi ---- vefatı üzerine ------ seçildiğini, ancak usulsüz olarak bu kararın tescil ve ilan edilmediğini, başkan yardımcısı ----- başkan vekili olarak başkanlık yetkilerini kullandığını, ---- Heyet başkanı olarak da ----- seçildiğini, davacılar tarafından 26/10/2022 tarihli ihtarname ile yönetim kurulu toplantısı yapılmasını ve TTK hükümlerine göre bilgi alma ve inceleme haklarının kullanılmasının talep edildiğini ancak yönetim kurulunun toplanamadığını ve sonuç da alınamadığını ileri sürmüştür.Birleşen davada da davacı bizzat hissedar -----olup, aynı istemle dava açılmıştır.
Davalı şirketin ve diğer ortak ----- itirazları ve savunmaları , vakfın 2017 yılından bu yana vefat, azil , istifa gibi sebeplerle mütevelli heyetinin 5 e düşmüş olması, 5 üye ile karar alınmış olması, yapılan seçimlerin usulsüz olduğudur.
Davacıların bilgi alama istemlerine ilişkin davalı şirketin 07/11/2022 tarihli cevabi ihtarnamesi ile talepleri reddetmiştir.
Vakfa kayyım atanmasına ilişkin -----SHM nin ----- sayılı dava dosyası incelenmiştir. Yine konuya ilişkin-----AHM nin ---- ve ---- AHM nin ------sayılı dosyaları celp edilerek incelenmiştir.
Dosyanın kapsamı, talep sonuçlarının mahiyeti sebebiyle duruşma açılarak ve bilirkişi incelemesi yaptırarak sonuca gidilmesi uygun görülmüş; tarafılar dinlenmiş, deliller toplanmış, resen seçilen bir şirketler hukuku uzmanı, bir bağımsız denetçi mali müşavir bilirkişi nezaretinde sicil dosyası ve tüm dosya kapsamı üzerinde inceleme yaptırılmıştır.Bilirkişiler 26/10/2023 tarihli raporunda özetle, asıl davada davacılar---- ile----- yönetim kurulu üyesi sıfatını kazandıran hukuki işlemin 11/09/2019 tarihli vakıf kararı değil, ----- 21/01/2021 tarihli GK kararı olduğunu, bu cihetle bu genel kurul kararları iptal edilmedikçe, yönetim kurulu üyeliklerinin geçerli olduğu, TTK’nun 392/4 maddesindeki prosedürün yerine getirilmiş olduğunu; birleşen davada davacı vakfın ortak olma sıfatı ile TTK.nun 437. Maddesi uyarınca bilgi alma ve inceleme hakkının mevcut olduğunu, 26/10/2022 tarihli ihtarnamenin 437/5 maddesi kapsamında geçerli bir ihtarname olarak kabulünün mahkemenin takdirinde olduğunu, geçerli sayılması halinde birleşen davada da şartların gerçekleştiğini mütalaa etmiştir.
Bilgi alma ve inceleme hakkı başlıklı TTK nun 392. Maddesi şu şekildedir: “ (1)Her yönetim kurulu üyesi şirketin tüm iş ve işlemleri hakkında bilgi isteyebilir, soru sorabilir, inceleme yapabilir. Bir üyenin istediği, herhangi bir defter, defter kaydı, sözleşme, yazışma veya belgenin yönetim kuruluna getirtilmesi, kurulca veya üyeler tarafından incelenmesi ve tartışılması ya da herhangi bir konu ile ilgili yöneticiden veya çalışandan bilgi alınması reddedilemez. Reddedilmişse dördüncü fıkra hükmü uygulanır. (2) Yönetim kurulu toplantılarında, yönetim kurulunun bütün üyeleri gibi, şirket yönetimiyle görevlendirilen kişiler ve komiteler de bilgi vermekle yükümlüdür. Bir üyenin bu konudaki istemi de reddedilemez; soruları cevapsız bırakılamaz. (3) Her yönetim kurulu üyesi, yönetim kurulu toplantıları dışında, yönetim kurulu başkanının izniyle, şirket yönetimiyle görevlendirilen kişilerden, işlerin gidişi ve belirli münferit işler hakkında bilgi alabilir ve görevinin yerine getirilebilmesi için gerekliyse, yönetim kurulu başkanından, şirket defterlerinin ve dosyalarının incelemesine sunulmasını isteyebilir. (4) Başkan bir üyenin, üçüncü fıkrada öngörülen bilgi alma, soru sorma ve inceleme yapma istemini reddederse, konu iki gün içinde yönetim kuruluna getirilir. Kurulun toplanmaması veya bu istemi reddetmesi hâlinde üye, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Mahkeme istemi dosya üzerinden inceleyip karara bağlayabilir, mahkemenin kararı kesindir. (5) Yönetim kurulu başkanı, kurulun izni olmaksızın, yönetim kurulu toplantıları dışında bilgi alamaz, şirket defter ve dosyalarını inceleyemez. Yönetim kurulu başkanının bu isteminin reddedilmesi hâlinde başkan, dördüncü fıkraya göre mahkemeye başvurabilir. (6) Yönetim kurulu üyesinin bu maddeden doğan hakları kısıtlanamaz, kaldırılamaz. Esas sözleşme ve yönetim kurulu, üyelerin bilgi alma ve inceleme haklarını genişletebilir. (7) Her yönetim kurulu üyesi başkandan, yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını yazılı olarak isteyebilir.
TTK'nun 437 maddesinde; " (1) Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir. (2) Pay sahibi genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir. Bilgi verme yükümü, 200 üncü madde çerçevesinde şirketin bağlı şirketlerini de kapsar. Verilecek bilgiler, hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olmalıdır. Pay sahiplerinden herhangi birine bu sıfatı dolayısıyla genel kurul dışında bir konuda bilgi verilmişse, diğer bir pay sahibinin istemde bulunması üzerine, aynı bilgi, gündemle ilgili olmasa da aynı kapsam ve ayrıntıda verilir. Bu hâlde yönetim kurulu bu maddenin üçüncü fıkrasına dayanamaz. (3) Bilgi verilmesi, sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile reddedilebilir. (4) Şirketin ticari defterleriyle yazışmalarının, pay sahibinin sorusunu ilgilendiren kısımlarının incelenebilmesi için, genel kurulun açık izni veya yönetim kurulunun bu hususta kararı gerekir. İzin alındığı takdirde inceleme bir uzman aracılığıyla da yapılabilir. (5) Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Başvuru basit yargılama usulüne göre incelenir. Mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir. Mahkeme kararı kesindir. (6) Bilgi alma ve inceleme hakkı, esas sözleşmeyle ve şirket organlarından birinin kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz." düzenlemesi mevcuttur.Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillere göre vakıf temsilcisinin vefatı ile gelişen süreçte 26/10/2022 ve 07/11/2022 tarihli noter ihtarnameleri ile yönetim kurulu üyesi oldukları halde davalı şirketin ticari kayıtlarına ve bilgilerine ulaşamayan asıl davada davacıların TTK unn 392. Maddesine göre; birleşen davada davacının TTK nun 437. Maddesine göre bilgi alma ve inceleme istemlerinin de cevapsız bırakıldığı anlaşılmaktadır. Yasal prosedürün yerine getirildiği ve haklı bir sebep olmaksızın sonuç alınamadığı kanaatine varılmıştır.
Vakfın iç işleyişindeki sürecin davalı şirketin yönetim sürecine doğrudan yansıtılması davalı şirketin de fiilen idaresini imkansız kılacağından veya dengesiz biçimde tek bir tarafın baskın yönetimine sebep olacağından isabetli görülmemiş, bilirkişilerin tespitleri de benimsenmiş ve asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
A-ASIL DAVANIN KABULÜNE;
- Davacıların TTK'nın 392. maddesine göre bilgi alma ve inceleme taleplerinin KABULÜ ile;
Dava dilekçesinin 10 ve 11. sayfasında yazılı a-ı bentleriyle ilgili davalı şirketin tüm ticari defter ve kayıtları üzerinde kendi belirleyecekleri mali müşavir/bağımsız denetçi refakati ile inceleme yapmalarına İZİN VERİLMESİNE,
-
Alınması gerekli 269,85. TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70. TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 189,15. TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 80,70. TL. başvurma harcı, 80,70. TL peşin harcın toplamı olan 161,40. TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından sarfedilen toplam 5.215,00. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
-
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B-BİRLEŞEN DAVANIN -----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- KABULÜNE;
-
Davacının TTK'nın 437. maddesine göre bilgi alma ve inceleme taleplerinin KABULÜ ile;Dava dilekçesinin 14. sayfasında yazılı a. ı bentleriyle ilgili davalı şirketin tüm ticari defter ve kayıtları üzerinde kendi belirleyecekleri mali müşavir/bağımsız denetçi refakati ile inceleme yapmalarına İZİN VERİLMESİNE,
-
Alınması gerekli 269,85. TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70. TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 189,15. TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 80,70. TL. başvurma harcı, 80,70. TL peşin harcın toplamı olan 161,40. TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
-
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda TTK.nun 392/4 ve437/5 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38