İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/710 E. 2023/759 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/710
2023/759
10 Ekim 2023
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/710
KARAR NO : 2023/759
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/12/2020
KARAR TARİHİ : 10/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde : taraflar arasında lojistik ve taşıma işlerine ilişkin iş ilişkisinin mevcut olduğu, aralarındaki lojistik ve taşıma işlerine ilişkin davalı şirketin düzenlemiş olduğu, müvekkili şirket tarafından da kayıt altına alınan ve aralarındaki iş ilişkisinin varlığına yönelik farklı zamanlarda düzenlenmiş olan irsaliyeli faturaların olduğunu, müvekkilinin aralarındaki iş ilişkisinden doğan ve yapmakla yükümlü olduğu edimleri ifa etmesine rağmen yapmış olduğu lojistik ve taşıma işlerine ilişkin davalı şirketten herhangi bir ödeme alamadıklarını, ödemelerin yapılmaması üzerine taraflarca imza ve kayıt altına alınan irsaliyeli faturalara dayanarak müvekkili şirket tarafından ----İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas numaralı dosyası ile takibi başlatıldığını ancak söz konusu takibe ilişkin davalı şirket tarafından yetki itirazında bulunulduğunu ve itiraz neticesinde dosyanın----. İcra Müdürlüğü'nde -----Esas numarasını aldığını, davalı-borçlu ile müvekkili şirket arasında düzenlenen faturalardan da görüleceği üzere böyle bir borcun var olduğu ve davalı-borçlunun sözleşmeye aykırı davrandığı açıklanan nedenlerle borçlunun haksız olan itirazının iptaline ve takibin devamına, 43.978,04 TL alacağın devamında takip konusu borçtan bakiye kalan ve bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacak miktarın ödemesine, borçlu şirketin %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davada usule yönelik olarak, zamanaşımı itirazında bulunulduğu, arabuluculuk dava şartının yerine
getirilmediği, dava dilekçesi eklerinin ve delillerinin davalı tarafa tebliğ edilmediği,esasa yönelik olarak, davalı şirkete hiç gönderilmeyen faturaların, icra takibine konu edildiği ve ödeme emri ekinde dahi ibraz edilmediği,187,53TL tutarlı 12.01.2018 tarihli olarak belirtilen faturanın,3.302,40TL tutarlı 22.02.2018 tarihli olarak belirtilen faturanın,1.369,78TL tutarlı 02.03.2018 tarihli olarak belirtilen faturanın,2.465,27TL tutarlı 08.06.2018 tarihli olarak belirtilen faturanın,davalı şirkete hiçbir zaman gönderilmediği ve davalı şirketin ticari kayıtlarında hiçbir zaman yer
almadığı, davacı şirket tarafından davalı şirkete---- plakalı araçla ----arasındaki tek
taşımaya ilişkin de 09.03.2018 tarihli, ----- numaralı 1.711,00TL bedelli ve 05.02.2018 tarihli,---- numaralı 1.770,00TL bedelli mükerrer fatura düzenlendiği, faturalardan ----- numaralı olanı davalı şirketçe davacıya iade edildiği, davalı şirkete gönderilmemiş davalı şirket tarafından hiçbir zaman kabul edilmemiş faturaların takibe konu edilmesinin kötü niyetli olduğu,
davacı şirketin davalı şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığı, davalının davacıya ----- nolu
faturaya istinaden 08.02.2018 tarihinde 5.000,00TL,-----nolu faturaya istinaden 09.02.2018
tarihinde 5.000,00TL olmak üzere toplam 10.000,00TL, davacı firmanın imza yetkilisi ----- imzası mukabilinde makbuz alınmak sureti ile nakit olarak, davalı şirketin ----- şubesinde
kasa sorumlusu olarak çalışan----- isimli personel tarafından da davalı şirketin kasa avansından nakit para çekilmek suretiyle dekontta “---- şeklinde açıklama belirtilerek davacıya ait banka hesabına,
09.03.2018 tarihinde 4.990,00TL,
13.03.2018 tarihinde 4.980,00TL,
15.03.2018 tarihinde 2.000,00TL,
21.03.2018 tarihinde 5.000,00TL,
23.03.2018 tarihinde 5.000,00TL,
30.03.2018 tarihinde 5.000,00TL olmak üzere toplam bankadan 26.970,00TL ödeme yapıldığı, 10.000,00TL’lik toplam nakit ödeme ile birlikte, davacıya yapılan nakit ve bankadan yapılan ödemelerin toplam tutarının 36.970,00TL olduğu,
ödemeler ile faturaların birbirleriyle örtüştüğü, bu hususun davalının ticari defter ve kayıtlarının
incelenmesi ile sabit olacağı açıklanan nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; hukuki niteliği itibariyle fatura alacağına istinaden davacı tarafça başlatılan -----. İcra Müdürlüğü'nde ----Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafça yapılmış olan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.Davacının 2017-2020 yılları arasında tüm yasal ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişice inceleme yapılması için -----Nöbetçi Asliye Ticaret/Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmasına karar verilmiş , talimatla alınan 16/07/2021 tarihli raporun sonuç kısmında,
"Yerinde inceleme yetkisi ile yapılan incelemede, Davacı -----. şirketinin bilanço usulüne göre defter tuttuğu 2018-2020 yılı ticari defterlerinin kağıt ortamında tutulduğu, İncelemesi yapılan ticari defterlerinin TTK Hükümlerine uygun olarak tutulduğu açılış kapanış onaylarının Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'nun İlgili hükümlerine uygun olarak yapıldığı ticari defterlere yapılan muhasebe kayıtlarının Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'nun İilgili hükümlerine uygun olarak yapıldığı, ticari defterlerin kendi lehine delil olabileceği
Davacı şirket ticari defter kayıtlarına göre 2018 yılı açılış kayıtlarında davalı şirketin 2017dönemine ilişkin devreden herhangi bir borcunun bulunmadığı, dosya kapsamına sunulan 2018yılı faturalarının tamamının davacının ticari defter kayıtlarında yer aldığı, 25 02.2018 tarihindetoplam 400,00 TL tutarında nakit tahsilatın muhasebe kayıtlarında yer aldığı, bu kayıtlar dışında herhangi bir tahsilat kaydının bulunmadığı, ticari defter kayıtlarına göre davalı ----- davacı şirkete 46.645,442 TL borcunun bulunduğu, 2019-2020 yıllarında ticari defter kayıtlarında herhangi bir işlem yapılmadığı aynı bakiyenin devrettiği,
Dosya kapsamında yer alan ödeme dekontlarına göre davalı şirket tarafından Tablo 42.4'de detayı ödemeleri banka kanalıyla yaptığı toplam ödeme tutarının 14.575,00 TL olduğu, bu ödemelerin davacı şirket ticari defter kayıtlarında yer almadığı,
Davalı şirketin detayı tablo 4.2.3'de görüleceği üzere imza karşılığı 5.000 — TL'nin nakit ödeme olarak, 17.000 TL Kısmının Dava Dışı---- tarafından banka kanalıyla ----- açıklaması ile 4.985,00 TL Kısmının Dava Dışı ---- tarafından banka kanalıyla ÖDEME açıklaması, 4.990 TL Kısmının Dava Dışı -----tarafından banka kanalıyla NAKİT YATANaçıklaması ile olmak üzere toplam 31.975,00 TL ödemenin davacı şirket ----- yapıldığı bu ödemelerin hiçbirinin davacı şirket ticari defter kayıtlarında yer almadığı,
Sayın mahkeme tarafından davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin tamamının kabulühalinde, davalı şirketin 31.975 TL * 14.575,00x46.550,00 TL ödeme yaptığı davalı şirketin bakiye borcunun (46.645,42 — 46.550,00)595,42 TL olacağı,
Takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere dava dışı----- Tarafından yapılan ödemelerin kabul edilmemesi durumunda davalı şirket tarafından Tablo 4.2.4'de detayı ödemeleri banka kanalıyla yaptığı toplam ödeme tutarının 14.575,00 TL olduğu, detayı Tablo 4.2.3'de görüleceği üzere 5.000 TL'nin ----ait olduğu anlaşılan imza karşılığı tahsilat olmak üzere davalı şirketin toplam 19.575,00 TL ödeme yaptığı davalı şirketin bakiye borcunun 46.645,42 TL — 19.575,00 TL -27.070,42 TL olacağı,
Sayın Mahkeme tarafından davacı taraf iddiaları kabul edildiği takip konusu yapılabilecek toplam asıl alacak tutarının 27.070,42 TL olduğu, davacının faturanın düzenlendiği tarihten itibaren 30.Günün sonunda temerrüde düşmüş sayılacağı, temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında yapılabilecek faiz hesaplamasında 2.565,49 TL faiz hesaplanabileceği, faizle beraber toplam tutarın 29.635,91 TL olarak hesaplanabilecektir"
Yönünde görüş bildirmiştir.
Davalının defterlerinin mahkememizce resen seçilecek mali müşavir aracılığıyla incelenmesine karar verilmiş,alınan 07/01/2022 tarihli raporun sonuç kısmında,
"Davalı ---- 2017-2018-2019-2020 yıllarındaki davaya konu dönemlere ait yevmiye ve kebir e-defterlerinin ve envanter defterlerinin zamanında ve usulüne uygun şekilde e-berat/noter
onaylarının/tasdiklerinin yapıldığı tespit edilmiş, buna göre söz konusu ticari defterlerin davalı şirket lehine
delil niteliğine sahip olduğu kanaatine varılmıştır.Davacı şirketin ticari defterlerinin incelendiği, SMMM bilirkişi -----tarafından dosyaya sunulan
30.07.2021 tarihli bilirkişi raporu, davalı şirketin ticari defterleri, inceleme sırasında tarafıma sunulan ve işbu rapor ekinde bulunan belgelerin incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; -----
davalı ----- icra takip tarihi (31.01.2019) itibariyle asıl alacağının 2.799,41TL olduğu kanaatine varılmıştır. TTK. md. 1530 7. fıkrasına göre, temerrüt faizi 265,71TL olarak hesaplanmış olup, davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği asıl alacak ve temerrüt faizi toplamının 3.065,12TL olduğu kanaatine varılmıştır.
"
Yönünde görüş bildirmiştir.
Davacı şirket yetkilisinin beyanının alınmasına karar verilmiş, şirket yetkilisi ----- beyanında; ''Yetkilisi olduğum şirket ile ----- Arasında komisyona dayalı herhangi bir anlaşma bulunmadığına, toplam 2.988,99 TL tutarındaki "komisyon bedeli ve iade bedeli" açıklamalı faturalarının bu sebeple düzenlenmediğine, yetkilisi olduğum şirkete bahsi geçen faturaların hiçbir zaman ulaştırılmadığına, bu kapsamda komisyon ve iade bedellerinden kaynaklı olarak yetkili olduğum şirketin, -----.herhangi bir borcunun bulunmadığına, namusum şerefim ve kutsal saydığım tüm inanç ve değerlerim üzerine yemin ederim "şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı tarafın iddia ettiği alacakların bir kısmının defterlerinde bulunmasına rağmen,diğer bir kısım ödemelerin ticari defter kayıtlarında bulunmamasından uyuşmazlığın kaynaklandığı ve yine davalı şirket çalışanı olduğu anlaşılan ----- tarafından banka kanalıyla yatırdığı paralarından davalı şirket borcundan düşülmediği anlaşılmaktadır.Ne var ki davacı şirket dava dışı, davalı şirket çalışanın -----paraları kendi hesabına göndermesine ilişkin başkaca bir borç veya hukuki ilişkisi olduğunu da kanıtlayamamıştır. Bu bakımdan davalı şirket çalışanı ---- tarafından banka kanalıyla yapılan ödemelerin davalı şirket borcuna mahsuben yapıldığı değerlendirilmiştir.
Diğer taraftan davacı tarafın ticari defterleri üzerinde talimat yoluyla yaptırılan bilirkişi incelemesi neticelerini de değerlendiren ikinci bilirkişi raporunda taraf ticari defterlerinin büyük oranda birbirini doğruladı ancak, davacıdan Alınan Hizmet Faturası satırında taraflar arasındaki farkın sebebi, davacı şirketin 2018 ticari defterlerinde 2017 yılında davalı şirket adına düzenlediği 2 faturayı açılış devir bakiyesinde göstermemesinden ve bir faturanın da davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır
Şöyle ki; Davalı şirketin ticari defterlerine göre, 2018 açılış bakiyesi DAVACI LEHİNE (davalının davacıya
borcu bulunmakta) 14.368,00TL iken, davacı kendi lehine olan bu açılış alacak bakiyesini kendi ticari
defterlerinde göstermemiştir. Davacının 2017 yılında düzenlediği ----nolu 7.788,00TL tutarındaki ve
---- nolu 7.080,00TL tutarındaki faturaları davacının hizmet faturaları toplamına eklediğimizde
61.913,42TL’yi vermektedir. (47.045,42TL + 7.788,00TL + 7.080,00TL) Bu durumda da taraflar arasında 1.770,00TL fark bulunmaktadır. (61.913,42TL – 60.143,42TL = 1.770,00TL) Bu farkın sebebinin ise, davacı
şirketin davalı adına 06.02.2018 tarihinde düzenlediği-----nolu 1.770,00TL tutarındaki faturanın davalı
şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Söz konusu fatura dava
dilekçesi ekinde bulunmaktadır. Faturada davalı şirkete veya yetkililerine ait herhangi bir imza/kaşe
görülmediğinden bu faturaya ilişkin hizmetin davalı şirkete verildiğine dair ispat yükünün davacıda olduğu
kanaatine varılmıştır. Netice itibariyle eldeki belgelere göre “Davacıdan Alınan Hizmet Faturası” toplam
tutarı olarak davalının ticari defterlerinin yani, 60.143,42TL’nin dikkate alınabileceği kanaatine
varılmıştır.Ancak bu bedelden davacı tarafça makbuz karşılığı yapılan ödemeler, banka havalesi ile yapılan ödemeler ve ----kayıtlarına göre de davalı çalışanı olan ---- tarafından yapılan ödemeler düşüldüğünde davalı tarafın kalan borcunun 3.199,41 TL borcunun kaldığı değerlendirilmiştir. Zira yapılan ödemelerin bir kısmı belgeye dayalı olduğu gibi bir kısmı da davacı taraf defterinde kayırlıdır. Diğer taraftan davacının ticari defterlerinde olan 200,00+200,00 TL toplam 400,00TL komisyon faturasının bulunduğu ancak davalı tarafça talep edilen 3.388,99 TL tutardan bu 400,00 TL çıkarıldığında davalının geri kalan 2.988,99 TL komisyon alacağını ispat edemediği değerlendirilmiştir. Ancak davalı taraf ayrıca yemin deliline de başvurduğundan 2.988,99 TL için davalı tarafa yemin hakkı hatırlatılmış, davalı tarafça da yemin deliline başvurması davacı şirket yetkilisi ----beyanında; ''Yetkilisi olduğum şirket ile ---- Arasında komisyona dayalı herhangi bir anlaşma bulunmadığına, toplam 2.988,99 TL tutarındaki "komisyon bedeli ve iade bedeli" açıklamalı faturalarının bu sebeple düzenlenmediğine, yetkilisi olduğum şirkete bahsi geçen faturaların hiçbir zaman ulaştırılmadığına, bu kapsamda komisyon ve iade bedellerinden kaynaklı olarak yetkili olduğum şirketin, ----- herhangi bir borcunun bulunmadığına, namusum şerefim ve kutsal saydığım tüm inanç ve değerlerim üzerine yemin ederim "şeklinde beyanda bulunarak yemin etmiştir. Bu bakımdan sadece davacı defterlerinde kayıtlı olan 400 TL komisyon faturası bakımından davalının komisyon faturası alacağını kanıtladığı kabul edilmiştir.
Sonuç olarak Davacıdan Alınan Hizmet Faturası 60.143,42
Davacıya Kesilen Komisyon Faturası -400,00 Davacıya yapılan Banka Havale Ödemeleri -19.974,01
Davacıya Makbuz Karşılığı Ödeme -10.000,00 ----- Şahsi Hesaptan Davacıya Ödeme -26.970,00
Net Bakiye (Davacının davalıdan alacağı) 2.799,41 TL olacağı ve takip tarihine kadar 265,71-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.065,12-TL lacağı olduğu değerlendirilerek takibin bu tutar üzerinden devamına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 2.799,41. TL asıl alacak, 265,71. TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.065,12. TL üzerinden takibin devamına,
-
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
-
Alınması gereken 191,23. TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 751,04. TL harcın mahsubu ile artan 559,81. TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından harcanan 191,23. TL peşin harç, 54,40. TL başvuru harcı olmak üzere toplam 245,63. TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından harç dışında harcanan 1.591,75. TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%06,37 Kabul, %93,63 Ret) 101,39. TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından harcanan 100. TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%06,37 Kabul, %93,63 Ret) 93,63. TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 2.799,41. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
6325 sayılı Kanun'un 18. A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 1.320,00. TL zorunlu arabuluculuk ücretinin kabul ret oranına göre hesaplanan 1.235,92. TL'sinin davalıdan, 84,08. TL'sinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
10-Tarafların artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:25